Ramazan özel

04.09.2008 14:18

Dr. Sivilay Genç (Abla)

Geçen haftanın olayı kuşkusuz Generallerin devir teslim töreninde yaptıkları konuşmalar ve 30 Ağustos resepsiyonuydu. Artık ezberlediğimiz konuşma metinleri ceplerden çıkarıldı ve komutanlar bizi baştan aşağı badanaladı. Resepsiyonda da Cumhurbaşkanı’na ‘içemez ki, içemez ki’ yaparcasına kadehler tokuşturuldu.

 

Bir de bu sahneleri tamamlayan Genelkurmay gazetecileri var. Paşaların konuşmalarında eşeleyip buldukları boncukları ağızlarında evire çevire, ballandıra ballandıra anlattılar. Ne akıl dolu, ne entelektüel yoğun konuşmalar olduklarını onların iştahlı anlatımlarından öğrenebildik.

 

Haftanın mağduru ise Habermas oldu. Genelkurmay Başkanı’nın özgürlükler ve demokrasiyle olan limoni ilişkisine Habermas’ı kaynak göstermesi Habermas adına tam bir trajediydi. Allah muhafaza Moritanyalı bir generalin halkı hizaya çeken konuşmasında ‘Türkiye’den Sivilay Abla’ya göre’ diye bir cümle kurduğunu duysam ne yapardım bilemiyorum.

 

Köşemin formatı lafı daha fazla uzatmama el vermediği için, bu konuları bir kenara bırakıyorum ve size söz verdiğim gibi Ramazan sorularınıza geçiyorum. Ancak, burada yazmadıklarımı erken otuzlarda bir erkek yazar profilinde yazmayı planladığımı müjdelemek isterim.

 

Ramazan özel

 

Ramazan geldi. Sanki Genelkurmay Başkanı, dinin sosyal hayata referans gösterilmesinden endişe ettiğini hiç söylememiş gibi tüm televizyonlar Ramazan özel programları yapmaya başladı.

 

Gerçeği, televizyon programlarına bakarak İslamı anlamaya kalkan biri bu dinin sadece erkeklere, hatta bıyıklı erkeklere geldiğini zannedebilir. Bir tane kadının bile görünmediği bu programlara bakarken başörtülü kızların önündeki tek engelin üniversite rektörleri olmadığını düşünmeden edemiyorum.

 

Hz. Ömer, belinde kemer

 

Soru: Sevgili Sivilay Abla, ben televizyonlardaki Ramazan programlarında okunan ilahileri dinlerken ekranlardaki amcalar gibi cezbeye gelmek istiyorum, ama yapamıyorum. Acaba benim imanımda bir eksiklik mi var? (Berat İpekçi)

 

Cevap: Sevgili Berat, birlikte ramazan programlarında okunan ilahilere bir kulak verelim. Bunlardan ilki; adaletiyle bildiğimiz Hz. Ömer’i takıları ve semazenliğiyle yorumluyor:

 

Hz. Ömer,

Belinde kemer

Hu deyip döner

Aşk meydanında

 

Bir diğeri ise cikletlerden çıkan mani naifliğinde;

 

Kâbe’nin örtüsü kare

Bulamadım derdime çare

 

Bir de sözleriyle dehşet saçan ve parça tesirini arttırmak için en tiz erkek sesiyle okunan ilahiler var. İşte onlara bir örnek:

 

Şu çeşmede yıkadılar

Kefenlere doladılar

Tabutum omuzlarda

Kabristana yollandılar

 

Bence sorun sende değil. Bu ilahileri dinlerken değil aşka gelenler, olan imanını koruyabilenler bile ahirette mükâfatlandırılacaktır.

 

Ramazan cömertliği

 

Soru: Sivilay Ablacığım, ODTÜ’de öğrenciyim. Normalde, leblebi tozundan boğulma tehlikesi geçirsek bile bir bardak su vermeyi aklına getirmeyecek hocalarımız Ramazan başlayalı beri oldukça cömertleştiler. Odalarına girdiğimde ‘çikolata almaz mısın’, ‘bak bu tuzlu kurabiyeleri kendi ellerimle yaptım’ ya da ‘İtalya’dan getirdiğim kapuçinonun tadına bakmalısın’ diyerek cömertliklerini dile getiriyorlar. Oruç tutuğum için çok zor durumda kalıyorum, uyduracak mazeretim kalmadı. Acaba ne yapmalıyım? (Hamit Balcıoğlu)

 

Cevap: Sevgili Hamit, rica ederim yanlış bir şey aklına gelmesin. ODTÜ’lü hocaların; başı rahmet, ortası mağfiret olan mübarek ayı bu şekilde ihya etmeye çalışmalarını anlayışla karşılamalısın. Sana tavsiyem okula giderken yanında mutlaka termos bir mug bulundur. Sıcak içecek ikramlarını bu şekilde muhafaza et. Çikolata ve kurabiyeleri de peçeteye sar. Hocalarına teşekkür et ve iftarı çikolatayla açacağını, yemeğin üzerine kahveyi içeceğini, kurabiyeleri de sahura saklayacağını söyle. Sevabına ortak oldukları için ziyadesiyle mutlu olacaklar.

 

Döverken dinç olabilmek

 

Soru: Sivilay Abla, ben ve ekibim, oruç vakti lisenin kantininde yemek yiyen, tuvalette gözümüzün önünde sigara içenleri dövüyoruz. Döverken dinç olabilmek için de oruç tutmuyoruz. Acaba kantinde ve tuvaletlerde verdiğimiz bu mücadele tutamadığımız oruçlara kefaret olur mu? (Rumuz: Reis)

 

Cevap: Sevgili Reis evladım, bu misyon sana bir vahiyle bildirildiyse orucuna kefaret olabilir. Ama yok değil de sen kendi kendine durumdan vazife çıkardıysan, korkarım ki öteki tarafta da karşılığını en dinç zebanilerden göreceksin.

 

TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim