1. YAZARLAR

  2. Ali İhsan Karahasanoğlu

  3. PKK’lılara özel muamele mi?
Ali İhsan Karahasanoğlu

Ali İhsan Karahasanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

PKK’lılara özel muamele mi?

A+A-

Son kısır tartışmamız; K. Irak’tan gelen 34 kişinin tutuklanmaması.

Koca koca hukukçular, koca koca siyasiler, bürokratlar, hükmü veriyorlar: “Adamna göre hukuk uygulaması yapılmaktadır. Fiilen af ilan edilmiştir. Hakimlere talimat verilip, salıverilme gerçekleşmiştir.”

“Tutuklanması istenen kişiler kimdir”, “hangi suçlama ile tutuklanmaları istenmektedir”, “deliller nedir”, hiçbirisi belli değil.

Ama istek çok basit: “Tutuklansınlar!”

Koroya katılanlar, kendilerini haklı göstermek için de, hemen Ergenekon davasını öne çıkartıyorlar: “Generalleri, saygın kişileri, siyasetçileri bile tutuklu yargılıyorsunuz da, PKK’lıları niye tutuklamıyorsunuz?”

Sorsanız, “PKK’lı dediğiniz kişilerin somut olarak kendilerine yöneltilen eylemler hangileridir?” diye.. Eminim verecekleri cevap, “Ben nereden bileyim” olacak.

Bilmiyorsanız, tutuklanmasını niye istiyorsunuz?

Belki şunu diyebilirler, “PKK’lılar ya. Bu yetmez mi?”

Bu bilgi de yanlış aslında..

Gelenlerin tamamı PKK’lı değil.

Bir kısmı göç etmiş kişiler. Bir kısmı terör örgütüne katılan kişiler..

“İyi ya, örgüte katılan, o ‘bir kısım’ içinde olanlar tutuklansın o zaman” denilecek.

Onlar için savcılık, tutuklama talebinde bulundu zaten.

Savcı tutuklama istedi ama, hakim tutuklanmayı gerekli görmedi..

Bu ne demek, onu da izah edelim..

Savcının tutuklama talebine rağmen, hakim, “Fiilen eylemlere katılmayıp, sadece örgüt üyeliği suçlamasında bulunulduğundan, tutuklamaya gerek yok” dedi.

Ve bundan sonrasında da, büyük ihtimalle yargılamaları tutuksuz olarak devam edecek.

Yani öyle iddia edildiği gibi; ellerini kollarını sallayarak dağdan inip, hiç yargılanmadan, ak kaşıklarmış gibi hayata katılacak değiller...

Yargılanacaklar... Eylemlere katılmamış olsalar bile, sadece örgüt üyesi oldukları için de mahkemeye çıkacaklar..

Sonuçta fiili bir eylemleri yok ise, sadece örgüt üyeliği sebebi ile haklarında karar verilecek. Herhangi bir eyleme katılanlar, ayrıca o eylem için de mahkûmiyet alacak.. Tabiî; kendileri gelip teslim oldukları için, cezalarında ciddi bir indirim de olacak. Eylemlere hiç katılmamış olanların, yani sadece örgüte katılmaktan yargılananların, hiç ceza almamaları da mümkün olabilecek.

Bu durumda, ulusalcı kesimin estirdiği rüzgar ne derece doğru?

PKK'lıların affedildikleri iddiası ne kadar doğru?

Bence bu yöndeki iddialar tamamen aldatmaca..

Ne PKK'lıların affedildiği var; ne de özel karar verildiği iddiası doğru..

Dün uygulanan kurallar ne idi ise, bugün de uygulananlar aynı kurallar..

Kaldı ki; o savcı yanlış karar veriyor ise veya o hakim kasten tutuklamıyorsa, bu işin itirazı var. Bu işin, gerekirse Yargıtay aşaması var.. Bozdurursunuz kararı.. Ondan sonra konuşursunuz. Daha salıverme kararı verilir verilmez, sonrasında dava açılacak mı, açılmayacak mı belli değil iken, toplumu kışkırtmanın ne mânâsı var?

Adamlar gelmişler. Tekrar dağa çıkacak değiller. Takip edersiniz. Dava açıldıktan sonra da ifadelerini tekrar alıp, kararı verirsiniz. Ama beraat.. Ama mahkûmiyet. Bu aşamalardan geçmeden, yargısız infazın ne gereği var?

O halde, fitnecilere değil, aklıselime kulak vermek gerekir.

Yalan dolan ile kamuoyunu yanıltanlara değil, sorunları çözmek için çaba sarfedenlere kulak kabartmalı.

3 tane terörist yakalandığında bunu büyük bir başarı gibi gösterenler, şimdi kendiliğinden gelip teslim olan PKK’lılara itiraz ediyorlarsa, onlara sormak gerekir, “Siz ne istiyorsunuz? Siz illa kan mı aksın istiyorsunuz?” diye...

Ve son söz de HSYK Başkanvekili’ne..

Siz, sınır kapısında savcı ve hakim görevlendirilmesine laf yetiştirene kadar, bu ülkede kurulan özel mahkemelerin hesabını verin..

Siz, Sivas davasının, yetkisiz Ankara Mahkemesi’nce karara bağlanmasının hesabını verin.

Bugün sınır kapısına giden hakim ve savcı, zaten bu işle görevli ve yetkili. Ha Diyarbakır’da almış ifadeyi.. Ha Habur’da.. Aynı hakim, aynı savcı alacak ifadeyi. Değişen bir şey yok!

Ama biz bu ülkede, “davaya şu hakim bakmasın, bu hakim baksın” diye davaların taşındığını çok gördük..

HSYK Başkanvekili de, illa ki eleştirecek bir şey arıyorsa, özel mahkemelere, davaların esas görüleceği mahkemeden alınıp, başka illere götürülmesine eleştiri getirsin.

Ki, hukuk adına hareket etmek istediğine inanalım!

Ki, siyasi amaçla değil, hukuki gerekçelerle hareket ettiğine inanalım...

VAKİT

YAZIYA YORUM KAT