1. HABERLER

  2. RAPORLAR

  3. Özgür-Der Eylül 2010 Hak İhlalleri Raporu
Özgür-Der Eylül 2010 Hak İhlalleri Raporu

Özgür-Der Eylül 2010 Hak İhlalleri Raporu

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi İnsan Hakları Komisyonu Eylül ayı Hak İhlalleri raporunu yayınladı. Bilanço ve değerlendirme olarak iki dosya şeklinde sunulan raporu ilginize sunuyoruz...

A+A-

EYLÜL 2010 HAK İHLALLERİ DEĞERLENDİRMESİ

 

28 Eylül 2009 günü Lice'nin Xambaz Mezrasında koyunlarını otlattığı sırada, yakında bulunan karakoldan atılan patlayıcı sonucu hayatını yitiren Ceylan Önkol'un (14) ölümünün üzerinden bir yıl geçti.  Ancak geçen bir yıla rağmen tek bir şüphelinin bile ifadesi alınmadı, kimse mahkeme önüne çıkarılmadı. Hukuk katledildi. Bugüne kadar Ceylan'ın katillerinin bulunması için çaba sarf etmemelerine rağmen, bu cinayeti aydınlatacağını iddia eden tüm yetkililer, soruşturma derinleştirilmedikçe, bu olay aydınlatılmadıkça, kamuoyu vicdanında en az Ceylan'ın katil/leri kadar sorumlu tutulacaklardır.

 

Diyarbakır Özgür-Der İnsan Hakları Komisyonu olarak, Ceylan Önkol'a Allah'tan rahmet diliyor, kederli ailesine de Cenab-ı Allah'tan sabr-ı cemil vermesini niyaz ediyoruz…

 

Ceylan Önkol başta olmak üzere zalimler tarafından katledilmiş tüm çocuklara ithaf olunur:

 

Sivillerin Devlet Silahıyla Katledilmeleri Terörizmdir!

 

Eylül ayında ülke gündeminin ana eksenini belirleyen referandum tartışmaları ve referandum sonrası yaşananlar, birçok konuda yaşanan hak ihlallerinin gündemde yer etmesini dolaylı biçimde engelledi. Oysa hem referandumla ilintili olarak hem de yıllardır çözülmemiş sorunlar bağlamında çok fazla hak ihlallerinin yaşandığı bir ayı geride bıraktık. Eylül ayının başında, Ramazan Bayramı arifesinde eylemsizlik kararı alan PKK'nin operasyon halinde olmayan 9 militanının TSK tarafından nokta atışı yapılarak yoğun bombardıman sonucu katledilmesi ve ancak bunun ardından yaşananlar yoğun biçimde gündemde yer etti. Referandum seçimine kadar çatışmasızlık ortamının tesis edilmesi amacıyla alınan eylemsizlik kararının TSK tarafından provoke edilmesi sonrası yaşanan protesto gösterilerinde kolluk güçlerinin aşırı şiddete başvurması da beraberinde birçok hukuksuzluğun yaşanmasına yol açtı.

 

Bu olaylarla ilgili olarak Hakkâri'de bayramın ilk günü yapılan protesto gösterileri sırasında sokakta şeker toplamak için bulunan Enver Turan (15) isimli çocuk, bir uzman çavuş tarafından kafasından nişan alınarak ağır biçimde yaralandı ve 1 hafta sonra da hayatını kaybetti. Kolluk güçlerinin saldırıları sonucu, çocuk ölümlerine, yaşam hakkı ihlallerine her geçen gün yenilerinin eklenmesi durumunun "devlet terörü" olarak adlandırılması gerekir. Zira normalde, devletin kolluk güçleri, öncelikle her şart altında vatandaşların yaşam haklarını korumakla ve sivillerin yaşam hakkına yönelik saldırıların önüne geçmekle mükellefken, kolluğun devletin verdiği silahlarla toplumda başlı başına bir tehdit unsuru olarak yer etmesi terörizmden başka bir şey değildir.

 

Yine bu terör olgusunun bariz bir boyutunu da korucu sultasının yol açtığı hukuksuzluklar üzerinden yıllardır müşahede etmekteyiz. Toplumda artık nefretle müsemma olan koruculuk düzeninin kaldırılması için tüm kesimler tarafından yapılan çağrılara maalesef kulak verilmemekte ve korucu şiddetinin aldığı canların sayısı her geçen gün artmaktadır. Ağrı'nın Otlubayır Köyü'nde 19 Eylül'de iki taraf arasında yaşanan husumet sonrası, köy korucusu olan Nihat Aslan'ın devletin verdiği kalaşnikof marka silahla ateş açması sonucu 5 kişinin yaşamını yitirmesi ve 3 kişinin de yaralanması; olası her türlü husumeti ve sorunu devlet silahına güvenerek çözmeye çalışan, nice katliamlara imza atan koruculuk sisteminin bir an evvel kaldırılması gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır.

 

Hakkari'de Masumları Katledenler Derhal Yakalanmalıdır

Hakkâri'nin Durankaya Beldesi'ne bağlı Geçitli Köyü (Pêyanis) sınırları içinde 16 Eylül 2010'da seyir halindeki bir sivil minibüsün önceden döşenmiş el yapımı mayına çarpması sonucu 10 kişinin yaşamını yitirmesi, derin güçlerin masum insanların katledilmesi üzerinden statükolarını sürdürmeyi planladıkları anlamına gelmektedir. Yaşam hakkına kastedilen bu saldırı kim tarafından yapılmış olursa olsun, asla kabul edilemez ve hiçbir şekilde meşru gösterilemez. Ayrıca bu katliam da diğer örnekleri gibi faili meçhul bırakılmamalıdır.

 

Buna rağmen, olayın ilk dakikalarından itibaren devletin en üst makamını temsil eden başbakan ve cumhurbaşkanı tarafından bu işin PKK tarafından yapıldığının açıkça ifade edilmesi, soruşturmanın akıbetini ciddi biçimde sekteye uğratmıştır. Devlet tarafından yapılan soruşturma, şimdiden sonuç ne olursa olsun subjektif olarak kabul edilecektir ve bunun nedeni de yetkililerin sorumsuz ifadeleridir. Söz konusu olan insan yaşamıdır, siyasi çıkarlar değildir. Olayın vahametinden hareketle PKK'ye yönelik toplumsal nefret oluşturmayı hesaba katarak, siyasi bir taktikle, hiçbir belge ve bilgi yokken, soruşturma henüz daha yeni başlamışken kalkıp PKK'yi suçlamak mezkûr katliamdan nemalanmak anlamına gelmektedir.

 

Aynı şey PKK için de geçerlidir. Pêyanis katliamıyla ilgili olarak, PKK lideri Öcalan bile çok dikkatli bir dil kullanıyorken, buna rağmen PKK yetkilileri, bugüne kadar kendilerine mal edilen birçok şüpheli olay hakkında günlerce tahkikat yapıp, günler sonra açıklamalarda bulunurken, bu patlamadan saatler sonra, bu işin PKK tarafından yapılmadığını ifade etmeleri de kamuoyu vicdanını rahatlatmamıştır. Zaten hem PKK'nin hem de derin devlet güçlerinin bu gibi katliamlara imza attığının birçok acı örneği mevcuttur. Bu nedenle, masum insanların katledilmesi üzerinden siyasi hesaplar gütmek yerine, katillerin bulunması ve bu gibi katliamların bir daha olmaması için yetkililer üzerlerine düşen sorumlulukların gereğini yapmalıdırlar.

 

Kemalizm İçin İslam, En Büyük Düşmandır

 

Kemalist paradigma, İslam'a karşıtlık ve nefret üzerinden kurduğu sistem nedeniyle, kurulduğu günden bu yana Müslümanların birçok hakkını gasp etmiş, İslam'ı tercih eden insanlara neredeyse yaşam hakkı tanımamıştır. Özellikle İslam dinini çağrıştıran çoğu şeyi yasaklamış, engelleyemediği hususları ise kontrolü altında tutmak için türlü despotik yöntemlerle dinin içeriğine ve birçok veçhesine müdahale etmekten kaçınmamıştır. Bu durumun somut biçimde yansıdığı alanların başında ise, İslam'ın temel bir umdesi olan başörtüsünün Kemalist kadrolar eliyle on yıllardır yasaklanışı, bu yasağın "kamusal alan" bahanesiyle sert biçimde uygulanışı gelmektedir.

 

Tüm kamu kurumlarında, üniversitelerde fiili biçimde başörtüsü yasağının sürmesiyle birlikte, her kayıt döneminde kayıt sırasında istenen fotoğraflarda bile başörtüsünün yasaklanması, ÖSYM'nin düzenlediği sınavlara başörtülü olarak öğrencilerin alınmaması gibi birçok hukuksuzluk sistemin düpedüz İslam düşmanlığı üzerine inşa edildiğinin kanıtıdır. Sınavlarda başörtüsü yasağının icrası konusunda elinden gelen tüm gayreti sarf etmekten çekinmeyen ÖSYM'nin, aynı "titizliği" sınavları düzenlerken göstermemesi ve hatta sistematik kopyaların bizzat ÖSYM yetkililerince sağlanması, asli görevini bile yapamayan bir kurumun söz konusu İslam düşmanlığı olunca nasıl da cansiperane çalıştığının trajikomik bir özetidir.

 

Tüm bürokratik kurumlarıyla birlikte çürümüşlüğü yaşayan Kemalist düzen, Müslümanları sindirmek, yaşam alanlarını daraltmak ve inanç hürriyetini tüm yönleriyle yasaklamak için var gücüyle çalışmaya devam etmektedir. Müslümanlar sözde El-Kaide operasyonları ile gözaltına alınmakta ve aylardır iddianame hazırlanmadığı için mahkemeye çıkartılmazken; insanları topluca katletmeyi planlayanlar, darbelerle toplumu hizaya getirmeyi amaçlayanlar için yargı çok hızlı biçimde işletilmektedir. İnançlı kesimleri sindirmek için, yargı bürokrasisinin hantallığı bahane edilerek, yargılamalar bilerek geciktirilmektedir. "Hukuk" herkes için aynı hızda ve nitelikte işletilmemekte, egemenlerin isteklerine göre ayarlanmaktadır.

 

Modern dünyanın, teşhirciliği esas alan seküler yaşam tarzını dayatmasıyla birlikte, modernizme dönük eleştirilerin tümü "gericilik" potası içine atılıp, eleştirenler "tarih dışı" ilan edilip aşağılanmaktadır. Bunun son örneği ise, modacı Cemil İpekçi'nin, zamanında İslami ilimlerin üretildiği bir medrese olan ve hali hazırda bazı bölümlerinin mescit olarak kullanıldığı Mardin Kasımiye Medresesi'nde defile düzenlemek istemesi ve bunun Müslümanlar tarafından eleştirilmesi üzerinden yaşandı. Mardin valisinin bu defileye izin vermesi, eleştirenleri ise küçümser bir edayla değerlendirmesi, inanca saygısızlığın, Müslümanların hassasiyetinin devlet erki tarafından önemsenmeyişinin belirtecidir. Aynı zamanda, modernizmin bir yaşam alanı olarak sunduğu "moda" anlayışının İslam'a mugayir olması bir yana, bu rezaletin İslami bir kurum olan Medrese gibi bir mekânda yapılması düpedüz provokasyondur ve Cemil İpekçi'yle birlikte Mardin valisi bu provokasyonun mimarlarıdır.

 

İslam'a saldırıların Müslümanların önemsedikleri değerler üzerinden yaşanması, toplumsal gerilimi artıracaktır. Muhakkak ki inananlar, mümkün mertebe bu kışkırtmalar karşısında dikkatli ve hassas davranmalıdır ama Kemalist düzenin İslam'a duyduğu düşmanlığı Müslümanların değerlerine açıkça saldırı biçiminde örgütlemesi artık dayanılmaz bir hal almıştır. Bunun yanında, sistem, çocuklarımıza her gün "ulusal ant"ları dayatmakta, Milli güvenlik dersleriyle militarist ulusalcılığı gençlerimizin beyinlerine kazımaktadır. Hem İslami değerlerimiz dikkate alınmamakta, hem de çocuklarımız sistemin istediği sadık kullar olarak düzene biat eder tarzda yetiştirilmek istenmektedir. Kemalizm, tüm zayıflığına rağmen, kullanabileceği her aracı devreye sokarak toplumda yer eden İslami değerleri kazımak için çabalamaya devam etmektedir. Bu nedenle Kemalizm ile her alanda mücadele etmek öncelikle Müslümanların ilk görevlerinden olmalıdır.

 

CHP, Başörtüsü Mağdurlarından Derhal Özür Dilemelidir

 

Referandum sürecinde başörtüsünü rahibe giysisine benzeten ilanları reklam panolarına astıran CHP'li belediye başkanlarının bu tutumları, CHP'nin İslam düşmanlığının ileri mevzilerinden biri olduğunun açık ilanıdır. Her ne kadar CHP genel başkanı, referandum sürecinde başörtüsünü çözeceklerini iddia etmişse de, hem bu ilanlar, hem de referandum sonrası bizzat yine Kılıçdaroğlu tarafından yapılan başörtüsü-türban ayrımı ve tarifi, saçın bir tutamının görülmesi gerekliliği gibi söylemler, CHP'nin İslam'ı her zaman bir düşman olarak göreceğinin başka örneklerindendir. Öncelikle CHP genel başkanının inananların örtülerinin şekli ve biçimi konusunda konuşmaya hakkı yoktur ve "şöyle olmalı" diye örtünün şeklini tarif etmeye çalışması ise edepsizliğin dik alasıdır.

 

Bu CHP ki, başörtüsü ile ilgili yapılan anayasal değişikliğe en sert muhalefeti sergilemiş, 411 milletvekilinin mutabakatıyla yapılan anayasa değişikliğini bir diğer İslam düşmanı olan Anayasa Mahkemesi'ne götürerek iptal ettirmiştir. Tüm bu yaşananlar toplumun hafızasında yer etmişken; CHP yetkilileri çözüm konusunda eğer gerçekten samimilerse, hadleri olmayarak başörtüsünün şeklini tarif etmeleri yerine, öncelikle bugüne kadar başörtüsü konusunda CHP zihniyetinin engellemesi sonucu hakları ihlal edilen, nice zorluklar çeken insanlardan, bu yasak nedeniyle etkilenen tüm kesimlerden açık biçimde genel başkanları ve yöneticileri düzeyinde "özür dilemeleri" gerekmektedir.

 

Bununla birlikte; YSK tarafından sandıkların kurulduğu alanların kamusal alan ilan edilmesi suretiyle başörtülülerin sandık başlarında görevlendirilmelerinin yasaklanması; birçok üniversitede kayıt sırasında başörtülülerin kayıtlarının yapılmaması; ilköğretim okullarında başörtülü öğrencilerin zorbalıklarla karşı karşıya bırakılması ve bunlar gibi birçok fiili yasak uygulamalarının devam etmesi, başörtüsü sorunun vardığı boyutu göstermektedir. Yasak her alanda koşulsuz biçimde kaldırılmadıkça, inanç hürriyetinden bahsedilemez. Yasağın üniversitelerle ilgili boyutu üzerinden yapılan tartışmalar olumlu olmakla beraber, sadece üniversitelerde değil tüm alanlarda sürdürülen başörtüsü yasağına bir son verilmeli, başörtüsü her alanda serbest bırakılmalıdır.

 

Muhalif Basını Sindirmek İsteyen Yargı, Dur Durak Bilmiyor

 

Yargı bu ülkede her zamanki gibi, muhalifleri sindirmek için despotik yöntemlerle baskı kurmayı sürdürüyor. Ergenekon terör örgütüyle ilgili Vakit gazetesinde çıkan haberlerden rahatsız olan kesim, gazetenin tek bir haberi nedeniyle gazete hakkında 13 dava açılmasına karar verdi. Gizli bir yapılanma olan terör örgütü Ergenekon'un kan dondurucu planlarına rağmen, planlayıcıların çoğu yargı erki tarafından çeşitli yöntemlerle korunurken, Vakit gazetesi hakkında "gizliliği ihlal" gerekçesiyle davalar kolaylıkla açılabiliyor.

 

Yine aynı gerekçelerle Taraf gazetesi, yazarları ve çalışanları hakkında, 44 dava açılıp halen bu davaların duruşmaları sürüyor. Muhalif basına yönelik kısıtlama ve engellemeler devam ediyor. Balyoz planlarını kritik eden Haksöz Dergisi Yazı İşleri Müdürü Kenan Alpay'ın ise, "Adli Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs" isnadıyla yargılanması isteniyor. Yargının Balyozu, darbecilerle ve mevcut zulüm sistemiyle hesaplaşan muhalif kesim üzerinde tehdit unsuru olarak kullanılıyor.

 

İşçilerin Yaşam Koşulları Her Geçen Gün Zorlaşıyor!

 

Eylül ayında meydana gelen iş kazalarında "sendika.org"un verilerine ve yanı sıra haber sitelerindeki taramalardan çıkarılan  sonuçlara göre 38 işçi ölürken 135 işçi yaralandı. Bununla birlikte çoğu iş kazası ise haberlere yansımamakta.

 

Eylül ayında; Zonguldak'taki madenlerde, belediye ve resmi kurumların hizmet alanlarında faaliyet gösteren taşeron şirketlerde, Tuzla'daki tersanelerde, atölye veya fabrikalarda meydana gelen kazalar can almaya devam etti. Ayrıca ilşaatlarda da iş güvenliğinin gerekleri sağlanmadığı için ölümcül iş kazaları sürgit devam ediyor.

 

İş güvenliğinin sağlanmaması ve bu konunun sorumlu merciler tarafından denetlenmemesi nedeniyle işçiler birçok kazaya maruz kalmakta ve bu kazalar ya ağır yaralanmalarla ya da kimi zaman ölümlerle sonlanmaktadır. İşsizliğin ve yoksulluğun had safhada olduğu bu topraklarda, işçilerin büyük kısmı buldukları işler ne denli riskli olsa da, işlerini yitirmemek için yetersiz güvenlik önlemlerini gündemleştirmemektedirler. Buldukları işi kaybetmemek için, çok zor şartlarda çalışan yüz binlerce işçinin ise ne sosyal güvencesi bulunmakta ne de can güvenlikleri sağlanmaktadır. İnsanlar mecbur oldukları için düşük ücretler karşılığında çok riskli ve güvenliği sağlanmayan işlerde çalıştırılmaktadır. Kapitalizm, insanın emeğine değer vermediği gibi, insanların yaşamları da kapitalist sistem için bir anlam ifade etmemektedir.


EYLÜL 2010 HAK İHLALLERİ BİLANÇOSU

 

YAŞAM HAKKI

 

Van'da Yargısız İnfaz

Van'ın Saray İlçesi'nde 8 Eylül 2010'da İran'da "mazot kaçakçılığı yapıldığı" gerekçesi ile İran sınırına yakın bir bölgede askerlerin açtığı ateş sonucu Vedat Keri (18) yaşamını yitirdi, Adem Yakar (22) da yaralandı.(ANF - 9 Eylül)

 

Askeri PKK Değil ,Polis Vurdu İddiası!

Diyarbakır'ın Dicle İlçesi'nde 5 Ağustos 2010'da Emniyet Müdürlüğü'ne düzenlenen silahlı saldırıda HPG militanları tarafından öldürüldüğü iddia edilen Er Cemal Yalçın'ın çatışmanın meydana geldiği bölgede sivil haldeyken çatışmanın çıkması üzerine yaya olarak Emniyet Müdürlüğü'ne koşması üzerine Emniyet Müdürlüğü'nden açılan ateş sonucu yaşamını yitirdiği görgü tanıklarının ifadesi ve otopsi raporuyla belirlendi.(islahhaber.com - 11 Eylül)

 

Suçu Şeker Toplamak, Cezası İse Ölüm!

Hakkâri'de askeri operasyon sonucu dokuz PKK militanın öldürülmesini 9 Eylül 2010'da Hakkâri'de protesto eden gruba polis ekipleriyle protestocu grup arasında çıkan olayların ortasında kalan bir araçtan çevredekilere araçta bulunan Uzman Çavuş'un ateş açması sonucu Ramazan Bayramı nedeniyle şeker toplayan Enver Turan (15) başından vurularak ağır yaralanmıştı. Olayın ardından gözaltına alınan ve adı gizli tutulan Uzman Çavuş "kasten insan öldürmeye teşebbüs" suçundan 10 Eylül 2010'da tutuklanarak Van Askeri Cezaevi'ne gönderilmişti. Saldırıda ağır yaralanan ve Van'da Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Beyin Cerrahi Yoğun Bakım Ünitesi'nde tutulan Enver Turan ise 16 Eylül 2010'da yaşamını yitirdi.(Taraf - 17 Eylül)

 

Ağrı'da Geçici Köy Korucusu Kurşuna Dizdi:5 Ölü 3 Yaralı

Ağrı'nın Otlubayır Köyü'nde 19 Eylül 2010'da aralarında husumet geçici köy korucusu Nihat Aslan ile akrabası da olan Muhtar Vehbi Aksoy arasında köy meydanında tartışma çıktı. Vehbi Aksoy'un akrabalarının da tartışmaya karışması üzerine Kalaşnikof marka silahıyla tartışmaya karışanlara Nihat Aslan'ın ateş açması sonucu Vehbi Aksoy, Vehbi Aksoy'un oğlu Ozan Aksoy ile yeğenleri Bahit Aksoy, Sinan Aksoy ve Serkan Aksoy olay yerinde yaşamlarını yitirdi. Olayda üç kişi de yaralandı. Beş kişiyi öldüren Nihat Aslan ile bir akrabası ise 20 Eylül 2010'da tutuklanarak Ağrı M Tipi Kapalı Cezaevi'ne gönderildi.(Radikal - 20 Eylül)

 

Maltepe'de Polis Dehşeti  

Maltepe'de Sokak ortasında Bahar Naz (23) isimli bir kadının üzerine kurşun yağdırarak ağır yaralayan polis memuru Hasan Birol Aktulan, silahını beline koymak isterken silahın ateş alması sonucu ağır yaralandı. Olay yerine gelen ambulanslarla Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Bahar Naz ağır yaralı olarak ameliyata alınırken, polis memuru Aktulan'ın kurtarılamayarak hayatını kaybettiği öğrenildi.(Star - 28 Eylül)  

 

Hakkâri'de Kaçakçılık İddiası Ölüm Getirdi

Hakkâri'nin Yüksekova İlçesi'ne bağlı Esendere Beldesi'nde 29 Eylül 2010'da, İran sınırında "kaçakçılık yaptıkları" gerekçesiyle bir gruba askerlerin ateş açması sonucu İran vatandaşı İsa İbrahimzade (14) yaşamını yitirdi.(ANF - 29 Eylül)

 

ÖRGÜTLENME ÖZGÜRLÜĞÜ

 

Van'da Parti Bürosuna Baskın

Van'da 10 Eylül 2010'da BDP Ekoloji ve Yerel Yönetimler Bürosu'na polis ekipleri tarafından büronun kapısı kırılarak baskın düzenlendi. Kimsenin bulunmadığı büroda bir saat arama yapan polis ekiplerinin büroda bulunan bilgisayar ve çeşitli dosyalara el koyduğu öğrenildi.(ANF - 11 Eylül)

 

Şırnak'ta Parti Binasına Saldırı

Şırnak'ta 10 Eylül 2010'da AK Parti İl binasına kimliği belirsiz kişilerce molotofkokteyliyle saldırı düzenlenmesi sonucu binada maddi hasar meydana geldi.(ntvmsnbc.com - 11 Eylül)

 

Bitlis'te AK Parti Parti Binasına Molotofkokteyli Atıldı

Bitlis'in Tatvan İlçesi'nde 12 Eylül 2010'da AK Parti ilçe binasına molotofkokteyli atılması sonucu binada maddi hasar meydana geldi.(ANF - 12 Eylül)

 

İstanbul'da Parti Binasına Baskın

İstanbul'da 12 Eylül 2010'da BDP Sultangazi İlçe binasına baskın düzenleyen polis ekiplerinin binada bulunan evrak ve kitaplara el koyduğu öğrenildi.(ANF - 12 Eylül)

 

Şanlıurfa'da Parti Binasına Baskın:10 Gözaltı

Şanlıurfa'da 12 Eylül 2010'da BDP İl binasına polis ekipleri tarafından düzenlenen baskında 10 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.(ANF - 12 Eylül)

 

Muş'ta AKP Parti Binasına Saldırı

Muş'un Malazgirt İlçesi'nde 18 Eylül 2010'da AK Parti ilçe binasına atılan ses bombası sonucu binada maddi hasar meydana geldi. (Star - 20 Eylül)

 

Adana'da Parti Binasına Ses Bombası Atıldı

İşçilerin Sosyalist Partisi Adana İl Başkanlığı binasına 26 Eylül 2010'da kimliği belirsiz kişi veya kişilerce parça tesirli ses bombası atılması sonucu ölen veya yaralanan olmazken binada maddî hasar meydana geldi.(atilim.org - 26 Eylül)

 

ŞÜPHELİ ÖLÜMLER

 

Kışlalarda Kürt Askerlerin 'İntiharı' Sürüyor!

Erzincan'da Refahiye İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Gümüşakar Jandarma Karakol Komutanlığında askerlik görevini yapan Van'ın Ercis nüfusuna kayıtlı Jandarma Er Mehmet Sefa Gölgü tüfeğiyle intihar ettiği iddia edildi. Kuşkulu olayla ilgili olarak 3'ncü Ordu Komutanlığı Askeri Savcılığı ve Refahiye Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma başlatıldığı bildirildi.(ANF - 4 Eylül)

 

Nöbette İntihar İddiası

Viranşehir'de bulunan Demirci Jandarma Karakolu'nda askerlik yapan Jandarma Piyade Er Semih Tekke'nin (21), nöbet tuttuğu kulübede G-3 piyade tüfeğiyle başına ateş ederek intihar ettiği iddia edildi.(İLKHA - 6 Eylül)

 

Yüzbaşı'nın Sır İntiharı

Amirallere suikast soruşturması sürerken intihar eden Yarbay Ali Tatar'ın arkadaşı olan ve adının ihbar mektubunda geçtiği, Heybeliada Deniz Lisesi Komutanlığı'nda öğretmenlik yapan Yüzbaşı Doğan İlhan, akşam saatlerinde Heybeliada'daki askeri lojmanda tabancayla kendisini vurarak intihar ettiği iddia edildi.(islahhaber.com - 23 Eylül)

 

Söke Askerlik Şubesi'nde Vücuduna Kurşun İsabet Eden Asker Hayatını Kaybetti

Aydın'ın Söke ilçesindeki askerlik şubesinde, Hakan Selekkaya'nın ''bitişik atış'' sonucu vücuduna isabet eden 2 kurşunla intihar ettiği iddia edildi.(Zaman - 26 Eylül)

 

KİŞİ ÖZGÜRLÜĞÜ VE GÜVENLİĞİ

 

Askerler Hayvanlarına Yem Veren Genci Vurdular!

Tunceli'de merkeze bağlı Yukarı Böğürtlen Köyü'nde sabah erken saatlerinde hayvanlarına yem vermeye giden üniversite öğrencisi 25 yaşındaki Pir Ali Ökdemir, askerlerce PKK'li zannedildiği iddiasıyla açılan ateş sonucu yaralandı.(islahhaber.com - 12 Eylül)

 

Dersim'de Askerlerin Açtığı Ateş Sonucu Bir Çoban Yaralandı

Dersim merkeze bağlı Böğürtlen Köyü'nde operasyona çıkan askerlerin açtığı ateş sonucu bir çoban yaralandı. Köpek seslerine uyanarak köyün 200 metre dışında bulunan ahırdaki hayvanlarını kontrol etmeye giden Pir Ali Ökdemir (25) askerlerin açtığı ateş sonucu yaralandı. Sabah 05.30 sıralarında meydana gelen olayda yaralanan Ökdemir, yakınları tarafından Dersim Devlet Hastanesi'ne getirilerek tedavi altına alındı.(ANF - 12 Eylül)

 

Burası Yalova Çeçen Mülteci Kampı

İmkander, Türkiye'deki Çeçen mülteci kardeşlerimizin sorunlarına  dikkat çekmek için Yalova kampında kitlesel bir basın açıklaması düzenledi.Yoğun katılımın olduğu, Şefkatder ve Umutder'in de destek verdiği basın açıklamasında, Şefkatder Yönetim Kurulu Üyesi Reyhan Balcı mülteciler üzerinde birçok çalışma yaptıklarını ancak Yalova'da ki bu dramdan yeni haberdar olduklarını iletti.Umutder Başkanı İzzet Kazak ise her zaman Kafkas davasının yanında olduklarını ve oradan buraya muhacir olarak gelmiş bu kardeşlerimizin Türkiye'de olumsuz şartlar altında yaşamaya terk edilmesinin kabul edilemez olduğunu iletti.(haksozhaber.net -13 Eylül)

 

KAYIPLAR VE FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER

 

Sahur Vakti İkinci İmam İnfazı

Şırnak'ın İdil İlçesi'nde oturan Mele M. Emin Hezer Adıbelli isimli imam, sahur vaktinde evinin önünde kimliği belirlenemeyen kişi yada kişilerce uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti.(islahhaber.com - 8 Eylül)

 

Adıyaman'da Faili Meçhul Cinayet

Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'nden 13 Temmuz 2010'da Adıyaman'ın Kömür Beldesi'ne bağlı Yaylapınar Köyü'ne sondaj kuyusu kazmak için giden Ömer Karatay (43) Taşköy yakınlarındaki ormanlık alanda çobanlar tarafından 13 Eylül 2010'da öldürülmüş olarak bulundu. Ömer Karatay'ın cesedinden çok sayıda mermi çıktığı belirtildi. Ömer Karatay'ın oğlu Mehmet Karatay (24) ise babasının geçici köy korucuları tarafından öldürüldüğünü iddia ederek "babam, daha önce bize Kömür Beldesi çevresindeki köy korucularının kendisini tehdit ettiğini ve bu yönde telefonlar aldığını söylüyordu. Babamı öldüren kişiler, kendisini oraya davet eden köy korucularıdır" dedi.(Radikal - 15 Eylül)

 

Eğitim Sen Üyesi Örkmez 6 Aydır Kayıp

Mehmet Ali Örkmez, 6 ayı aşkın süredir kayıp. Sendika Üyelerinin aynı zamanda üyeleri olan Mehmet Ali Örkmez'in durumuna ilişkin kaygıları artıyor. Hukukta ilke olarak her devletin yurttaşının can güvenliğinden öncelikli olarak sorumlu olduğunu hatırlatan Eğitim Sen, yaptığı değerlendirmede, Örkmez'in bugüne kadar bulunamamış olmasını, yürütülen soruşturmanın yeterince genişletilmediğine bağladı.(ANF - 24 Eylül)

 

JİTEM Komutanı Konuştu

Ergenekon davasının tutuksuz sanığı emekli Albay Arif Doğan, bir gazeteye yaptığı konuşmada JİTEM'i kendisinin kurduğunu ve o dönem Kürtlerden oluşan ve kelle başı 3 bin lira prim alan 10 bin elemanının olduğunu söyledi.(islahhaber.com - 26 Eylül)

 

HASTA HAKLARI

 

Bakanlık, Toplumu Zehirleyenleri Teşhir Edemezmiş!

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, 2009 yılında gıda analizlerinde halk sağlığını tehdit eden sonuçların bulunduğunu açıklamış ancak buna yönelik ne tür önlem alacaklarından söz etmemişti. Tüketici Hakları Derneği ise "sağlığımızı tehdit eden gıda firmalarının ve markalarının açıklanmasını istiyoruz" diyerek, Bakanlıktan talepte bulunmuştu.(ANF - 5 Eylül)

 

Şırnak'ta 'Önce İlaç Sonra Tedavi' Uygulaması

Şırnak Devlet Hastanesi, bir sağlık skandalına imza atarak Acil Servis'e kaldırılan vatandaşlara önce ilacını aldırtıyor sonra tedavisini yapıyor. İlaç alacak parası olmayan hastalar ise acılar içinde evinin yolunu tutuyor. Devlet Hastanesi'nde görev yapan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir doktor ise acil serviste bulunması gereken bazı ilaçlar konusunda sıkıntı çektiklerini söyleyerek, "Bu doktor ya da hemşireden kaynaklanmıyor. Bunu devletin ilgili kurumu çözmesi gerekiyor elbette. Elimizde olmayan ilaçları mecburen hastanın reçetesine yazarak dışarıdan temin etmesini istiyoruz. Ancak ondan sonra tedavi başlayabiliyor. Bütün bu sıkıntıları hastane yönetimine de ilettik. Ancak halen çözüm yok" diye konuştu.(ANF - 7 Eylül)

 

Doktor İhmali Gözünden Etti

Sivas Şarkışla'da yaşayan Deniz-Fariz Yıldız çifti, 3 yaşındaki oğulları Mustafa Cemil'in gözünde oluşan leke nedeniyle hastaneye götürdüler. Çocuğu muayene eden göz doktoru H.İ.Ö, göz zarında incelme olduğunu ve çocuk büyüdükçe geçeceğini söyledi. Gözünde oluşan kanser aylar sonra teşhis edilince, küçük çocuğun tek gözü alındı. Aile, Şarkışla Cumhuriyet Savcılığı'na başvurarak, Doktor H.İ.B. hakkında suç duyurusunda bulundu. (timeturk - 14 Eylül)

 

Baba Kadir Al: Doktorlar Çocuğumu Öldürdü

Urfa'da yüksek ateş sonucu 13 aylık çocuğu Kadir Al'ı Çocuk Hastalıkları Hastanesi'ne getiren baba Mustafa Al, doktorlar tarafından sadece iğne yapılarak, tekrar eve gönderildi. Ertesi gün tekrar rahatsızlanan bebek Kadir Al, ambulansla hastaneye kaldırılmak istenirken yolda hayatını kaybetti. Hastaneye getirilen bebek Kadir Al, burada yapılan tüm müdahalelere rağmen hayata döndürülemedi. Oğlunun hayatını kaybettiğini öğrenen baba hastane bahçesinde sinir krizleri geçirdi.(ANF - 22 Eylül)

 

Yüzde 80 Çalışamaz Raporuyla Yardım Alamıyor

1999 yılında zorunlu askerliğini yaptığı Sivas'ta vücuduna 3 kanas mermisi isabet eden, vücudundaki mermiler nedeniyle Şizofreni hastalığına yakalanan Hayrettin Erin, yüzde 80 çalışamaz ve iş yapamaz raporu almasına rağmen kendisine sosyal hizmetler kurumundan destek verilmiyor.(İLKHA - 30 Eylül)

 

Dişçi Kurbanı Oğuzhan Konuşamıyor  

Mersin'de diş tedavisi için götürüldüğü özel hastanede anestezi ile uyutulduktan 14 gün sonra uyandırılabilen 5 yaşındaki Oğuzhan'ın, uyanmasının ardından tarifsiz bir sevince kavuşan Ülker-Bayram Sivas çifti şimdi ise tüm çabalarına rağmen Oğuzhan'dan tepki alamamanın üzüntüsünü yaşıyor. Bayram Sivas "Bizi tanımıyor, konuşamıyor. Dişçiye gülen bir çocukla gittim, şu anda bebek gibi" dedi. (Star - 30 Eylül)

 

YARGI VE CEZASIZLIK

 

İnegöl Zanlıları Tahliye Edildi

Bursa'nın İnegöl ilçesinde 25 Temmuz'da minibüs kavgasının ardından başlayan ve Kürtlere yönelik linç girişimine dönen olaylarda; aralarında kamu binaları ve polis araçlarının da bulunduğu onlarca araç ve binanın tahrip edilmesine karıştıkları iddiasıyla gözaltına alınarak, tutuklanan 11 kişi hakkında; "Kamu malına zarar verdikleri" gerekçesiyle İnegöl 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nde açılan davanın ilk duruşmasında tahliye kararı çıktı.(islahhaber.com - 1 Eylül)

 

Aysel Tuğluk Hakkında 'Zorla Getirme' Kararı

Siyasi yasaklı DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk hakkında, Abdullah Öcalan'ın avukatlığını yaptığı dönemde basına verdiği demeç deneniyle açılan davanın duruşması İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne talimatla ifadenin alınması yönünde yazılan yazının gelmemesi nedeniyle zorla getirme kararı vererek, duruşmayı 30 Kasım'a erteledi.(ANF - 2 Eylül)

 

9 Aydır Mahkemeye Çıkarılmadılar

22 Ocak 2010 günü çeşitli illerde, sözde El-Kaide yapılanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda, aralarında ünlü isimlerin ve yazarların bulunduğu insanların tutuklanmasının üzerinden 9 ay geçmesine rağmen bu kişiler hâlâ hâkim karşısına çıkmadı.(haksozhaber.net - 8 Eylül)

 

Şerzan Kurt Cinayetinde 'Sahte Tutanak'

Muğla'da geçen Mayıs ayında polis kurşunu ile öldürülen Şerzan Kurt olayı ile ilgili yürütülen soruşturmada polisin sahte tutanak hazırladığı ortaya çıktı. Polisin 'Şerzan vurulduğunda polis olay yerinde yoktu' şeklindeki olay yeri tutanağının aksine Savcılığın incelediği kamera kayıtlarında polisin gençlerin üzerine ateş ettiği tespiti yapıldı. Şerzan Kurt'un öldürülmesiyle ilgili olay yeri soruşturmasını yürüten polisin, dört gün içinde birbiriyle çelişen iki evraka imza attığı ve 'sahte evrak' düzenlediği ortaya çıktı.(ANF – 12 Eylül)

 

El Kaide Zanlıları 8 Ay Sonra Mahkemeye Çıkarıldı

El-Kaide'ye yönelik Adana ve Mersin'de yapılan operasyonlarla gözaltına alındıktan sonra çıkartıldıkları mahkemece tutuklanan 13 zanlı, 8 ay gibi uzun bir aranın ardından Adana Adliyesinde çıkarıldıkları ilk duruşmada serbest bırakıldılar.(İLKHA - 18 Eylül)

 

Mustafa Kükçe'nin Yaşam Hakkına Sıfır Tolerans

Ümraniye'de, 14 Haziran 2007'de hırsızlık yaptığı iddiasıyla gözaltına alınan Mustafa Kükçe'nin üç karakol gezdirildikten sonra konulduğu cezaevinde ölümüyle ilgili davada savcılık, sanık yedi polisin beraatini istedi. Gerekçe: "Ölüm yüksekten düşmeyle doğru orantılı gerçekleşmiştir!" Karar bu yönde olsa da sanık polislerin davasıyla ilgili akılda pek çok şaibe kaldı.(haksozhaber.net - 22 Eylül)

 

Yargıtay'da Gizli "Hâkim-Sanık" Görüşmesi

Cihaner'in tahliye olduktan bir ay sonra, davasının temyizine bakacak olan Yargıtay 8. Daire üyeleriyle Yargıtay binasında bir toplantı yaptığı ortaya çıktı.(islahhaber.com - 24 Eylül)

 

KESK'lilerden Ankara'da Oturma Eylemi

KESK Ankara Şubeler Platformu, farklı cezaevlerinde tutuklu bulunan 9 KESK üyesinin serbest bırakılması talibiyle Sakarya Caddesi'nde oturma eylemi yaptı.(ANF - 25 Eylül)

 

Ceylan Öleli Bir Yıl Oldu

Ceylan Önkol'un ölümünün üzerinden bir yıl geçti. Ancak geçen bir yıla rağmen tek bir şüphelinin bile ifadesi alınmadı, kimse mahkeme önüne çıkarılmadı.(islahhaber.com - 28 Eylül)

 

Kolunu Kopardıkları Adamı Borçlu Çıkardılar

Burdur Cezaevi'ne 5 Temmuz 2000'de bazı mahkûmların duruşmalara gitmek istememesi gerekçesiyle yapılan operasyonda, duvarı yıkan kepçenin darbesiyle kolu kapan Veli Saçılık, Adalet ve İçişleri Bakanlıkları'na karşı açtığı davada, 150 bin lira tazminat almaya hak kazandı. Saçılık'a tazminat ödendi ancak bu arada Danıştay kararı bozdu. Cezaevi olayları nedeniyle açılan dava zaman aşımına uğradığı halde, Danıştay "cezaevi isyanı davasının sonucu beklenmelidir" dedi. Isparta İdare Mahkemesi'ne gelen dosyada mahkeme, Saçılık'ın "örgüt üyesi" olduğunu öne sürerek, tazminatın faiziyle birlikte geri alınmasına, mahkeme masraflarının da Veli Saçılık'tan istenmesine karar verdi. Devlet şimdi Saçılık'tan yaklaşık 500 bin lira istiyor. (islahhaber.com - 29 Eylül)

 

SORUŞTURMA, GÖZALTI VE TUTUKLAMALAR

 

Hakkâri'de Ev Baskınları 4 Gözaltı

Hakkâri merkezde Emniyet Müdürlüğü ekiplerince değişik mahallelerde eş zamanlı baskınlar yapıldı. Gazi Mahallesinde ikamet eden İHD Hakkâri eski Temsilcisi Naif Kayacan, Medrese Mahallesi'nde ikamet eden Erhan Şahin ve ismi öğrenilemeyen 2 kişi evlerinden alınarak Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Gözaltına alınanların neden gözaltına alındıkları hakkında herhangi bir bilgi alınamadı.(ANF - 1 Eylül)

 

Siirt'te 11 Kişi Tutuklandı

Siirt ve Kurtalan'da gözaltına alınan 12 kişiden, 11'i tutuklama talebiyle çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece "Yasadışı slogan atmak" ve "Örgüt propagandası yapmak" suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.(İLKHA - 1 Eylül)

 

Van'da Gözaltı

Van'ın Erciş İlçesi'ne bağlı Şahpazar Köyü'nün kırsal kesiminde 15 Ağustos 2010'da çıkan çatışmada yaşamını yitiren Numan Newroz adlı militanın Siirt'te düzenlenen defin törenine katılarak "yasadışı slogan attıkları" gerekçesiyle 29 Ağustos 2010'da gözaltına alınan 12 kişiden on biri "yasadışı örgüt propagandası yaptıkları" iddiasıyla 1 Eylül 2010'da tutuklandı.(Gündem - 1 Eylül)

 

Siverek'te 8 Gözaltı

Şanlıurfa Kapalı Cezaevi'nde kendisini yakan Erkan Gümüştaş'ın 24 Temmuz'da Siverek'teki cenaze törenine katılıp, yasadışı slogan atıp, propaganda yaptıkları iddiasıyla Siverek'in değişik semtlerinde yapılan ev baskınlarında V. C, R. Ö, H. B. Ö, M. E. A, M. K, C. K, H. E ve H.Y isimli şahıslar gözaltına alındı.(İLKHA - 1 Eylül)

 

Özgür-Der Tatvan'a Soruşturma                                                                                         

Özgür-Der Tatvan şubesinin 9 Ağustos 2010 tarihinde düzenlediği "Barış ve Kardeşlik için Silahlar Sussun" basın açıklamasına Tatvan Emniyet Müdürlüğünün talebi üzerine Tatvan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldı.(haksozhaber.net - 3 Eylül)

 

Boykot Mitingine Katılanlara Soruşturma Açıldı

Kurtalan Cumhuriyet Savcılığı, BDP İlçe Örgütü tarafından referandumu boykot etmek için düzenlenen mitinge ilişkin soruşturma başlattı. Mitingde sahneden Kürtçe selamlama yapıldığı ve çalınan bir şarkı ile "örgüt propagandası" yaptığı iddia edildi.(ANF - 6 Eylül)

 

Doğubayazıt'ta 13 Kişi Tutuklandı

Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesindeki olaylarda polise ve çevreye taş, sopa, havai fişek ve molotoflu saldırılarla kamu malına zarar verdiği iddia edilerek gözaltına alınan 20 kişiden 13'ü tutuklandı.(Zaman -11 Eylül)

 

Van'da 11 Şüpheli Tutuklandı 

BDP Van İl Başkanlığınca 8 Eylülde düzenlenen basın açıklamasından sonra çıkan olaylara karıştıkları iddia edilerek gözaltına 15 kişiden 11'i tutuklandı.(Zaman - 11 Eylül)

 

Hakkâri'de 36 Gösterici Gözaltına Alındı

Hakkâri kent merkezi ile Yüksekova ve Şemdinli ilçelerinde izinsiz gösteri yapan kişilere yönelik polis operasyon başlattı. Yasa dışı eylemlere katıldıkları iddia edilen kişilerin adreslerine baskın düzenleyen polis, Hakkâri'de 16, Yüksekova'da 15, Şemdinli'de ise 5 olmak üzere 36 kişiyi gözaltına aldı.(İLKHA - 11 Eylül)

 

Diyarbakır'da Belediye Kurumlarına Baskın

Diyarbakır'da 13 Eylül 2010'da Sur Belediyesi Gençlik Evi'ne, Sodes Kadın Merkezi'ne ve Hasırlı Özgür Yurttaş Derneği'ne düzenlenen eş zamanlı baskınlar sonucu dört kişi gözaltına alındı; binalarda bulunan belgelere el konuldu.(ANF - 13 Eylül)

 

Van ve Hakkâri'de Tutuklama

Van ve Hakkâri'de yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 41 kişiden;Belediye Meclis Üyesi Kemal Ünver, Gıyasettin Gültepe, BDP il yöneticileri Ömer Ertaş, Salih Aral, BDP Yerel Yönetimler Komisyonu Üyesi Nejdet Ayna, BDP Kadın Meclisi üyesi Şeyma Kantarcıoğlu, Van Belediyesi Garaj Amiri Haydar Acar, Seyit Fehim Arvasi Mahallesi Özgür Halk Evi Derneği Başkanı Ayhan Çevik ile BDP üyeleri Hasan Çetin, Haydar Ataç, Azat Mete, Yusuf Onat, Halit Kaya, Memet Kurt, Ahmet Aygün, Tevfik Dalgın, Kerem Duman, Orhan Kandemir isimli 18 kişi Van Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hâkimliğince "örgüt üyesi" oldukları gerekçesiyle tutuklandı.(islahhaber.com - 15 Eylül)

 

Şanlıurfa'da BDP'lilerin de Aralarında Olduğu 10 Kişi Gözaltına Alındı

Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde yapılan basın açıklaması ve sonrasında çıkan gerginlikle ilgili yürütülen soruşturma sonucunda BDP üyelerinin de aralarında bulunduğu 10 kişi gözaltına alındı.(Zaman -19 Eylül)

 

Tutak'ta Ev Baskınları, 5'i Çocuk 6 Gözaltı

Ağrı'nın Tutak İlçesi'nde düzenlenen ev baskınlarında, TZP Kurdi'nin anadilde eğitim talebiyle başlattığı "Okulları boykot" kampanyasına destek vermek amacıyla 18 Eylül'de yapılan açıklama katıldıkları gerekçesiyle 5 çocuk ile BDP İlçe Başkanı Ayhan Demirel gözaltına alındı.(ANF - 23 Eylül)

 

Mersin'de Özgür Halk Dergisi Çalışanı Tutuklandı

Mersin'in merkez Akdeniz İlçesi Gündoğdu Mahallesi'nde önceki gün MNG Kargo önünde gözaltına alınan Azadiya Welat çalışanı 2 kişi ile Özgür Halk dergisi çalışanı H.B.'nin emniyet müdürlüğündeki sorguları tamamlandı. İfade işlemlerinin Azadiya Welat çalışanları serbest bırakılırken, H.B. ise Mersin Cumhuriyet Savcılığı'na çıkarıldı. Buradaki ifadesinin ardından tutuklanması talebiyle Mersin 1. Sulh Mahkemesi'ne sevk edilen H.B. "Yasa dışı örgüt propagandası" yaptığı iddiasıyla tutuklanarak, Mersin E Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi.(ANF - 26 Eylül)

 

Şırnak'ta 7 Kişi Tutuklandı

Jandarma ve polis tarafından düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınanlardan aralarında Siirt'in BDP'li Eruh Belediye Başkan Vekili Zeki Azgan'ın da bulunduğu 8 kişiden 7'si PKK'ye gıda yardımda bulundukları gerekçesiyle tutuklanarak cezaevine gönderildi.(İLKHA - 28 Eylül)

 

Selahattin Demirtaş'a Hapis Cezası

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında "PKK'nın propagandası" yaptığı iddiasıyla 10 ay hapis cezası verdi.(Taraf - 28 Eylül)

 

Şırnak'ta Belediye Başkanı Gözaltına Alındı 

Şırnak'ın Balveren Beldesi Belediye Başkanı Abdurrezak Yıldız, hakkında ''Terör örgütü propagandası yapmak'' suçundan açılan davada Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesinin çağrısına rağmen ifade vermeye gitmemesi üzerine hakkında yakalama karar çıkarıldığı belirtildi. (Zaman - 30 Eylül)

 

HABER ALMA VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ

 

Vakit'in Bir Tek Haberine HSYK'dan 13 Dava

İşçi Partisi (İP), Cumhuriyet gazetesinin Ergenekon terör üssü olduğu, Cumhuriyet gazetesinde çalışanların Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklandığı ya da gözaltına alındığına yönelik haberin ardından, Vakit gazetesi hakkında şikâyetçi oldu ve Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi, "Gizliliğin ihlâl" edildiği gerekçesiyle gazetenin 8 çalışanına dava açtı. (haksozhaber.net - 2 Eylül)

 

ROJ TV, ANF ve DİHA'ya 'Erdoğan' Yasağı!

Kürt medyasının Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Diyarbakır mitingini izlemesi engellendi. DİHA'nın mitingin izlenmesi için Diyarbakır Valiliği'ne yaptığı başvuruya Valilik Basın Müdürlüğü şu cevabı verdi: "Başbakan basın danışmanları tarafından Başbakan'ın programını izlenmesine izin verilen yayın kuruluşları listesinde Dicle Haber Ajansı'nın (DİHA) ismi yer almıyor. Bundan dolayı programı izlemenize izin yok" yanıtını verdi.(ANF - 3 Eylül)

 

Haksöz'e Yargı Balyoz'u!

Balyoz Darbe Planı'nı kritik eden bir yazı dolayısıyla Haksöz Dergisi Yazı İşleri Müdürü Kenan Alpay'a "Adli Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs" isnadıyla Fatih 2. Asliye Ceza Mahkemesinde dava açıldı.(haksozhaber.com - 7 Eylül)

 

Koruculardan Gazeteciye Ölüm Tehdidi

Şırnak'ın Kumçatı beldesinde referandum çalışmalarını takip eden gazeteci ve İlke Haber Ajansı muhabiri Abit Dündar korucular tarafından ölümle tehdit edildi.(İLKHA - 14 Eylül)

 

Fırat Haber Ajansı'nın İnternet Sitesi Engellendi

Fırat Haber Ajansı'nın internet sitesi olan firatnews.org adresinde yayınlanan bazı haberler nedeniyle Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı'nın (TİB) internet sitesine erişimi engellediği 17 Eylül 2010'da öğrenildi.(Günlük - 18 Eylül)

 

Taraf'a Bir Günde 44 Dava

Taraf Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Altan, Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Yasemin Çongar yazar, muhabir ve eski çalışanlarının bulunduğu 18 kişi hakkında açılan toplam 44 davanın yargılanmasına Kadıköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.(Taraf - 25 Eylül)

 

TOPLANTI VE GÖSTERİ ÖZGÜRLÜĞÜ

 

Açıklama Yapmak İsteyen BDP'liler Gözaltına Alındı

BDP'li Muş İl Genel Meclis üyelerinin Muş Valiliği önünde yapmak istediği açıklamaya polis müdahale etti, 5 il genel meclis üyesi gözaltına alındı. Müdahaleye tepki gösteren il genel meclis üyeleri cadde üzerinde oturma eylemi yapmak isteyince, il genel meclis üyeleri Seyithan Akkaya, Arafat Karlıdağ, Medeni Doğan, Kasım Gölbaşı ve Alparslan Karlıdağ gözaltına alındı.(ANF - 6 Eylül)

 

Slogan Attıkları İddia Edilen 3 Kişi Tutuklandı

Adana'nın Ceyhan ilçesinde 3 Ağustos günü BDP mitinginde slogan attıkları gerekçesiyle 3 kişi tutuklandı. Alınan bilgiye göre Mevlüt Yılmaz (50) ile Salih Biliç'in (46) ve Mehmet Cemal Nas'ın (33) evlerine baskın düzenlenerek gözaltına alındı. Baskınlarda Azadiya Welat gazetesi ve kitaplara el konuldu. Emniyetteki sorguları ardından adliyeye sevk edilen 3 kişi slogan atarak PKK propagandası yapmaktan tutuklandı.(ANF - 6 Eylül)

 

Keskin Nişancılara 'Vicdani Retçileri Vurun' Emri

Barış İçin Vicdani Ret İnisiyatifi, tutuklu vicdani retçi İnan Suver için İzmir Merkez Komutanlığı önünde yaptığı basın açıklaması sırasında askerlerin müdahalesine maruz kaldı. Barış İçin Vicdani Ret İnisiyatifi üyelerine müdahale eden askerler, küfür ve tehditlerle ozalitleri parçaladı.(ANF - 6 Eylül)

 

Silopi'de Polis Gençlere Saldırdı: 5 Gözaltı

Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde Yenişehir Mahallesi'nde 'eylemsizlik' kararına rağmen düzenlenen operasyonlarla 9 gerillanın yaşamını yitirdiği operasyonu protesto etmek için yürüyüş yapan gençlere polisin gaz bombaları ve panzerlerle saldırdı.Gençlerin taşlarla karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada 5 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların Silopi İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldüğü öğrenildi.(ANF - 12 Eylül)

 

Hakkâri'de Cenaze Yürüyüşüne Polis Saldırısı

Hakkâri'nin Geçitli (Peyanis) Köyü'nde sivil bir minibüsün geçişi sırasında meydana gelen patlama yaşamını yitiren 10 kişiden biri olan Eşref Gür'ün cenazesi binlerce kişi tarafından Hakkâri Devlet Hastanesi'nden alındı. Cenazeyle birlikte Yenimahalle Mezarlığı'na doğru yürüyüşe geçen kitleye polis gaz bombaları ve tazyikli suyla saldırdı. Kitle, polis saldırısına taşlarla karşılık verirken, olaylar sürüyor.(ANF - 17 Eylül)

 

MEB Önündeki Anadil Eylemine İzin Verilmedi

Kürd-Der'in Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde yapmayı planladığı anadilinde eğitim talepli basın açıklamasına emniyet müdürlüğü "Bakanlık önünde eylem yapmak yasak" gerekçesiyle izin vermedi.(ANF - 18 Eylül)

 

Viranşehir'de Protestoya Gaz Bombalı Saldırı

Urfa'nın Viranşehir İlçesi'nde sabaha karşı yapılan ev baskınlarında yaşanan gözaltıları protesto etmek için basın açıklaması yapan kitleye polis gaz bombaları ile saldırdı.(ANF - 19 Eylül)

 

Eğitimi Boykot Eden Öğrencilere Polis Müdahalesi

TZP Kurdi'nin başlattığı anadilde eğitim için okul boykotu kampanyasına destek için İstanbul Üniversitesi (İÜ) Beyazıt Kampusu önünde etkinlik yapan Demokratik Yurtsever Gençlik (DYG) üyesi öğrencilere polis müdahalede bulundu. Çok sayıda öğrenci tartaklanarak gözaltına alındı.(ANF - 24 Eylül)

 

Polis 30 TAYAD'lıyı Gözaltına Aldı

Polisin gözaltı terörüne bu kez de TAYAD üyeleri maruz kaldı. Cezaevlerindeki tecridin kaldırılması için 18 Eylül'de İstanbul'dan Ankara'ya yürüyüşe geçen Tutuklu Hükümlü Aileleri Yardımlaşma Derneği (TAYAD) üyelerinden 30'u gözaltına alındı. (ANF - 30 Eylül)

 

DÜŞÜNCEYİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ

 

Tehdit Edilen Yazar

Taraf Gazetesi Yazarı ve siyasetçi Orhan Miroğlu'nu 3 Eylül 2010'da cep telefonundan arayan, kimliği belirsiz bir kişinin Orhan Miroğlu'nu "her an ölebilirsin" diyerek tehdit ettiği, 6 Eylül 2010'da Orhan Miroğlu'nun aldığı ölüm tehdidini Taraf Gazetesi'nde yazması sonucu öğrenildi.(bianet.org - 7 Eylül)

 

'Artık Kimse Ölmesin' Diyen Sanatçı Sağ'a 2 Yıl Hapis İstendi

Dersim'in Nazimiye İlçesi'nde geçen yıl katıldığı 'Düzgün Baba Festivali'nde sahneye çıkarak şarkı söyleyen sanatçı Pınar Sağ, konser sırasında "Artık dağlarımızda çatışmalar olmasın, barış gelsin, kimse ölmesin. Mercan Dağları'nda 17 genç silahsız öldürüldü. Artık bu savaş son bulsun, biz kendi memleketimizde özgürce gezebilelim, bu topraklara barış gelsin" sözleri nedeniyle hakkında 2 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.(ANF - 15 Eylül)

 

Eğitim Bakanı Çubukçu'dan Boykota Tehdit

TZP-Kurdi'nin eğitimi boykot kararına tepki gösteren Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, boykota katılıp çocuklarını okula göndermeyenlere karşı yasal işlem yapma tehdidinde bulundu. (ANF - 15 Eylül)

 

'Eğitimi Boykot' İlanlarına Toplatma Kararı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, kentin değişik yerlerindeki reklam panolarına asılan Kürtçe ilanlarla ilgili başlattığı soruşturma kapsamında, Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hâkimliğinden ilanların el konularak toplatılması yönünde karar verilmesi talebinde bulundu. (haksozhaber.net - 16 Eylül)

 

'Özel Savaş' Kitabı Toplatıldı

Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Yazar Cemal Şerik'in Aram Yayınları tarafından yayımlanan 'Özel Savaş' adlı kitabında yer alan ifadelerle kitapta "yasadışı örgüt propagandası yapıldığı" gerekçesiyle 21 Eylül 2010'da kitabın dağıtılmasına yasak getirerek kitaba el konulmasına karar verdi.(Zaman - 21 Eylül)

 

Polisler Sınıflara Girerek Yoklama Alıyor

Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde, Fırat İlköğretim Okulu'nda öğrencilerin sürdürdüğü boykot kararının üzerinden 4 gün geçtikten sonra polislerin okula giderek, boykot kararına destek veren öğrencilerin isimlerini aldığı belirtildi. Polislerin kimi sınıflara girerek, kendilerinin sınıfta yoklama yaptıklarını söyleyen öğrenciler, sınıfların boş olması nedeniyle polislerin geldiğini söyledi.(ANF - 23 Eylül)

 

Bakanlık 'Boykotçu Öğrencileri' Fişlemeye Başladı

Adana'da, Milli Eğitim Müdürlüğü, okulların internet ortamındaki günlük yoklama fişlerinin doldurulup, boykot yapan öğrencilerin adlarının bildirilmesini istedi.(ANF - 24 Eylül)

 

Hani Fişleme Anayasal Suç Olacaktı!

Mardin'in Dargeçit ilçesinde 1994 yılında Jandarmalar tarafından gözaltına alınarak fişlenen İbrahim Aktaş, 'silah ruhsatı' almak için gittiği Emniyet'te aradan 16 yıl geçmesine rağmen hala kaydının bulunduğu ve 'ruhsat' verilemeyeceği belirtildi. (ANF - 24 Eylül)

 

Evdalê Zeynikê'ye Altın Portakal Yasağı

Yönetmenliğini Bülent Gündüz'ün yaptığı ve dengbêjlerin şahı Evdalê Zeynikê'nin hayatını konu edinen belgesel, dünya çapında katıldığı hemen tüm festivallerden prestijli ödüllerle dönüyor. Ancak Türkiye de, Altın Koza'dan sonra Altın Portakal da belgeseli programa bile almadı.(ANF - 27 Eylül)

 

Ragıp Zarakolu Mahkemeye Zorla Getirilecek

"KCK dosyası, Küresel Devlet ve Devletsiz Kürtler" isimli kitap nedeniyle yargılanan yayıncı Ragıp Zarakolu hakkında, mahkemeye zorla getirme kararı çıktı. Kitabın (ANF - 30 Eylül)

 

IRKÇI SALDIRILAR

 

Liberallerin Onursal Başkanından Irkçılık

Liberal Demokrat Parti'nin (LDP) eski genel başkanı, yeni onursal başkanı Besim Tibuk, TV8 televizyonunda katıldığı 'Sekizinci Gün' adlı programda, doğrudan Kürtleri ve BDP'lileri hedef alan sözler sarf ederek, Kürt sözcüğünü duymaktan dahi rahatsız olduğunu itiraf etti.(ANF - 17 Eylül)

 

Akın Birdal'a Saldırı

BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, partisince Bursa'da düzenlenen ''Rereferandum için Boykot'' mitinginde konuşurken, Bilgehan Şimşek isimli kişinin saldırısına uğradı.(islahhaber.com - 10 Eylül)

 

TAYAD'a Bolu'da Saldırı

Cezaevlerinde uygulanan tecridin kaldırılması için İstanbul'dan Ankara'ya yürüyen TAYAD üyeleri, Bolu'da bir grubun saldırısına uğradı.(islahhaber.com - 25 Eylül)

 

ÇOCUK HAKLARI

 

Dosyalar Torbada Kürt Çocukları Cezaevinde

Yargıtay'ın, cezaevinde tahliye edilmeyi bekleyen Kürt çocuklarının dosyalarını posta torbalarından çıkarmayarak, bayramı da cezaevinde geçirmelerine ve mağdur olmalarına yol açtığı ortaya çıktı.(ANF - 9 Eylül)

 

TMK Mağduru 57 Çocuk Bayramı Cezaevinde Geçirecek

Çocuklar için Adalet Takipçileri Diyarbakır Sözcüsü Arif Akkaya, TMK mağduru olan ve Cezaevlerinde tutuklu olan 57 çocuğun Bayramı cezaevlerinde geçireceklerine dikkat çekti. Çocuklar için Adalet Takipçileri ÇİAT'ın verdiği bilgilere göre şu an Diyarbakır Cezaevi'nde 8, Mardin Cezaevi'nde 4, Adıyaman Cezaevi'nde 3, Malatya Cezaevi'nde 2, Bitlis Cezaevi'nde 5, İstanbul bölgesinde 35 olmak üzere toplam 57 çocuk halen Cezaevi'nde. (ANF - 9 Eylül)

 

Beyoğlu'nda 5 Çocuk Gözaltına Alındı

BDP Beyoğlu İlçe Örgütü, Hakkâri'de düzenlenen operasyonda 9 gerillanın yaşamını yitirmesi ve sivil minibüse yönelik bombalı saldırı sonucu yine 9 sivilin hayatını kaybetmesini protesto etmek amacıyla yürüyüş yapmış ve yürüyüşün ardından polis müdahalesiyle olaylar çıkmıştı. Müdahalenin ardından arka sokaklarda kimlik kontrolünün ardından 5 çocuk "şüpheli" oldukları gerekçesiyle gözaltına alındı. (ANF - 19 Eylül)

 

'Çocuk İşçilerin Yaklaşık Yüzde 70'i Tarım Alanında Çalışıyor'

Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, çocuk işçilerin yaklaşık yüzde 70'inin tarım alanında çalıştığını belirterek, hükümeti çocuk işçiliğini önlemeye ve bunun için gerekli tedbirleri almaya çağırdı. Eğitim Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç Urfa, Adıyaman, Adana, Batman, Diyarbakır ve Antep illerinden seçilen 115 ilköğretim okulunu kapsayan çocuk istismarına ilişkin hazırladıkları raporu kamuoyuna açıkladı.(ANF - 23 Eylül)

 

Boykot Broşürü Dağıtan 5 Çocuk Gözaltına Alındı

Ağrı'nın Tutak ilçesinde okul boykotuna ilişkin broşürleri dağıtan beş çocuk gözaltına alındı. (ANF - 23 Eylül)

 

MİLİTARİZM

 

TSK'dan Güner'i Aklayan Açıklama

Genelkurmay Başkanlığı, 2. Başkan Güner'in telekulakla 2 bin kişiyi dinlettiği iddiasına yazılı bir açıklamayla cevap verdi. Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, cihazların alımının yasal mevzuata uygun olduğu ancak cihazların alım nedenleri dışında kullanıldıkları iddialarını araştırmak maksadıyla adli soruşturma başlatıldığı belirtildi. Açıklamaya göre Genelkurmay İkinci Başkanı Aslan Güner iddialarla ilgili tarihte Genelkurmay Karargâhı'nda değildi.(islahhaber.com -1 Eylül)

 

Lice Ve Silvan'da İki Ayrı Toplu Mezar

Diyarbakır'ın Silvan ve Lice ilçeleri kırsalında çıkan çatışmalarda yaşamını yitiren gerillalara ait iki toplu mezar bulundu. 90'lı yıllarda çatışmalarda yaşamını yitiren ve toprağa yarı şekilde gömülen gerillalardan kalan giysi parçaları ve kemikler halen olduğu gibi duruyor. Köylüler, insan hakları savunucularını bölgeye davet etti. 1993-1998 yılları arasında Silvan'ın Erkencik (Şawo) ve Ergeçit (Malê Çalê) köyleri ile Lice'nin Zera köyü kırsalında çıkan çatışmalarda yaşamlarını yitiren gerilla cenazeleri kısmen yakıldıktan sonra araziye terk edildi. (ANF - 2 Eylül)

 

'Evet' Diyenlere Ağır Hakaret!

Mersin'in Gözne İlçesinde her yıl geleneksel hale getirilen Gözne 30 Ağustos şenliklerinde konser veren sanatçı Arif Sağ'ın gelini Pınar Sağ, referandumunda 'evet' oyu kullanacak olanları koyun sürüsüne benzetti. Arif Sağ'ın oğlu Tolga Sağ ise 'namuslu' insanların referandumda 'hayır' oyu vereceğini söyledi. (timeturk - 6 Eylül)

 

'Evet' Diyen Köye Silahlı Saldırı

Erzurum Karayazı'nın Abdurrahman Köyü'nde sandıktan 119 'evet' oyu çıkınca köyün yolunu gece yarısı taşla kapatan kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, daha sonra pompalı tüfeklerle köyü kurşun yağmuruna tuttu. Saldırıda ölen ya da yaralanan olmazken, fişeklerin isabet ettiği park halindeki bazı araçlarda hasar meydana geldi.(timeturk -13 Eylül)

 

Genelkurmay'dan "Skandal" Cevap

Genelkurmay'ın Ergenekon Mahkemesi'ne gönderdiği yazıyla Danıştay'ı karşıdan gören Sıhhiye Orduevi'nin güvenlik kameralarının, saldırı gününe ait görüntülerinin kaydedildiği bilgisayar ve harddiskler "mahkeme istemedi" diye koruma altına alınmadığı bildirildi.(islahhaber.com -15 Eylül)

 

Tunceli'de 5 Bölge Sivillere Yasaklandı

Genelkurmay, Tunceli'de Tunceli-Pülümür ve Ovacık üçgenindeki Kadısırtı  Mevkii, Pülümür ile Nazimiye ilçesi arasındaki Dokuzkaya Vadisi ve çevresi, Ovacık, Hozat, Çemişgezek ilçeleri arasındaki Aliboğazı Vadisi ve çevresi, Tunceli merkeze bağlı Kutuderesi Vadisi ve çevresi, Tunceli - Erzincan sınırını oluşturan Mercan ve Munzur dağlarına 17 Eylül- 17 Aralık 2010 tarihleri arasında sivillerin giriş-çıkışlarına yasak koydu.(İLKHA - 15 Eylül)

 

Mehmet Ali Birand: Devlet Ne Derse Odur!

Kanal D Anahaber sunucusu Mehmet Ali Birand, Hakkâri'deki patlamaya ilişkin canlı yayında gazetecilik ilkelerini ayaklar altına aldı. Birand, patlamanın failinin kim olduğu konusunda "Devlet ne derse odur" diyecek kadar resmi ifadelere olan bağlılığını ifade etti.(Taraf - 17 Eylül)

 

Dersimde TSK Yangınları Devam Ediyor

Dersim'de devam eden askeri operasyonlar nedeniyle, Nazmiye-Bingöl ile Karakoçan üçgenindeki ormanlık alanda yangın çıktı. Çok sayıda askerin katıldığı operasyon kapsamında helikopterler bölgeyi bombalarken, bombalama sonucu ormanlık alanlarda yangın çıktı.(ANF - 17 Eylül)

 

Jandarmadan İtiraf: Ateş Açtık Orman Tutuştu

Dersim'de aylardır süren orman yangınlarına ilişkin jandarma çarpıcı bir itirafta bulundu. Ovacık'ta yaşayan ve yangınları söndürmek için mücadele eden B. İ., konuştuğu Çambulak köylülerin, 9 Gün önce Çambulak Karakoluna gittiklerini oradaki jandarma yetkililerinin köylülere, 'Helikopterlerle görüntü alıyorduk ateş açtık ve orman tutuştu' diyerek yangınlarının sorumluları olduklarını açıkça itiraf ettiklerini belirtti.(ANF - 19 Eylül)

 

Yirmibeşoğlu: Kıbrıs'ta Cami Bile Yaktık

İstanbul'da gayrimüslimleri hedef alan 6-7 Eylül Olayları ile 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın suikastına karıştığı iddialarıyla yeniden gündeme gelen gündeme gelen eski Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri Emekli Orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu, Özel Harp Dairesi'ni Habertürk'e anlatırken tarihi bir itirafta bulundu. Özel Harp'te bir kural vardır; halkın mukavemetini artırmak için düşman yapmış gibi bazı değerlere sabotaj yapılır. Bir cami yakılır. Kıbrıs'ta cami yaktık biz. Cami yakılır mesela." (ANF - 23 Eylül)

 

TSK Bazı Bölgeleri Sivillere Yasakladı

Genelkurmay Başkanlığı,İncebel Dağları, Karadağ, Gediktepe, Çimendağı ve Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde bulunan Kurşunlu Bölgesini 27 Eylül ile 27 Aralık tarihleri arasında adeta fiili bir OHAL uygulaması olan "geçici güvenlik bölgesi" ilan ederek sivillerin girmesi yasaklandı.(islahhaber.com - 25 Eylül)

 

'Bitlis'i Jitem Öldürdü' Diyen Emekli Albay Doğan Adliyede

Eski Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'i JİTEM'in öldürdüğünü söyleyen Ergenekon Davası sanığı emekli Albay Arif Doğan, bu iddialara ilişkin ek ifade vermek için Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne getirildi.(ANF - 30 Eylül)

 

MAYIN VE PATLAYICILAR

 

Başkale'de Patlama: Bir Çocuk Ağır Yaralandı

Van'ın Başkale İlçesi'nde eski karakol bahçesinde meydana gelen patlamada 10 yaşındaki Ö.P. ağır yaralandı. Edinilen bilgilere göre, Başkale İlçesi'ne bağlı Güleçler (Embi) Köyü'nde koyunları otlatan 10 yaşındaki Ö.P. isimli çocuk köyde bulunan ve bu yıl boşaltılan karakolun bahçesine girdi. Bahçede bulunan bir cismi eline alan Ö.P. eline aldığı parçanın patlaması sonucu ağır yaralandı. (ANF - 7 Eylül)

 

Ankara'da Eğitim Tipi El Bombası Bulundu 

Ankara'nın Keklikpınarı semtinde eğitim tipi el bombası bulundu.(Zaman - 8 Eylül)

 

Şüpheli Paketten Patlayıcı Çıktı 

Hakkâri'nin Şemdinli ilçesinde, yatılı ilköğretim bölge okulu arkasında bulunan şüpheli paketten 7 kilo 300 gram patlayıcı çıktı.(Zaman - 9 Eylül)

 

Eruh'ta Askeri Cisim Patladı, 4 Çocuk Yaralandı

Siirt'in Eruh ilçesinde 4 çocuk, buldukları askeri bir cismin ellerinde patlaması sonucu yaralandı. Alınan bilgilere göre Eruh'un Dağdöşü köyünde oturan 4 çocuk köy yakınlarında oynarken, yerde bir cisim buldular. Türü belirlenemeyen askeri cismin patlaması sonucu yaralanan 4 çocuk Siirt Devlet hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralanan çocukların Mehmet Toprak (10), Adnan Kurt (9), Yalçın Ertaş (8) ve Şükrü Yıldırım (7) olduğu öğrenildi.(ANF - 9 Eylül)

 

Erzincan'da Sulama Göletinde 3 El Bombası Bulundu

Erzincan'a 117 kilometre uzaklıkta bulunan Çayırlı ilçesindeki bir sulama göletinde 3 adet eğitim amaçlı el bombası bulundu.(Zaman - 11 Eylül)

 

Üsküdar Sahilinde Mermi Bulundu 

Üsküdar Kuleli Sahili'nde bir poşet içinde yaklaşık 500 adet mermi bulundu.(Zaman-11 Eylül)

 

Elazığ'da 2 El Bombası Daha Bulundu 

Erzincan'ın Çayırlı ilçesinde Elazığ'dan gelen dalgıç ekibinin yaptığı çalışmalar kapsamında 2 el bombası daha bulundu.(Zaman -12 Eylül)

 

Hakkâri'de Mayınlı Katliam:10 Ölü

Hakkâri'nin Durankaya Beldesi'ne bağlı Geçitli Köyü (Pêyanis) sınırları içinde 16 Eylül 2010'da seyir halindeki bir sivil minibüsün önceden döşenmiş el yapımı mayına çarpması sonucu 10 kişi yaşamını yitirdi.(ntvmsnbc.com -16 Eylül)

 

Hakkâri'de El Bombası ve Mermiler Bulundu 

Hakkâri'nin Durankaya Beldesi ile Geçitli köyü arasında sivillere yönelik yapılan mayınlı saldırının yapıldığı yerin 100 metre yakınında el bombaları ve Kaleşnikof piyade tüfeği mermileri bulundu.(Zaman - 16 Eylül)

 

Kızılırmak'ta Patlamamış El Bombası Bulundu 

Kırıkkale'nin Bahşılı ilçesinde, Kızılırmak nehrinde patlamamış bir el bombası bulundu.(Zaman - 23 Eylül)

 

Ağaç Dalına Asılı Poşette El Bombası Bulundu 

Erzurum'un Karayazı ilçesinde, bir ağacın dalına asılı poşet içerisinde iki adet el bombası bulundu.(Zaman - 23 Eylül)

 

Üniversite Arazisinde El Bombası

Ortadoğu Teknik Üniversitesi(ODTÜ)'ndeki orman arazisinin içindeki bir ağacın altında üç adet savunma tipi el bombası bulundu.(islahhaber.com - 26 Eylül)

 

Hakkâri'de 8 Adet Tank Mayını Bulundu

Hakkâri'nin Çukurca ilçesine 8 adet Geçitli Köyü'ndeki patlamada da kullanılan Rus yapımlı anti tank mayını bulundu.(islahhaber.com - 28 Eylül)

 

Nusaybin'de 2 El Bombası Bulundu

Mardin'in Nusaybin İlçesinde, Çağçağ Deresi'nde yürütülen ıslah çalışmaları sırasında 2 adet el bombası bulundu.(İLKHA - 29 Eylül)

 

İŞKENCE VE KÖTÜ MUAMELE

 

Sivil Polisler 2 Kardeşi Darp Etti

Hakkâri'nin Yüksekova İlçesi'nde 2 Eylül 2010'da arabalarıyla yolda ilerleyen Umut Kazancı ve Emrah Kazancı, yanlarından geçen zırhlı polis aracına yol vermedikleri gerekçesiyle, polis aracında bulunan polis memurları tarafından arabalarından indirilerek silah dipçikleriyle dövüldü. Çevrede bulunanların tepki göstermesi üzerine, olay yerine gelen Yüksekova Emniyet Müdürlüğü yetkililerinin, polis memurları hakkında soruşturma başlatılacağı sözünü verdikleri öğrenildi.(Gündem - 2 Eylül)

 

Urfa'da Polis Terörü

Urfa'da bisikleti ile gezinirken kamyon altında kalıp yaşamını yitiren 11 yaşındaki Adil Taşı'n cenazesinin uzun süre kaldırılmamasına öfkelen yakınları, polis ile tartışınca, polisin sert müdahalesine maruz kaldı. Müdahalede 11 kişi gözaltına alındı.(ANF - 5 Eylül)

 

Polisler 'Roman'a Benzettiler İşkence Ettiler

Bakırköy'de polisler tarafından 'yan kesici' olduğu şüphesiyle Deniz Erol tekme tokat gözaltına alındı, ardından da karakolda işkence edildi. Polisler kadının yan kesici olmadığını anlayınca 'Seni Roman hırsız sandık' deyip serbest bıraktı. Erol'un suç duyurusu sonucunda polisler hakkında işkenceden dava açıldı.(ANF - 9 Eylül)

 

Van'da Protesto Gösterisine Müdahale

Van'ın Bahçesaray İlçesi'nden gelerek Van Valiliği önünde 6 Eylül 2010'da "köy tazmin paraları"nın ödenmediği gerekçesiyle toplanan ve Van Valisi Münir Karaloğlu ile AK Parti Van Milletvekili Gülşen Orhan'la görüşmek isteyen gruba polis ekipleri cop ve biber gazıyla müdahale etti. (Günlük - 8 Eylül)

 

Van'daki Polis Terörünün Bilançosu: 10 Yaralı, 15 Gözaltı

Van'da BDP'nin basın açıklamasından sonra polisin estirdiği terörle başlayan ve gece geç saatlere kadar devam eden çatışmalarda 5'i polis 10 kişinin yaralandığı, 15 kişinin de gözaltına alındığı öğrenildi.(ANF - 9 Eylül)

 

Van'da Geçici Köy Korucularının Saldırısına Uğrayan Kişiler

Van'ın Başkale İlçesi'ne bağlı Rezuk Köyü'nün içinden 10 Eylül 2010'da geçen düğün konvoyunu durduran geçici köy korucularının kimlik kontrolü yapmak istediği ve sarı, kırmızı ve yeşil renkli eşarplara el konulmak istenmesi üzerine çıkan arbede sonucu geçici köy korucularının altı kişiyi yaraladığı öğrenildi.(Günlük - 12 Eylül)

 

Polise Kimlik Sordu İşkence Gördü!

İstanbul'da sivil polise 'kimliğinizi görebilir miyim' diyen Ali Çulha adlı mühendise 'işkence' sokak ortasında başladı, Yabancılar Şube Müdürlüğü tuvaletinde devam etti ve soluğu hastanede aldı. Hastaneden rapor alan Çulha, kendisini döven sivil polis hakkında ve buna engel olmayan diğer polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. (ANF - 12 Eylül)

 

BDP Urfa İl Binasına Baskın

BDP Urfa İl binasına çok sayıda polis tarafından baskın düzenlendi. Baskın gerekçesi öğrenilemezken, 10 kişinin gözaltına alındığı ve Urfa Milletvekili İbrahim Binici'nin de tartaklandığı belirtildi.(ANF - 12 Eylül)

 

Şırnak'ta Korucular BDP'lilere Saldırdı: 15 Yaralı

Şırnak'ın Kumçatı (Dêrgulê) Beldesi'nde korucular halkın sandığa gitmemesi üzerine terör estirdi. BDP'li müşahitlere silah ve bıçaklarla saldıran korucular 15 kişiyi yaraladı. (ANF - 12 Eylül)

 

Gerilla Cenazelerinde 'Yanık' İzi

TSK'nin Hakkâri'de 'eylemsizlik' sürecindeki HPG gerillalarına dönük düzenlediği 'nokta' operasyonunda yaşamını yitiren 9 gerillanın cenazelerinde 'yanık' izleri tespit edildi. Malatya'ya giden gerilla Hasan Doru, Yusuf Şahin ve Uğur Kar'ın aileleri, teşhis işleminin ardından çocuklarına ait cenazeleri aldı.(ANF - 13 Eylül)

 

Şemdinli'de Özel Timler Köye Baskın Düzenledi

Hakkâri'nin Şemdinli İlçesi'nde yola döşenen ve bir askerin yaralanmasıyla sonuçlanan bombanın patlamasından sonra Omurlu (Grane) Köyü'ne baskın düzenleyen özel harekat timlerinin arama yaptıkları evlerde vatandaşlara hakaret ettiği bildirildi. (ANF - 15 Eylül)

 

Geçici Köy Korucuları Saldırmaya Devam Ediyor

Siirt'in Pervari İlçesi'ne bağlı Hosyan (Doğan) Köyü'nde 12 Eylül 2010'daki referandumda BDP gözlemciliği Cemil Babat, 14 Eylül 2010'da geçici köy korucuları Hamit Babat ve Mahmut Babat'ın saldırısına uğradı. Geçici köy korucuları tarafından dövülen Cemil Babat'ın parmaklarının kırıldığı ve başına aldığı darbeler nedeniyle hastanede tedavi altına alındığı öğrenildi.(ANF -16 Eylül)

 

Şemdinli'de Polis Evleri Taciz Ediyor

Hakkâri'nin Şemdinli İlçesi'nde polis noktasına yapılan saldırıdan sonra polislerin gece geç saatlerde bazı mahallerde evlerin içine ışık tutarak ev sakinlerini taciz ettiği bildirildi. Moda Mahallesi ile TOKİ lojmanlarının bulunduğu noktalarda zırhlı araçlarla dolaşan polislerin evlerin içine ışık tutarak mahalle sakinlerini taciz etmeye başladı. (ANF - 22 Eylül)

 

CEZAEVLERİ

 

Hapisten Bir Kişi Daha Tabutla Çıkmak Üzere

İstanbul L Tipi Cezaevi'nde kanser hastalığına yakalanan ve tedavisi zamanında yapılmadığı için durumu ağırlaşan Osman Kezlere hastaneye kaldırıldı. Ölüm döşeğinde yatan ve her an hayatını kaybedeceği belirtilen Kezlere'nin başına devlet iki asker koydu.(ANF - 1 Eylül)

 

Kürtçe Cezaevinde Artık Paralı!

Adana F Tipi Yüksek Güvelikli Kapalı Cezaevi'nde bulunan tutuklu ve hükümlüler üzerinde baskılar had safhaya ulaşırken, Kürtçe yazdıkları mektuplara karşılık 'tercüman parası' isteniyor ve gönderilen Kürtçe mektuplar ise idare tarafından keyfi olarak verilmiyor.(ANF - 5 Eylül)

 

Kandıra Cezaevi'nde Baskılar Arttı

Kocaeli Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi'nde tutuklular üzerindeki baskılar her geçen gün artarken, son bir ay içerisinde gardiyanların hakaretine itiraz eden iki tutuklu hakkında 'soruşturma' açılırken hücre cezasını protesto eden 8 tutukluya ise 45 gün etkinliklerden men cezası verildi.(ANF - 5 Eylül)

 

Tekirdağ F Tipi Cezaevinde Baskı

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi'nde kalan ve 4–5 Eylül 2010'daki Açık Öğretim Sınavı'na giren tutuklu ve hükümlülerin salonunu basan 25 gardiyanın sınavın 20. dakikasında 40 tutuklu ve hükümlünün sınav kâğıdına el koyduğu öğrenildi.(atilim.org - 9 Eylül)

 

Bakanlıktan Görüş Gaspı

Adalet Bakanlığı, Kırıklar 1 No'lu F Tipi Cezaevi'nde bayram açık görüşünü 6–7–8 Eylül olarak belirledi. Aylık açık görüşün aynı güne denk gelmesini gerekçe gösteren bakanlık, yeni bir tarih düzenlemesi yaparak sorunu çözmek yerine, aylık açık görüş hakkını ortadan kaldırdı. (ANF - 10 Eylül)

 

Tutukluya 'Demir Sopalı' İşkence

12 Eylül askeri darbesinin yıl dönümünde Tokat T Tipi Cezaevi'nde darbe günlerini aratmayacak bir 'işkence' vakası yaşandı. Tokat Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ercan Aslan adlı tutuklu, Cezaevi Müdürü ve gardiyanlar tarafından demir sopalarla işkenceye tabi tutuldu. İşkence sonucu ağır yaralanan Aslan'ın ailesi ise çocuklarının hayatından endişe duyduklarını belirtti.(ANF - 14 Eylül)

 

Edirne F Tipi Cezaevinde Baskı

Edirne F Tipi Cezaevi'nde üç yıldır tutuklu bulunan Şahabettin Demir'in yeğeni Kenan Demir 13 Eylül 2010'da yaptığı açıklamada amcasının ameliyat olmaması halinde sol gözünün görme yetisini yitirme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirterek buna rağmen daha önceki dönemlerde tedavisinin engellenmesi nedeniyle amcasının güven duygusunu yitirdiğini ve ameliyat olmaktan çekindiğini söyledi. Kenan Demir, ayda bir açık görüş haklarının 15 dakika kısaltıldığını, cezaevinde çıkan yemeklerin çok kötü olduğunu da açıklamasında belirtti.(Günlük - 14 Eylül)

 

Cezaevinde İntihar!

İzmir'in Buca İlçesi'nde 15 Eylül 2010'da de, eski nişanlısı Özcan Kurtuluş'un (24) kendisini rahatsız ettiği yönünde M.U.'nun (27) şikâyeti üzerine, ifadesi alınmak üzere Şirinyer Polis Karakolu'na götürülen Özcan Kurtuluş'un, bekleme salonundaki pencere korkuluğuna kendisini kemerle asarak intihar ettiği iddia edildi.(ntvmsnbc.com - 15 Eylül)

 

Antep'te Çorba İçmeyen 50 Tutukluya Bir Ay İletişim Yasağı

Antep'te H Tipi Kapalı Cezaevi'nden bulunan tutuklulara çorba içmedikleri için İdare tarafından bir aylık iletişim yasağı verildi. Savunmalarını Kürtçe vermek isteyen bu 50 tutuklu ayrıca hâkim tarafından "Bilinmeyen bir dil, Türkçe dışında bir dil" diyerek mahkeme salonun dışına çıkarıldı. (ANF - 20 Eylül)

 

'Hastamızı Serbest Bırakın'

Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde kalan ve çölyak hastası olan Nesimi Kalkan'ın eşi Taybet Kalkan ile kızı Beritan Kalkan 22 Eylül 2010'da İHD Diyarbakır Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. Kalkan ailesi, Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi'nde hükümlü bulunan çölyak hastası Nesimi Kalkan'ın hastalığının her geçen gün ağırlaştığını vurgulayarak bir an önce serbest bırakılmasını istedi.(atilim.org - 22 Eylül)

 

Epilepsi Hastası Tutukluya İşkence

Müebbet hapisten hüküm giyen ve 14 yıldır cezaevinde bulunan Epilepsi hastası Cengiz Çelik'in yaklaşık 5 ay önce sürgün edildiği Tekirdağ 1 nolu F tipi cezaevinde doktor raporu hiçe sayılarak, geçirdiği nöbetler görmezden gelinerek hücreye kapatılmak istendi. Buna karşı çıkan Çelik ise gardiyanların ağır işkencesine maruz kaldı.(ANF - 25 Eylül)

 

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi'ndeki Mahkûmların Vücutlarında Darp İzleri

Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi'nden mektup gönderen Serxabun Gedik'in, cezaevi yönetiminin hak ihlallerinin kamuoyuna yansımaması için bazı mektup ve dilekçelere el koyduğunu; cezaevi yönetimi tarafından son bir ayda gerçekleştirilen fiziksel saldırılar sonrasında kendisinin ve diğer mahkûmların vücudunda darp izlerinin olduğunu yazdığı, 27 Eylül 2010'da öğrenildi.(Evrensel - 27 Eylül)

 

Tekirdağ F Tipi'nden Bir Cenaze Daha Çıktı

Tekirdağ 2 No'lu F tipi hapishanesinde tutuklu bulunan 36 yaşındaki Selçuk Güvenilir kalp krizi geçirdi, cezaevinde doktor bulunmadığı için hayatını kaybetti. Basından gizlenen bu ölümün 7 Eylül'de gerçekleştiği ortaya çıktı. (ANF - 27 Eylül)

 

Durumu Ağırlaşan Hasta Tutuklu Soysal Hastaneye Kaldırıldı

Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan ve doktorların "6 aylık ömrü kaldı" dediği lenf kanseri hükümlü Nurettin Soysal, durumunun ağırlaşması üzerine, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne kaldırıldı. Durumunun ciddi olduğu belirtilen Soysal'ın hayati tehlikesinin olduğu belirtiliyor. (ANF- 30 Eylül)

 

İNANÇ ÖZGÜRLÜĞÜ

 

Duyun Bu Çığlığı

Ağrı Patnos'ta Cumhuriyet İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören Hivda Tandır isimli kız öğrenci, 6. sınıfı bitirip bu sene 7. sınıfa başlamaya hazırlanırken, eğitim sisteminin örtüsüne engel olduğu ve inancını rahatça yaşayamadığı gerekçesiyle okulunu bırakma kararı aldı. Tandır, okulu bırakma gerekçesini de şöyle açıkladı: "Ben Müslüman bir insanım, bugün benim inancım gereği başörtümü çıkarmamam gerekiyor. Ben de inancım gereği okulu bırakmaya karar verdim. Aslında okulumu okumak ve eğitimimi tamamlamayı çok istiyorum ama maalesef bugün ki şartlarda böyle bir imkân yok.(haksozhaber.net - 1 Eylül)

 

Çukurova Üniversitesi, Başını Açmayanın Kaydını Yapmıyor

Çukurova Üniversitesi Yönetimi, kayıt için gelen başörtülü öğrencilere geçit vermiyor. Kayıt için Üniversiteye gelen başörtülü öğrenciler, başlarını açmaları için girişte uyarılırken başlarını açmak istemeyen öğrenciler, kayıtları yapılmadan kapıdan geri çevrildi.(İLKHA - 1 Eylül)

 

Yasakçılar Yine İş Başında

Öğrencilere kayıt olmak için geldikleri okullarının kapısında 'Ya başörtüsü ya kayıt' denilirken, Malatya İnönü Üniversitesi, yasağı bir adım daha ileri götürdü. Üniversite internet sitesinde 'kayıt için gereken belgeler' kısmında öğrencilerden 'başı ve boynu açık' fotoğraf istedi. Kayıtlarla birlikte başörtüsü zulmü de başladı. Öğrencilere kayıt olmak için geldikleri okullarının kapısında 'Ya başörtüsü ya kayıt' denilirken, Malatya İnönü Üniversitesi, yasağı bir adım daha ileri götürdü. Üniversite, internet sitesinde 'kayıt için gereken belgeler' kısmında öğrencilerden 'başı ve boynu açık' fotoğraf istedi. İnönü Üniversitesi'ne kayıt yaptıracak başörtülü öğrencilerin, başı açık ibaresi yanında bir de boynu açık olacak şartını görünce moralleri bozuldu. (haksozhaber.net - 2 Eylül)

 

Belediye Başkanından Kadınlara Hakaret

CHP Avcılar Belediye Başkanı Mustafa Değirmenci referandum çalışmaları çerçevesinde hazırladığı afişte; "Müslüman kadınların rahibe gibi giyinmeleri için EVET" cümlesiyle Müslümanlara hakarette bulundu.(Zaman - 3 Eylül)

 

Başörtülü Olduğu İçin Stüdyodan Çıkartıldı

TRT'de yayınlanan 'Can Veren Pervaneler' programına konuk olarak davet edilen Edebiyat ve Müzik araştırmacısı Zeynep Yıldız programa dakikalar kala başörtülü olduğu gerekçesiyle yayına alınmadı.(islahhaber.com - 4 Eylül)

 

Başörtülü Öğrenciye Sınavda Eziyet

Açık Öğretim sınavına giren Saliha İlhan ve diğer başörtülü öğrenciler hakkında sınava başörtülü girdikleri gerekçesiyle tutanak tutulup,sınavlarının iptali ile tehdit edildi. (islahhaber.com - 7 Eylül) 

 

Timuroğlu, Başörtülü Kadın Görünce Erkekliğini Hissediyormuş!

Cumhuriyet gazetesi yazarı Vecihi Timuroğlu, Çiğli Belediyesi'nde düzenlenen bir panelde, "70 yaşıma rağmen türbanlı bir bayan görünce erkekliğimi hissediyorum" dedi. Kadınlar, tepki göstererek salonu terk etti. (ANF - 4 Eylül)

 

Başörtülüye Fotokopi Bile Yasak!

İstanbul'dan oğlunun yemin törenine katılmak üzere İzmir'e gelen Mustafa Kaya (50) ve eşi Oya Kaya (45), Ege Ordu Komutanlığı'na bağlı Narlıdere Muhabere Komutanlığı'nın kapısından Oya Kaya'nın başörtülü olması gerekçesiyle geri çevrildi. Oğluna evci kâğıdı çıkartmak için kapıda bekledikleri sırada fotokopi ihtiyacı olduğunu belirten Mustafa Kaya, ancak eşi başörtülü olduğu için fotokopi çekmediklerini, bunun için arabayla 10 dakikalık mesafede fotokopi çektirmeyi gittiklerini anlattı.(islahhaber.com -7 Eylül)

 

CHP'de Rahibe Skandalı Patladı

CHP'nin İstanbul Avcılar'da ve Diyarbakır'da imza attığı  'Müslüman kadınların rahibe gibi örtünmemesi için evet' yazılı afiş skandalının ikincisi Antalya'da yaşanıyor. CHP'li Büyükşehir Belediyesi, İl Başbakanlığı, ilçe belediyeleri ve ilçe başkanlıkları tarafından dağıtıldığı iddia edilen Kaktüs Dergisi'nin arka kapağında Avcılar ve Diyarbakır'daki afişte yer alan sözlere yer verildi.(islahhaber.com - 10 Eylül)

 

YSK'dan Skandal Uygulama

Özgürlüklerin oylandığı anayasa değişikliği referandumunda Yüksek Seçim Kurulu (YSK), oylama başlamadan sadece saatler önce sandıkların kurulduğu yerleri kamusal alan ilan eden YSK, başörtülülerin görev yapmasını engelledi.(islahhaber.com - 12 Eylül)

 

İstanbul'da Başörtülü Kıza Saldırı

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde başörtülü bir kıza saldırı yapıldı. "Kahrolsun şeriat, sizi bu ülkede istemiyoruz, gidin bu ülkeden" diye bağıran saldırgan, kızın başörtüsünü çekti. Saldırganın üniversiteye diplomasını almaya gelen eski bir öğrenci olduğu öğrenildi. (timeturk -14 Eylül)

 

Bir Başörtüsü Zulmü de Tarsus'tan

2010–2011 Eğitim Öğretim yılının açılması ile birlikte Tarsus'ta Dr. Lütfi Kolukırıkoğlu İlköğretim okulunda başörtülü okumak isteyen Büşra Uzunselvi (13), kıyafeti okul yönetmeliğine uymadığı gerekçesiyle okul yönetimi tarafından okula alınmadı.(İLKHA - 21 Eylül)

 

'Öğrenim Çağı Dışına Çıktı' Diye Öğrencinin Kaydını Sildiler

İnancı gereği taktığı başörtüsü sebebiyle okul yönetimin baskılarına maruz kalan Osmaniye Mehmet Akif İlköğretim Okulu 8'inci sınıf öğrencisi Zeynep Sak(16) başörtüsüyle okumaya ısrar edince, "öğrenim çağı dışına çıktığı" gerekçe gösterilerek okul idaresi tarafından kaydının silindi.(İLKHA - 22 Eylül)

 

Tarihi Medresede Defile

Modacı Cemil İpekçi Mardin Valisi Hasan Duruer izniyle Mardin'de tarihi Kasımiye Medresesi'nde defile düzenledi.(islahhaber.com - 26 Eylül)

 

Bir Mağdur Da Kızıltepe'den

Kızıltepe Mehmet Emin Değer İlk Öğretim Okulu 8. Sınıf öğrencisi Medine Karaalp, inancı gereği taktığı başörtüsü ile okula gitmek istedi. Ancak okul yöneticileri tarafından yasal olarak herhangi bir sınırlama olmadığı halde zorla okuldan çıkarıldı.(islahhaber.com - 29 Eylül)

 

"Bediüzzaman Tırı"na Laik Saldırı

Yeni Asya organizasyonunun "Bediüzzaman Tanıtım ve Hizmet Tırı" geceleyin konakladığı Erzurum'da tırın üstüne "Cumhuriyet Düşmanı", "Atatürk Düşmanı", "İnanç Tacirleri", "Amerikan uşağı Fetoşun Köleleri", "Hayin Kürt" ve "Laik Türkiye" şeklinde yazılar yazmak suretiyle saldırı gerçekleşti.(islahhaber.com - 30 Eylül)

 

EĞİTİM HAKKI

 

TMK Mağduru 58 Çocuğun Eğitimi Aksayacak

Çocuklar için Adalet Takipçileri Diyarbakır Sözcüsü Arif Akkaya, 2010–2011 eğitim ve öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kalırken, halen TMK'dan dolayı cezaevinde tutulan ve tahliye edilmeyen 58 çocuğun ise okula başlayamayacağına dikkat çekti. TMK mağduru 58 çocuğunu cezaevinde tutulduğuna dikkat çeken Akkaya, Kürt illerindeki cezaevlerinde ise 23 çocuğun tutuklu bulunduğunu belirtti. (ANF - 2 Eylül)

 

Su Borcunu Ödemeyen 116 Okulun Suyu Kesildi

Diyarbakır'da yıllardır su borçlarını ödemeyen 116 okulun suyu, tüm ikazlara rağmen borçlar ödenmeyince belediye ekipleri tarafından kesildi. Alınan bilgilere göre, Diyarbakır'da DİSKİ'ye olan su borçlarını ödemeyen resmi kurumların başında gelen 116 okulun suyu belediye ekipleri tarafından kesildi.(ANF - 15 Eylül)

 

KPSS'de Kısmi İptal

Kamu Personeli Seçme Sınavı'nda kısmi iptal kararı alındı. ÖSYM, 10–11 Temmuz günlerinde yapılan Eğitim Bilimleri sınavını iptal etti. ÖSYM yaptığı açıklama ile sınav sürecinde bazı usülsüzlüklerin meydana geldiğini belirterek, telafisi mümkün olmayan zararların ortaya çıkmasını engellemek için sınavı iptal ettiğini duyurdu.(Taraf – 18 Eylül)

 

İŞ GÜVENLİĞİ VE İŞÇİ HAKLARI

 

Kaçak Madende "İş Kazası"

Zonguldak'ın Kilimli beldesinde kaçak işletilen maden ocağında meydana gelen göçükte 1 işçi yaralandı. Kadir O.'ya ait maden ocağının tavan kısmından taş ve toprak parçalarının düşmesi sonucu meydana gelen göçükte, Uğur Bakıroğlu (29) yaralanırken, maden işçisinin hayati tehlikesinin bulunduğu bildirildi. Bakıroğlu, Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.(sendika.org - 1 Eylül)

 

Kölece Çalışma Koşulları Can Aldı

Günde 16 saat çalışan bir işçi yorgunluktan uyuyakalınca, vincin altında kalarak can verdi. İstanbul'da rüzgârdan yırtılan referandum afişini değiştirmekle görevli işçi, günde 16 saat çalıştığı için yorgunluktan afişin altına girerek uyuyakaldı. İşçiyi görmeyen vinç ise, işçinin üzerinden geçerek ölümüne neden oldu.(sendika.org - 1 Eylül)

 

Tersane İşçisi Tek Başına 21 Gündür Direniyor

Tuzla Tersaneler Bölgesi'nde faaliyet gösteren Betesan elektrik firmasında görev yapan ve tersane işçilerinin örgütlenmesi için faaliyet yürüttüğü gerekçesiyle işten atılan Tersane İşçileri Birliği Derneği Başkan Yardımcısı (TİB-DER) Zeynel Kızılaslan'ın başlattığı direniş 21 gününe girdi. (ANF - 2 Eylül)

 

Gebze'de "İş Kazası"

Kocaeli Gebze Osman Yılmaz Mahallesi 636. Sokak Çınar Cami karşısındaki bir inşaatta çalışan inşaat kalfası Ali Abbas Söğüt (45), elektrik tellerinin üzerinden uzanan mikserden yere beton sermeye çalışırken mikser hortumunun elektrik tellerine temas etmesi sonucu elektrik akımına kapıldı. Elektrik akımına kapılan Söğüt, ağır yaralı olarak önce Darıca Farabi Devlet Hastanesi'ne ardından ise Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırıldı. Vücudunun birçok yerinde ağır yanıklar meydana gelen işçinin hayati tehlikeyi atlattığı fakat ağır yanıklardan dolayı vücudunda büyük tahribatların oluştuğu bildiriliyor. (sendika.org - 2 Eylül)

 

Başbakan'ın Mitinginde Tekel İşçileri Polis Zoruyla Çıkarıldı

Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda yaptığı miting sırasında protesto gösterisi yapmak isteyen 40 kadar TEKEL işçisi polis zoruyla miting alanından çıkarıldı. Polislerin, protestocu işçileri 'Valilik sizinle görüşecek' diyerek alandan uzaklaştırıldı. (ANF - 3 Eylül)

 

CHP'li Buca Belediyesi 40 İşçi Çıkardı  

İzmir'in Buca ilçesinin CHP'li belediyesi, Ramazan Bayramı öncesi Buca-Mar'ın çeşitli birimlerinde çalışan 40 işçi çıkardı.  İşçilerin, belediyeye ait Buca İmar ve İnşaat Teknik Hizmetler (Buca-Mar)'in çalışanları olduğu açıklandı. Buca-Mar Genel Müdürü Metin İnan, "İşçileri mağdur etmek istemezdik ama şirketi asgari seviyeye düşürmek zorunda kaldık." dedi. (Star - 4 Eylül)

 

Madenci Toprağa Verildi

Zonguldak Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Üzülmez Müessesesi Asma İşletmesinde eksi 170 kotunda çalışırken girdiği kör bacada metan gazından zehirlenen Maden İşçisi Şinasi Girgin, yaşamını yitirdi.(sendika.org - 4 Eylül)

 

Erken Açılan Baraj Can Aldı

Tamamlanmadığı ve henüz birçok ciddi eksiklikleri bulunduğu halde sırf Başbakan Erdoğan'ın açılış törenine yetişsin diye açılan Aydın-İkizdere Barajı 64 yaşındaki Ali Karataş adlı bir işçinin yaşamına neden oldu. Karataş'ın naaşı toprağa verildiği gün Erdoğan, görkemli bir törenle barajın açılışını yaptı. İHD'ye başvuran Karataş'ın ailesi Erdoğan'a kınama mektubu yazacak. (ANF - 7 Eylül)

 

Çolakoğlu Metalurji'de İş Cinayeti

Alınmayan işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri nedeniyle daha önce de iş cinayetlerinin yaşandığı Kocaeli Çolakoğlu Metalurji'de çalışan bir işçi, üzerine forklift düşmesi sonucu feci şekilde can verdi. Ölen işçinin kimliği, fabrika yönetiminin, o gece vardiyasında görevli bütün işçilerin evlerini tek tek aramasıyla ortaya çıktı. Hangi işçinin eve dönmediğini öğrenmeye çalışan yetkililer iş cinayetine kurban giden işçinin Şirintepe'de oturan 3 çocuk babası Hamza Zengin (44) olduğu bilgisine ulaştılar. Türk Metal'in örgütlü olduğu Çolakoğlu Metalurji'de her sene ortalama 3-4 işçi iş cinayetine kurban gidiyor. Yaşanan iş cinayetlerine ve fabrikadaki kölelik koşullarına karşı Türk Metal sesini çıkarmıyor.(sendika.org - 9 Eylül)

 

Taşeronlaştırmaya 1 İşçi Daha Kurban Edildi

İstanbul Arnavuktöy'de elektrik direğine çıkarak arızaya bakan taşeron şirket işçisi Erkan Keleş (31), 35 bin volt elektrik akımına kapılarak iş cinayetine kurban gitti. (sendika.org - 12 Eylül)

 

Afyonkarahisar'da İş Kazası: 1 Ölü

Alınan bilgiye göre, Organize Sanayi Bölgesi (OSB)'ndeki bir yem fabrikasında Yunus İşcan, İbrahim Menteş ve Hasan Yel (37) isimli işçiler, yem silosunun üzerine çıkarak yem hammaddesi olan Ayçiçek küspesini şişlemek istedi. Hasan Yel'in bulunduğu bölümdeki küspe aniden kayınca, Hasan Yel yem silosunun içine düştü. Küspe yığınının içine gömülen Hasan Yel'i diğer işçi arkadaşları bütün müdahalelere rağmen çıkaramadı. Küspe yığınının altında nefessiz kalan Hasan Yel hayatını kaybetti.(sendika.org - 14 Eylül)

İş Cinayeti: 3 Ölü 2 Yaralı

Adana'da petrol ürünleri imal eden bir fabrikada ihmal sonucu yaşanan iş kazasında 3 işçi yaşamını yitirdi, 2 işçi yaralı olarak kurtarıldı. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi'nde petrol ürünleri imal eden bir fabrikada, tank temizliği yapan işçiler zehirlendi. Tanka giren Recep Savan, Abdulselam Akkuş ve Yasin Altunbaş zehirlenerek olay yerinde yaşamını yitirdi. Mehmet Bağcı ve Sinan Savan adlı işçiler ise yaralı kurtarıldı. İşçilerin tank temizliğine gaz maskesi verilmeden gönderildiği, kazada ağır ihmal olduğu belirtiliyor. (sendika.org - 15 Eylül)

 

Mihalıççık'ta Maden Ocağında Kaza: 2 Yaralı

Eskişehir'in Mihalıççık ilçesinde maden ocağında çalışan iki işçi, üzerlerine taş düşmesi neticesinde yaralandı. Alınan bilgiye göre ilçeye bağlı Koyunağılı Köyündeki madende çalışan işçilerden Cafer O. (24) ve Şaban E. (31), yerin 300 metre altında galeri açma ve kömür kazısı sırasında üzerlerine tavandan taş veya kapak olduğu tahmin edilen nesnenin düşmesi sonucu yaralandı.(sendika.org - 17 Eylül)

 

Hızlı Tren Yolunda İş Cinayeti!

Sakarya'da Fahrettin Tıraş (20) adlı işçi hızlı tren için yapılan demiryolu inşaatı çalışmaları sırasında demir kalıbın üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybetti. 17 Eylül günü İstanbul-Eskihehir hızlı tren demiryolu inşaatında gerçekleşen olay sırasında ağır yaralanan Fahrettin Tıraş Sakarya Devlet Hastanesi'ne kaldırılmıştı. Ancak günler süren tedavi sonuç vermedi ve Tıraş hayatını kaybetti.(sendika.org - 18 Eylül)

 

Körfez'de İş Cinayeti

Güvencesiz ve kuralsız çalışma koşulları bir can daha aldı. Kocaeli'nin Körfez ilçesinde bulunan Körfez Sanayi Sitesi mevkiinde, Çıraklık Eğitim Merkezi yanındaki hurda atölyesinde patlama meydana geldi. Yangın tüpünün kesilmesi sırasında meydana gelen patlamada 19 yaşındaki Mümin Büyükyaşar isimli işçi hayatını kaybetti. Büyükyaşar'ın bugün işe başladığı ve günlük 40 TL yevmiyeyle çalıştığı öğrenildi.(sendika.org - 18 Eylül)

 

İş Cinayetleri Sürüyor

Türkiye'nin en yüksek binası olan, İstanbul Gültepe'deki Sapphire Tower'dan cinayet haberi geldi. Sapphire Tower'ın inşaatında çalışırken kaybolan Serkan Çetin (26) isimli işçinin cesedi havalandırma boşluğunda bulundu. İnşaatın yapımını üstlenen ana firmada temizlik işlerinde çalıştığı belirtilen Çetin, öğle yemeğinden sonra işe dönmeyince durum sorumlulara bildirildi. İş bitimi Serkan Çetin'in günlük kıyafetlerinin soyunma odasında bulunduğunu gören arkadaşları başına bir şey geldiğini düşünerek endişelendi ve bu kez inşaat güvenliğinden yardım istedi. 64 katlı Sapphire Tower'da yapılan aramalar sonrası Serkan Çetin ölü bulundu. Çetin'in cesedinin, saat 22.30 sıralarında -5'deki havalandırma boşluğunda olduğu fark edildi.(sendika.org - 20 Eylül)

 

Balıkesir'de Madende Göçük: 2 İşçi Öldü 1 İşçi Yaralandı

Balıkesir Kepsut İlçesi'ne bağlı İsalan Köyü'nde bulunan ve Enerji Madencilik Nak. Tic. San. A.Ş'ye ait kömür madeninde dün akşam saatlerinde meydana gelen göçük sonucu 2 işçi hayatını kaybetti; bir işçi de yaralandı.(sendika.org - 22 Eylül)

 

Karadon'da "İş Kazası"

Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Karadon Müessesesi maden ocağında meydana gelen" iş kazasında" 1 işçi yaralandı. 23 Eylül günü saat 11.30 sıralarında -460 kodunda meydana gelen kazada Murat Biber gözlerine demir parçası gelmesi sebebiyle yaralandı. 17 Mayıs 2010 tarihinde burada yaşanan grizu patlamasında 30 işçi iş cinayetine kurban gitmişti. Katliamdan sonra işçilerin gaz maskelerinin olmadığı ortaya çıkmıştı. Bu "kaza"ya da işçinin koruyucu gözlük takmamış olması neden oldu.(sendika.org - 24 Eylül)

 

Yaralı İşçinin Durumu Ağır

Kastamonu'nun Hanönü ilçesinde, telefon hatlarını yenileme çalışmaları yapan işçi Hasan Güvensiz, güvenlik halatının kopması sonucu beton zemine düşerek yaralandı.Yaralının durumunun ağır olduğu belirtildi.(sendika.org - 24 Eylül)  

 

Taş Ocağında Göçük

İstanbul Sultangazi'de İkinci Cebeci Yolu'da taş ocakları mevkiinde bulunan, Rol Yapı taş ocağında meydana gelen göçükte bir işçi hayatını kaybetti. Rol Yapı'da kepçe operatörü olan Emin Kılıç (35) çalışma yaptığı sırada kepçenin altındaki toprak kaydı. 60 metre sürüklenen Kılıç kayan toprağın altında kalarak hayatını kaybetti. (sendika.org - 25 Eylül) 

 

Erzurum'da İş Kazası: 1 Ölü

Erzurum'un Palandöken ilçesinde arızalanan sokak lambasını değiştirmek isteyen işçi, sepetli vinçle çıktığı direğin tepesinden düşerek öldü. Edinilen bilgiye göre, merkez Palandöken ilçesi Âşık Emrah Parkı'ndaki aydınlatma direğine lamba değiştirmek için vinçle çıkan Ömer Kılıç(30), direkten düşmesi sonucu ağır yaralandı. Ambulansla Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Aziziye Araştırma Hastanesine kaldırılan Kılıç, yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.(sendika.org - 26 Eylül) 

 

Madenlerde Ölüm Kol Geziyor

Gün aşırı "iş kazası" haberinin geldiği Zonguldak'taki maden ocakları işçilere mezar olmaya devam ediyor. 17 Mayıs 2010 tarihinde yaşanan grizu patlamasında 30 madenciye mezar olan ocakta, 28 Eylül akşamı meydana gelen iş kazasında yaralanan Cevat Karaöz, sevk edildiği Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.(sendika.org - 28 Eylül)

 

Tuzla'da "İş Kazası"

Tuzla'da DALSAN isimli firmada çalışan Sebahattin Burtul isimli işçi bu akşam saat 20.10 sularında önlemsizliğin mağdurlarından biri oldu. Burtul, kesfon kalıbını kaldırırken, kedi vincinin halatı koptu. İşçi kesfon kalıbıyla birlikte 10 m yüksekten havuza düştü. Ağır yaralanan işçi GİSBİR Hastanesi'ne kaldırıldı. Sebahattin Burtul'un sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ifade ediliyor.(sendika.org - 29 Eylül)

 

Madende Tavan Çöktü 1 İşçi Öldü 1 İşçi Yaralandı

Zonguldak Gelik'te özel bir madende tavan çökmesi sonucu 2 işçi kömür yığını altında kaldı. Kaza geçiren işçilerden Ramazan Dönmez (35) hayatını kaybederken Hüseyin Yavuz (29) yaralandı. (sendika.org - 29 Eylül)

 

Silodan Düşen İşçi Yaşamını Yitirdi

İznik yolu üzerindeki bir lojistik firmasının mısır deposunda yaklaşık 5 yıldır bakım işçisi olarak çalışan Hakan Karadeniz (26), dün mesai bitimine az bir zaman kala mısır silolarını kontrol etmek istedi. Silonun üzerine çıkan Karadeniz, dengesini kaybederek 20 metre yükseklikten düştü. Genç işçi, hastaneye götürülürken yolda hayatını kaybetti. (sendika.org - 29 Eylül)

 

Havalandırma Boşluğuna Düşen İşçi Öldü

Olay, Vali Konağı Caddesi Prof. Dr. Müfide Küley Sokak üzerinde bulunan Kadife Kale apartmanında meydana geldi. Alınan bilgiye göre, 4 katlı binanın en üst katında boya badana işi yapan Musa Kandemir isimli işçi bir anda dengesini kaybederek, apartmanın havalandırma boşluğuna düştü. Olay yerine gelen sağlık ekipleri Musa Kandemir isimli işçinin hayatını kaybettiğini belirledi. (sendika.org - 30 Eylül)

 

Kepçenin Altında Kalan İşçi Yaşamını Yitirdi

Maraş'ın Afşin ilçesinde iş makinesini tamir etmeye çalışan bir işçi, kepçenin altında kalarak hayatını kaybetti. (sendika.org - 30 Eylül)

 

Umurlu'da İş Kazası: 1 Ölü

Aydın, Umurlu Organize Bölgesi'nde faaliyette bulunan bir zeytin işletmesinde meydana gelen iş kazasında 1 işçi hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre; Umurlu Organize Sanayi Bölgesi'nde zeytincilik yapan bir firmada çalışan B.K isimli şahsın yapılan otopsi sonucunda elektrik çarpmasından dolayı hayatını kaybettiği anlaşıldı.(sendika.org - 30 Eylül)

 

KÜRT SORUNU

 

Viranşehir'de Kürtçe Pankartlar Kaldırıldı

Viranşehir İlçe Seçim Kurulu 12 Eylül referandumu için BDP ve AKP'nin şehrin çeşitli yerlerine astıkları Kürtçe pankartları Türkçe dışında bir dil kullanıldığı gerekçesiyle kaldırttı. BDP ve AK Parti'ye 22 TL para cezası kesildi.(İLKHA - 4 Eylül)

 

Göç Mağduru Seyyar Satıcıya Belediye Zulmü!

Beyoğlu Belediyesi, Kürdistan'da köyü yakılıp yıkılan ve zorunlu göç sonucu Beyoğlu'na yerleşen Ömer Karaman adlı seyyar satıcının canını yakmaya başladı. Bir haftada 3 kez zabıta zulmüne maruz kalarak tezgâhına ve mallarına el konulan Karaman'ın "Biz göç mağduruyuz. Evimiz barkımız yakıldı yıkıldı. Tek geçim kaynağımızı elimizden almayın. Çocuklar aç kalıyor'' diyor.(ANF - 6 Eylül)

 

BDP Diyarbakır Mitingine Soruşturma

BDP tarafından İstasyon Meydanı'nda yapılan boykot mitinginde çalan Kürtçe parçalar ve BDP Eş Başkanı Gülten Kışanak'ın "Demokratik Özerk Kürdistan İstiyoruz" sözlerine Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma açıldı.(İLKHA - 6 Eylül)

 

Kürt İlleri 'Yaşam Kalitesi'nde Son Sıralarda

CNBC-e Business'in, eğitim, sağlık, istihdam, kültür, sanayileşme ve spor gibi 17 başlıkta ve 37 kriter ile Türkiye'deki 81 kent baz alınarak yapılan 'en yaşanabilir kentler' araştırmasında Kürt iller yine son sırayı aldı. Araştırmada, Kürt illerinin eğitimde, sağlıkta, ekonomide, kentleşmede ve altyapı gibi temel başlıklar da hep geri bırakıldığı gerçeği ortaya çıktı.(ANF - 7 Eylül)

 

Toplatılan Afişler

Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi Nöbetçi Hâkimliği 16 Eylül 2010'da, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne ait reklâm panolarına TZP Kurdî tarafından asılan ve anadilde eğitim talebiyle okulları bir hafta boykot etmeye çağıran afişlerin "yasadışı örgüt söylemlerini çağrıştırdığı" gerekçesiyle toplatılmasına karar verdi. Polisin kararı tebliğ etmesi üzerine panolardaki ilanlar şirket elemanları tarafından toplandı.(Cumhuriyet -16 Eylül)

 

Kars'ta Kapatılan Kurum

Kars'ta Kağızman Belediyesi tarafından kurulan ve 400 öğrenciye ücretsiz eğitim veren Mem û Zîn Eğitime Destek Evi'ne 18 Eylül 2010'da baskın yapıldı. Daha önce İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı çalışmadığı gerekçesiyle İlçe Kaymakamlığı'nın talimatıyla hakkında dava açılan Mem û Zîn Eğitime Destek Evi baskını düzenleyen polis ekipleri tarafından mühürlendi.(Günlük - 19 Eylül)

 

Zorunlu Göç Öldürüyor!

Başak Kültür ve Sanat Vakfı ile İstanbul Bilgi Üniversitesi Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi'nin hazırladığı rapora göre zorunlu olarak metropollere göç ettirilen her 10 ailenin dördünde en az bir çocuk ya da genç ölümü gerçekleşti. "Zorunlu Göçün Çocuklar ve Gençler Üzerindeki Etkileri 2004–2010 Karşılaştırmalı Araştırma" raporuna göre İstanbul'a çeşitli dönemlerde zorla göç ettirilen ailelerin çocukları, kentte yetişen çocuklara göre çok daha ağır sorunlar yaşıyor. (ANF - 22 Eylül)

 

Erdoğan: Kimse Bizden Anadilde Eğitim Beklemesin!

AKP İl Başkanları Toplantısı'nda konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kürtlerin anadilde eğitim taleplerini yine reddederek, "Kimse ana dilde eğitim beklemesin. Türkiye'nin resmi dili Türkçe'dir" dedi. Erdoğan partisinin İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, bir yandan akan kanın durdurulması için her parti ile diyaloga her zaman açık olduklarını savunurken, akan kanın durmasının temel koşullarından biri olan ama aynı zamanda en temel insan hakkı olan anadilde eğitime yine karşı çıktı. (ANF- 24 Eylül)

 

AKP'li Kapusuz'dan Otuzların Söylemi

Kürtlerin anadilde eğitim taleplerini dile getirdiği bir dönemde Kapusuz, Türkçe'yi göklere çıkardı. AKP Genel Başkan Yardımcısı Salih Kapusuz, "Türkçe konuşma hassasiyetine sahip olmak zorunluluktur, Türkçe konuşmak erdemdir, esnaf Türkçe konuşsun, sanatçı Türkçe söylesin, Türkçe çizsin.". "Ülkesini ve yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu, dilini de en güzel şekilde koruyacaktır" açıklamasını yapan Kapusuz, "Ortak geçmişimiz Türkçe, ortak geleceğimiz de  Türkçe olmalıdır" dedi. (Taraf - 26 Eylül)

Özgür-Der Diyarbakır Şubesi
İnsan Hakları Komisyonu

HABERE YORUM KAT

1 Yorum