23 Mayıs 2012 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Özgür-Derden Yılbaşı Hakkında Açıklama
29 Aralık 2011 Perşembe 16:06

Özgür-Der'den Yılbaşı Hakkında Açıklama

Keşan Müftüsünün yılbaşı hakkındaki sözleri nedeniyle lince tabi tutulması üzerine Özgür-Der bir açıklama yaptı.

Yılbaşı rezaletine linç kampanyası ile ivme kazandırılmak istendiğini belirten Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, Keşan Müftüsü hakkında Diyanet'in soruşturma başlatmasını ve Kültür Bakanı Günay'ın tutumunu kınadı.

"Devletin resmen 'fetva vericilik' sıfatı tanıdığı bir kişinin, halkı dini açıdan doğru ve yanlış işler konusunda uyarmasında yanlış nerededir? Bir müftünün bizatihi görevi bu değil midir?" diye soran Kaya, Batılı kapitalist kültürün küresel bir kimlik ve hayat tarzı dayatmasının en somut göstergelerinden birini oluşturan yılbaşı kutlamalarının da bir Müslümanın hayatında yeri olmadığını belirtti.

Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya'nın yaptığı açıklama:

  kesan-muftusu-suleyman-yeniceri_noel-baba-yilbasi.jpg

YILBAŞI REZALETİNE LİNÇ KAMPANYASI İLE İVME KAZANDIRILMAK MI İSTENİYOR?

29 Aralık 2011

Türkiye toplumu devletin üstlendiği asırlık misyonu gereği sürekli biçimde kimliksizlik, kültürsüzlük ve taklitçilik dayatmasının hedefinde bir toplum. On yıllardır çok yönlü araçlarla ve sistematik bir tarzda yürütülen politikalar neticesinde bu dayatmaların epeyce etkili olduğu ve toplumsal yapının yoğun bir yabancılaşma olgusuyla yüz yüze geldiği açıktır. Yılbaşı kutlamaları ise bu yabancılaşma olgusunun en açık tezahürlerinden birini oluşturmaktadır. Son yıllarda belediyelerin de kamu kaynaklarını boca etmesiyle tam bir uçukluk, yozluk manzarasına dönüşen yılbaşı seferberliğinin bu yıl Keşan Müftüsünün sözleri üzerinden bir linç kampanyasına da sahne olması dikkat çekmektedir.

Muhtemelen “Noel Baba” simgesi üzerinden yılbaşı kutlamalarına yönelik eleştiri getirmek, uyarılarda bulunmak istediği anlaşılan Müftü Süleyman Yeniçeri, sözlerinden ötürü medyada lince tabi tutulmuş, bu yetmezmiş gibi Diyanet İşleri Başkanlığınca hakkında soruşturma açılmış ve Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay tarafından ise açık hakaretlere maruz kalmıştır.

Neden, ne suç işlemiştir de müftülük görevi yapan bir şahıs bunca saldırıya uğramıştır? Devletin resmen "fetva vericilik” sıfatı tanıdığı bir kişinin, halkı dini açıdan doğru ve yanlış işler konusunda uyarmasında yanlış nerededir? Bir müftünün bizatihi görevi bu değil midir? Tüm toplumu ilgilendiren, halkın günlük yaşantısında doğrudan etkileri görülen bir konuda insanları yanlış yapmamaları hususunda ikaz etmeye çalışmak, bu çerçevede İslam dışı inanç ve pratiklerin kabul edilmezliğini vurgulamak neden yanlış olsun?

Doğruların tavsiye edilmesi, yanlışlara dikkat çekilmesi, yani Kuran’ın ifadesiyle “emri bil maruf ve nehyi anil münker” eylemi, bırakalım “fetva makamı” sıfatı taşıyanları, her Müslümanın temel görevidir. Toplumun belli kesimlerinin keyfi kaçacak ya da ülke turizmi olumsuz etkilenecek kaygılarıyla bu vazifenin yerine getirilmemesinin talep edilmesi de bu vazifeyi ifa eden, etmeye çalışanların kınanması, takibata maruz kalması da zulümdür.

Batılı kapitalist kültürün küresel bir kimlik ve hayat tarzı dayatmasının en somut göstergelerinden birini oluşturan yılbaşı kutlamalarının da bu çerçevede gündeme gelen pratiklerin de bir Müslümanın hayatında yeri yoktur. İnsanların sevinmesi, mutlu olması, bir araya gelmesi ve benzeri gerekçeler üzerinden yabancı bir kültürün benimsenmesi ve tasdik görmesi söz konusu olamaz. Müslümanlar eğer kendilerini ismen Müslüman değil de bilinçli bir mümin kabul ediyor iseler, ister tahrif edilmiş Hıristiyanlık kaynaklı, ister pagan kültürlerin yansımalarından oluşan İslam dışı her türlü kutlamayı, adet ve töreni reddetmek zorundadırlar. Bu yönüyle Keşan Müftüsünün sözleri ifade tarzı itibariyle eksik de bulunsa, özü itibariyle doğrudur, haklıdır! Ve bundan ötürü muaheze edilmesi kabul edilemez!

Ayrıca da sormak gerekir: Türkiye bu zihniyetle mi anayasa değişikliği yapacak? Bu tahammülsüzlükle mi özgürlükler önündeki engeller kaldırılacak? Doğrusu düşünce özgürlüğünden bunca söz edildiği bir ortamda bu tepkiler yaman bir çelişki oluşturmaktadır. Bilhassa Diyanet İşleri Başkanlığının tutumunu anlamak ise hepten imkansızdır! Personelini bu derece baskı altına alan, medya yönlendirmesiyle gardiyanlığa soyunan bir Diyanet’in kendisini “irşad” ile vazifeli olarak görmesi büyük bir çelişkidir.

Bu vesileyle, bilhassa büyük şehirlerde, üstelik bir kısmı kendisini “muhafazakâr” olarak tanımlayan belediyelerce gerçekleştirilen yılbaşı etkinliklerinin tam bir yozlaşma çukuruna dönüştüğünün altını çiziyor, kamu kaynaklarının seferber edilmesi suretiyle gerçekleştirilen ve her seferinde türlü acılara, çirkinliklere, rezilliklere sahne olan bu modern ayinlerden “insanım” diyen herkesi uzak durmaya çağırıyoruz!   

Özgür-Der

 

YORUMLAR ( Toplam 5 yorum)
Ali
Diyanet'ten Güzel Tavır
30 Aralık 2011 Cuma 13:24
Diyaent, müftüye soruşturma açılmadığını belirtti.
http://www.haksozhaber.net/diyanet-kesan-muftusune-sorusturma-acilmadi-26655h.htm
esmaanur
noel ve keşan müftüsü
30 Aralık 2011 Cuma 00:38
bence diyanet bu saf temiz taktire şeyan müftü ile ilgili soruşturma başlatırsa kendi diyanetliğini bir kez daha sorgulamalı.olur mu ya batılıarın islam ülkelrine etmediği kalmıyor.adam iki laf etti diye kıyamet kopardılar.
Gercekci Davut
Isguzarligi muftuye degil,karsisindaki zihniyete gosterin
30 Aralık 2011 Cuma 00:21
Ne zaman kamu kurumlarindan birisi veyahutta toplumda etkiye sahip birisi egemen bati kulturune,sembollarine,rituellerine yonelik elestirel bir gorus veyahutta fikir beyan etse hemen aslinda bizatihi gorevleri bu egemen ve baskin emperyal kulture karsi Milleti ve Onu var eden degerleri korumak olmasi gereken sorumluluk makamindaki kisi veyahutta kurumlar hemen siguzarlik yaparak egemen bati kulturu yaninda saf tutarak elestirel fikir beyan eden kisi yada kurumlara karsi aninda bir huruc harekati baslatiyorlar.Bu ne simdi sizin asli goreviniz batili egemen kapitalist kulturu ve onun simgelerini,rituellerini korumakmi?Vazgecin artik bu isguzarliklardan,eklemlenme ve yaranma cabalarindan bu konulara gosterdiginiz cabalari bu baskin ,hedonist gayri ahlaki ve gayri insani kultur karsisinda varolma mucadelesi veren kendi degerlerinizi,kulturunuzu,simgelerinizi koruma ve guclendirmeye harcamaniz gerekmiyormu?Basortulu bir bayan arkadasiyla birlikte bir otomobilin test surusunu yapti diye onun sponsorluk anlasmasini iptal etmek gibi ilkel ve fasizan bir tutum sergileyen kisi yada firmalara bu ve benzeri yobaz ve ayrimci bir tutum sergileyen kurum ve kisiler hakkinda(ornegin darbeci baro vb)ilac kabilindaen bir aciklamaniz ,bir karsi durusunuz ,bir elestirel yaklasiminiz oldumu?( Ozgurderi ve bu konuda duyarlilik gostererek bu ve benzeri gayri insani tutum ve davranislara karsi tepki ve tavirlarini gosteren herkese gonulden tebrikler)Hulasa Milletin gonlunde kendinizi kucultmek istemiyorsaniz lutfen sorumlulugunuz cercevesinde kendi isinize yapin vesselam.
mertırmaklı
Tebrik
29 Aralık 2011 Perşembe 16:52
Hem Müftü'yü, hem de Özgür-Der'i tebrik ediyorum. Böyle sorumluluk sahibi, akıllı ve cesur seslere çok ihtiyacımız var. Teeşekkürler.
Mahir
Hayret
29 Aralık 2011 Perşembe 16:51
Esasen fazla da bir şey söylemiş de sayılmaz ama demek ki buna bile tahammülleri yok.
KARİKATÜR







Haksoz haksöz