1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. Radikal İslam’ın Yeni Düşmanı: Hizbullah
Radikal İslam’ın Yeni Düşmanı: Hizbullah

Radikal İslam’ın Yeni Düşmanı: Hizbullah

Esed/Baas cuntası zora girdikçe, köşeye sıkıştıkça enteresan bir biçimde Putin ve Lavrov kadar Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın da beyanları öne çıkmaya başladı.

A+A-

Radikal İslam’ın Yeni Düşmanı: Hizbullah

Kenan Alpay

Suriye halkının son 26 aydır maruz kaldığı sistematik katliam ve yıkımlar bir taraftan mevcut kanaatleri pekiştirirken diğer taraftan da belli bazı kanaatleri hatta inançları yıkıyor. Şöyle ki kurdukları kanlı tuzaklarla sömürgeci-emperyalist devletlerin ve işbirlikçilerinin çehreleri daha bir kirlenirken İslamcı veya anti-emperyalist iddiaların sahibi devlet ve örgütlerin de ne kadar büyük sapmalar ve saplantıların kurbanı olduklarına üzülerek şahit oluyoruz.  

Baas/Esed cuntasını Suriye halkının başına büyük bir musibet olarak Fransız sömürge yönetimi peydahlayıp bıraktı. Daha sonraki dönemlerde önce Rusya (o zaman ki SSCB) daha sonra da İran’a bitişik nizam hareket eden Esed/Baas cuntası 50 yılı aşkındır sadece ve sadece işkence, cinayet, katliam ve yolsuzluklarla maruf. Baba-oğul Hafız ve Beşşar Esed, amca-yeğen Rifat ve Mahir Esed kelimenin tam anlamıyla halkın kanını emen vampirler gibi Suriye’yi tüyler ürperten bir korku ülkesine çevirdiler.

İran ve Hizbullah İçin Yaşasın Esed!

Ancak İran’daki İslam Devrimi sonrasında özellikle Lübnan’da Devrim Muhafızları tarafından kurulan Hizbullah’a lojistik, askeri ve stratejik destek sağlanması yolunda kat edilen mesafe Suriye’deki Esed/Baas cuntasını İran için daha da vazgeçilmez kıldı. Hatta en yetkili temsilcilerin beyanlarıyla İran, Suriye yönetimini “Kırmızı Çizgi” ve “Direnişin altın halkası” olarak bölge ve dünya siyasetinin tam merkezine koyduğunu ilan etti.

Suriye’de Esed/Baas rejimi bekasını ordu birlikleri, Şebbihalar ve Muhaberatçıların işledikleri işkence ve katliamla temine etmeye çalışıyor. Lakin burada içine girdiği çıkmaz sokaktan kendisini korumak için Rusya ve İran gibi iki devlete ve Hizbullah gibi bir örgüte yaslanarak çıkmaya çalışıyor.

Rusya, Tartus’taki askeri üssünü korumak amacıyla Esed rejimin hem en ağır silahlarla mücehhez kılarak hem de uluslar arası diplomatik arenada kol-kanat gererek pozisyon alıyor.

İran ise en tecrübeli ve donanımlı asker ve Devrim Muhafızı kadrolarını “hacı adayı” olarak İslamcı muhaliflerin karşısına sürerek direnişin altın halkasıyla safları sıklaştırıyor.

Hizbullah ise başta Seyyide/Masume Zeynep Türbesi olmak üzere kutsal mekânları ve bu mekanlar etrafında haccın menasıklarını yerine getiren Şii, Caferi, Nusayri Ehli Beyt dostlarını muhafaza ve müdafaa ediyor.

Hizbullah önce Lübnan’daki İsrail işgaline son vermek sonra da Kudüs’ü işgalden kurtarmak amacıyla kurulmuştu. Bu yolda Ümmetin yüzünü ağartan büyük fedakârlıklara ve başarılara da imza attı. Ancak Hizbullah’ın Esed/Baas cuntasının bekası için savaşacağı, katil bir rejime başkaldıran Müslüman Suriye halkının katili olacağı kimin aklına gelirdi?

Ayetullah Ali Hamaney ve Huccetül-İslam Hasan Nasrallah el ele verip ısrarla ve de inatla tağuti-şeytani bir cinayet şebekesinin saltanatı adına ölmeye ve öldürmeye dair emirler vermekten imtina etmiyorlar. Bilakis bu büyük günahlarıyla, bu çirkin fısklarıyla, bu utanç verici fücurlarıyla övünç duyuyorlar. Akıl alır gibi değil ama durum böyle.

Yazının Devamı…

 

HABERE YORUM KAT

2 Yorum