1. YAZARLAR

  2. Kürşat Bumin

  3. 'O tarih', 'anketler', menfaat dünyası ve medya
Kürşat Bumin

Kürşat Bumin

Yazarın Tüm Yazıları >

'O tarih', 'anketler', menfaat dünyası ve medya

A+A-

Bilmem sizin de dikkatinizi çekiyor mu? Yoksa "seçim havası"nın etkisiyle oluşmuş benim epeyce öznel izlenimimden mi ibaret?

"Doğan'a vergi cezası" ortaya çıktığından sonra bu grubun kontrolünde olan gazeteler –hızla- muhalefetin, özellikle de CHP'nin başkan adaylarını unutuverdi sanki.

Bu izlenimimi doğrulayabilmek-yanlışlayabilmek için söz konusu gazetelerin yakın tarihteki sayılarında gezinmeyi de unutmadım. Çok iddialı değilim ama benim izlenimim başta Kılıçdaroğlu olmak üzere bu adayların "O tarih"ten sonra epeyce ihmal edildiği yolunda.

Açın bakın –mesela- Hürriyet'i. Bilmem kaç sayfa içinde – hem de seçimlere iki hafta kala- Kılıçdaroğlu'ndan söz eden bir haberle karşılaşmak neredeyse imkansız. Varsa da "Balıkçılarla sohbet etti" türünden tek sütuna dört parmak haberlerden ibaret bunlar.

Ama buna mukabil, Kadir Topbaş'ın "Şaşırtıcı bir oy çoğunluğuna ulaşacağız" türünden açıklamaları kendisine bayağı iyi bir yer bulabiliyor.

Yani –lafı uzatmadan- söylemek istediğim şu: "O tarih"ten sonra bir şeylerin –bayağı- değiştiğini düşünüyorum. Değiştirenlerin bu yeni çizgiyi niçin seçmek zorunda kaldıkları anlaşılır bir şey. Dünya milletlerinin "şirketleri nasıl kurtarırız" derdinde olduğu bir dönemde biraz daha ileriye gitse kendisini batıracak bir fatura ile yüz yüze gelen hangi grup farklı davranabilirdi ki?

Kılıçdaroğlu'nun hepten unutulmasını, eskinin seçime doğru neredeyse her gün yenilenerek yayınlanan "gönülden geçen" anket sonuçlarının yokluğunu, Melih Gökçek'e "sağ cephe"nin oluşturulması stratejisini –keyifle, güle oynaya- bir güzel- bol bol açıklayabilmesi için taraflı alanlar açılmasını filan ben hep belirleyici "O tarih"ten sonra –mecburen- benimsenen ruh halinin tabii sonuçları olarak yorumluyorum.

* * *

"Anketler" deyince aklıma geldi. Dün bir haber sitesini ziyaretimde karşıma "Anketler" başlığı altında bir takım anket sonuçları çıktı. Biraz önce aktardığım "izlenimler" de aklımda olduğundan, "görelim bakalım şu seçim falını" diyerek sonuçlara göz atmaya başladım. Sonuçlar gerçekten müthiş!

"29 Mart'ta oyunuzu aşağıdaki adaylardan hangisine vermeyi düşünüyorsunuz?" sorusuna gelen cevapların oranları şöyle mesela:

İzmir: Taha Aksoy (AK Parti): %56

Aziz Kocaoğlu (CHP): %21

İstanbul: Kadir Topbaş (Ak Parti): %61

Kemal Kılıçdaroğlu (CHP): %19

Ankara: Melih Gökçek (AK Parti): %61

Murat Karayalçın (CHP): %16

Durun bitmedi; şu anket sonucunu, Diyarbakır anketi sonucunu da okuyun:

Kutbettin Arzu (AK Parti): %72

Osman Baydemir (DTP): %12

Bir "anket çalışması" ancak bu kadar tarafsız, objektif gerçekleştirilebilir doğrusu…

Aziz Kocaoğlu, İzmir'de %21'de kalmış, Osman Baydemir, Diyarbakır'da %12 ile hâlâ kazanacağını sanıyor… Melih Gökçek %61 ile hesabı çoktan kapamış, Kemal Kılıçdaroğlu, %19 ile yerlerde sürünüyor…

"Anketler"in sahibi haber sitesi bayağı mazbut bir yayın kuruluşu hem de. (Adını koymadan konuşmak âdetim olmadığı için adını da vereyim: "HaberX")

Sonra düşündüm: Bu mazbut haber sitesi bu "Anketler"i niçin yayımlar acaba? "Anketler"in üzerine "Bizim okurlarımızın tercihi sadece" benzeri bir not düşse, problem epeyce azalacak tabii ki. Ama hayır; İllâki Baydemir, Arzu karşısında 72-21 yenik düşecek; Kocaoğlu, Aksoy karşısında 56-21 yenik düşecek… Dolayısıyla, önümüzdeki anket sonuçları, bir zamanlar Tuncay Özkan'ın Kanaltürk'te program boyunca yapıp yayınladığı "anket sonuçları"nın tıpa tıp bir benzeriydi.

* * *

"Kanaltürk" deyince de aklıma masada epeydir sırasını bekleyen bir haber geldi.

Kanaltürk'ün kuzenlerinden bir gazetede yer alan bir haber bu. "Bergamalı protestocu 'Hopdediks, ölmeden önce gerçeği itiraf etmiş" diyor gazete. Sonra bir vesileyle karşılaştığımda gördüm ki, bu önemli haber Kanaltürk'ün "kardeşi" gazetede de –hem de daha geniş- yer almış.

Haberin bize aktardığı bilgi şu: Kanaltürk'te yayınlanan 'Neşter' programında artık hayatta olmayan ama bir dönem Bergama altın madeninin açılmaması için mücadele edenlerin başında yürüyen "Hopdediks" lakaplı Bayram Kuzu'nun oğlu çevreciler tarafından yıllarca nasıl aldatıldıklarını anlatmış uzun uzun.

Uzatmaya gerek yok, programın "mesajı" anlaşılmıştır herhalde. Altın madeni işletmeleri iyidir, çevre halkı için her bakımdan hayırlıdır, dolayısıyla bu işe takoz koyan çevrecilerinden her zaman uzak durmak gerekir.

Olabilir tabii. Herkesin "çevreci" olup altın madeni işletmelerini karşısına alması tabii ki beklenemez. Nitekim, programa katılan Bergamalı da konuya ilişkin görüşünü ve babasının pişmanlığını anlatıyor ekranda.

Buraya kadar yadırganacak bir durum yok tabii ki.

Ama ya Kanaltürk ile Bergama'daki altın madeninin aynı grubun malı olduğunu duyduğunuzda ya da hatırladığınızda da manzara tabii midir

Koza-İpek Grubu'nun mülkiyetinde olan televizyon kanalı Kanaltürk'te aynı grubun mülkiyetinde olan Bergama altın madeni işletmesi etrafında yaşanan olaylara "neşter" atılıyor. Kaçıranlar için de "kardeş" ve "kuzen" gazeteler hizmet sunuyor.

Haberciliğin bu kadar tarafsızı da fazla doğrusu…

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT