Ramazan ve zafer ya da Arap Baharı'nın meyveye durma zamanı

19.08.2012 07:46

Faruk Beşer

Ramazan ayı İslam tarihinin en büyük zaferlerinin kazanıldığı aydır. (Yazımızdaki çift rakamların ilki Hicri, ikincisi ise Miladi yılı gösterir).

İlk vahiy, -12/610, 27 Ramazan.

Medine Vesikası'nın yazılımı ve Medine hareminin sınırlarının tespiti 1/623 Ramazan.

Müslümanların ilk ve en önemli zaferleri, Büyük Bedir Savaşı 2/624, 17 Ramazan.

Putperestliğin belini kıran seriyyeler/müfreze birlikleri aynı yılın Ramazan ayında çıkarılmıştır.

Uhut Savaşı hazırlıkları, 3/625 Ramazan. Savaş Şevval'de yapılmıştır.

Huneyn Savaşı için çıkış 8/629 Ramazan. Savaş Şevval'de yapılmıştır.

İlginçtir ki, müslümanlar Uhut Savaşı'nda kendilerine güvendikleri, ayrıca bu son ikisinde ganimete yani dünyaya meylettikleri için bu iki savaşta kısmî hezimet yaşamışlardır.

Hendek Savaşı'nın hazırlıkları 5/627 Ramazan.

Benî Mustalik (Müreysi) Savaşı 5/627 Ramazan.

Mekke'nin fethi 8/630, 21 Ramazan.

Zamanın Süper Gücü Bizans'a karşı bir itibar gösterisi olan Tebük Seferi 9/631 Ramazan.

Yemen'e gönderilen müfreze birliği 10/632 Ramazan.

Rodos'un fethi 53/672 Ramazan

Müslümanların Endülüs'ün güney sahillerine çıkmaları 91/710 Ramazan

Tarık bin Ziyad'ın Rodrik'e karşı kazandığı ve sonucu 800 yıl sürecek olan büyük zaferi 92/711 Ramazan.

İspanya'nın bütün büyük şehirlerinin alınması 95/713 Ramazan.

Sicilya'nın Siracusa şehrinin ele geçirilmesi 264/878 Ramazan.

Salahaddini Eyyubî'nin Haçlılara karşı kazandığı büyük zafer 584/1188 Ramazan.

Moğollar'ın Memlükler tarafından ilk kez hezimete uğratıldığı Ayn-calût (Bu günkü Batı Şeria) Zaferi 758/1260 Ramazan.

Ayn-Câlut, Câlut'un gözü demektir. Davud Peygamber'in (sa) sapanla Câlut'un gözünü çıkarıp onu öldürdüğü yere ad olmuştur. Sapan taşlarıyla başlayan Filistin intifadasının acaba bu olayla ilgili sembolik bir alakası var mıdır?

Mekke fethini Asya'nın, Güney Endülüs/Mağrib fethini Afrika'nın, Endülüs fethini ise Avrupa'nın fethi sayarsak Müslümanların hâkim oldukları üç kıtanın fetihlerinin Ramazan'da gerçekleştiğini de söyleyebiliriz.

Neden

Çünkü Ramazan sabır ayıdır. Sabreden zafere ulaşır / men sabera zafera demişler.

Çünkü asıl zafer nefse karşı kazanılan zaferdir. Nefsine, yani kendine, duygularına karşı zafer kazanamayan dış düşmana karşı hiç kazanamaz.

Bu sebeple, hadis olarak sağlam bir senedi bulunmasa da, senin en büyük düşmanın, iki kaşın arasındaki nefsindir, nefisle cihat büyük cihat, dış düşmanla cihat ise küçük cihattır sözleri anlamlıdır. Yani bu iki söz Efendimiz'in şerefli sözü / hadisi şerif olmasalar bile anlamlı sözlerdir.

Bendenizin çok eskiden beri biraz da hatabî olarak, yani delile ve akla değil de duyguya hitap eden tarzdaki bir tespitim şudur: Allah'ın kitabını öğrenip yaşayarak dünyaya hükmetmiş, onunla yükselmiş milletler ondan yüz çevirdikleri zaman düşmüşler ve fena halde cezalandırılmışlardır. Allah Rasulü (sa) buyururlar ki, "Bu öyle bir kitaptır ki, bununla Allah bazı kavimleri yükseltir, bazılarını da alçaltır". Yani ona sarılanlar yükselirler, onu terk edenler alçalırlar. İslam tarihinde bunun delilleri, hem de çokça vardır.

Umarım ki, biz bu onu terk edişimizin cezasını, bütünüyle İstiklal Harbi'nde, Çanakkale'de, içte ve dışta verdiğimiz yüzbinlerce şehitle çekmiş, bedelini ödemiş bulunuyoruz. Ama anlaşılan Araplar bu bedeli yeni ödüyorlar. Tunus'ta, Libya'da, Mısır'da, Suriye'de ve arkasından diğerlerinde. Herkes suçu kadar ceza çekmeli.

Ama bedel ödemenin güzel bir yönü de vardır: Bedel ödüyorsanız, cezanız doluyor, sizin için yeni bir sayfa açılıyor demektir.

Mısır'da Muhammed Mursî'nin çıkışları bize ümit veriyor. Askeri vesayeti demokratik tarzda hizaya getirmesi, Sina etrafında yuvalanan terör örgütlerinin üzerine hemen ve radikal biçimde gitmesi basiretinin göstergesidir. Bu her iki uygulamadan da İsrail'in fena halde rahatsız olması Mısır'ın bir başarısının ifadesi olsa gerektir.

Düşünebiliyor musunuz, Mısır'ın kendi topraklarında yuvalanan terör örgütlerine darbe vurması İsrail'i neden endişelendirsin? Herhalde sınıra kadar operasyon yapan Mısır askerinin kendi topraklarına geçeceğinden korkuyor değildir. Kendisinin Sina'daki terörist odaklanmadaki etkisinin azalacağından ya da yok olacağından korkuyor olabilir.

Eğer on altı Mısır askerinin ölümüyle sonuçlanan terörist eylem, söylendiği gibi gerçekten İsrail parmağıyla yapıldıysa ki, bu kuvvetle muhtemeldir, bunda da Allah'ın bir hesabı olsa gerektir. Böylece o bölgedeki tehlikenin üzerine hemen gidilmiş ve gerekli tedbirler zaman geçirilmeden alınmış olacaktır. Sonuçta bu terör eyleminden zararlı çıkacak olan İsrail olacaktır.

Suriye her gün yüreklerimizi ağzımıza getiriyor. Orada bedelin henüz tam ödenmediği anlaşılıyor. Ama ümit ediyoruz ki, bu Ramazanda kurtuluş/zafer onlar için de epeyce yaklaşmış olacaktır. Her ne kadar Özgür Suriye Ordusu'nun kimlerden oluştuğu ve kimler tarafından yönlendirildiği çok net değilse de, ortada kesin olan bir zulüm vardır ve bu zulmün, her ne şekilde olursa olsun, sona erdirilmesi gerekir. Duamız budur.

Hayırlı bayramlar diliyor, dualarınızı bekliyorum.

YENİ ŞAFAK 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim