Pankürdist Bile Değil, Panterörist...

12.02.2016 15:52

Markar Esayan

Bugün PKK terörü sorununun Kürt vatandaşlarımızın talepleri ile hiçbir ilgisi olmadığı çok net biçimde ortaya çıkmıştır. Bu tesbit şu sorunun cevabına bağlı olarak yapılmıştır: “Kürt vatandaşların talep olarak dillendirebileceği konuların çözümü için bir terör örgütüne ihtiyaç var mıdır? Siyaset ve sivil toplum marifetiyle tartışılmayacak, çözülmeyecek bir sorun bulunuyor mu?”


Taleplerin karşılanması ve sorunların çözülmesi pratiklerinin sadece kendi başına yeterli bir başarı olduğunu zannedebilir. Oysa, belirli sorunların çözülmesinden önce, asıl başarı, o sorunların çözülmesini sağlayacak mekanizma ve iklimi kurmaktır. O mekanizma bir makineye benzer ve çözüm üretmeye programlanmıştır. (Veya düne kadar olduğu gibi tam tersi.) Mekanizmanın kendisi daha önemli ve temel bir meseledir. En doğru mekanizma ise, sivil, demokratik ve müzakereci zihniyet ile kurulabilir.


Şimdi Kürt ve tüm vatandaşlarımız da çok iyi biliyorlar ki, son 14 yılda bu mekanizma sivil siyasetin güçlenmesi ile kuruldu. Bunun için gerekli iklim değişimine halkımız sahip çıktı. Bundan sonrası bir zamanlama meselesidir. Dünden arta kalan eski veya yarın ortaya çıkacak yeni sorunlarımız, bu mekanizmayı etkin çalıştıracak olan bizlerin kabiliyeti oranında er veya geç çözülecektir.


Haliyle, aslında PKK'nın en korktuğu şey bizzat bu değişimin kendisi oldu. Silah ve şiddeti zihinlerinde bitiremedikleri için, silahın etkisi azaldıkça, Çözüm Süreci ve genelinde Yeni Türkiye projesini zehirlemek için fırsat kolladılar. Bu fırsat çıkmayacak olursa istemeseler de sınırları terk etmek zorunda kalacaklarını, bunu bizzat Kürt halkının talep edeceğini biliyorlardı ki, Suriye'de içsavaş farklı bir boyuta geçti, DAEŞ ve Kobani üzerinden pankürdist değil, panterörist bir rüzgar yaratma fırsatını onlara sundu.


Ne dün Çözüm Süreci, ne de yarın başka bir süreç, birilerinin ırkçı hesaplarını kolaylaştıracak bir işleve sahip olmamalı.


Tekrarlıyorum; bugün PKK ve onun peşinde insanlıktan çıkan HDP'nin, Kürt vatandaşlarımızın menfaati, beklentileri ile ortak bir gündemi, buna matuf bir amacı yoktur. Bu ispatlanmıştır. PKK ve HDP, hatta ona her fırsatta sahada ve Meclis'te destek çıkan CHP'yi Suriye'de yaşanan iç savaştan bağımsız düşünemeyiz artık.


Suriye iç savaşını Türkiye'ye taşımak için Çözüm Süreci'ni anlamsızlaştırmak gerekiyordu ve bunu maalesef başardılar. Ama bu bir Pirus Zaferi oldu çünkü Kürt vatandaşlarımız bu kötücül planı elinin tersiyle itti ve kantonlaşmaya, bir Türk/Kürt kardeş kavgasına müsaade etmedi. Etmeyecek de...


Dolayısıyla, artık PKK sorununun (hatta CHP) Türkiye'ye dair olağan iç karakterini kaybettiğini, Ortadoğu merkezli, ABD, Rusya, İran, Esed gibi oyuncularla başka bir ajandaya matuf genetik değişime uğradığı ortaya çıkmıştır.


Sürecin kimyasındaki bu değişimi yok sayarak “oyuna” kaldığı yerden devam edilemez. Çünkü bu bir oyun değildir.


Yeni bir durum oluşana kadar, PKK ile masaya oturun, Öcalan'la görüşün gibi tekliflerin ya ahmaklıktan kaynaklandığını, ya da ülkeyi tuzağa düşürmek için bir mühendislik olduğunu görmek lazım. PKK silah bırakmak veya ateşkes ilan etmek istediğinde devletin gerekli kurumları bununla ilgili çalışmayı, görüşmeyi her zaman yapar. Kürt vatandaşların sorunları PKK ve Öcalan ile herhalde görüşülmeyecektir.


Peki yukarıda bahsettiğim yeni durum ne olabilir de PKK devletle silahı bırakmak üzere müzakereye yeni bir modalitede otursun? Bunu nasıl anlarız?


Bu doğrudan Suriye'deki mücadelenin kendisiyle ilgilidir. PKK ülkenin içini karıştırmak isteyen, bu cesareti Suriye'den alan bir dış aktördür.


Kürtlerle bir ilgisi yoktur.

 

YENİ ŞAFAK

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim