1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. “Pire İçin Yorgan Yakmanın Âlemi Yok”
“Pire İçin Yorgan Yakmanın Âlemi Yok”

“Pire İçin Yorgan Yakmanın Âlemi Yok”

Mahkumlara tek tip kıyafet gündemini değerlendiren Hakan Albayrak, Guantanamo’ya yapılan atfın tutarsızlığını vurgulamakta ve Türkiye’de eski devlet aklının bile bu uygulamadan vazgeçmişken hükümetin eskiye dönmesinin anlamsızlığına dikkat çekmekte.

A+A-

Hakan Albayrak’ın konuyla ilgili bugünkü Karar’da (11 Ağustos 2017) yayınlanan “Tek Tip Elbise Meselesi” başlıklı yazısı şöyle:

Askerî darbeye teşebbüs eden FETÖ ve müttefiklerinin yargılandığı bir davada sanıklardan birinin “Hero” (Kahraman) yazılı tişörtle duruşmaya katılması üzerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan “Artık bunları mahkemeye çıkarırken Guantanamo’da olduğu gibi tek tip elbise ile çıkaralım. Tek tip elbise!” demişti.

Doğrusu ben bunun ani bir tepkiden ibaret kalacağını, arkasının gelmeyeceğini zannediyordum. Müslümanlara işkence ile özdeşleşen -ve mahkemenin filan bulunmadığı- Guantanamo’yu müspet bir örnek gibi zikretmek, üzerinde ciddi ciddi düşünülmüş bir planın söz konusu olmadığına delaletti bana göre. Guantanamo örneği bir yana; 1980’li yılları yaşamış ve o dönemin acı tecrübelerinden ders almış (olması gereken) bir devlet adamının, mahpuslara tek tip elbise giydirmeyi ciddi ciddi düşünebileceğine ihtimal vermiyordum.

Yanılmışım. Erdoğan ciddiymiş. Tek tip elbise tuzağına doğru hızla ilerliyoruz.

***

1983’te başlayan tek tip elbise uygulaması, cezaevlerinde kitlesel protesto eylemlerine yol açmıştı. Yaşı yetenler, Metris ve Sağmalcılar cezaevlerindeki açlık grevlerini (1984) hatırlayacaktır. 400 kişinin katıldığı bu açlık grevlerinde dört kişi hayatını kaybetmişti.

Yine yaşı yetenler hatırlayacaktır: Tek tip elbise giymeyi reddeden bazı sanıklar, duruşmalara iç çamaşırlarıyla çıkardı. Mahkemeye tek tip elbise ile gelen bazı sanıklar da duruşma esnasında bu elbiseyi çıkarıp iç çamaşırlarıyla kalırdı. Sansasyonel bir protesto yöntemiydi bu.

Zamanla öyle bir noktaya gelindi ki, mahkemelerde görülen davaların konuları kimseyi ilgilendirmez oldu; konuşulan tek şey, tek tip elbise dayatmasına isyandı artık. Dünya da “insanlık onuru namına verilen bu mücadele”yi konuşuyordu ve Türkiye devletinin zaten bozuk olan imajı her gün biraz daha bozuluyordu.

Netice?

‘Bunun zararı faydasından fazla’ diyen devlet yöneticileri, tek tip elbise uygulamasından vazgeçtiler.

***

Halk düşmanı canilerin “hero”luk taslaması büyük bir tahriktir ama -ne kadar büyük olursa olsun- hükümetin bu tahrike kapılması mazur görülemez.

Dikkat buyurun; FETÖ, tek tip elbise projesine karşı sesini yükseltmekten geri duruyor. Diğer terör örgütlerinden, mesela PKK’dan da kayda değer bir ses yükselmiyor. ‘Tek tip elbiseyi getirsinler de bize sansasyonel protesto ve propaganda fırsatı doğsun’ diye ellerini ovuşturarak bekliyorlar sanki…

Hükümet, “FETÖ’ye haddini bildireceğiz” derken teröristlere yeni bir manevra alanı açabilir, üstelik başka mahpusları/sanıkları da tahrik edip hiç hesapta olmayan dertler alabilir başına. Bu riske girmeye değer mi? Fayda-zarar hesabını bir kenara bırakıp şu soruyu da sormalıyız: 15 Temmuz’da milletin üzerine bomba ve kurşun yağdıran alçaklara duyulan haklı öfke, onlarla alâkası olmayan binlerce tutuklunun kılık-kıyafet özgürlüğünü elinden alarak normal hayatla arasındaki bu hayatî köprüyü yıkmayı haklı kılar mı?

***

Gerçekçi olalım; FETÖ sanıklarının kılık-kıyafeti o kadar da ağrıtmıyor başımızı. “Hero” tişörtü bir istisnaydı ve cezaevi, adliye, emniyet / jandarma personelinin biraz daha dikkatli davranmasıyla bu tür istisnaların önüne geçilebilir.

Pire için yorgan yakmanın alemi yok.

HABERE YORUM KAT

2 Yorum