Duran Kömürcü

Duran Kömürcü

Yazarın Tüm Yazıları >

Ramazan

A+A-

Ramazan gelince seviniriz. Rahmet ayı, mağfiret ayı, günahlardan azad ayı bizi rahatlatır. Yaşadığımız hayattan, kırdığımız cevizlerin günahından Allah’ın af kapısının daha geniş olduğunu biliriz.

Cömertliğimizi, şefkatimizi, merhametimizi Ramazan’a has kılarız. Çok çok ibadetlerimizle onu süsleriz. Bir bayram ve sevinç ayı olarak kutlarız. Kul olmanın bilincini, ibadet etmenin sevincini beraberce yaşarız. Keşke bütün aylar Ramazan olsa!

Ramazan çıkınca da yaşadığımız ayı unutur, eski halimize döneriz.

Bir komşum var. Onbir ay yönünü kıbleye dönmez, cumayı da kaçırmaz. Her vakit namaza giderken “Hadi namaza!” diye ikaz edince de;

- Ramazan geliyor inşallah der ve yönünü dönüp kaçar. Namaz Ramazan ayında indi ama, Ramazan’a has değil, günde beş vakit olarak indirildi deyince de inşallah der, kendisine bir ayda tezkireyi aldın… değil mi diyerek ikaz ederiz.

Bu ayda meyhaneyi kapatan, kapısına kilit vuran, içkili lokantasında içki vermeyen, şişeyi atıp namaza koşanları görür seviniriz. “İnşallah bu son olur” temennisinde bulunuruz.

Televizyonlar ise bir alem, on bir ay dine küfret, bir ay dine hizmet et. Örtülüler, giysililer çeşitli ibadet şekilleri, hepsi Ramazan’a hürmet, hepsi Müslüman. Sen Müslüman değilsin diyemeyiz.

Bütün yapılanlar rant kavgası olsa da görünüşte güzel gelişmeler, keşke on iki ay böyle olsa da uyarı taşlarımızı cebimizden atsak. İslam’ın daha iyi yaşanması için kalemimizi kullansak, kimseye kâfirsin, münafıksın, fasıksın demesek. Demesek, çünkü, bu sıfatların olmadığı bir toplum, cemaat ve fert söylenemez, söylenirse aynı sözler söyleyene döner. Bizim ikazımız, inananların inandığını daha iyi yaşaması, Allah’a o inançla el açması içindir.

Allah ve Resulü’nün verdiği bir şablon var. Allah’a inanmayana kâfir, inanır da o haramı işleyene fasık, Müslümanla beraber olduğu halde, Müslüman olmayanlarla hayat sürenlere de münafık deniyor.

Bu ölçüler içinde topluma bakınca ürküyorsun. Ramazan gelince Müslüman, Ramazan çıkınca inançsız bir hayata devam. Cami bitiyor, cemaat bitiyor, ibadet bitiyor ve Ramazan’da Müslümanlığının tezkiresini(!) alıyor. Haramına, zinasına, içkisine, Allah’ın yasakladıklarına devam ediyor.

Allah’ın rahmeti her tarafı kuşatmıştır. Doğrudur. Ama Allah “Allah’a teslim olanlar, Allah yolunda bulunanlar içindir. Allah’ın rahmeti her şeyi kuşatmıştır.” Diğer bir âyet-i kerimede:

“Bize dünyada da iyilik ver. Çünkü biz tevbe ederek Sana döndük.” buyurulduğu gibi, Allah’a yönelmek, geçmiş günahlara tevbe etmesi şarttır. Allah ve Resulü’nün vaadi haktır. Vaadinden dönmez. Allah’ın Resulü:

“Ey ademoğlu! Yeryüzünü dolduracak kadar günahla huzuruma gelen, fakat Bana (Allah’a) hiçbir şeyi de ortak tutmamış, şirke bulaşmamış olursan ben de seni yeryüzü dolusu mağfiretimle karşılarım.” (E. Davud)

Allah: “Rabbinizden sizi bağışlamasını isteyiniz. Sonra O’na tevbe ediniz. (Hud, 3)

Ey iman edenler, Allah’a samimiyetle tevbe ediniz.” (Tahrim, 8)

Ayet ve hadisler ışığında son sözü söyleyeceksek; ibadetin kabul olması için tevbe etmek şarttır. Müslümanın ibadeti bizi sevindirir. Devamlı olması bize huzur verir.

Türkiye’de yaşayan Müslümanın, dinini iyi bilmesi şarttır. Hıristiyani bir inanç dinimizde yoktur. Müslüman ahirete inanır. Ömrünün her dakikasından hesap vereceğini bilir. Allah böyle emreder. Müslüman da bunu kabul eder. Bu inançla Allah’a koşar, rızasını almak için de camiye, cemaata, Ramazan’a, hayır ve hasenata koşar. Günahlarından tevbe ederek Allah’a yalvarır. Ne mutlu bu inançla Allah’a koşanlara, el açıp yalvaranlara, gözyaşı içinde “ben geldim” diyenlere. Ne mutlu Allah’ın fırsat olarak gönderdiği Ramazan’dan istifade edenlere.

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT