1. HABERLER

  2. ETKİNLİK

  3. Özgür Eğitim-Sen’de “Kıssalar” Semineri
Özgür Eğitim-Sen’de “Kıssalar” Semineri

Özgür Eğitim-Sen’de “Kıssalar” Semineri

Ankara’da Özgür Eğitim Sendikası lokalinde Cengiz Duman'ın konuşmacı olduğu “Kur’an’ın Kıssaları” başlıklı bir seminer programı yapıldı.

A+A-

Kur'an kıssaları konusunda, Haksöz dergisi ve sitemizde araştırmaları yayınlanan Cengiz Duman, Ankara'da Özgür Eğitim Sendikası lokalinde "Kur'an'ın Kıssaları" başlıklı bir seminer  verdi. Cengiz Duman'ın sunumunun özeti:

"Kur'an-ı Kerim her ne kadar iki kapak arasına alınmış, kaydedilmiş bir kitap olsa da aslında orijinali itibariyle böyle olmayan; ayetleri peyderpey nazil olmuş ve 23 yıllık bir süreç içerisinde tamamlanmış bir kitaptır. Bundan dolayı ayetler Cenabı Hakk'ın, lüzum gördüğü, muhatapların beklentilerinin oluştuğu, resule sorular tevcih edilmesi gibi türlü hallerde aşama aşama nazil olmuştur. Bu yüzden Kur'an tematik, kronolojik ve iç bütünlüğü olan bir kitap mahiyetinde değildir. Bir konu anlatılırken bir başka konuya geçilebilir. Surelerde onlarca ayrı konudan bahsedilebilir ve bu konuların birbiri ile kronolojik ve tematik bağlantısı bulunmayabilir.

Tüm bunların nedeni, Kur'an'ın, iki kapak arasında bir kitap olarak tek parça halinde ve bilinen beşeri kitap tarzında nazil olmamasındandır. Konular çeşitli surelerde, çeşitli ayetlerle, çeşitli şekillerde anlatılır. Kur'an muhatapları, Kur'an'ın bu konumunu bilerek ondan istifade etmek ve buna mümasil okuma-anlama metodları geliştirmek zorundadırlar.

İşte Kur'an'ın bu parçalı dağınık özelliği yine Kur'an'ın anlatım ögelerinden biri olan kıssalarda da kendini göstermektedir. Kur'an kıssaları bütüncül değildir. Yani kıssalar tarihi gelişim itibariyle kronolojik ve tek parça sunulmamışlardır. Parça parça, fragmanlar halindedirler.

Mesela Hz. İbrahim'in melekler ile karşılaşması ve muhaveresi üç ayrı surede ve değişik sahneler olarak anlatılmaktadır. Her bir sahne aynı olayı kıssa etmesine rağmen bunlardaki mesajlar değişik değişik arz edilmektedir. Tekrar gibi gözüken bu durum aslında Kur'an'ın kıssaları anlatma yöntemidir.

Mesela Yusuf suresinde toplu olarak Yusuf kıssası anlatılır. Kur'an'ın başka bir yerinde de bu olay anlatılmaz. Zülkarneyn lakabı ile kıssa edilen kişiye ait isim ve mekân açık olarak verilmez. Bütün bu olgular Kur'an'ın kıssaları anlatım yöntemidir.

Bu bütüncül olmayan, mücmel, dağınık, kronoloji dışı anlatım metodunun altında Kur'an'da anlatılan kıssaların Kur'an'dan evvel nazil olan Tevrat ve İncil'de yer alması yatmaktadır. Kur'an kendinden önce nazil olan bu kitaplardaki mufassal ve tarihsel bilgileri aynen tekrar ederek mesajlar vermez. O kıssalardan parçalar halinde lüzum olduğu hallerde vermek istediği mesajlar doğrultusunda bahseder.

Mesela Hz. Muhammed'in vahyi ilk tebliğ döneminde Mekke ileri gelenlerinin yoğun tepkisinin geçmişteki karşılığı ve bunlardaki olumlu ve olumsuz tavırlara dair mesajlar, Kalem suresindeki bahçe sahipleri kıssasında işlenir. Müslümanların, müşriklerden gelen yoğun tepkiler karşısında gerilememeleri için Yunus kıssasından sadece bir bir bölüm mücmel olarak kıssa edilir. Yahudilerle polemikler yoğunlaştığında Musa kıssasından ilgili sahneler kıssa edilerek muhatapların bu tarihsel olaylardan ders almaları istenir. Aynı şekilde Hıristiyanlar ile ilgili mevzularda; Hz. İsa, Meryem ve diğer tarihsel kişiliklere ait kıssalar fragmanlar halinde vazedilir.

Dolayısıyla Kur'an'ın kıssalarındaki anlatım yöntemindeki farklılıklar mezkur kıssalara ait detayların yani tarihsel malumatın Tevrat ve İncil'de olmasındandır. Kur'an daha evvelki kitaplardaki kıssa anlatım metodunu tekrar etmez ve kendisine ait parçacı, tarihsel unsurlar –zaman, mekan ve şahıslar gibi- barındırmayan teferruatlı değil, mücmel ancak bu mücmellik içerisinde müthiş bir icazat, belagat ve fesahat'in bulunduğu anlatım tarzı bulunmaktadır.

Kur'an'ın bu parçacı metodunun altında Tevrat ve İncil'deki muharref bölümleri tashih etmesi de yatmaktadır. Böylece Tevrat ve İncil'deki muharref alanlar tashih edilirken bu kitaplardaki kıssalara ait diğer malumatın "sağlaması" yapılarak; Kur'an kıssalarındaki mücmel ve tarihsel olmayan anlatımın tafsilatı için gerekli malzemeye yol açılmış olunmaktadır.

Bu yüzden Kur'an kıssaları kendinden evvel inen kitaplardaki Kur'an'i perspektifteki bilgiler ile harmanlanarak mufassallaştırılarak anlaşılmalıdır. Kur'an kıssalarına bu yaklaşım aynı zamanda tevhidi bir çizgide inen ve ayetlerinde sürekli tekrarladığı; vahy, kitaplar ve peygamberlerin çizgisinin doğru anlaşılması açısından önemlidir."

Sunumunun son bölümünde, anlattığı konu ile ilgili dinleyicilerden gelen soruları cevaplayan Duman; kıssaların doğru anlaşılmaması halinde bu kıssalardaki mesajların hayata geçirilmesinde yanlışlar oluşabileceğini vurgulayarak bu hususta Haksöz dergisi ve sitemizdeki çeşitli yazılarında üzerinde durduğu konulardan örnekler vererek sunumunu tamamladı.

HABERE YORUM KAT