1. YAZARLAR

  2. İhsan Dağı

  3. Post Kemalist Türkiye
İhsan Dağı

İhsan Dağı

Yazarın Tüm Yazıları >

Post Kemalist Türkiye

A+A-

Batı'nın Türkiye algısı ve Türkiye'nin Batı algısı derin bir dönüşümden geçiyor. Taraflar birbirlerini tarihsel önyargılarının dışında yeniden keşfediyorlar. Bu 'keşif' yolculuğunda yeni kılavuzlar, yeni araçlar var.

Açıkçası Batı, Türkiye siyasetinin şifrelerini çözdü, yıllardır yerli ve yabancı Kemalistlerin anlattıklarının Türkiye gerçeğiyle örtüşmediğini gördüler. Örneğin, Türkiye modernleşmesinin itici gücünün ordu olduğu söylendi onlara hep, ordunun da Batı yönelimli... Şimdi gördükleri manzara ise başka; statükocu, reformlara ve değişime direnen, AB'ye ve hatta NATO'ya kuşkuyla bakan bir ordu duruyor karşılarında. Şaşırıyorlar...

'Türkiye laikliği'nin İslam dünyası için nasıl bir model olduğu anlatıldı yıllarca Batılılara yerli ve yabancı Kemalistler tarafından. Batılılar bu 'militan laiklik' anlayışının, bırakın İslam dünyasını, Türkiye'de bile uygulanmasının imkansız olduğunu görüyorlar. 'Demokratik laiklik' istiyorlar, militan bir laikliğin 'yaşam biçimi' olarak topluma dayatılamayacağını söylüyorlar. Türkiye'de tehlikede olanın 'laiklik değil demokrasi' olduğunu fark etmiş durumdalar. Ve toplumun çok büyük kısmının da laiklikle sorunu olmadığını, tıpkı kendileri gibi demokratik laiklik yanlısı olduğunu görüyorlar. Batılılar ve özellikle AB çevreleri, Türkiye'nin otoriter/militan laikliğinin değil, demokrasisinin Ortadoğu İslam ülkeleri için eşsiz bir model olduğunu düşünüyorlar. Mısır da Suriye de laik, eksik olan demokrasi. Türkiye'nin 'eşsizliği' onun demokrasisinde. Yıllardır Türkiye'nin otoriter/militan laikliğini Batı'ya satanlar, demokrasi öncelikli analiz karşısında çaresizce Batı düşmanlığında karar kılıyorlar.

Batılılara yıllarca 'Kemalist-laikçiler'in Batı yanlısı, muhafazakarların da Batı düşmanı olduğu masalını anlattılar. Şimdilerde Batılıların gördüğü tam da tersi: muhafazakar siyasal, ekonomik hatta sosyal sektörler dünya ile bütünleşmekten yana, Batı'dan da Doğu'dan da korkmuyorlar, tüm dünyaya mal satıyorlar, dünyanın her yerinde çalışıyor, okuyor, okutuyorlar, küresel aktör gibi davranıyor. Ama Kemalist-laikçilerin korkmadığı yok; sermayeden, piyasadan, kendi halkından, komşularından ve hatta müttefiklerinden...

Bütün bunlar Batı'nın Türkiye ezberini bozuyor, bakışını değiştiriyor; Yeni Türkiye'de 'ilerici ve gerici' güçleri yeniden tanımlıyor. Muhafazakar ve demokrat 'çevre'nin Kemalist-ulusalcı blokla karşılaştırıldığında daha dünyalı, daha demokrat, daha reformdan ve değişimden yana ve AB'ye yakın olduğunu görüyorlar. Kemalist-Ulusalcı blokun, türdeş bir toplum vizyonu, tek parti dönemi nostaljisi, zenofobik bir dış dünya algısı, merkeziyetçi ve kapalı bir ekonomi pozisyonuyla 'çağdaş dünya'dan koptuğunu gözlemliyorlar. Neresi yanlış gözlemlerinin?

Nasıl mı oldu bu? Daha on yıl öncesine kadar Batı, Türkiye'yi Kemalist perspektiften yazılan eserlerden okuyordu. Ama başka bir dünyadayız artık. Ne tek bir bilgi kaynağı var ne 'resmi doğrular'. Herkes son derece çeşitli ve çelişkili görüşler, analizlere ulaşabiliyor düşünce 'piyasası'nda. Eski günlerde olduğu gibi 'resmi görüş'e itibar etmiyor Batılılar. 'Çoğul ve sivil anlatılar' egemen artık. Türkiye'yi Ankara ve İstanbul'daki üç beş Kemalist-laikçi temsil de etmiyor, anlatmıyor da dışarıya... 'Tekel' kırıldı, bilgi aktarma ve bağlantı kurma tekeli kırıldı Kemalist-laikçiler için. Türkiye bugün ne kadar çoğulsa, Türkiye analizleri ve analistleri de o kadar çeşitli. Artık Türkiye siyaseti üzerine yapılan araştırmalarda 'post Kemalist' bir perspektif çok belirgin. Neden? Çünkü daha açıklayıcı.

Çok katmanlı sosyal, siyasal ve ekonomik yapı katı ideolojik bir yaklaşımla açıklanamayacak kadar karmaşık. Son yıllarda Batılılar, Türkiye'yi devlet merkezli, devletin resmi ideolojisine dayanarak, devletçi seçkinlerin gözüyle anlamanın imkansız olduğunu kavradılar. Bu perspektife dayananların cumhurbaşkanlığı seçimini de 22 Temmuz seçimlerini de öngöremedikleri gözlerden kaçmadı. Türkiye'yi okuyamayan bu perspektifi Batılılar çoktan bıraktı. İstisnalar yok mu? Var tabii, neo-conlar ve hâlâ nostaljik takılan üç beş Batılı Kemalist...

Zaman gazetesi

YAZIYA YORUM KAT