1. YAZARLAR

  2. Robert Fisk

  3. Polis devleti Obama için yanlış güzergâh
Robert Fisk

Robert Fisk

Yazarın Tüm Yazıları >

Polis devleti Obama için yanlış güzergâh

A+A-

Obama heyecanla beklenen konuşmasını işgal altındaki Batı Şeria'da, hatta Gazze'de yapsaydı, Bush'un sekiz yıldır Müslümanlara hissettirdiği derin öfkeyi değiştirebilirdi. Başkan bunu yapmadığı gibi, muhaliflerin hapse atıldığı ve işkencenin hâlâ yaygın olduğu Mısır'ı tercih etti...

Belki Obama’nın Müslümanlara vereceği ‘büyük mesaj’ için Mısır’ı seçme nedeni, bu ülkenin dünyadaki Arap nüfusunun dörtte birini kapsamasıydı, fakat aynı zamanda bölgenin en baskıcı, anti-demokratik ve acımasız polis devletlerinden birine geliyor. Mısırlı insan hakları grupları (saldırıya uğramadıklarında veya kapatılmadıklarında) muhaliflere yönelik polis işkencesi, yargısız infaz, siyasi tutuklamalar ve devlet destekli saldırıların nefes kesici bir listesini çıkarıyor. Üzücü gerçek şu ki, ahlaki gücü dibe vuran ABD’yi ayağa kaldırmaya ahdeden Obama konuşmasını işgal altındaki Batı Şeria’da, hatta Gazze’de yaparak Müslümanların sekiz yıldır hissettiği öfkeyi değiştirebilirdi. Obama bunu yapmayacak. Öyleyse ne yazık ki bu yer Mısır olmalı ve başkan Mısırlıların yaşadığı sefaletin ve korkunun zerresini görmeyecek.

Sözgelimi daha bir hafta önce muhalif Gad partisinin lideri Ayman Nur (Hüsnü Mübarek rejimince şubatta hapisten salıverildi) Kahire’deki bir caddede bir adamın kendisine alev makinesiyle saldırdığından ve yüzünde birinci derece yanıklar oluştuğundan şikâyet ediyordu. Nur hapiste üç yıl geçirdi ve Obama’nın ziyaretiyle küplere binmiş durumda. “Obama’nın niyeti halkın değil rejimlerin iktidarını güçlendirmek. Mısır siyasetinin ve sivil toplumunun görmezden gelinmesi karşısında gözlerimize inanamıyoruz. Bu, Amerikan çıkarlarının Amerikan ilkelerinden daha önemli olduğu izlenimini veriyor” diyor Ayman Nur. İnsan hakları gruplarının araştırmaları, Nur’un öfkelenmekte yerden göğe haklı olduğunu gösteriyor.

Kahire İnsan Hakları Enstitüsü’nün (CIHR) Arap dünyasındaki hak ihlallerine dair en son raporu, devlet vahşeti örnekleriyle dolu; sadece altı ayda Mısır’daki karakollarda 29 işkence ve kötü muamele vakası yaşanmış. Mısır İnsan Hakları Örgütü, işkence sonrası bu 29 kişinin 10’unun öldüğünü tespit etti. Bir vakada insan hakları grupları, polisi bir tutukluya sopayla tecavüz ederken gösteren bir video kaydını ele geçirdi. Başka bir kayıtta, bir muhalife (bir kadın), Kahire’de bir polis sarkıntılık ediyor. Sadece 2007’de Mısır gazeteciler sendikası 1000 gazetecinin devlet tarafından sorgulanmak üzere çağrıldığını rapor etti.

CIHR’e göre önemli vakalardan biri, Düstur gazetesi editörü İbrahim Eysa’yla ilgili; Eysa, Mübarek’in sağlığıyla ilgili ‘yalan haber’ yayımlayıp ‘kamu güvenliğine zarar verdiği’ gerekçesiyle iki ay hapis cezası aldı. İlginç olan devlet televizyonunun artık Mübarek’i uçak merdivenlerine veya konferans podyumlarına tırmanırken gösteren haberler yayımlamaması; Mısırlılar nedenini merak ediyor. İbni Haldun Kalkınma Araştırmaları Merkezi’nden Saadeddin İbrahim, ABD’ye Mısır’a verdiği milyarlarca dolarlık yardımı demokratik reform şartına bağlaması çağrısı yapınca, gıyabında iki yıl ağır çalışma cezasına çarptırıldı. El Cezire’den Hüveyda Taha’ya, polis karakollarında işkence hakkında bir film çekerek ‘Mısır’ın itibarını zedelediği’ gerekçesiyle 16 ay önce para cezası verildi.

Mübarek oy oranlarına inanıyor mu?

İnsan hakları savunucuları fiziki saldırıya da uğruyor. İşkence kurbanlarının rehabilitasyonu için kurulan El-Nadim Merkezi’nden Magda Adli, işkence gördüklerini söyleyen dört tutukluyla görüştüğü Kefr el-Dava karakolundan ayrıldıktan sonra başına vurularak bayıltıldı ve kolu kırıldı. Mübarek bu ayıpların devam etmesine niye izin veriyor? Olağanüstü başkanlık seçimi oranlarına (1999 seçimini yüzde 93.79, 1993 seçiminiyse yüzde 96.3 oranında oyla kazandı) gerçekten inanıyor mu? Ya da 81. yaşgününde, ne kadar güçsüz olursa olsunlar muhaliflerinden mi korkuyor? Bunları Obama’yla konuşacak mı? Pek muhtemel değil.

CIHR tarafsız biçimde, sözde İslami mahkemelerin gazetecilere yönelik, para cezalarına yol açan bir dizi utanç verici saldırısını da kayda geçirmiş. Örgüt, Tunus’tan Suriye’ye diğer Arap rejimlerinin (Gazze ve Batı Şeria da dahil) işkence ve infazlarından oluşan çok geniş bir liste de tutuyor. Velhasıl belki Obama bunlarla başını ağrıtmasa daha iyi. (3 Haziran 2009)

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT