Ömrünüze Bereket

03.04.2016 22:17

Faruk Beşer

 

Günlük hayatımızda sıkça kullandığımız ama anlamını çok net kavrayamadığımız bir Kur'an-ı Kerim kavramından söz etmek istiyorum: Bereket ve bereketli olan da mübarek.

Dua ederken, Allah ömrünüze bereket versin, yemek yiyenlere bereketli olsun deriz.

TDK sözlüğü bereket kelimesine ‘kutlu, kutsal’ manasını vermiş. Kutlu kelimesi için ise, ‘uğurlu’, uğurlu için de ‘kutlu, iyilik getirdiğine inanılan’ demiş. Sözlüğün bu kelimenin kullanılışı için edebiyatımızdan bulduğu örnek ise tam bir ironi. Dranas’ın ‘Doldur kutlu ellerinle kadehimi’ dizesi. Mübarek bir kelimenin nasıl mülevves hale getirildiğinin ilginç bir örneği.

Mübarek bereketlenmiş, bereketli olan demek. Bereket kelimesi dilimize Arapça'dan girmiş, ama sadece Türkçe'nin değil, bütün İslam milletinin, ümmetin kullandığı bir kelime haline gelmiş. O halde buna Arapça ya da Türkçe değil de İslamca demek daha mı doğru olur bilmiyorum. Mübarek kelimesi bir edilgenliği ifade ediyor. Yani mübarek bir şeyin bereketi kendisinden değil, bu ona başka bir kaynaktan geliyor, bereketli kılınıyor demek.

Kelimenin aslında birikme, artma anlamı var. Su birikintisine ‘birke’ deniyor. Salt Türkçe sandığımız ‘birikme’ kelimesi de buradan olabilir mi? Mümkün.

Kavram olarak bereket, salt Allah'ın lütfu olan bir hayrın hem kalıcı olması hem de artması demek. Kalıcı olma ve artma bereketteki değişmeyen temel özellik. O halde bereket fiziğin ve matematiğin hesaplarını aşan ilahi bir artışı, ziyadeliği, hayrı ifade ediyor. Yani seküler ve profan değil. Hayır da öyle.

Yemeğinizde bereket oluyor, artıyor eksilmiyor, çok kişiye yetiyor. Ömrünüzde bereket oluyor, onda nice hayırlı işler yapıyorsunuz. Zamanınız bereketleniyor, mesela bir gününüze hiç ummadığınız kadar işler sığdırabiliyorsunuz. Bir başka zaman ise kayda değer hiçbir şey yapamayabiliyorsunuz.

İşi bilen İslam iktisatçıları iktisatta ‘bereket unsuru’ diye bir şeyden söz ederler. Mesela faizin kök anlamında artış olduğu halde bereketi götürür, makro düzeyde azalmaya sebep olur. Zekât ise ayırıp verme demek olduğu halde genel ekonomide bir artış sağlar. Hayrın Allah'tan olduğunu bilmekle beraber işini de bilen akıllı bir tüccarın kazancı bereketli olur. Yüksek maaş alan birisi maaşını yetiremeyebilirken, az alan birisi şükürle, israfsızlıkla maaşına bereket inmesini sağlar ve bu az parayla öbüründen çok daha büyük işler başarır. İşte bütün bunlar bizim işimize, ilmimize, ömrümüze, kazancımıza hesabını göremediğimiz ilahi katkıların olmasıdır, berekettir. Bunlar olabilir. Maddi hesaplara gelmediği için oluşurken biz hissetmeyiz ama sonuca ve genel manzaraya baktığımızda bunu görürüz, anlarız. Başkaları da anlar.

Allah Kur'an-ı Kerim'de mübarek kelimesini öncelikle indirdiği kitap için kullanır. Ona mübarek bir kitap ya da mübarek bir zikir der. Demek ki, bereket onunla, ona inanmakla, ona sarılmakla, onu uygulamakla alakalı ve tamamen manevi bir şey. Allah, ekin bitirmeyen bir vadi dediği ve ilk vahyin indiği Mekke’ye de mübarek der. Bu da bereketin manevi boyutuna işaret eder. Kur'an-ı Kerim'e göre Musa’ya (sa) vahyin indiği bölge/buk'a da mübarektir. Demek ki, Allah'ın bereketi inerse çöl bile mübarek olur. İsa'nın (sa) her nerede olsa mübarek olduğunu söyler. Yine Kur'an-ı Kerim'e göre zeytin ağacı mübarektir. Allah'ın selamıyla selamlaşmak mübarektir. Çünkü selamlaşma toplum üzerine Allah'ın Selam isminden gelecek silmin, selametin, barışın, kısaca bereketin inme parolasıdır. Kadir Gecesi mübarektir. Su mübarektir. Çünkü bunların her biri hayrın artmasının sebepleridir.

Ama Kur'an-ı Kerim'de Allah için mübarek denmez de, sekiz yerde aynı kökten gelen tebareke fiili kullanılır. Çünkü O'nun zatıyla kaim olan hayır ve bereketin artması söz konusu olmaz. O'ndaki hayır az değil ki artsın. O'ndan başkalarına hayır gelir. İşte tebareke bunu ifade eder. Yani O mübarek kılan, bereketlendiren, bereketin kaynağı olandır demek. Bu kalıp Arapça'da bir şeyin karşılıklı oluşmasını ifade eder. Sanki kul bereket vesilelerine yapıştıkça Allah da bereketi yaratır ve bunun oluşması karşılıklı olmuş olur. Bir yerde de O'nun ismi için tebareke fiili kullanılır. Çünkü kulun Allah'a tutunması öncelikle ismine tutunmasıyla, O'nun ismini zikretmesiyle, besmeleyle başlar.

Resulüllah (sa) evlenen çiftlere, ‘barekellahü leküma… Allah size bereket versin, sizde bereket kılsın, üzerinize bereket indirsin’ diye dua buyurmuştur.

Ömrünüz, rızkınız, ilminiz, zamanınız bereketli olsun.

Yeni Şafak

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim