Öldürmemek İçin Ölebilir...

22.06.2011 14:52
Öldürmemek İçin Ölebilir...
Geçen hafta koğuşunu yakan vicdani retçi İnan Süver, cezaevinden sinir hastalıkları hastanesine sevkedildi. Remziye Süver, 74 kilodan 52 kiloya düşen eşi için, “İnan çok çökmüş. İçeride ölür” diyor

“En son üç gün önce hastanede (Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde) gördüm. Çok değişmiş. Psikolojik olarak çok çökmüş, 15 yıllık eşim, tanıyamadım. 50 gündür ne saçını ne sakalını kesmiş. 74 kiloydu 52 kiloya düşmüş. Bir tuhaf geldi gözüme. Sanki bitmiş gibiydi...” Remziye Süver vicdani ret açıklamasında “öldürmektense ölmeyi tercih ederim. Ben buradayım, buyrun...” diyen eşi 35 yaşındaki 3 çocuk babası İnan Süver’in son durumunu böyle anlatıyor.

Kendi tabiriyle “23 Temmuz 2001 yılından bu yana ısrarla ve inatla asker edilmek istenen”, ancak kendisi de emre itaatsizlikte ısrar eden İnan Süver, 2009’da vicdani retçilerle karşılaştıktan sonra reddini açıklamış, 5 Ağustos 2010 tarihinde ise evinden alınarak tutuklanmıştı.

Suç işlemedim ki...

Eşi Remziye Süver’in anlatımına göre telefonda konuşurken sık sık “Ben suç işlemedim ki neden cezaevindeyim” diyen Süver, 21 nisanda cezaevinden firar edip ertesi gün yakalandı. Yakalanmasından sonra üç gün arayla biri 23 gün, diğeri 16 gün süren iki açlık grevi yaptı. Bu süreçte fiziksel olarak ciddi şekilde yıpranan Süver’in ruh sağlığı daha önce askerî cezaevinde kaldığı dönemde zaten bozulmuştu. Süver bu durumunu Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a yazdığı, “idamımı istiyorum” dediği mektupta “Askerî cezaevi adı altında işgencehanelerinizde yedi ay kaldım. Terbiye eddecektiniz güya. (...) Ayarım bozuldu, akıl hastası oldum” diye anlatmıştı. İnan askeri cezeevinden sonra bir süre Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yatmıştı.

Remziye Süver’in anlatımına göre 20 günlük hücre cezasından sonra ailesiyle telefonda görüşemediği için geçen hafta cezaevi müdürüyle tartışan, bunun üzerine tek başına kaldığı koğuşu ateşe veren İnan Süver, cezaevi yönetimi tarafından Manisa Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne sevkedildi. 15 hazirandan bu yana orada yatıyor.

Süver cezaevinde adli suçlularla kaldığı için de ciddi problemler yaşıyor. Süver’in Başbakan’a yazdığı ikinci mektupta aktardığı bir olaya göre, vicdani retçi olduğunu söylediğinde diğer tutuklular kendisine küfür ediyor, ‘vatan haini’ diye bağırıyor, görevliler duruma müdahale etmiyor. Cezaevi müdürü ise Süver’e ‘akıl vererek’ askerî suç deme hırsızım, gaspçıyım de, diyor.

Avukatı Hülya Üçpınar’ın verdiği bilgiye göre, Süver’e Ağustos 2008’den geçerli olmak üzere “anti-sosyal kişilik bozukluğu” teşhisiyle kamuoyunda “çürük raporu” diye bilinen “askerliğe elverişli değildir” raporu verildi. “Askerliğe elverişsiz” denilen Süver için 2008’den önceki firar ve izne tecavüz suçları nedeniyle 25 ay hapis cezasına hükmedildi. Firarı nedeniyle başta öngörülen sürede cezaevinden çıkamayacak olan Süver şu andaki duruma göre Haziran 2012’den önce özgürlüğüne kavuşamayacak. Bu arada İnan’ın iki askeri suçtan daha davası sürüyor.

İnternetteki www.inansuvereozgurluk.com adresi üzerinden yürütülen imza kampanyasının yanısıra dünya çapında Uluslararası Savaş Karşıtları ve Connection e.v. Süver’in serbest bırakılması için çalışmalarını sürdürüyor. Uluslararası Af Örgütü de Süver’i “vicdani ret hakkını kullandığı için tutuklanan bir düşünce mahkumu olarak gördüğünü” belirterek, “derhal ve koşulsuz serbest bırakılması için” çağrı yaptı.

Remziye Süver bu çalışmalar sonuç vermezse eşinin bu süreci kaldıramayacağını belirterek, “İnan, ölür içerde...” diyor. Süver doktorların hasta olduğunu kabul ettikleri halde, eşinin duruşu nedeniyle gerekeni yapmadıklarını ifade edip “İnan’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz” diyor.

TUĞBA TEKEREK / TARAF

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim