1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. PYD'nin Cenevre'ye Katılmaması Haksızlık Olurmuş
PYD'nin Cenevre'ye Katılmaması Haksızlık Olurmuş

PYD'nin Cenevre'ye Katılmaması Haksızlık Olurmuş

Lavrov, Suriye'de "IŞİD'le mücadelede en etkili müttefik" olarak nitelendirdiği PYD'nin Cenevre görüşmelerine katılması gerektiğini söyledi. "Suriyeli Kürtler olmadan anlaşmaya varılması imkânsız" diyerek Kürtleri PYD’ye indirgedi.

A+A-

HAKSÖZ-HABER

 

Emperyalist Rusya'nın hariciye nazırı Lavrov, Moskova’da düzenlediği yıllık basın toplantısında Suriye için yapılacak Cenevre-3 görüşmeleri hakkında, "Suriye barış görüşmelerinde bazı katılımcılar kabul edilemeyecek bir tarzda kaprisli davranıyor ve müzakere etmeyi reddediyor. Bazıları başkalarıyla aynı masaya oturmak istemiyor. Bu kaprisler hoş görülemez ve aslında tehlikelidir" dedi.

Türkiye’nin PKK’nın Suriye’deki kolu olduğu gerekçesiyle terörist olarak kabul ettiği PYD, ABD ve Rusya’nın sahada desteğini alıyor. PYD’nin Cenevre-3 görüşmelerine katılımına Türkiye ve muhalefetin çatı örgütü SMDK kesinlikle karşı çıkıyor. Rusya ise muhaliflere karşı sahadaki en önemli partnerlerinden olan PYD’nin de katılması konusunda ısrarcı. Lavrov, “Suriyeli Kürtler olmadan anlaşmaya varılması imkânsız” diyerek Moskova’nın ısrarını yineledi. Bu söylem aynı zamanda emperyalist Rusya nezdinde Kürtlerin PYD'den ibaret görüldüğünün göstergesi. SMDK bünyesinde temsil edilen 14 partili Kürt koalisyonu ENKS (Suriye Kürtleri Ulusal Konseyi) ise emperyalist Rusya tarafından yok sayılmış oluyor. ABD’nin de ‘IŞİD’le mücadelede en aktif rolü oynayan müttefiklerini göz ardı etmeyeceğini umduğunu’ söyleyen Lavrov, gerek doğulu gerekse batılı emperyalistler için PYD'nin laik ve muhalefete karşı dayatmacı kimliğinin :can simidi niteliğindeki bir ortak payda olarak görülmeye devam edildiğini gösteriyor.

Suriye halkının kanına eli bulaşmış ve bulaşmaya devam eden emperyalist Rusya'nın hariciye şefi, laik ve dayatmacı partneri PYD'yi şu sözlerle cici göstermeye çalışıyor:

"Suriyeli Kürtler olmadan anlaşmaya varılması imkansız. Suriyeli Kürtler kilit bir bölgede nüfusun yüksek bir oranını oluşturuyor. Neden onları davet etmemeliyiz diyorlar? Çünkü Esed ile savaşmıyorlar. Müzakereler ateşkesle ilgili, terörizmle mücadelenin etkinliğini artırmakla ilgili. Onlar olmadan nasıl bir siyasi süreç işletebiliriz? PYD, bölgedeki en önde gelen Kürt partisidir ve terörizmle en aktif şekilde mücadele ediyorlar. Onları davet etmemek ciddi bir hata olur, onları davet etmeden nasıl Suriye’de reformdan bahsedebiliriz? Elbette buna karar vermek bizim değil, De Mistura’nın hakkı. Umuyoruz ki BM Genel Sekreteri ve De Mistura, Kürtleri müzakere sürecinin dışında tutmaya karar verenlerin yanında olmamaları gerektiğini anlama sorumluluğu gösterirler.

Biz Kürtlerin bölge tarihinde önemli rol oynayan ve Irak, Suriye, İran ve Türkiye’de nüfusun bir bölümünü oluşturan çok önemli bir halk olarak görüyoruz. Kürtler şu an da IŞİD’le mücadelede en etkili halktır. Biz Suriye ve Irak hükümetlerinin terörizmle mücadelesini desteklemeye Ağustos 2014’ten çok önce, ABD’nin sözde koalisyonu kurmasından çok önce başladık. Terörizm tehlikesi geldiğinde en başta Suriye ve Irak’a askeri yardım tedarik ettik. Bunu merkezi yönetim üzerinden, Bağdat üzerinden yaptık. Irak’ta Kürtlerle Araplar arasındaki, Sünnilerle Şiiler arasındaki süreci biliyoruz, parçalara ayrılmaya çalışılıyor. Bu çok tehlikeli ve biz buna karşıyız. Bazı Batı ülkeleri doğrudan Kürtleri destekliyor.

Salih Müslim’in lideri olduğu PYD de ABD’nin müttefiki. ABD bu Kürtlere, terörizmle savaşma kapasitelerini artırmak için doğrudan askeri yardımda bulunuyor. Militanları ABD tarafından destekleniyor. Suriye’de terörizm hepimizin ortak sorunu, bu sebeple Suriye’deki müzakere sürecine katılmamalı haksızlık olur ve yapıcı olmaz. PYD, Suriye’de IŞİD’le mücadelede en etkili müttefik. Umarım ABD bunu göz ardı etmez.”

Cenevre-3 hattındaki gelişmeler Türkiye ve Suriye muhalefetinin haklı kaygı ve itirazlarına rağmen ABD-Rusya ittifakında somutlaşan doğulu ve batılı emperyalistler için laik, işbirlikçi ve dayatmacı PYD/YPG'nin vazgeçilemeyecek bir partner olarak görülmeye devam edileceğini gösteriyor. Nitekim PYD'den gelen "Cenevre-3'e davet mektubu aldık" açıklaması da bunu teyit eden bir diğer gelişme. Suriye muhalefetine diplomasi masalarında dayatmaların devam ettiği bir vasatta ertelenmiş olan Cenevre-3 görüşmeleri yapılır mı, yapılması durumunda süreç nasıl bir seyir izleyecek ve sonunda ne çıkacak hep birlikte göreceğiz.

Etiketler : , ,

HABERE YORUM KAT