Radikaller

30.01.2010 00:00

Murat Aydoğdu

Radikal1 kelime anlamı ile aktif, eyleme hazır ve idealist kişileri ifade eder. Fikri/ideolojik planda idealist ya da materyalist olabilir. İdealizmi eylemseldir ve sadece sözde kalan radikallik, tamamlanmamış radikalliktir. Radikalin İslam literatüründeki karşılığı, eylemselliği ön plana çıkmış “Cedel”2 dir. Sert mücadele olarak da tanımlayabiliriz. Radikallik zaman ve şartlara bağlı ortaya çıkacak şekilde, herkesin içinde bir miktar bulunur. Köşeye sıkışan, çıkarları tehdit altında kalan, ya da değerleri tehlikeye düşen herkes radikal tepkiler verir. Radikal sıfatı, bu hali sürekli yaşayanlar için yapılan bir tanımlamadır. Radikallik mizaci3 bir özellik olup, kişisel algılama ve iletişim üslubu olarak ortaya çıkar. Bilgi, bilinç/tutarlılık ve çevre faktörlerine doğrudan bağlı değildir. Yaşam koşulları radikalliği kuvvetlendirir. (Bedevilik, rekabetçi ortam, aile ilişkisinin zayıfladığı durumlar yada toplumsal kaos dönemleri) Bilgi ve bilinç ise uygulama şeklini etkilese de temel özelliklerini değiştirmez. Oldukça akademik bilgiye sahip, medeni ilişkileri güçlü radikaller de bulunur.

Radikalizm, siyasette aşırılık4 olarak anlamlandırılır ki, ayrı incelenmesi gereken bir konudur.

Üç tip radikal söz konusudur. Birinci grup, art niyetli, değerlere uzak radikallerdir. İkinci grupta, tutarsız ve akli temellere dayanmayan radikaller, üçüncü grupta ise yine idealist ama merhamet ve izan sahibi tutarlı radikaller bulunur.

Birinci tip radikallerin sembolleri Führer, Duçe5 gibi maceraperestlerdir. Bunlara özenen ama bunlar kadar cesur olmayan radikaller, muz cumhuriyetlerinde sık görünür ve ancak kendi güçleri altındakilere yönelik radikallik gösteren jakoben tiplerdir. İktidarda olmadıklarında, çetevari yöntemlerle iktidara yamanır, fırsat bulup iktidar olunca jakoben devrimlerin uygulayıcıları olurlar. Bunlar üst sınıfa atlayıp kendi düzenlerini kurduktan sonra, lümpen bir hayat sürerler ve radikallikleri yavaşlar. Bazı durumlarda nükseden eski alışkanlıkları “Bak giyerim çizmeleri şimdi!” laflarına rağmen, kendi ellerini yormadan, maşa kullanılarak gerçekleşen bir uygulamadır. Oldukça zeki ve yetenekli olmaları da ortak özellikleridir.

İkinci tip radikal, genellikle kullanılmaya, provokasyona müsait ve kendi davasına bile zararlı olan radikaldir. Bu tip radikal doğru ya da yanlış yerde durabilir. Durduğu yerin tercihini kendi bağımsız iradesi ile seçmemiştir. Kendisini kuşatan çevreye geleneksel bir bağla bağlanır, bu imkânı bulamazsa yeni bir çevre edinir. Hâkim dikta özellikli sistemler, toplumu sürü haline getirirken, içlerinden seçtikleri bu tipleri devşirirler. Devşirme sistemin onları doyuramadığı durumlarda bu tip radikaller yaramaz çocuklara dönüşürler. Yaşadığımız topraklarda, halk evlerinin ve köy enstitülerinin yaramaz çocukları bunlara örnektir. Devşirilenlerin günümüzde kardelenler misali nasıl kullanıldığı hafızalarımızda tazedir. Yine devşirme bazı durumlarda muhalif hareketler tarafından da kotarılabilir. Sistem karşıtlığını akli temellere oturtamayanlar, bu tip yapılara sempati duyarlar. Etnik ve mezhebi kimliklerini değerlerinin üzerine çıkartanlarda, bunu etkin şekilde gözleyebiliriz. Kendilerini samimi olarak lanse etseler de bilinçaltı ciddi bir samimiyetsizlikleri vardır. Yine kendilerini zeki ve bilgili zannederler ama zekâları ilüzyon, bilgileri yükleme bilgidir.

İlk iki sınıf radikalden uzak durun, zararlı ise etkisizleştirin, önemserseniz şımarır, önemsemezseniz kinlenir.

“Dileseydik onu ayetlerimizle yükseltirdik. Fakat o yeryüzünü ebedi zannetti, heveslerine tabi oldu. Onun misali, üzerine yürüsen de kendi haline bıraksan da dilini çıkartıp soluyan köpeğe benzer...” 7/176

Üçüncü tip radikalin, bizdeki sembolü Ebu Zer’dir. Bu tip radikalleri çözmek, değerlendirmek, dost edinmek ve sürekli yanınızda tutmanız önemlidir. Çünkü bu tip radikaller, bizden/içimizden ve adalet duyguları ileri safhada kişilerdir.

“Bedevilerden, Allah’a ve ahiret gününe iman eden, infak ettiğini Allah katında yakınlık vesilesi ve resulün duasını almak için yapanlar vardır. Dikkat edin, işte yakınlık onlar içindir...” 9/99

Eğer bir radikal sizi yanlış anlarsa çözümü, sakın zamana bırakmayın, muhakkak diyaloga geçin, zira zamanla yanlış anlama soğumaz daha da tırmanır. Bir radikal hızlı düşünür, az ya da çok düşünme kapasitesi, az ya da çok algılama yeteneği vardır, önemli değil lakin bunları hızlı yapar. Çoğu durumda hiperaktiftirler, geri dönüşü hesaplamadan çıkışlar yaparlar. Yine çoğunlukla sizin sözünüzü sonuna kadar dinlemezler. Bu nedenle sözün hülasasını baştan söyleyin, izah kısmında amaç hâsıl olmuşsa kısa kesin, amaç derinlikli bilgi ise niyetinizi algılattırdıktan sonra devam edin.

Bizim Radikallerimiz:

Radikaller bizim dinamizmimizdir. Radikallerle anlaşabilmek ateşle dans etmek gibidir. Tehlikelidir ama bizi uyanık tutarlar. Radikaller toplumun akciğerleridir ve ölü toplulukları canlandırırlar. Onlar olmazsa toplum yavaş yavaş ölür.6

Radikaller bizim vicdanımızdır. En ufak yanlışımızda bizi uyarırlar. Bazen pireye kızıp yorgan yakarlar. Bu nedenle sürekli kontrol altında tutulmalıdırlar. Radikallerin kontrolü zordur, duygusallık ister, sağlam değer ister.7 Biz zalimleştikçe bize düşmanlıkları oluşur ve artar, buna karşılık biz mazlumlaştıkça bize yaklaşırlar. Bu tip radikallerin vereceği toplumsal zararın gerçek müsebbibi kendileri değildir, onlara karşı davranıştan kaynaklanır ve başta yönetimsel mekanizmaların sonra da toplumsal yapının sonucudur.

Radikaller bizim samimiyet testimizdir. Bir radikalin güvenini sağlarsanız, en vefakâr destekçiniz olur. Güvenini sağlamak da oldukça zordur, hele samimi değilseniz bu imkânsızdır.

Radikaller sürekli muhaliftir. İktidara gelmez/gelemezler, en sevdikleri bile iktidar olsalar, onları eleştirirler. Onların muhalefetlerine muhalefet edersek, yozlaşmaya başlarız. Muhalefetlerini yapıcı yönden algılarsak kendimizi sürekli yenileriz.

Radikaller bizim cesaretimizdir. Onları kaybedersek düşmanlarımıza karşı savunmasız kalırız.

Radikaller bizim sabır testimizdir. Biz sinirlendikçe onlar daha çok sinirlenir, biz sakinleştikçe sabırsızlaşırlar, ama daha az sinirlenir.

Radikal, bir semboldür. Kendini değerleri uğruna feda eder ve kitleler üzerinde duygusal etki bırakır. Toplumsal kahramanlar onlardan çıkar, efsaneler onlardan türer.

Bu radikaller Allah’ın bize sunduğu rahmettirler. Rahmeti olmayan radikallik bizden değildir. Radikalliğimiz zalime karşı şedit, birbirimize karşı daha ölçülü olsun.

“Onlar, senin kendilerine yaranıp uzlaşmanı arzu ettiler; o zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı.” 68/9

“Sen, Allah’ın rahmeti ile onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın elbette etrafından dağılıp giderlerdi…” 3/159

“Musa’nın kızgınlığı yatışınca levhaları aldı. Onların içinde Rabbinden korkanlar için yol gösteriş ve rahmet vardı.” 7/154

 

Dipnotlar:

1-    Kelime anlamı İtalyanca kök anlamında “Radix”’ten gelir.

2-    “Cedel” sağlam sert ip, birini sertçe yere düşürmek, sert tartışma ve cephe almak kelime anlamlarında kullanılır. Cedel, Batı literatüründeki “diyalektik” kelimesine karşılık gelir ve sözlü tartışmaları da içerir. Radikal derken, sözlü tartışmanın ötesinde öfkeli veya eylem halindeki kimseler kastedilir.

3-    “Bir hedefin bilinmesi, tasavvur ve tasdiki; Burhan/kesin bilgi, safsata/sofistik, cedel, hitabet/belagat ve şiirsel/poetik mantık sanatları ile gerçekleşir.” İbn Rüşt

4-    Siyasette radikal, fundemantalist/köktenci karşılığı ile örtüşür

5-    Almancada “Führer”, İtalyancada “Duçe” Hitler ve ve Mussolini için kullanılmışlardır. Bizdeki karşılıkları “Ulu önder”, “Başbuğ” ve “Serok”tur.

6-    3. Halife döneminde Ebu Zer Rebeze'ye sürgüne gönderilir. Bu, başlayan yozlaşmaya karşı direnen bir radikalin tasfiyesi ve yozlaşmanın hızlanmasıdır.

7-    Ebu Zer bir gün tartışma esnasında Bilal’e “Ey Zenci kadının oğlu!” diye hitap eder ve gönlünü kırar. Allah Rasulü'nün, bu davranışının cahiliye adeti olduğunu hatırlatması üzerine pişman olur. Kafasını Bilal’in evinin eşiğine koyar ve “Başıma basıp geçmedikçe içim rahat etmez.” der. Bu duygusallıkla tamamlanan bir dostluğun da perçini olur.

  • Yorumlar 6
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim