Öğretmenlerimiz bize Allah’tan bahsetmiyorlar!

02.01.2013 00:13

Muhsin Meriç

Artık o kadar alıştık ve kanıksadık ki durumu, bir talebe gelse ve bu tarz bir serzenişte bulunsa, “Öğretmenlerimiz bize Allah’tan bahsetmiyorlar” dese, tepki gösterenimiz bile çok çıkmayabilir!

Çıkar mı sizce?

“Nasıl olur!” deyip okulun yolunu tutan olur mu?

Doğru; böyle derdi olan bir talebe olsa, buna müdahale edecek bir veli veya deli de çıkabilir.

Ama ne talebe eski talebe, ne hoca eski hoca!

Talebe öğrenci olalı talep eden çok kalmadı!

Hoca öğretmen olalı ilim ile aydınlatan hikmet ehli azaldı!

Mektepler okul olalı veliler de eğitimden maarif ve marifet ummaz oldular!

Yoksa hangi ders vardır ki o derste Yaratıcı ile irtibat kurulmasın!

Var mı öyle bir ders?

Bir daha düşünüp yeniden cevaplandırın lütfen; var mı Allah ile irtibatlandıramayacağımız bir ders?

Yok!

“Var” diyenlerin, ‘tevhid’ inancındaki hastalıktan dolayı tez elden tedavi yolunu aramasının hayati olduğunu kaydedelim!

¥

Geçen hafta buradan “Eğitimde zihniyet değişikliği mümkün mü?” diye sormuş ve cevabını aramıştım.

Hüseyin Er, “Öğretmenlerin psikolojik ve pedagojik bir eğitim süreci, bilişsel beceri yetenekleri, kişisel gelişim eğitimi almaları gerektiğini” ifade eden ve özel okullaşmanın önemine vurgu yapan bir değerlendirme göndermiş.

Zehra Canan isimli bir başka okurumuz da Twitter’dan şu mesajı geçmiş: “Karma Eğitimin Pedagojik Ya Da Bilimsel Gereklilik Değil İdeolojik Bir Dayatma Olduğunu Düşünüyorum. Bence Değerlendirilmeli.”

Bu iki değerlendirmeye de katılmamak mümkün değil.

Ancak burada dikkat çekilen hususlara, altındaki ‘zihniyet’in kodlarını deşifre etmek amacıyla bakmakta fayda var.

¥

Pozitivist temelli eğitim sistemi ile ‘objektiflik’ zokasının yutturulması yeni değil!

Farkına bile varmadan, Yaratılış akidesine aykırı zehirlerin cümlemizin bünyesine enjekte edilmesi de yeni değil!

Bilmeden kullandığımız, inkâr kokan kelimelerin dilimize yerleşmesi bugünün meselesi hiç değil!

Dehşetli bir ejderhanın mefkûremizi zehirlemesinin üzerinden on yıllar geçti!

Öğretmenlerimiz uzunca bir süredir Allah’tan bahsetmiyorlar!

Her şeyin nasıl kendi kendine olduğunu; sebeplerin, unsurların nasıl harika işler yaptıklarını yahut -hâşâ- tabiat ananın bahşettiği nimetleri sayıp döküyorlar!

Buna da objektiflik diyorlar!

Bilim tarafsızdır diyorlar!

Ne dediklerini kendileri de bilmiyorlar aslında!

Bir ezberi mütemadiyen tekrar edip duruyorlar!

Aksi bir ifade tarzını bilimsel olarak telakki etmiyorlar!

Öyle ezberletilmiş çünkü!

¥

Dert belli! Çare ne peki?

Reçete aşikâr aslında:

Öncelikle ‘bilim dili’ gözden geçirilmeli!

İtikadı bozucu, sarsıcı ‘eğitim dili’ ıslah edilmeli!

Bu ıslahat, kesinlikle bilimselliğe halel getirmez.

Ders kitapları bu mantıkla yeniden yazılmalı!

Evlatlarının iki dünyasını mahvetmek istemeyen her Müslüman bu meseleyi iyi idrak etmeli.

Ve elbette öğretmenler bu konuda eğitilmeli.

Yıllarca ‘evrim teorisi’ anlatıldı bazı derslerde, ancak şunu açıkça söyleyelim, bu memleketin evladı kolay kolay maymundan geldiğine inanmaz, inanmadı da! Üç-beş dinozor dışında inanan görmedim, duymadım!

Fakat daha sinsice empoze edilen ve bilim diye, objektiflik diye yutturulan pozitivist, determinist, materyalist birçok ifade bugün çoğumuzun zihninde, fikrinde, zikrinde!

Tehlike burada!

Sinsi bir hastalık gibi ruhlarımızı yaralıyor, masum görünüşlü bir canavar imanlarımızı kemiriyor!

Sağlam bir iman ve tevhid dersi almayanların bu virüsten kurtulma şansları neredeyse yok!

Önümüzdeki dönemin imtihanı bu!

¥

“Öğretmenlerimiz Allah’tan bahsetmiyorlar!” serzenişi yeni değil; Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri Kastamonu’da sürgünde iken (1936-1943) bazı lise talebelerinin “Bize Halıkımızı tanıttır, muallimlerimiz Allah’tan bahsetmiyorlar!” demeleri üzerine, Bediüzzaman Hazretleri şöyle cevap verir: “Sizin okuduğunuz fenlerden her fen, kendi lisan-ı mahsusuyla mütemadiyen Allah’tan bahsedip Hâlıkı tanıttırıyorlar. Muallimleri değil, onları dinleyiniz.”

¥

Şimdi eskisi gibi değil, Allah’tan bahseden muallimler de çoğaldı hamdolsun.

Ancak henüz okutulan kitaplar, Allah’tan bahsedip Yaratıcıyı tanıtan ilim ve fen kitaplarının dilleri masum değil!

Vakit çok geçmeden ıslah edilmeli!

Pişman olmamak için pişdar olmalı!

Bir ustalık da burada gerekiyor; değil mi?

YENİ AKİT 

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim