1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. PYD Bumerangı Destekleyicisinin Eline Geri Dönecek
PYD Bumerangı Destekleyicisinin Eline Geri Dönecek

PYD Bumerangı Destekleyicisinin Eline Geri Dönecek

Rusya IŞİD'le mücadele kılıfıyla Esed vahşetini, ABD ise yine aynı kılıfla PKK vahşetini desteklerken, ilginçtir ki Suriye'nin ister IŞİD, ister Esed isterse PKK şiddetinden en çok mağdur olmuş kesimleri kendi hallerine terk ediliyor.

A+A-

Terör bumerangı destekleyicisinin eline geri dönecek

Ufuk Ulutaş / Akşam

ABD'nin Suriye'nin kuzeyinde PKK'ya ulaştırdığı tonlarca mühimmat tartışma yarattı. Türkiye bu mühimmatın yanlış ellere ulaşması konusundaki endişesini dillendirirken, ABDli yetkililer yine zekamıza hakaret eden bir açıklamaya imza attılar. Mühimmatın Suriyeli Arap muhaliflere ulaştırıldığını iddia eden ABD’li yetkililer, PKK tarafından kurulan etrafına da çeşni mahiyetinde küçük grupların serpiştirildiği Suriye Demokratik Güçleri maskesinde PKK'ya desteği meşrulaştırmaya çalışan gruba yardım verildiğine işaret etti. Tam o sıralarda "evet yardım bize ulaştı" açıklaması yapan ve bildiğim kadarıyla ne Arap ne de muhalif olan PYD Lideri Salih Müslim, ABD’lileri pek de haklı çıkarmıyordu.

Gerçek şu ki ABD taktiksel olarak PKK ve YPG ayrımı yapageldi. ABD’li yetkililere "neden PKK'yı destekliyorsunuz?" sorusunu her sorduğumuzda telaşla "hayır biz YPG'yi destekliyoruz" ile başlayan ve DAEŞ'le mücadeleyle devam eden alışageldik tiradlarına başvuruyorlar. Fakat ABD'nin eski Şam Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Robert Ford'un da açıkça kabullendiği gibi PKK-YPG ayrımı bir safsatadan rivayet. ABD an itibarıyla NATO müttefiki olan bir ülkede terör estiren bir örgüte "off-shore" hesapları üzerinden mühimmat gönderiyor.

Bunu şimdiye kadar büyük bir özgüvenle yapan ABD bugünlerde taktiksel bir değişikliğe girmişe benziyor. Bir taraftan YPG'ye destek vereceklerini büyük maharetmiş gibi tekrarlarken ırkçı, etnik ayrılıkçı, pragmatizmiyle Machievelli'ye rahmet okutan, gün aşırı Amerikan muhipliğinden Rus muhipliğine kayabilen, bölgesel bir taşeron ile yoluna ne kadar daha yürüyebileceğini de sorguluyor. Suriye'nin kuzeyinde birkaç noktaya tıkılıp kalan ABD, DAEŞ'in kalbi Rakka'da Suriye'de herkesin nefret ettiği YPG ile bir arpa boyu ilerleyemeyeceğini az çok biliyor. Tam da bu noktada Suriye'nin Demokratik Güçleri isimli paravan bir grubu peyda etme gereksinimi doğuyor. Grup PKK ve etrafındaki "kullanışlı idiotlar"dan müteşekkil. Aksini söyleyeni sahada kimse ciddiye almıyor.

YPG/PKK SAVAŞ SUÇU İŞLİYOR

ABD'nin bir terör örgütüne karşı destek verdiği diğer bir terör örgütü olan YPG'nin en son olarak Uluslararası Af Örgütü tarafından belgelenen savaş suçları, insan hakları ihlalleri de YPG'yi Suriye'nin Demokratik Güçleri maskesiyle yeniden paketlemeyi gerekli kılan faktörler arasında. YPG, Araplara, Türkmenlere ve kendisiyle aynı düşünmeyen Kürtlere karşı savaş suçu işliyor. Köyleri boşaltıyor, etnik temizliğe başvuruyor, yerleşim yerlerini yakıp sakinlerini göçe zorluyor, çocuk asker kullanıyor, uyuşturucu ticaretini yönetiyor. Bütün bunları yaparken kullandığı mühimmatın Amerikan menşeili olması, "DAEŞ'le mücadele ediyoruz" vaadiyle savaş suçlarına bulaşmaları sadece PKK'yı değil ABD'yi de direkt olarak sorumlu kılmakta.

Rus uçakları Suriye'nin meşru ve ılımlı muhalefetini vurmaya devam ederken DAEŞ'in özellikle Halep'te bazı kazanımları oldu. Rusya DAEŞ'le mücadele kılıfıyla Esed terörünü, ABD ise yine aynı kılıfla PKK terörünü desteklerken, ilginçtir ki Suriye'nin ister DAEŞ, ister Esed isterse PKK teröründen en çok mağdur olmuş kesimleri kendi hallerine terk ediliyor. Uluslararası toplum ılımlı muhalefete karşı terör odaklarını destekleyerek, yansımaları on yıllar sürecek ve kendilerini hukuki ve fiziksel olarak ayrı tutamayacakları bir şiddet sarmalının da parçası oluyor. Nihayetinde terör bir bumerang gibidir, o bumerang bir süre sonra destekleyicisinin eline geri dönecek.

HABERE YORUM KAT