1. YAZARLAR

  2. İbrahim Kiras

  3. Özel yetkili mahkemeler Sivas’a
İbrahim Kiras

İbrahim Kiras

Yazarın Tüm Yazıları >

Özel yetkili mahkemeler Sivas’a

A+A-

Bugünlerde zaman aşımı konusunu çarpıtarak “İslamcı hükümet katilleri koruyup kolluyor” diye yazılar yazanlar Sivas olaylarının gerçeğiyle başından beri ilgilenmediler; orada aslında ne olduğunu hiç merak etmediler.

O uğursuz yangında hayatını kaybedenlere bütün Türkiye ağladı. Ama olayın gerçek sorumlularının bulunup bu işin hesabının sorulacağına da kimse inanmadı. Asıl mesele budur. 111 sanığın 106’sının zaten hüküm giymiş olduğu bir davanın zaman aşımına uğrayacağına dair gerçek dışı spekülasyonlarla uğraşanlar bunu sorgulamıyorlar. İkinci mesele de bu.

***

Sivas’taki Madımak olayı olmasaydı belki 28 Şubat olmayabilirdi. Madımak yangını bir kırılma anı oldu; birilerinin muhayyel “irtica” bahanesi o gün ete kemiğe büründü çünkü.

İzmir Suikastı’nın Terakkiperverlerin tasfiyesine veya Menemen olayının Serbest Fırka’nın kapatılmasına takaddüm edişlerindeki masum tesadüf gibi... Sivas olayı Aczmendileri ortaya çıkaracak sürecin işaret fişeği oldu. Çünkü bir boyutu görmezden gelinen, diğer bir boyutu ise hiç aydınlatılamayan bu olay dindarların laiklere veya Sünnilerin Alevilere düşmanlığının kanıtı olarak görüldü ve gösterildi. Toplumsal fay hatları harekete geçirildi.

Aleviler bu olayın hedefinde kendilerinin olduğuna inanmıştı ve Sünnilerin egemen olduğu bir ülkede katillerin cezalandırılmasının zor olduğunu düşünüyorlardı. Oysa suçlanan taraftakiler de hem olayın gelişimindeki tuhaflıklara bakarak hem de yargılamanın seyrini görerek adaletin tecellisinden de hakikatin bulunmasından da ümitlerini kestiler.

Onlar da dindar kesimin karalanmasına yönelik bir provokasyon olarak görüyorlar bu olayı. Ne bütün dindarların ne de bütün Sivas halkının bu cinayetin sorumlusu sayılamayacağını söylüyorlar. Hatta ne de Kuran’a ve Hz. Peygamber’in aile hayatına dil uzattığı için dünyanın her yerinde tepki toplayan bir kitabın Türkiye’de yayıncılığını üstlenen Aziz Nesin’e yönelik protesto gösterisine katılanların tamamının...

Her iki kesimin ortak görüşü ise aslında gerçek faillerin yargı önüne çıkarılmadığı ve olayın arkasındaki sis perdesinin aralanamadığı şeklinde. Bunun arkasında ihmal veya acizlik değil kasıt olduğunu düşünüyorlar ayrıca. Her iki kesimin de bu anlamda cevaplanmamış soruları var.

Mesela Pir Sultan Abdal Derneği’nin eski Genel Başkanı Kazım Genç, yangında hayatını kaybeden Hollandalı araştırmacı Carina Cuanna’nın durumunda bir olağandışılık olduğu görüşünde: “Cuanna’nın ölümünün ardından Avrupa’daki Alevi dernekleri aileyle bağlantı kurmak istedi. Ancak aile her seferinde arkadaşlarımızla konuşmak bile istemedi. Ailenin konuşmak istememesini anlayamıyoruz. Birileri aileyi susturmak mı istedi?” Genç’in aktardığı diğer bir iddia ise şu: “Dava sonrasında ilginç bir şoför ortaya çıktı. Şoför, arkadaşlarımıza olay günü Sivas’tan alınarak Romanya’da bırakılmak üzere bir otobüs dolusu insanı götürdüğünü söyledi.” (Radikal, 02/07/2007)

***

Soruşturma ve yargılama sürecinin anormalliklerinden “karşı taraf” da şikayetçi. Bunlara göre de dava sırasında belli iddialar ve deliller ciddiye alınmadı. Otelde ateşli silahlarla vurularak ölenler olduğu iddia değil, gerçekti. Ama olay yerindeki silahların balistik muayenesi bile yaptırılmadı. Olaydan önce dağıtılan bildiriler protestoların kendiliğinden gelişmediğinin kanıtı olarak gösteriliyordu, ama söz konusu bildirileri kimlerin hazırlayıp dağıttığını araştırmaya gerek görülmedi!

***

Olayın failleri olarak gösterilenler de olayın hedefi olduklarını düşünenler de aynı şeyi söylüyor: Gerçek failler ortaya çıkarılmadı.

Yakın tarihteki her türlü tartışmalı olayın dosyasını tozlu arşivlerden çıkarıp araştıran özel yetkili mahkemelerimiz bu olayı da yeni baştan ele alıp araştırsa ne iyi olur!

STAR 

YAZIYA YORUM KAT