1. HABERLER

  2. HABER

  3. OHAL Bahane Ticaret Şahane!
OHAL Bahane Ticaret Şahane!

OHAL Bahane Ticaret Şahane!

OHAL bahane edilerek 1991-1992 yıllarında Jandarma Genel Komutanlığına değerinin on katı fazlası ödenerek araç alımı gerçekleştirilmiş. Devleti milyarlarca lira zarara uğratan satışın belgelerine ‘Özgün Duruş' ulaştı.

A+A-

Terörle mücadelede kolaylık sağlayan maddeleri öne sürülerek 1991-92 yılları arasında çok yüksek maliyetler ile Jandarma Genel Komutanlığı’na araç alımı yapıldığı ortaya çıktı. Daha önce İngiltere’den 9.750 sterline ithal edilen Land-Rover tipi araçlar için 200 bin TL birim fiyatta anlaşma sağlanarak yüzlerce alımın gerçekleştirildiği öğrenildi.

land_rover-belge1.jpgİngiltere’de 40 yıl öncesinde üretilen eski model araçların birim değeri 20 bin TL bile etmezken, değerinin on katı fazlasına alım yapılması skandalın boyutunu gözler önüne serdi. Alımlarda ihale ilanı yapılmadığı gibi, davet sadece tek firmaya yapılmış ve teminat mektubu bile alınmadan gerçekleştirilmiş. Üstelik araçların üretiminde kullanılmak üzere ithal edilecek yedek parçalar için sağlanan teşvik kapsamında gümrüksüz, fon alınmadan ithalat kolaylığı da sağlanmış.

Olağanüstü Hal Yasası olarak bilinen 285 Sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamenin terörle mücadelede kolaylık sağlayan maddeleri öne sürülerek 1991-92 yılları arasında yüksek maliyetler ile Jandarma Genel Komutanlığı’na araç alımı yapıldığı ortaya çıktı.

Daha önce İngiltere’den 9750 sterline ithal edilen Land-Rover tipi araçlar için 200 bin TL birim fiyatta anlaşma sağlanarak yüzlerce adet kamyonet tipi araç alımının gerçekleştirildiği öğrenildi. İngiltere’de 40-50 yıl öncesinde üretilen eski model araçların birim değeri 20 bin TL bile etmezken, değerinin on katı fazlasına alım yapılması skandalın boyutunu gözler önüne serdi.

İŞTE SKANDAL ALIMLAR

Yapılan alımlarda ihale ilanı yapılmadığı gibi, davet sadece tek firmaya çıkartılmış ve teminat mektubu bile alınmadan gerçekleştirilmiş. Temmuz 1991’de muhtelif çeşitlerde 698 adet, Ocak 1992’de 111 + 324 adet, Mayıs 1992’de 528 + 124 adet ve Kasım 1992’de de 20 adet ambulans alımı yapılmış. Ayrıca araçların üretiminde kullanılmak üzere ithal edilecek yedek parçalar için sağlanan teşvik kapsamında gümrüksüz, fon alınmadan ithalat kolaylığı da sağlanmış.

BÖYLE ŞARTNAME Mİ OLUR?

Söz konusu araçların alımında teknik şartname de oluşturulmamış, bunun yerine teknik şartname adı altında şu maddelere yer verilmiş:

* Araçlar tenteli tip, haki renk olacaktır.

* Araçlar dizel yakıtlı ve dört silindirli motorlu olacaktır.

* Lastikleri 750/16 arazi tipi olacaktır.

* Her araçla birlikte ayrıca sürücü mahalli tentesi verilecektir.

* Araçlara oturma yeri yapılacaktır.

* Çeki kancası, silah askılığı, arka tampon, göstergeler, emniyet kemeri, vs. bulunacaktır.

* Avadanlık olacaktır. (tornavida, pense, vs.)

* İlk yardım çantası olacaktır.

ACİL BİR İHTİYAÇ DEĞİL

Skandal alıma önümüzdeki günlerde yayınlanacak olan kitabında yer veren Savunma Ekonomisi Uzmanı Yakup Evirgen, konu hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Evirgen, “Yapılan alımlar, o günün şartlarında yani operasyonel faaliyetlerde bir defalık ortaya çıkan acil bir ihtiyacın karşılanması için yapılmış basit ve küçük bir alım değildir. Bir iki adetlik bir alım olsa, hadi neyse. Yıllar içinde defalarca alım yapılıyor ve yüzlerle ifade edilen miktarlarda alınmış” dedi.

“LİMONUN BİLE ŞARTNAMESİ OLUR”

Teknik şartname adı altında oluşturulan maddeleri ‘skandal’ olarak değerlendiren Evirgen, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Ordu envanterine girecek ana malzemeler yani tekerlekli araç, tırtıllı araç, ağır silah, hafif silah, vb. her türlü teçhizatın seçimi ve tedariki ciddi bir süreç gerektirir. Bir defa sıkıp atılan limon mu alıyorsunuz? İnanın askeriyenin satın aldığı limonun bile şartnamesi vardır ve yukarıda açıklanan sözde şartnameden çok daha teferruatlıdır. Son yıllarda Kara Kuvvetleri Komutanlığının yaptığı tekerlekli araç alımlarındaki şartnamelerle yukarıda yazılanlar karşılaştırıldığında ortaya traji-komik bir görüntü çıkıyor. Yok, motoru olacak, yok tentesi olacak, oturma yeri olacak vs.”

BU NASIL PLANLAMA?

“Bir de alım şekli var ki, hayret etmemek elde değil” diyen Evirgen, “Alımda uygulanan prosedür belki o günün OHAL mevzuatına uygun olabilir. Ama Devlet İhale Kanunu dışında tek firmadan tekrar tekrar yapılan yüzlerce adetlik alımlarının gerekçesi acil ihtiyaç olamaz. Aslında tekerlekli araç gibi bir ana malzeme ihtiyacı da aniden ortaya çıkmaz. Bu tür ihtiyaçlar önceden öngörülebilen ihtiyaçlardır.  Yani elinizdeki araçların cins ve miktarı bellidir. Bunların yenilenmesi ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçların karşılanması için önceden planlama yaparsınız ve tedarikini de yıllara sari olarak gerçekleştirirsiniz. Hatta ülkenin otomotiv endüstrisini bu ihtiyaçlara göre yönlendirirsiniz. Otomotiv firmaları hazırlıklarını yapar,  rekabet şartları içinde en iyisini en uygun fiyata alırsınız. Dolayısı ile tek firmadan, ilansız, teminatsız, şartnamesiz, muayenesiz, çok yüksek bedellerle, üstelik teşvikli olarak birden fazla yapılan alımların ülke-millet menfaatini korumaktan uzak olduğunu düşünmekten kendimi alamıyorum” şeklinde konuştu.

ASLAN DEĞİRMENCİ / ÖZGÜN DURUŞ

 

land_rover-belge2.jpg

HABERE YORUM KAT