Obama, müdahaleden kaçmaya çalışıyor

02.09.2013 17:36

Fikret Ertan

Amerika Başkanı Obama’nın ülkesinin Suriye meselesine askeri bakımdan bir istisna hariç hiç dahil olmasını istemediği çoktandır belli.

Bu istisna da dünya aleme ilan ettiği gibi rejimin yaygın şekilde kimyasal silah kullanımına başvurmasıydı. Bunu da zaten geçen yıl bu sıralar rejimin geçmemesi gereken kırmızı çizgi olarak açıkça ilan etmişti. Rejimin daha önceleri en az 14 defa kimyasal silah kullanmasını yaygın kullanım olarak değerlendirmeyen Obama, dünyayı ayağa kaldıran, binlerce kişinin acılar içerisinde ölmesine yol açan 21 Ağustos Guta kimyasal katliamı sonucu kendi kırmızı çizgisiyle ister istemez karşı karşıya geldi.

Bunun sonucunda ya tevil yoluna gidecek, sözlerini unutacak ya da sözünün gereğini yerine getirecekti. Obama, liderliğine ve ülkesinin itibar ve caydırıcılığına gölge düşürecek birinci yolu seçemezdi. Bu yüzden kerhen de olsa ikinci yolu seçmek zorunda kaldı ve Guta katliamına bir cevap aramaya koyuldu. Bulduğu cevap da rejime karşı sınırlı, dar kapsamlı askeri müdahaleydi.

Ne var ki, bu müdahalenin kararını günlerce veremedi. Sonunda önceki gün yaptığı açıklamada, “Kararımı verdim. Müdahale yarın da olabilir, haftaya da olabilir, önümüzdeki ay da.” dedi; ama diğer yandan kararın onayı için Kongre’yi devreye soktu. Böylece çelişkili ve muğlak yeni bir durum ve süreç ortaya çıkardı. Bunu yaparak da bize göre hem zaman kazanma ve hem de müdahaleden kaçınabilme dinamiğini harekete geçirdi.

Şöyle ki, Obama kendisinin söylediği gibi isterse Kongre onayı olmadan da müdahaleyi yapabilecek yetkiye sahip. Ama bugün bu yetkiyi kullanmaktan kaçınıyor; herhangi bir müdahaleye Kongre’yi de ortak kılmaya çalışıyor. Böylece, kendi sorumluluğunu bir bakıma Kongre’nin üstüne yıkmaya çalışıyor.

Kongre’ye gelince; Obama buradan onay çıkacağından emin olduğunu ima ediyor; ama bu onay garanti de değil. Her şeyden önce Kongre’nin iki kanadının biri olan Senato’da Demokratlar sayı bakımından üstün; diğeri olan Temsilciler Meclisi’nde ise Cumhuriyetçiler üstün durumda bulunuyor.

Senato’nun Obama’ya onay vereceğini kabul etsek bile Cumhuriyetçilerin onayı konusunda bugünden garanti bir onay göremeyiz. Üstelik, bu onay sürecini iyi bir siyasi yıpratma süreci olarak görecek olan Cumhuriyetçilerin müdahale konusunda beklenmedik talep ve şartlar öne sürebileceği ihtimali de bugünden yüksek görünüyor.

Bunun da ötesinde Cumhuriyetçilerin Obama’nın sınırlı müdahalesini yetersiz buldukları, bir müdahale yapılacaksa bunun sınırlı ve dar kapsamlı olmaması gerektiğini, aksine süre ve kapsam bakımından sonuç alıcı ve rejimin düşmesine yol açabilecek formda olmasını istedikleri görülüyor. Cumhuriyetçi senatörlerin önde gelenlerinden Lindsay Graham ve rejimin tasfiyesi konusunda en şahin isim olan Senatör John McCain’in bu görüşü öteden beri savundukları biliniyor. Bu bakımdan Temsilciler Meclisi’ndeki müdahale tartışma ve görüşmelerinin çok sert ve kapsamlı geçeceği bugünden anlaşılıyor.

Bu da şüphesiz, sınırlı ve dar kapsamlı müdahaleyi yerden göğe haklı olarak yetersiz gören Türk hükümeti bakımından bugünden istifade edilmesi gereken bir durum ve fırsat olarak tezahür ediyor.

Esasında, hemen hemen her şeyi aleni ortaya çıkan, bütün askeri operasyonların muhakkak gözetmek zorunda oldukları sürpriz faktörü de ortadan kalktığı, rejime hazırlanma ve karşı koyma fırsatını şimdiden tanıdığı için Kongre’nin de onaylayabileceği Obama’nın sınırlı ve dar kapsamlı harekâtı şimdiden muhtemel askeri değerini büyük ölçüde kaybetmiş bulunuyor. Müdahalenin birkaç yüz seyir füzesini durmadan değişen hedeflere atılmasından ibaret kalacağı bugünden belli olduğuna göre, ister bugün, ister yarın, ister bir ay sonra yapılması neyi sağlar, rejimi caydırır mı, askeri dengeyi değiştirir mi? Hiç sanmıyoruz.

Son tahlilde, Obama’nın müdahaleye onayı Kongre’ye havale etmesinin müdahaleden kaçınmanın yolunu arama anlamına geldiğini söyleyebiliriz. Bundan sonraki siyasi gelişmeleri bilemeyiz; ama Kongre’den onay da çıkmayabilir, bu durumda müdahale de yapılmaz ve bize göre bu Obama’nın hoşuna gider, işine gelir.

ZAMAN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim