1. YAZARLAR

  2. Melih Altınok

  3. Pekiiii, HSYK bizi de “inceleyecek” mi?
Melih Altınok

Melih Altınok

Yazarın Tüm Yazıları >

Pekiiii, HSYK bizi de “inceleyecek” mi?

A+A-

N’oldu dün “de”? Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) yolsuzluk operasyonlarının ardından “tüm iddiaları” incelemeye karar verdi. 

Gelişme üzerine “Ne kadar güzel de, tüm iddialar…” derken, sorumuza cevap gecikmedi. HSYK, S’si kapsamına giren Zekeriya Öz, Muammer Akkaş, Turan Çolakkadı ve Oktay Erdoğan gibi savcıların yanı sıra, İstanbul Emniyet Müdürü Selami Altınok’u da inceleyeceğini açıkladı.

Bu sefer de “Vay be ne cahiliz, HSYK kısaltmasındaki K meğer kollukmuş” diye söylemeye başladık. Ardından TBB Başkanı Metin Feyzioğlu da pek çok hukukçunun paylaştığı şu yorumu yaptı:

 “Ben onun bir yanlış haber olduğunu düşünüyorum. Çünkü HSYK’nın elinde kapsamında olan bir kişi değil. Olsa olsa suç duyurusunda bulunabilir. Yoksa kendisinin bir inceleme yapma yetkisi yoktur.”

Kısa bir süre sonra, kendisiyle ilgili bu gelişmeyi “Hayır vardır” şeklinde yorumlayan Altınok’un da, “her işte bir hayır vardır” manasında konuştuğu anlaşıldı.

Radikal’den Ali Topuz ise gün içindeki “Adli kolluk ne zaman yargıç sayılır” başlıklı haber analizinde, Kurul’un CMK 161’in 5. fıkrasına dayanarak, Altınok’u “en üst dereceli kolluk amiri” sıfatıyla değerlendirmiş olabileceğini yazdı. Söz konusu maddeye göre de HSYK, en üst dereceli kolluk amirleri hakkında da inceleme yapabiliyordu.

Bu çelişik iddiaların yanına, ayrı bir adli kolluğun bulunmaması nedeniyle fiilen kullanılan polisin en başındaki emniyet müdürünün “en üst dereceli kolluk amiri” sayılıp sayılmayacağı sorusunu da ekleyebiliriz sanırım. Ve bir de takip ettiğim kadarıyla Altınok görevine “vekâleten” atandı; yani kaçırdığım bir haber yoksa halen vali sıfatı taşıyor.

Hüseyin Çelik: “Aksaray Valisi vekâleten atandı, kendisi şu anda Aksaray Valisi sıfatını taşımaktadır, ataması vekâleten yapılmıştır. Asaleten atama işlemleri daha sonra yapılacaktır.” (21.12.2013)

E bu durumda da sözü edilen CMK 161’in 5. fıkrası şöyle diyor: “Vali ve kaymakamlar hakkında 2.12.1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri… uygulanır.”

Eee, ne olacak şimdi?

Gerçi, her konuyu AB’deki bebek oranlarıyla kıyaslayan iktisat profesörümüz, bir süredir her yazısında “onarlıdan üç set” halinde  kuvvetler ayrılığı tekerlemesine geçti ama kusura bakmasın tam anlamamışız işte.

Demek ki, askerî vesayetin emrindeki yargının yerine tüneyen “yeni yargı bürokrasisinin”, obur bir piton misali siyaset alanını yutmaya başlamasının demokrasi açısından hikmetini kavramakta kendisi gibi mahir değiliz.

En iyisi biz, hocayı bekleyelim. Mutlaka, seri hâlindeki “AKP mi tehlikeli yoksa Cemaat mi” başlıklı yazılarından birinde, HSYK’nın dünkü hamlesini de Fransız İhtilali ile ilişkilendirerek bize “belletecektir.”

Ama o güne dek dua edelim de HSYK kısaltmasındaki silik bir harf yarın sabah uyandığımızda belirginleşip bizi de yutmasın; HSYK-G(azeteciler), HSYK-P(arlamento) vs...

TÜRKİYE GAZETESİ

YAZIYA YORUM KAT