Özkök'ün Tanık Olarak Dinlenilmesi Tamamlandı

03.08.2012 18:49
Özkökün Tanık Olarak Dinlenilmesi Tamamlandı
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün ''Ergenekon'' davasında tanık olarak dinlenilmesi tamamlandı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Özkök sanık avukatlarının ve mahkeme heyeti üyelerinin sorularını cevapladı. Tanık olarak dinlenilmesi tamamlanan Özkök, duruşma salonundan ayrıldı.

Ergenekon davasında tanık olarak dinlenmesine devam edilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, muhtıra sözünün Aytaç Yalman'dan geldiğini söyledi.

Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, CHP milletvekilleri Mustafa Balbay ve Mehmet Haberal ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün de aralarında bulunduğu 65'i tutuklu 273 sanıklı ''Ergenekon'' davasının 214'üncü duruşması başladı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde oluşturulan salonda görülen duruşmaya, emekli orgeneraller İlker Başbuğ ve Hurşit Tolon, Mustafa Balbay, eski Özel Harekat Dairesi Başkanvekili İbrahim Şahin ve gazeteci Tuncay Özkan'ın da aralarında bulunduğu 45 tutuklu sanık katıldı.

CHP Milletvekili Mehmet Haberal, emekli tuğgeneraller Levent Ersöz ile Veli Küçük ve Sedat Peker'in de aralarında bulunduğu 20 tutuklu sanık ise duruşmaya gelmedi.

Duruşmada, bu davada tutuksuz yargılanan ''Odatv'' davasının tutuklu sanığı Yalçın Küçük ile diğer tutuksuz sanıklar Nusret Senem, Fatma Sibel Gürcihan ve Güler Kömürcü Öztürk de hazır bulundu.

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, tanıklardan eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök'ün hazır olduğunu belirtti. Salona alınan Özkök, kürsüye gelerek sandalyeye oturdu.

Bu arada, duruşma başlamadan önce salona gelen İlker Başbuğ, izleyiciler tarafından alkışlandı. Başbuğ bir süre sonra izleyicilerin bulunduğu bölüme gelerek, buradakileri selamladı. Bu sırada da izleyicilerin Başbuğ'u alkışladıkları görüldü.

MUHTIRA TEKLİFİ AYTAÇ YALMAN'DAN GELDİ

''Ergenekon'' davası kapsamında tanık olarak dinlenilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, ''(Balyoz Plan semineri) Bu seminer icra edilmiş, fakat en tehlikeli senaryo amacını biraz aşkın şekilde oynanmış. Siyasi kişiler ve siyasi olaylar, gerçekmiş gibi oynanmış. Ben de Kara Kuvvetleri Komutanı'na incelettim'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmada tanık olarak dinlenilen Özkök, sanık avukatları tarafından yöneltilen soruları cevapladı.

Özkök, tutuklu sanıklardan Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu'nun avukatı Burak Candan'ın, 2003 yılında 1. Ordu Komutanlığı'nda yapıldığı belirtilen ''Balyoz Plan Semineri''ni hatırlatarak, ''Darbenin Aytaç Yalman tarafından önlendiği söyleniyor. Bu konuda bilginiz nedir?'' şeklindeki sorusu üzerine, sorunun görülen davayla ilgisini kuramadığını söyledi.

Candan'ın, müvekkilinin ''Balyoz Planı'' iddiasına ilişkin de yargılandığı anımsatarak, soruyu tekrarlaması üzerine Özkök, şunları söyledi:

''Silahlı kuvvetlerde çeşitli durumlara ilişkin Milli Güvenlik Kurulu'nda kararlaştırılan ve hükümet tarafından onaylanan milli strateji belgesinde, harp oyunları, plan seminerleri ve plan tatbikatları vardır. Genelkurmay, her 2 yılda, 1. Ordu, 2. Ordu, 3. Ordu'ya hangi planların oynanacağını, seminerlerin yapılacağını, ne şekilde oynanacağını ve tarihleri bildirir. Bu, benden önce rutin olarak yayımlanmıştır. Uygulanması gerekir. Ben yoğunluğumdan katılamadım. Kara Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılmasını emrettim. Bu seminer icra edilmiş, fakat en tehlikeli senaryo amacını biraz aşkın şekilde oynanmış. Siyasi kişiler ve siyasi olaylar, gerçekmiş gibi oynanmış. Ben de Kara Kuvvetleri Komutanı'na incelettim.''

Dursun Çiçek'in avukatı ve kızı İrem Çiçek'in ''Dün sorular üzerine toplantıda 'muhtıra' sözünün geçtiğini belirttiniz. Buradaki herkes zan altında kalıyor. Hangi toplantıda, kim tarafında söylendiğini açıklar mısınız?'' şeklinde soruya, Özkök, ''Ordu komutanlarının katıldığı toplantıda, Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman tarafından bir teklif olarak değil, bir hareket tarzı olarak ifade edildi'' dedi.

'DARBE GİRİŞİMİ VAR GİBİ BİR BEYANIM OLMADI'

''Ergenekon'' davası kapsamında tanık olarak dinlenilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, dünkü duruşmada ''darbe girişimi var'' gibi bir beyanının olmadığını söyledi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmada tanık olarak dinlenilen Özkök, sanık avukatlarının sorularını cevapladı.

Tutuklu sanıklardan Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun avukatı Hayati Hilmioğlu'nun Jandarma Genel Komutanlığı'nda rektörlerle yapılan toplantılara ilişkin soruları üzerine Özkök, söz konusu toplantıda ne konuşulduğunu bilmediğini kaydetti.

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in avukatı Osman Aydın Şahin'in ''17 Ocak 2004 tarihli bir gazetede Recep Tayyip Erdoğan'ın Wolfowitz'e yazdığı bir mektup yayımlandı. Burada, Hilmi Özkök ile mahrem bir görüşme yapmak istediğini belirtiyor. Bu görüşmeyi yapmanız için ABD'li bir yetkilinin telkini oldu mu?'' sorusuna Özkök, ''Hayır'' karşılığını verdi.

Eski Genelkurmay Başkanı Özkök, Şahin'in, ''ABD'ye gittiniz. Heyetten ayrı bir çalışmanız olduğu yazıldı. Bu süreçte bu görüşmeyle ilgili bir hazırlık aşaması yaşandı mı?'' sorusunu da ''Hayır'' diyerek cevapladı.

Emekli Albay Dursun Çiçek'in avukatı İrem Çiçek'in, dünkü beyanlarından sonra ''Özkök, darbe girişimi var dedi'' şeklinde haberler yayımlandığını belirterek, konuya açıklık getirmesini istediği Özkök, ''Dünkü beyanlarımın hepsi kayda geçmiştir. Benim böyle bir beyanım olmadı. Gazetelere göre hüküm vermeyeceğiz'' diye konuştu.

Çiçek'in soruları üzerine, Dursun Çiçek'in kendisinin görev yaptığı dönemde de Bilgi Destek Dairesi'nde görevli olduğunu düşündüğünü ifade eden Özkök, Çiçek'i şahsen tanımadığını söyledi.

İrem Çiçek'in ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı''nı inceleterek, bu belgeden daha önce bilgisi olup olmadığını sorduğu Özkök, söz konusu belgeyi haber yapılmadan önce bilmediğini, basına yansıdığı kadar bilgisi olduğunu kaydetti.

Çiçek'in plan belgelerinde olması gereken unsurları sayarak, bu unsurların dava konusu belgede bulunup bulunmadığını sorması üzerine Özkök, ''Bu belgelerde, avukatın söylediği unsurlar genellikle vardır. Bu belgede bu unsurlar görünmüyor'' dedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, avukat İrem Çiçek'in ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı''na ilişkin sorularının bazılarını ''yorum sorusu'' olduğu gerekçesiyle engelledi. Bunun üzerine Özese ile Çiçek arasında sözlü tartışma çıktı. Bunun üzerine Özese, Çiçek'in mikrofonunu kapattı.

Özese, duruma tepki göstermesi nedeniyle salondan çıkarılmasını istediği Dursun Çiçek ise kendisinin zaten salondan çıktığını belirterek, yüksek sesle ''Kağıt parçası yüzünden 3,5 yıldır tutukluyum burada'' dedi.

''Ergenekon'' davası kapsamında tanık olarak dinlenilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, dünkü duruşmada ''darbe girişimi var'' gibi bir beyanının olmadığını söyledi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki salonda yapılan duruşmada tanık olarak dinlenilen Özkök, sanık avukatlarının sorularını cevapladı.

Tutuklu sanıklardan Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu'nun avukatı Hayati Hilmioğlu'nun Jandarma Genel Komutanlığı'nda rektörlerle yapılan toplantılara ilişkin soruları üzerine Özkök, söz konusu toplantıda ne konuşulduğunu bilmediğini kaydetti.

İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'in avukatı Osman Aydın Şahin'in ''17 Ocak 2004 tarihli bir gazetede Recep Tayyip Erdoğan'ın Wolfowitz'e yazdığı bir mektup yayımlandı. Burada, Hilmi Özkök ile mahrem bir görüşme yapmak istediğini belirtiyor. Bu görüşmeyi yapmanız için ABD'li bir yetkilinin telkini oldu mu?'' sorusuna Özkök, ''Hayır'' karşılığını verdi.

Eski Genelkurmay Başkanı Özkök, Şahin'in, ''ABD'ye gittiniz. Heyetten ayrı bir çalışmanız olduğu yazıldı. Bu süreçte bu görüşmeyle ilgili bir hazırlık aşaması yaşandı mı?'' sorusunu da ''Hayır'' diyerek cevapladı.

Emekli Albay Dursun Çiçek'in avukatı İrem Çiçek'in, dünkü beyanlarından sonra ''Özkök, darbe girişimi var dedi'' şeklinde haberler yayımlandığını belirterek, konuya açıklık getirmesini istediği Özkök, ''Dünkü beyanlarımın hepsi kayda geçmiştir. Benim böyle bir beyanım olmadı. Gazetelere göre hüküm vermeyeceğiz'' diye konuştu.

Çiçek'in soruları üzerine, Dursun Çiçek'in kendisinin görev yaptığı dönemde de Bilgi Destek Dairesi'nde görevli olduğunu düşündüğünü ifade eden Özkök, Çiçek'i şahsen tanımadığını söyledi.

İrem Çiçek'in ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı''nı inceleterek, bu belgeden daha önce bilgisi olup olmadığını sorduğu Özkök, söz konusu belgeyi haber yapılmadan önce bilmediğini, basına yansıdığı kadar bilgisi olduğunu kaydetti.

Çiçek'in plan belgelerinde olması gereken unsurları sayarak, bu unsurların dava konusu belgede bulunup bulunmadığını sorması üzerine Özkök, ''Bu belgelerde, avukatın söylediği unsurlar genellikle vardır. Bu belgede bu unsurlar görünmüyor'' dedi.

Mahkeme Heyeti Başkanı Hasan Hüseyin Özese, avukat İrem Çiçek'in ''İrtica ile Mücadele Eylem Planı''na ilişkin sorularının bazılarını ''yorum sorusu'' olduğu gerekçesiyle engelledi. Bunun üzerine Özese ile Çiçek arasında sözlü tartışma çıktı. Bunun üzerine Özese, Çiçek'in mikrofonunu kapattı.

Özese, duruma tepki göstermesi nedeniyle salondan çıkarılmasını istediği Dursun Çiçek ise kendisinin zaten salondan çıktığını belirterek, yüksek sesle ''Kağıt parçası yüzünden 3,5 yıldır tutukluyum burada'' dedi.

''Ergenekon'' davasında tanık olarak dinlenilen eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hilmi Özkök, 1 Mart Tezkeresi'nin geçmesi için dönemin ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz'in kendisinden hükümete baskı yapmasını istediğini söyledi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tanık olarak dinlenilen Özkök, üye hakim Sedat Sami Haşıloğlu'nun sorularını cevapladı.

Haşıloğlu'nun ''Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan 'Genç subaylar rahatsız' başlıklı haberle ilgili 'Demokrat olmam suç mu? Lanetliyorum' şeklinde beyanlarınız var. Ne sebeple kullandınız. Biraz daha açar mısınız?'' sorusuna Özkök, şu cevabı verdi:

''Demokrat olmam konusu; hükümete bağlı olmam şeklinde algılandı. Bu hep tenkit edildi. Tabii ki bir Genelkurmay Başkanı hükümete bağlıdır, ancak farklı yansıtıldı. O dönem Başbakan'a genç subayların rahatsız olduğunu söylediğim iddia edildi. Ben böyle bir şey demedim. Hepimiz tedirgindik. Basın toplantısı yaptım. 'Darbeyi tasvip etmiyorum. Lafı dahi olamaz' dedim.''

Haşıloğlu'nun, ''Sizde 'Genç subaylar rahatsız' manşeti neden bu kadar infial uyandırdı? Tedirginliğiniz neydi?'' sorusu üzerine Özkök, ''Silahlı kuvvetler üzerinde yarattığı etki ve 27 Mayıs'ta slogan olarak kullanılmış olmasıdır'' diye konuştu.

Özkök, Cumhuriyet gazetesinde, kendisiyle ilgili 18 yıl yurt dışında kaldığına ilişkin çıkan haber nedeniyle Genelkurmay 2. Başkanı veya İletişim Daire Başkanı ile Mustafa Balbay'a haber gönderdiğini ifade ederek, ''(Yazılarını yazarken kullanılıyor olmasın, kendini kullandırmasın) dedim'' dedi.

Yazının yayınlandığı dönemde düzeltilmesi konusunda bir şey söylemediğini, ancak emekli olduğu zaman Balbay'a sitem ettiğini dile getiren Özkök, Wikipedia internet sitesinden biyografisine bakıldığında yurt dışında ne kadar görev yaptığının ve Türkiye gerçeklerini ne kadar bildiğinin görüleceğini Balbay'a da söylediğini aktardı.

Haşıloğlu, bu açıklamanın ardından Balbay'ın, bu bilgileri veren haber kaynağı için ''üst düzey bir subay'' olduğunu ifade ettiğini hatırlatarak, Özkök'e, bu konuda araştırma yapıp yapmadığını sordu. Özkök ise böyle bir araştırma yapmadığını, Balbay'ın kendisine ''Çok güvenli bir kaynak'' dediğini anlattı.

Haşıloğlu'nun, ''Gazetelerin sizi yıpratma kampanyasından söz ettiniz. Örnek verir misiniz?'' sorusunu yönelttiği Özkök, Cumhuriyet Gazetesi'nde kendisiyle ilgili çıkan bir haberi anlattı.

Özkök, Bursa'da Işıklar Askeri Lisesi'nde okumasına rağmen gazetede Kuleli Askeri Lisesi'nde okuduğu dönemlerde cuma namazına gittiği şeklinde haber çıktığını belirterek, ''Hakkımda zaman zaman gazetelerde, internet sitelerinde haberler yayınlandı. Bunlar beni baskı altına aldı. Yanlış yazılar ve yorumlarla görev yapmam beni menfi olarak yıprattı'' dedi.

Hilmi Özkök, hakkında bu şekildeki yazıların Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na gelinceye kadar olmadığını belirterek, ''Sicilim tertemiz. Genelkurmay Başkanlığı'na adım geçince bazı sıkıntılar başladı. Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu benim irticaya karşı iyi mücadele yapamayacağımı söyledi. Dolayısıyla beni Genelkurmay Başkanı yapmak istemedi. O zamana kadar bir problem yoktu'' diye konuştu.

Özkök, soru üzerine yemeklerini sefer tası ile yanında getirmediğini belirterek, ''Sefer tası falan yoktu. Evimden paket halinde sebze getiriyordum. Genelkurmay Başkanlığı'nın ikinci yılından itibaren 2005'e kadar olabilir'' dedi.

''Sağlığınız nedeniyle herhangi bir spekülasyon yapıldı mı?'' şeklindeki soru üzerine Özkök, ''Hayır. 'GATA'ya muayenelere gitmiyor' diye yazıldı. Benim bir sağlık sorunum yok. Ben hala her sene GATA'ya kontrole giderim'' diye konuştu.

Özkök, Genelkurmay Başkanlığı'na atanmasına ilişkin soru üzerine, bu şekildeki atamalara ilişkin teamülleri anlatarak, kendisinin de teamüllere göre atandığını anlattı.

Ecevit hükümeti döneminde Genelkurmay Başkanı olduğunu ifade eden Özkök, ''Benim bir yerden gelip de birisi tarafından savunulduğum düşüncesi yanlıştır'' dedi.

''Genelkurmay Başkanlığı göreviniz sırasında sivil ve askeri taraftan istifanızı sağlama yönünde doğrudan ya da dolaylı bir etki oldu mu?'' şeklindeki soru üzerine de Özkök, böyle bir şey olmadığını belirterek, ancak basında hakkında çıkanlardan dolayı ''Acaba beni istifaya zorluyorlar mı'' diye aklından geçirdiğini söyledi.

Haşıloğlu'nun, ''Siz 1 Mart tezkeresi öncesinde tavrınızın nötr olduğunu söylediniz. Siyasilerin kararı olduğunu söylediniz. Basında hükümete baskı yapmanızın istendiği yazıldı'' şeklindeki sözleri üzerine Özkök, bunların doğru olduğunu belirterek, sadece güvenlik boyutu konusunda Cumhurbaşkanı ve Başbakan'a bilgi verildiğini anlattı.

Özkök, ''(Dönemin ABD Savunma Bakan Yardımcısı) Paul Wolfowitz benim baskı yapmamı istemiştir. Ben baskı yapmadım. Ben düşüncelerimi arz ettim. (Tezkere geçsin - geçmesin diye) Baskı yaparak siyasi kararı etkileme yoluna gitmedim'' dedi.

Haşıloğlu'nun sorusu üzerine ''Ayışığı ve Yakamoz'' belgeleri geldiğinde o dönemde Genelkurmay Adli Müşaviri olan Sadi Çaycı'ya bilgisayarları inceletmeyi düşündüğünü söylediğini ifade eden Özkök, ''Bilgisayarlara girebilir miyiz' dedim. 'Girmeseniz iyi olur' dedi'' şeklinde konuştu.

Savcı Haşıloğlu'nun, ''Tuncay Özkan ve Kemal Yavuz döneminde televizyon programında sizinle ve komutanlığınızla ilgili yıpratıcı yayınlar yapıldı mı?'' sorusuna Özkök, ''Evet aleyhime ve haksız yayınlar oldu. Bana haksız ithamlarda bulunmuştur. Hatta televizyonda bana salak demiştir (Tuncay Özkan). 'Ağzından kaçmıştır' diye nitelendirdim'' diye konuştu.

Bunun üzerine Tuncay Özkan söz alarak bir Genelkurmay Başkanı'na böyle bir söz söylemeyeceğini belirterek, bu konuda yargılandığını ve beraat ettiğini anlattı. Özkan, programa ilişkin kaseti deşifre eden subayların yanlış yazdığını kaydetti.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Özkök sanık avukatlarının ve mahkeme heyeti üyelerinin sorularını cevapladı. Tanık olarak dinlenilmesi tamamlanan Özkök, duruşma salonundan ayrıldı.

ZAMAN 

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim