Önderinize ve İlkelerine Sadık Kalmayacağıma...

20.06.2011 04:57
Önderinize ve İlkelerine Sadık Kalmayacağıma...
Laik-Türkçü kimlik ve yemin dayatmasının birinci dereceden mağduru olan Müslümanların şimdilerde resmi ideolojinin muhafızı rolüne soyunmaları hiç ama hiç hayra alamet değildir. Kenan Alpay’ın yorumu:

Ulu Önderinize ve ilkelerine sadık kalmayacağıma... / Kenan ALPAY

Otoriter ve totaliter rejimlerin doğasında iki yüzlü bir toplum inşa etmek önemli bir yer tutar. Bu tür rejimler "inanıyormuş, seviyormuş, coşuyormuş, en mutluymuş gibi" rol kesecek insan modellerini seri üretime bağlamak isterler.

Küçük bir çocuk, orta ölçek bir esnaf, zengin bir işadamı, üst düzey bir bürokrat veya bir milletvekili için de aynı standart heyecanlar geçerlidir. Bu heyecan iklimlerini en derin haliyle yaşıyormuş gibi ifa edilmesinden başka yol yoktur vatandaşlar için.

Bütün bir toplumu iki yüzlülüğe, kendine yabancılaşmaya mahkum eden bu totaliter mantığa her gün şahit oluyoruz. Son olarak Meclis'in yeni döneminde vekillerin okuyacağı yemin metni meselesini de bu çerçevede değerlendirmek gerekli. Meclis kürsüsüne çıkacak vekiller arasında "Kürtçe yemin" kadar Ulu Önderi anmadan yapılacak veya İslami bir gönderme içerecek yemin meselesi her zaman için bir "rejim krizi" olarak algılanmıştır.

Leyla Zana'dan Hasan Mezarcı ve İbrahim Halil Çelik'e kadar Anayasa'da belirtilen metin üzerinde en ufak bir değişiklik yapılması girişimi tehlike çanlarının hızla çalmasına vesile olmuştur. Merve Kavakçı'nın "burası devlete meydan okunacak yer değildir!" savaş naralarıyla Meclis'ten kovulması da "rejim krizi"ne yol açmamak için alınan bir tedbirdi, söylenenlere bakılırsa.

Yazının devamı…

  • Yorumlar 1
    Diğer Haberler
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim