Öcalan: Muhataplık derdim yok

29.07.2009 04:40

Ergun Babahan

Gazetelerin dünkü köşe yazılarının ağırlıklı bölümü Kürt meselesi üzerineydi.

Bir kaç arkaik istisna dışında herkes sorunun çözümü yönünde görüş belirtmişti.

Kilit mesele ‘muhataplık’ konusunda kilitlenip kalmıştı.

PKK veya DTP doğrudan veya dolaylı olarak muhatap alınacak mıydı veya alınmalı mıydı?

Abdullah Öcalan bu konudaki tavrını açıkladı:

Basında muhataplık konusu işleniyor. Muhatap olmaya bayılmıyorum. Öyle bir derdim de yok. Basında çok da işlenen 15 Ağustos’ta açıklanacak denilen yol haritasını yetiştirmeye çalışacağım. İki, üç hafta bu böyle geçer.

Ben daha yeni yazmaya başladım. Ama benim söyleyeceklerim var. Siyasi olarak çözüm gelişmediği zaman askeri kesim inisiyatif alır. Çözüm gelişmediği taktirde askeri kanat çok güçlenecek. Sonuçları hepimizin tahmin ettiğinden daha vahim olabilir. Ben bu nedenle çözüm olmalı diyorum. Çözün nasıl çözerseniz çözün. Kimi muhatap alırsanız alın. Ama ciddi olalım.’

Anadil Türkçe olsun deniliyor. Olsun. Benim için federasyon da hatta konfederalizm de çok önemli değil. Benim temel aldığım kişinin kendisi ve temel özgürlüğüdür.

Bir söz vardır, hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşırlar diye. Ben çözeceğim diyorsun, nasıl çözeceksin. O zaman kiminle nasıl çözeceksin. Sayın Erdoğan’a sesleniyorum. Her şey bizim olsun diyorsunuz.

Sizin olsun ama bizim de temel insani değerlerimize de saygılı olunmalıdır. Eğer insanlık değerlerimiz kabul edilmezse bu sorun çözülmez.

Akil adamlar komisyonu kurulabilir.
Ben de o komisyona kendi düşündüklerimi, çözümün nasıl olabileceğini anlatmalıyım. Yararlarını, zararlarını anlatmalıyım. Kürtleri muhatap almazsan bunun anlamı şudur. Ben savaş istiyorum, ben çatışmak istiyorum demektir. Bunun sorumlusu ben değilim.’

Ayakları yere basan, gerçekçi bir öneri.

Yurtdışından katılımlı akil adamlar elbette sorunun uluslararası niteliğini daha da genişletip Türkiye’nin hareket kabiliyetini kısıtlayabilir.

Ancak sadece bu coğrafyadan bir ekip de oluşturulabilinir. Murat Karayılan bu konuda bir isim listesi de sunmuştu zaten.

Hem dağ kadrosundan, hem İmralı’dan gelen açık mesajlara bakılınca sorunun temel hak ve özgürlükler yöntemiyle çözülmesinden yana olunduğu görülüyor.

Federalizm, konfederasyon talepleri yok, Türkçe’nin resmi ana dil olması bile kabul görüyor.

Bunlar ister muhatap alın, ister almayın önemli mesajlar.

Sonuçta dağdaki militanların alacağı tavrı belirleyecek olanlar da onlar, bölgede ciddi bir temsil gücü olanlar da onlar.

Doğrudan muhataplık dertleri olmasa bile, dolaylı yöntemlerle de olsa, seslendirecekleri taleplere kulak vermekte yarar var.

Türkiye, Öcalan’ın yakalanmasının ardından Kürt meselesinin çözümünü rafa kaldırdı, çünkü bu meseleyi sadece şiddet yönüyle gördü.

Uluslararası konjonktür, Kuzey Irak’taki gelişmeler, çözümü zorunlu kılıyor.

Vesayet sisteminden tam demokrasiye geçilecekse, bu fırsatı kaçırmamak gerekir.

Aksi yeni Ergenekonlara kapı açar.

STAR

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim