1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Pakistan Bıçak Sırtında
Pakistan Bıçak Sırtında

Pakistan Bıçak Sırtında

Pakistan'da hükümetin sarsılması ve Pencap Valisi'nin öldürülmesi ülkeyi bir dönüm noktasına sürükledi. Pakistan'ı bekleyen muhtemel krizler…

A+A-

Pakistan üzerine analizleriyle tanınan Mahmut Osmanoğlu, Pakistan'da koalisyon hükümetinden ülkenin üçüncü büyük partisi olan Birleşik Ulusal Hareket (Müttehide Kavmi Movement) ayrılmasıyla zor günler geçirdiğini Pencap Valisi'nin koruması tarafından öldürülmesinin ise ülkede istikrarsızlık sürecinde yeni bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Osmanoğlu, Dünya Bülteni'ne yazdığı analizde hükümet kriziyle ilgili olarak 'Hükümet artık iktidara pamuk ipliğiyle tutunmaktadır ve her an düşebilir. Siyasi dengelerde değişimler gündeme gelebilir. Hükümetin düşmesi erken seçimleri gündeme getirir. Bu da ülkeyi siyasi belirsizliğe götürür.  Liderler dikkatlerini güvenlik meseleleri ve ekonomik sorunlardan daha çok iktidar kavgasına çevirirler. Her iktidar kavgasının şiddetlenmesi durumunda olduğu gibi bir askeri darbe sürpriz olmaz.'

Ülkenin nüfus olarak en büyük eyaleti Pencab'ın valisi, siyasetçi / işadamı Selman Tasir'in kendi koruması tarafından öldürülmesi ülkede Müslümanlara karşı yürütülecek bir operasyonu da içinde barındıran bir olay olarak Pakistan uzmanı Mahmut Osmanoğlu  tarafından analiz ediliyor.

Osmanoğlu'nun yeni yılda meydana gelen hükümet krizi ve vali cinayeti olaylarıyla ilgili Pakistan'da muhtemel krizleri analiz eden yazısı:

***

Mahmut Osmanoğlu / Dünya Bülteni

Pakistan, yeni yılın başında meydana gelen iki gelişme ile birlikte istikrarsızlık sürecinde yeni bir dönemece girdi.

2008 Şubat seçimlerinin getirdiği Koalisyon hükümetinin önemli bir parçası ve Sind eyaletinde ikinci, ülkede üçüncü büyük parti olan Birleşik Ulusal Hareket (Müttehide Kavmi Movement) hükümetin ülkede güvenliği sağlayamadığı ve rüşveti önleyemediğini öne sürerek iki Ocak'ta federal hükümetten ayrıldı.

Pakistan Halk Partisi hükümeti bu ayrılışla düşmenin eşiğine geldi.

342 üyeli parlamentoda iktidardaki Pakistan Halk Partisi 160 sandalyeye sahip. Birleşik Ulusal Hareket'in desteğini çekmesiyle birlikte hükümet herhangi bir güven oylamasında gerekli 172 oyu alamama ve düşme riski içerisine girdi.

Hükümet zaten 2010 Aralık ayı ortasında Pakistan İslam Âlimleri Cemaati'nin koalisyondan çekilmesiyle sarsıcı bir darbe almıştı.

Birleşik Ulusal Hareket'in koalisyondan çekilmesi hükümete vurulmuş bir darbe idi.

Daha büyük darbe Salı günü geldi. Ülkenin nüfus olarak en büyük eyaleti Pencab'ın valisi, siyasetçi / işadamı Selman Tasir kendi koruması tarafından öğle yemeği sonrasında restorandan çıktıktan sonra yaylım ateşine tutularak öldürüldü. 

Tasir Pakistan'da tartışmalı bir figürdü. Kendisi gibi bir suikasta kurban giden Pakistan eski başbakanı Binezir Butto'nun güvendiği bir yardımcısı, yine eski başbakanlardan Nevaz Şerif'in sınıf arkadaşı idi.

Daha önceden de Kadıyanileri gayri Muslim ilan eden anayasa maddesinin yürürlükten kaldırılması taraftarı olmuştu.

Kısa bir süre önce bir televizyon kanalında "dine hakaret" kanunu ve "dine hakaret" kanunu altında mahkeme tarafından ölüm cezasına çarptırılan bir Hıristiyan olan Aisa Bibi hakkında affedilme dilekçesi vermesi ile ilgili görüşlerini serdetmişti.

2007 de Perviz Müşerref döneminde geçici hükümette bakan olarak çalışmış, 2008 den bu tarafa da Pencab Eyalet valisi olarak görev yapıyordu.

Tasir aynı zamanda, mali müşavirlikten gelme başarılı bir işadamıydı da. Şirketleri yanında iki televizyon kanalı ve bir gazete sahibiydi.

Özel güçlere mensup ve aynı zamanda valinin koruması da olan Malik Mümtaz Hüseyin Kadiri cinayeti Selman Tasir'in "Dine hakaret" (Blasphemy) kanununu "Siyah" kanun olarak nitelemesinden dolayı işlediğini söyledi. Bağlantıları araştırılıyor. Muhtemelen bulunamayacak ya da kim vurduya gidecek.

Pakistan'daki bazı kesimlerde Selman Tasir'in öldürülmesi ülkede dini radikalliğin köşe bucağı sarması olarak yorumlandı ve durumun son derece korkunç olduğunun altı çizildi.

Ancak, ülkedeki son gelişmeleri bu kadar basite indirgememek gerekiyor.

Birkaç yıldır zaten sınırlarındaki şiddet hadiselerinin ülke içerisine yayılma riskiyle karşı karşıya olan, Amerika'nın dayatmasıyla kendi halkıyla savaşan, Amerika tarafından örtülü bir savaşın muhatabı, ekonomisi çökmek üzere olan Pakistan şimdide sosyal dokusunu bayağı hırpalayacak siyasi krizle burun buruna geldi. Perviz Müşerref döneminden sonra sağlanan siyasi istikrar tekrar bozulma durumuna geldi.

Pakistanlı bir yazarın deyimiyle " Şubat 2008 seçimlerinin oluşturduğu 3 yıllık bir rahatlama ardından, demokrasi ve ekonomi felaket boyutunda bir başarısızlığa doğru ilerliyor. Pakistan'ın durumu şöyle tanımlanabilir: Bindikleri tren büyük bir çarpışmaya doğru ilerlemesine rağmen makinist ve personeli lokomotif bölümünde siyasi poker oynuyorlar."

Koalisyon hükümetinin parlamentoda çoğunluğu kaybetmesi ve ülkenin en etkili eyaletinin valisinin kendi koruması eliyle öldürülmesinin ülke siyasetine doğrudan etkileri olacaktır.

Hükümet artık iktidara pamuk ipliğiyle tutunmaktadır ve her an düşebilir. Siyasi dengelerde değişimler gündeme gelebilir. Hükümetin düşmesi erken seçimleri gündeme getirir. Bu da ülkeyi siyasi belirsizliğe götürür.  Liderler dikkatlerini güvenlik meseleleri ve ekonomik sorunlardan daha çok iktidar kavgasına çevirirler. Her iktidar kavgasının şiddetlenmesi durumunda olduğu gibi bir askeri darbe sürpriz olmaz.

Pakistan Halk Partisi iktidarda bir şekilde tutunmayı başarırsa, Pencab valisi suikastı bağlamında radikallerin her yere sızdıkları öne sürülerek dindar kesime yönelik bir tasfiye süreci başlatılabilir.

Vali cinayeti ile ilgili olarak zikredilmesi gereken bir iki önemli husus daha var:

Kısa bir süre önce Pakistan'a gelen ve insansız uçak saldırılarının daha geniş alana yayılmasına müsaade etmediği için Pakistan'ı tehdit eden Amerika Genel Kurmay Başkanı Mike Mullen'in "artık sabrımız taştı" ifadesiyle, onun ziyaretinden sonra Pakistan'da yaşananların bir irtibatı var mıdır?  Bu aslında iktidardaki Pakistan Halk Partisinin kulağını çekme operasyonumudur, yoksa kellesini koparma operasyonumu?

Diğer bir nokta ise, Noel öncesinde başlayan ve Mısır İskenderiye'de kilise bombalaması ile zirveye ulaşan dinler arası husumeti küresel bazda körükleme hadiseleri ile "dine hakaret" kanuna muhalefetten idam cezasına çarptırılan bir Hıristiyan'ı kurtarmak isteyen Pakistan Pencab eyalet valisinin öldürülmesi arasında bir bağlantı var mıdır?

HABERE YORUM KAT