1. YAZARLAR

  2. Patrick Cockburn

  3. Obama ve McCain, Afganistan'la ilgili atıp tutuyor
Patrick Cockburn

Patrick Cockburn

Yazarın Tüm Yazıları >

Obama ve McCain, Afganistan'la ilgili atıp tutuyor

A+A-

Afgan hükümeti ile Taliban arasındaki ilk ciddi temaslar Suudi Arabistan Kralı Abdullah nezaretinde on gün önce Mekke'de gerçekleşti.

Görüşmeler boyunca, tüm taraflar Afganistan'daki savaşın çatışmadan ziyade diyalog ile sonlanacağı konusunda uzlaştı. Taliban lideri Molla Ömer temaslara katılmadı; ancak, temsilcileri kendisinin artık El Kaide ile işbirliği içinde olmadığını açıkladı. Britanya'dan üst düzey general Mark Carleton-Smith'in geçtiğimiz hafta sonu Afganistan'da mutlak askerî zaferin mümkün olmadığına dair itirafı Mekke temasları sırasında kaydedildi. John McCain ve Barack Obama hâlâ, sanki bir grup Amerikan tugayı daha Güney Afganistan dağlarında Taliban'ı izlemeye gönderilirse savaşın sonucu değişirmiş gibi konuşuyor.

ABD'nin Saddam Hüseyin'in devrilmesinden sonraki Irak politikası, "kendi kendine belaya bulaşmak" şeklinde sürekli yerden yere vuruluyor. Taliban'ın konuşlanabileceği geniş bir dağlık iç bölge (hinterland) olduğu sürece hiçbir zaman yenilmeyeceği gerçeğine rağmen, kendi kendini yenilgiye uğratan bu absürd politika ABD'ye Irak'taki bozgun kadar darbe indirmedi. Afganistan'daki yabancı taburların varlığı her zaman Irak'takinden daha popüler oldu. Afganlar diktatörlere karşı derin bir nefret içinde olmuşlardır. Ancak, özellikle yanlış yönlendirilmiş hava saldırıları ve çatışmalarına dayanan hiçbir yabancı işgal gücü uzun süre popüler kalamaz. Bu, yabancı güçlerin güvenliği sağlamadığı durumlarda daha da geçerlidir. Aynı esnada, yabancı işgal güçlerinin varlığı, Taliban militanlarının kendilerini vatanları ve gelecekleri için savaşan vatanseverler olarak tanımlamasına neden oldu.

2001'de Taliban'ın devrilmesi aslında göründüğü gibi gerçekleşmedi. Teslim olmalarından kısa bir süre sonra dünyanın en kötü yolundan Kabil'den Kandahar'a arabayla gidiyordum. Taliban üyeleri rahat rahat taraf değiştiriyor ya da yerel anlaşmalar imzalandıkça eve dönüyorlardı. İki tarafın kayıpları da insaflı bir şekilde az sayılırdı. Antik Gazne kentinde görüşülen, Taliban iktidarının sonunu getirecek olan anlaşma, kaç tane hükümet arabasını tutabilecekleri konusunda uzlaşmadıkları için erteleniyordu. Kandahar civarındaki bir köyde, yerel bir lidere, tanışabilmem için eski Taliban üyelerini bir araya getirip getiremeyeceğini sordum ve yarım saat içinde köy misafirhanesi, tehlikeli ve kendine güvenli gözüken bir sürü savaşçıyla dolmuştu. Aslında iktidara geri dönmelerinin çok da sürmeyebileceğini düşündüm.

Suudi Arabistan'da devam eden temaslar, gerçek bir müzakere sürecini oluşturmaktan uzak, ancak mevcut siyasi çıkmazın çözülebileceğine dair bir işaret de aynı zamanda. General Carleton-Smith'in dobra yönetim tarzı ve tümden ve birden bir askerî zaferin mümkün olmadığı düşüncesi de gerçekçiliklerini gösteriyor. Britanya ve ABD'nin Afganistan'da izleyebilecekleri en iyi yaklaşım, mütevazi ve erişilebilir hedeflerin konulması ve ayakta kalma mücadelesinde Afgan hükümetinin kendi muharebelerini kendisinin kazanması gerektiğinin anlaşılması.

ZAMAN

YAZIYA YORUM KAT