1. YAZARLAR

  2. Nuray Mert

  3. Obama piyasaya çıktı!
Nuray Mert

Nuray Mert

Yazarın Tüm Yazıları >

Obama piyasaya çıktı!

A+A-

Geçen hafta, ABD’nin, büyülü formülü ile her derde deva, en son ‘marka’sı, Obama, resmen piyasaya çıktı. Farkındayım, sert bir giriş oldu ama ne demek istediğimi isterseniz biraz açayım.

Ünlü muhalif Chomsky, ‘büyük bir reklam kampanyası ile desteklenen bu markanın diğerlerinden farkı olmadığını’, diğer bir ünlü İngiliz muhalif, John Pilger yaratılan heyecana neden kapılmamak gerektiğini uzun uzun yazdı. Duygu fırtınasına kapılan kalabalıklar ve bunu ABD’nin çıkarları açısından azami faydaya dönüştürme çabasında olanlar dışında kalanların sesi cılız kaldı ama, dünyanın her yanında, eleştirel ve kuşkucu mahiyette, benzer şeyler yazılıp çizildi.

Malum, insan umut etmek ihtiyacında olan bir varlık. Aşırı kuşkuculuk veya gerçekçilikle umutları başından tuzla buz etmek, ne gerekçeye dayanırsa dayansın, biraz zalimce bir tutum. Ama, diğer yandan, insanlara boş umutlar pompalamak daha büyük acımasızlık. Dahası, evet, umut etmek insani bir tutum, ama umudu kendini kandırmaya indirgemek de, sık rastlanan, insani bir zaaf ve hiç de sanıldığı kadar masum değil.

Çoğunlukla, iyi şeylerin, bir bedel ödemeden, bir maliyeti olduğunu düşünmeden, kolayca karşımıza çıkmasını bekliyoruz. Obama’ya bağlanan hesapların dışında kalan, samimi umutlar bu türden bir bekleyişin ürünü. Obama, ‘biri çıksın dünyayı kurtarsın, kötülükleri yok etsin, biz de düze çıkalım veya vicdanlarımızı kurtaralım’ türünden kolayına kaçanların umudu. Aslında bu da bir tür hesap. Yoksulların, renginden dolayı hep horlanmış olanların çaresizlikten, kolayca peşine takıldıkları bu umut, ortalama refah düzeyinde olanların vicdanlarını rahatlatma işini en ucuzuna mal etme hesabı.

Obama olayında, gerek ABD’de, gerek dünyanın geri kalan kısmındaki kalabalıkların ardına takıldığı ‘umut’ dinamiğini ciddiye almak lazım. Dünyanın içinde bulunduğu zalim hal, tüm umutların bir adamın ‘güzel sözler’i ve kara derisinin peşine takılmaya son derece uygun.

Ancak, her şeyi bir yana bırakın, o kara derili adam, Gazze bombalanır, çoluk çocuk sapır sapır ölürken ağzını açıp tek kelime etmemesine rağmen bu umut zedelenmiyorsa, bu pembe değil, son derece karanlık bir tablo. Tüm olanlar karşısında, Obama bir yana, Hamas’ın ‘terör’ örgütü olduğu iddiasının ardına sığınmış Araplar, Batılılar ve tüm insanlıktan ne umulabileceğini kara kara düşünmek yerine umuda sığınmak masum değil.

Yok, boş umutlara kapılmayalım diye, ‘Ha bu, ha başkası, fark etmez, bu işler değişmez’ demiyorum, demiyelim. ‘Dünyayı değiştirmeyecek adamı, siyasetleri, gelişmeleri toptan boş verelim’ de demiyorum. Ama, bu kara derili adamın, yarattığı umudu pazarlama iştahı beni her geçen gün daha fazla rahatsız ediyor. ABD Başkanı seçilmiş bir adamdan, dünyanın en içten ve samimi insanı olmasını bekleyemeyiz. Ama, kendisine bağlanan umutları bu kadar tadını çıkararak, köpürtmesi ve en sonunda, Oscar ödülüne layık bir sanatçı mahareti gösterdiği yemin töreni gösterisi, ne denli ‘tehlikeli’ bir şahsiyetle karşı karşıya olduğumuz hakkında bir fikir veriyor. Karanlık işleri, en kolay, bu türden adamlar temize çıkarabilirler.

İngiltere’de, Tony Blair de zamanında, böyle iktidara gelmişti; onun sihri daha kısıtlı bir alanda tesirli olmuştu, ama o da, kapitalizmle sosyalizmi birleştircekti, Hıristiyanlıktan esinlenen insancıllığı ona katacak, beşle çarpacak, üçe bölecek her ne yapacaksa yapacak, önce İngiltere’nin sonra, insanlığın dertlerine derman olacaktı. O da çok güzel konuşur, çok iyi sahne alırdı. Prenses Diana’nın ölümünü bile siyasi bir gösteri ve kazanıma dönüştürmüştü. İngiltere’yi ekonomik olarak düze çıkardı, ama sosyal devlet adına ne kalmışsa yok etme pahasına. Dahası, İngiltere Blair döneminde, dış politikasını tamamen ve büyük bir hevesle ABD rotasına sokarak, sömürge çağı siyasetlerine geri döndü. Afganistan müdahelesinde başrol oynadı, ABD ile birlikte Irak işgaline girişti.

Kısacası, Obama dönemi, Obama’ya ciddi ciddi ve samimiyetle umut bağlayanlar için şaşırtıcı, hepimiz için zor bir dönem olacak, bundan kuşkunuz olmasın.

RADİKAL

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum