‘Paralel Yapı’yla Girişilen Boks Maçının İlk Raundu

03.04.2014 21:29
‘Paralel Yapı’yla Girişilen Boks Maçının İlk Raundu
Yenilgi alan tarafın korobaşı, ‘Geçmişte, Tayyîb’e verdikleri desteği yine vermiş olsaydık, gerçekte, Tayyîb ringden birinci raundda, kesinlikle nakavtla kazanarak ayrılırdı..’ diye kendilerine pâye çıkarmayı da ihmal etmiyor.

Selahaddin E. Çakırgil, Seçimleri Yorumladı:

Hazırlığı aylardır devam eden ve 30 Mart günü yapılan mahallî seçimler gerçekte, F. Gülen ile Tayyîb arasındaki bir boks maçını andırıyordu. Çünkü, siyasî arenada, Tayyîb karşısında rakib görünümlü bütün liderler ve partiler, gerçekte F. Gülen taifesinin figuranları durumundaydılar. Bu taifenin verdiği malzemeleri kullanıyorlar, bu taifenin medya organlarında amigolar gibi yüksek gerilimli gürültüler çıkarıyorlardı.

Bu maçın ilk raundu 30 Mart akşamı sona erdi ve ilk raund Tayyîb’in kesin üstünlüğüyle bitti.

Şimdi, oyuncular havlularla yelpazeleniyorlar, birinci raundda rakibine hiç bir üstünlük gösteremeyen tarafın antrenör ve stratejistleri içinde bulundukları psikolojik ezikliğini nasıl atlatabileceklerinin yeni planları peşindeler..

Yenilgi alan tarafın koro başı ise, ‘Geçmişte, Tayyîb’e verdikleri desteği yine vermiş olsaydık, gerçekte, Tayyîb ringden birinci raundda, kesinlikle nakavtla kazanarak ayrılırdı..’ diye kendilerine pâye çıkarmayı da ihmal etmiyor.

Bu cümleden olmak üzere, Zaman’ın Gen. Yy. Md. E. Dumanlı’nın, ‘Eğer bu zıdlaşmalar, kutuplaşmalar olmasaydı, netice, yüzde 45 değil, yüzde 58-60 olurdu..’ deyişinde, gerçekte, kendi güçlerinin etkinliğini isbatlamak çabasının sergilendiği de söylenebilir. Yani, kendilerinde yüzde 13-15’lik bir güçlerinin olduğu vehmini gerçek gibi göstermek taktiği.. Halbuki o kadar güçleri olduğunu düşünen bir sosyal kesim, derhal kendi politik örgütünü de devreye sokar..

Aynı yayın organından A.B. ve H. G. gibi bazıları ise, bulundukları tarafı kendilerine yakıştıramadıklarından olacak, ne yapıp edip, bu günkü durumdan kurtulmak ve kazanan tarafın yanında yer almak için, aradaki soğukluğu giderecek tavırlar geliştirilmesi ve yüksek manevî normların gösterdiği istikamette, dialog ve barışma yollarının aranması gerektiğini vurguluyorlar.

Halbuki, kendi aralarından, E. Mahçupyan aylarca öncesinden beri, bugün karşılaşılan tablonun gerçekleşebileceğini ısrarla yazıyor-söylüyor ve alınacak netice karşısında şaşıracak olanları, o günden, bugünkü tabloya psikolojik olarak hazırlamaya çalışıyordu.

*

Ama, maçın daha iki raundu daha var..

Üç raundluk maçın ilerideki safhalarında da selden kapılabilecek daha büyük kütükler bulunuyor. Bu açıdan bakıldığında bu ilk raund için, ısınma hareketiyle geçti de denilebilir.

Yani, şimdiden, havlu attıkları düşünülemez. Çünkü, bu kesim, geçmişte olduğu gibi, ringe çıkmadan, başka sahalarda çalışmalar yaparak varlıklarını sürdürmenin gelinen bu merhaleden sonra artık mümkün olmadığını düşünüyorlar ve bu yüzden, kaçınılmaz olarak bütünüyle safdışı olmayı göze almış bulunuyorlar..

Yazının Devamı…

Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim