1. HABERLER

  2. İSLAM DÜNYASI

  3. SURİYE

  4. PYD ve KDP'nin Kobani’de İktidar Mücadelesi
PYD ve KDP'nin Kobani’de İktidar Mücadelesi

PYD ve KDP'nin Kobani’de İktidar Mücadelesi

IŞİD’in Kobani saldırısı PKK/PYD ve KDP arasındaki Rojava’da etkinlik mücadelesini derinleştirdi. Kobani'ye yapılacak peşmerge desteği ve askeri yardım Rojava’daki iktidar mücadelesinde pazarlık konusu oldu.

A+A-

Ayşe Karabat / Al Jazeera

IŞİD’in Kobani’ye yönelik saldırısı, birbirleriyle rekabet içinde siyaset izleyen PKK’nın Suriye kolu PYD ile Türkiye’nin stratejik ortaklarından Mesut Barzani yönetimindeki KDP arasındaki iktidar mücadelesini  alevlendirdi ve yeni bir aşamaya taşıdı.

KDP’nin desteklediği Suriye Kürt partilerinin çatısı altında toplandığı Suriye Kürt Ulusal Koalisyonu (ENKS) temsilcileri ve bu partilerle iktidar paylaşmaya uzun süreden beri direnen PYD’nin yetkilileri, Irak Kürt bölgesindeki Duhok şehrinde geçen haftadan beri Suriye’de ağırlıklı olarak Kürtlerin yaşadığı bölgelerde (Rojava) nasıl bir yetki paylaşımı yapılabileceğine dair müzâkereler sürdürüyor.  

Duhok’taki müzâkereler sürerken, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi, PYD’ye uzun süreden beri istediği silahları ABD aracılığıyla ulaştırdı. Irak Kürt yönetimi, kendisine bağlı Kürt savaşçılarını, Türkiye üzerinden geçecek bir koridor ile Kobani’de savaşmak üzere göndermeye hazırlandığını da ilan etti.

Bu hamleyle Barzani'nin Rojava'daki yetki paylaşımı pazarlıklarında eli güçlendi. Ancak PYD bu hamleden memnun değil.

PYD’nin gündeminde peşmerge geçişi yok

PYD Eşbaşkanı Asya Abdullah koridorun açılacağının ilan edilmesinden sonra 20 Ekim 2014’te Al Jazeera’nin ‘Kuzey Irak Kürt yönetiminin silahlı gücü olan peşmergelerin Kobani’ye gelmesine ve IŞİD’e karşı savaşlarında kendilerinin yanında yer almasına nasıl yaklaştıkları sorusuna “Şu an bu konu gündemimizde yok” diye yanıtlandı.

PYD lideri Salih Müslim de Al Jazeera’ye, koridor açılmasını ve bu koridordan geçecek peşmergelerin Kobani’ye gidişini değerlendirirken, “peşmergelerin Irak’ta kendi sorunları var” dedi ve koridor açılması ilanını ‘Türk propagandası’ olarak nitelendirdi.

Bu koridordan PYD’nin istediği gibi kendisine bağlı YPG savaşçıları değil, Barzani’ye bağlı Iraklı peşmergeler ya da Barzani’nin eğittiği PYD dışındaki Kürt partilerden gelen savaşçılar geçecek.

“Karşı ve stratejik hamle”

Irak KDP’sinin yarı resmi yayın organı Rudaw’ın genel yayın yönetmeni Rebwar Kerim, ABD aracılığıyla ulaştırılan silah yardımını ve  KDP’ye bağlı Iraklı ya da Suriyeli Kürt savaşçıların geçişini sağlayacak koridor açılmasını ‘karşı hamleler’ diye nitelendirdi:

Bu hem karşı bir hamle, hem de stratejik bir hamle. Karşı hamle çünkü PYD Kobani’de IŞİD’e karşı mücadelesinde destek arıyor, koridor açılmasını istiyor ve koridor açılmadığı için de Türkiye’yi suçluyordu. Oysa şimdi hem silaha hem koridora kavuştu. Kobani düşerse, bundan sonra Türkiye’yi ya da Barzani’yi suçlama hakkı yok. Bu aynı zamanda stratejik bir hamle çünkü PYD koridoru da yalnızca kendisi kullanmak istiyordu. Kobani’de ya da diğer bölgelerde başka Kürt partilerini istemiyordu, yönetimi paylaşmak istemiyordu. Oysa şimdi Duhok’ta bununla ilgili görüşmeler devam ediyor ve bu görüşmelerden bir karar çıkıncaya kadar koridor konusundaki muğlaklık da devam edecek.”

Kerim, Barzani’nin, PYD yetkileri ile ABD yetkilerini bir araya getirdiğini ve ABD’nin ‘PYD terör örgütü değil’ açıklaması yapması için zemin hazırladığını, şimdi adım atma sırasının PYD’de olduğunu ancak bunun henüz gerçekleşmediğini söyledi.

Duhok’taki müzakereler

Duhok’ta müzakereler yürüten PYD ve ENKS iki temel noktada anlaşmazlık yaşıyor.

Bunlardan ilki PYD’nin 2014’de tek taraflı olarak üç ayrı bölgede ilan ettiği Afrin, Cezire ve Kobani kantonundaki yönetim biçimi.

İkincisi ise Suriye iç savaşına yönelik genel tutum ve Suriye Arap muhalefeti ile Kürtlerin ilişkisi.

PYD ve ENKS arasında Barzani’nin himayesinde 2012 Haziran ayında Erbil Anlaşması yapılmış, Suriye’de ağırlıklı alarak Kürtlerin yaşadığı bölgelerde PYD ve diğer partiler ortak yönetim kurma, silahlı güçlerini de birleştirme kararı almıştı. Ancak bu iki konu üzerindeki anlaşmazlıklar yüzünden Erbil Anlaşması yenilenmesine rağmen hayata geçirilemedi  PYD Ocak 2014’te üç bölgede kanton yönetimi ilan ettikten sonra, diğer partilerin bu bölgelerde faaliyet göstermesine de izin vermedi. Bu partilerin yöneticileri kanton ilanını ‘emrivaki’ olarak tanımladı, üyelerinin bir kısmı Kuzey Irak topraklarına geçmek zorunda kaldı.

PYD’nin tek silahlı güç olduğu bu bölgelerde Barzani yönetimi diğer partilerden savaşçıları 2012 yılında eğitti. Barzani’nin bu eğitimi sağlaması, Irak Kürt yönetimi ve PYD arasında gerilime neden oldu. PYD bu savaşçıların gelmesine izin vermedi. Hatta bölgeye giren bazı küçük grupları da tutukladı.

PYD ve diğer Kürt partilerin anlaşamadığı iki nokta

PYD ve diğer Kürt partilerinin anlaşamadığı başka bir nokta da rejimle ilişkiler. ENKS hem PYD’nin aksine rejim ile işbirliği yapmamaktan yana, hem de yine PYD’nin aksine, Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Koalisyonu (SMDK) ile birlikte hareket ediyor ve SMDK yönetiminde temsil ediliyor.

Türkiye de PYD’yi muhatap olarak almak için, PYD’nin Suriye rejimiyle işbirliği yapmaya son vermesini ve Suriye muhaliflerine katılmasını, Suriyeli diğer Kürt grupların tanımadığı kanton yönetimi gibi emrivakilerden kaçınmasını istiyor. Türkiye’nin PYD’ye koştuğu üçüncü şart da Türkiye’nin güvenliğini tehdit edecek faaliyetler içinde olmaması.

Barzani, Duhok’taki toplantının Kürtlerin birliğini sağlayacak sonuçlar doğurmasını bekliyor. Kürt lider toplantıya katılan partilere, “Kobani'nin savunulması somut adımlara bağlıdır. Koalisyon güçlerinin desteğini sürekli hale getirmemiz için çabalarımızı birleştirmeliyiz" demişti.

Kaynak: Al Jazeera

HABERE YORUM KAT