1. YAZARLAR

  2. Yıldıray Oğur

  3. Peki, şimdi AKP başörtüsü sorununu çözebilir mi?
Yıldıray Oğur

Yıldıray Oğur

Yazarın Tüm Yazıları >

Peki, şimdi AKP başörtüsü sorununu çözebilir mi?

A+A-

Kürt sorununda iki cephe var.

“Vatanı bölüyorsunuz, böldürtmeyiz” diyenler.

“Bu sorun artık çözülsün, yeter” diyenler.

İki karşıt kutup. Zaten ortası da pek mümkün değil. Peki, bir sabah Türkiye güne çok ünlü akademisyenlerinin imzaladığı “Hem özgürlük hem bölünmez bütünlük” başlıklı üçüncü yolcu şu bildiriyle uyansaydı:

“Dayatmaları reddediyoruz: Özgürlüklerimizden de bölünmez bütünlüğümüzden de taviz vermeyeceğiz! Kürt sorununun demokratik yollarla çözülmesini savunuyoruz. Ama bunun tek başına ve hukuku zorlayan yöntemlerle gündeme getirilmesinin, ülkemizde giderek yükselmekte olan kutuplaşmayı pekiştirmesinden kaygı duyuyoruz. Kürt sorununa çözüm, toplumun farklı kesimlerinin özgürlük taleplerini kapsayan bir genel demokratikleşme programı içinde ele alınmalıdır. Kürt sorunu başörtüsü sorunuyla birlikte çözülmelidir. Toplumsal mutabakatın, ancak bu temelde gerçekleşebileceğine inanıyoruz.”

Okuyan herkes bir “Ne alakası var kardeşim” derdi herhalde. “Ya tüm sorunlar hep beraber çözülsün ya da hiçbiri çözülmesin” demek epey manasız bulunurdu. “Her şeyin sonunda getirilip bu başörtüsü meselesine dayatılmasına” şöyle bir kızılırdı. “Ne diye mağduriyetler arasında hiyerarşi yaratıyorsunuz” diye nasihatler çekilirdi. “Ama”dan önceki “Kürt sorunu çözülsüncülük” haklı olarak epey samimiyetsiz bulunurdu.

Ya bir de bu üçüncü yolcu bildiri, dengeleri “Vatanı bölüyorsunuz, böldürtmeyizciler” lehine bozsaydı, bu bildiriyi imzalayanlar gazete gazete dolaşıp kafalarındaki soru işaretleriyle Kürt açılımı konusundaki özgürlükçü havayı dağıtsaydı, Kürt açılımı bu karşı manevraya dayanamayıp çökseydi...

Çok yazık olurdu değil mi?

O halde çok yazık oldu bile.

Belki Kürt açılımına değil ama onun gibi bir ayrımcılık olan başörtüsü yasağının kalkması için hükümetin iki yıl önceki başörtüsü açılımına.

Bundan takriben iki yıl önceydi.

AKP üniversitelerdeki başörtüsü yasağını kaldırmak istedi. Önce liberal akademisyenlerden yasağın kalkmasına destek bildirisi geldi. Daha sonra da Kemalist akademisyenlerin “laiklik elden gider, cumhuriyeti yıktırmayız” bildirisi.

Dengeleri, üniversite kapılarında bekleyen başörtülü kızlar aleyhine bozan bir üçüncü bildiri oldu. Türkiye’nin en ünlü üniversitelerinden sosyalist, demokrat, liberal bilinen 888 akademisyenin imzaladığı bildirinin adı “Hem özgürlük, hem laiklik”ti.

O bildiriyi az önce okudunuz aslında. Orada “Bölünmez bütünlük” gördüğünüz yere “laiklik”, “başörtüsü sorunu” yazan yerlere de “Kürt, Alevi ve gayrımüslim yurttaşların eşit hak istemleri” yazın, karşınızda başörtüsü yasağına karşı üçüncü yolcuların bildirisi çıkacak.

Bundan yaklaşık iki yıl önce bir tür ırkçılığa dönen başörtüsü sorunu, “Kürt sorunu, Alevi sorunu, gayrımüslim sorunu çözülmezse o da çözülmesin” diyen liberal ve sosyalist akademisyenlerin üçüncü yollara sapmasıyla çözülemedi. Mantıklı bir tane gerekçeleri olmayan yasak savunucularının eli, itibarlı laik akademisyenlerin bu çıkışıyla güçlendi.

Aradan iki yıl geçti. Bu iki yıl içinde başörtülü kadınlar üniversite kapılarında Türkiye’nin en gözle görünen ayrımcılığının muhatabı olmaya devam ettiler.

Bu iki yıl içinde AKP az kalsın kapatılmasına neden olacak başörtüsü sorununu çözmekten vazgeçti. Kendisine oy veren tabanının taleplerini bir tarafa bıraktı. Ve üçüncü yolcularının “başörtüsü sorununa gelmeden çözülmesi gereken daha önemli ve acil sorunlar listesini” önüne aldı ve adımlar atmaya başladı.

Önce 301. maddede iyileştirmeler yaptı. Aydınları mahkeme önlerinden kurtardı.

Sonra Alevi açılımı geldi.

Ve o sürerken ezberleri bozan Kürt açılımı.

Ve daha o açılımı tartışırken eş zamanlı olarak da gayrımüslüm açılımı.

Unutmadan arada bir de askere sivil yargı yolunu açtı.

Başörtüsü yasağını kaldırırken uzlaşma aramadığı için eleştirilen AKP tüm bu adımları atarken toplumsal uzlaşma aramadı.

Başörtüsü yasağının kalkmasına MHP destek veriyordu. Şimdi Kürt açılımına karşı çıkıyor. Başörtüsü açılımına CHP karşı çıkıyordu. Şimdi de Kürt açılımına karşı çıkıyor.

Yani uzlaşmazlık cephesi iki yıl öncesi göre daha geniş ama bugün kimse AKP uzlaşma arasın diye tutturmuyor. İnsan hakları uzlaşmaya kapalıdır, herkes anlamış durumda.

Kimse Kürt açılımıyla toplumsal kutuplaşma artar diye söylenmiyor. Ve kimse çıkıp “tek başına Kürt sorununu çözmek olmaz, başörtüsü sorunu da çözülsün” demiyor.

AKP ise bu iki yıl içinde üçüncü yolcuların tüm isteklerini yerine getirdi.

301’i iyileştirdi, Alevi meselesinde adım attı, Kürt sorununu çözmeye çalışıyor, gayrımüslimlerin sorunları çözmeye de çok yakın duruyor.

Bütün bonusları topladı. Onyüzbin baloncuk yuttu.

O halde artık başörtüsü sorununu çözebilir mi?

İzin var mı?

Yine üçüncü yollara sapmazsınız değil mi?

TARAF

YAZIYA YORUM KAT