

Özgür-Der’den Milli Güvenlik Dersleri Açıklaması
AK Parti grup toplantısında yaptığı konuşmada Milli Güvenlik Bilgisi derslerinin kaldırıldığını açıklayan Başbakan Erdoğan’a Özgür-Der’den tebrik geldi.
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya, bu derslerin kaldırılmasının gecikmesini eleştirirken, nihayetinde kaldırımlaş olmasını da hayırlı bir adım olarak niteledi. Kaya, eğitimin normalleşmesi ve genç zihinlerin özgürleşmesi önünde atılan bu önemli adımla birlikte, başta başörtüsü yasağı ve ırkçı-cahili ant uygulaması olmak üzere daha bir dizi konuda somut adımlar atılması gerektiğini de bildirdi.
Özgür-Der Genel Başkanı Rıdvan Kaya'nın açıklaması:
Milli Güvenlik Derslerinin Kaldırılması Kararı
Eğitimin Özgürleşmesi Yolunda Önemli Bir Adımdır!
24 Ocak 2012
Partisinin bugünkü grup toplantısında yaptığı konuşmasında Başbakan Tayyip Erdoğan liselerde askerler tarafından verilmekte olan Milli Güvenlik derslerinin kaldırılacağını ve yerine vatandaşlık bilgisi derslerinin konulacağını açıkladı. Eğitimin militarist baskı ve yönlendirmelerden azade kılınması yönünde atılmış önemli bir adım olarak gördüğümüz ve memnuniyetle karşıladığımız bu kararından ötürü Hükümeti tebrik ediyor, aynı duyarlılığın çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan benzeri resmi ideolojik dayatmalarla ilgili olarak da ortaya konulmasını bekliyoruz.
Bilindiği üzere Milli Güvenlik Dersleri Kemalist Cumhuriyetin militarist bir devlet ve toplum oluşturma ülküsünün eğitim alanında karşılaştığımız en somut yansımalarından biri olmuştur. Bu dersler gerek içeriği, gerekse aktarılma biçimiyle okulları kışlalaştırma, öğrencileri ise askerleştirme mantığının tipik bir aracı kılınmıştır. Bilhassa 28 Şubat süreci ile birlikte tüm okullarda ve hassaten de İmam Hatip Liselerinde idareci, öğretmen ve öğrencilerin fişlenmesi, baskı altına alınması ve yıldırılması kampanyası bu dersleri vermekle görevlendirilen subaylar marifetiyle yürütülmüş ve halen de kimi okullarda bu çirkinlik hız kaybetmeden sürdürülmeye çalışılmaktadır.
Vurgulamakta yarar var: Kamuoyunda bu derslerin kaldırılması gerektiğine dair talepler uzun bir süredir dillendirilmesine rağmen bugüne kadar Hükümetin bu konuya duyarsız kalması anlaşılabilir bir tutum değildi. Nitekim Ergenekon ve Balyoz dava belgeleri de cuntacıların bu derslere özel bir misyon yüklediğini gözler önüne sermiştir. Bu gelişmeyle birlikte Milli Güvenlik Dersleri konusu artık neredeyse “abesle iştigal” olmaktan çıkıp, “intihar” konusu halini almıştı. Ülkede bir yandan darbecileri ifşa etme ve cuntacıları yargılama süreçleri sürerken, öte yandan darbecilik ideolojisinin en somut biçimiyle gençlerin zihinlerine aktarılmasının hiçbir biçimde anlaşılabilir bir tutum olamayacağı aşikârdı. Doğrusu neden bu kadar geciktiğini anlamakta zorluk çekmekle birlikte, son tahlilde Milli Güvenlik Derslerinin kaldırılmasına ve bu çarpıklığın giderilmesine karar verilmesinin çok olumlu ve hayırlı bir adım olduğu tartışmasızdır.
Türkiye’nin çok yönlü ve çok boyutlu militarist prangalarından kurtarılması yönünde son derece gerekli ve önemli bu kararı gönülden destekliyoruz. Bu vesileyle Sayın Başbakan’dan ve Milli Eğitim Bakanlığından eğitimin normalleşmesi ve genç zihinlerin özgürleşmesi önünde devasa engeller oluşturan, başta başörtüsü yasağı ve ırkçı-cahili ant uygulaması olmak üzere daha bir dizi konuda somut adımlar atılmasını talep ediyoruz.
ÖZGÜR-DER
ayrıca tüm kıtalarında türk bir kez bile gecmez. ırk kelimesi bile 2 yerde gecer. m.akif gibi bir islamcı ve müslümanın ırk kelimesi üzerinde milliyetcilik yaptığını söylemek ise abartı olur. Tam tersi bence İsmail Karanın M.akif e karşı yazdığı yazıyı ve K.Alpayın cevabı yazısını yeniden okuyun.
Tabii değişmemeli ,mutlaka kalsın demiyorum. Ama bazı şeyler daha yere basan istekler olmalı. Örneğin şunu isteyebiliriz. İstiklal marşı yada bayrağın mitleştirilip ona saygı(!) da kusur edip ayağa kalkmayanların cezalandırılması gibi sacmalıkların kaldırılmasını isteyebiliriz. İsteyen okusun. Saygı duruşuna geçsin. Boğaz köprüsünü bile kapasın. Ama ben müslümansam saygı duruşu diye bir şey benim inancıma ters.
lütfen bu konuyu da gündemimize alalım
ulusal marş toplumda kabul gördüğünden dolayı mı acaba kimse ona karşı bir şey söylemiyor.
Teşekkürler küçücük bedenleri ile omuzu kalabalık, eli silahlı Kemalist zorbalara karşı direnen İmam Hatipliler!
Binlerce teşekkür size ve direnişinize!
Şimdi rehavete kapılmanın hiç sırası değil!
Sanmayın ki sessiz kalsaydık bu haklarımızı alabileceğimizi!
şimdi and saçmalığına, başörtüsü yasağına, kesintisiz eğitim dayatmasına, Kemalist tedrisata karşı sesimizi daha da yükseltmenin sırası!
Kemalist Türkiye'nin sonu.
Mesele şu...
"Yeni Türkiye" ile hesaplaşmaya var mıyız yok muyuz? Sermaye'nin Türkiye'si ile? Nasıl bugünden önce bir hareketin samimiyetini Kemalizmle ilişkisi üzerinden ölçüp ona göre hüküm veriyor idiysek, bugünden itibaren Sermaye'ye karşı aldığı tavrı ölçüp biçmek zorundayız. Egemen olan liberal tahakkümle nasıl bir irtibatı var, ona dikkat etmek lazım.
Okullarda ideolojik eğitim bitmiş mi oldu, "Milli Güvenlik Dersi" ve "19 Mayıs Kutlamaları" kaldırılınca? Yahut "Andımız" kaldırıldığında bitecek mi?
Hem evet, hem hayır.
Evet, okullarda ideolojik dayatmalar bitti, çünkü o kaba Kemalist ideoloji hiçbir şey olmamış gibi propaganda edilemeyecek artık.
Hayır, okullarda ideolojik dayatmalar bitmedi, çünkü Kemalizmin de temel hedefi olan "muasır medeniyetler seviyesi"ne ulaşma emeli doğrultusunda ilerleyen Yeni Türkiye'de seküler kişisel gelişim dinini propaganda eden, fahşaya dayalı yaşam biçimini yaygınlaştıran, insanlara kapitalist hırslar yükleyen, çağın rekabet ortamına uygun bireyler yetiştiren; yani Sermaye'nin istediği doğrultuda bir toplum dizayn eden bir Milli Eğitim tasarlanıyor.
Kısa süre içinde özel sektörün eğitime hâkim olduğunu da göreceğiz, sadece "Andımız"ın kalktığını değil. İlkel Kemalist ritüellerin son bulmasından nasıl sevinç duyuyorsak, yerleşen yeni düzene karşı da uyanık olmak, Atasoy Abi'nin deyişiyle, "bunca tuğyan bunca ıssızlık içinde bilinç ışıklarını yakmalıyız."
Selam ve dua ile...









