1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Psikolojik Harbin ‘Yalçın’ Tetikçileri
Psikolojik Harbin ‘Yalçın’ Tetikçileri

Psikolojik Harbin ‘Yalçın’ Tetikçileri

General Veli Küçük ile Maocu-Kemalist Perinçek’i aynı örgütte omuz omuza çalıştıran perspektif ile Mustafa Balbay ve Tuncay Özkan ile Soner Yalçın’ı aynı safı sıklaştırmaya iten perspektif aynıdır. Kenan Alpay’ın yorumu:

A+A-

Psikolojik Harbin 'Yalçın' Tetikçileri / Kenan ALPAY

'Ergenekon bağlantısı' iddiasıyla başlatılan yeni bir operasyon beklendiği üzere mevcut tartışma ve saflaşmaların biraz daha keskinleşmesine yol açtı. Soner Yalçın ve Odatv yöneticisi üç kişinin gözaltına alınıp ev ve işyerlerinde yapılan aramalar (biri hariç) tutuklama ile sonuçlandı.

Gazete ve televizyonlarda Soner Yalçın'ın araştırmacı gazeteciliği ve entelektüel kişiliğiyle yürüttüğü iktidar muhalifi duruşu sebebiyle susturulmak istendiğine dair epeyce söz sarf edildi. Çizilen Soner Yalçın portresinde dikkat çekici bir biçimde işi gücü okumak-yazmak olan, bir sahaf kurdu, hiç bir ideoloji-misyon taşımayan sadece ve sadece haber-bilgi tutkunu renkli bir sima sunuldu kamuoyuna. Bazı aykırı ve çılgın fikirleri, komploya kaçan habercilik stili nedeniyle araya mesafe koymuş olan eski gazeteci arkadaşları dahi sahiplendiler kendisini.

Soner Yalçın ve ekibinin tutuklanması 'her muhalif gazeteciyi tutuklama' sürecinin yeni bir delili sayıldı. Bir basın kahramanının tutuklanması karşısında takınılacak tavır turnusol kağıdı addedildi. Muhalif duruşa, basın ve ifade özgürlüğüne indirilmiş ağır bir darbe yollu söylemlere ABD'nin Ankara'ya atadığı yeni büyükelçi de katıldı. Hükümetin gösterdiği tepkilere rağmen hem elçi hem de bağlı olduğu Beyaz Saray Türkiye'de tehdit altında bulunan basın özgürlüğü meselesini yüksek sesle dillendirdiler.

Soner Yalçın ve ekibinin haberciliğini bu kadar muteber kılan neydi acaba?

Soner Yalçın'a ve misyonuna değil de gerçekten de ifade hak ve özgürlüğüne mi sahip çıkılıyordu? İktidarın güç gösterisine yeni bir kurban vermemek üzere mesleki bir dayanışma mıydı şahit olduklarımız?

Aslında yaşananların özeti şu: Soner Yalçın'ın askeri darbe yanlısı manipülatif habercilik geleneğinin kritik bir temsilcisi olduğunu unutturmak üzere düzenlenmiş güçlü bir kampanya ile karşı karşıyayız.

Soner Yalçın'ın yetiştiği Perinçek-Aydınlık ekolü siyasi-ideolojik olarak her dönem manipülasyon, azımsanamayacak kadar da provokasyon yaparak Türkiye'deki Kemalist askeri vesayet rejiminin devamında önemli görevler ifa etmiştir.

Yazının Devamı>>

HABERE YORUM KAT