1. YAZARLAR

  2. Gültekin Avcı

  3. O madde darbecileri kurtarır mı?
Gültekin Avcı

Gültekin Avcı

Yazarın Tüm Yazıları >

O madde darbecileri kurtarır mı?

A+A-

Çevik Bir, 28 Şubat'a yönelik tüm savunmasını TSK İç Hizmet Kanunu 35. madde üzerine bina etti.

Bu maddedeki "Silahlı Kuvvetler'in vazifesi; Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kollamak ve korumaktır" ifadesinin 28 Şubat müdahalesini legalleştirdiğini, TSK'ya yetki verdiğini söylüyor.

"TSK dış savunmayla görevlidir" itirazına ise TSK İç Hizmet Yönetmeliği'nin 85. maddesiyle cevap veriyor.
Kuşkusuz bu savunmayı avukatının yönlendirmesiyle yapıyor.

Gerçekten de bu yönetmeliğin 85. maddesinde "vazifesi, Türk yurdu ve cumhuriyetini içe ve dışa karşı korumak" ifadesi görülüyor.

Şu halde Çevik Bir'in savunması kanuna uygun görünüyor.
Üstelik 35. madde şimdi kaldırılsa bile 28 Şubat'ta yürürlükte olduğu için değişen bir şey olmayacak.

Sorulması gereken 2 soru var

1- TSK İç Hizmet Kanunu 35 ve İç Hizmet Yönetmeliği 85. maddeleri hukuka, hukuk devletine ve demokrasiye uygun mu?

2- Bu kanun ve yönetmelik maddeleri, Türkiye'nin "demokratik bir hukuk devleti" olduğunu söyleyen mevcut anayasaya uygun mu?
İki sorunun cevabı da "hayır"dır.
Anayasa'ya aykırı görünen bir kanun veya yönetmelik maddesinin uygulanma kabiliyeti zaten yoktur.
Anayasanızda ülkeniz 'demokratik hukuk devleti' olarak tanımlanıyorsa, hükümetlerin göreve gelme ve görevden ayrılması sadece demokratik yollarla ve seçimle mümkündür.
Bu yolların dışında TSK'nın durumdan vazife çıkarma gibi histerilerle balans ayarıyla hükümet devirmesi hiçbir demokratik hukuk devletinde kanuni ve hukuki gerekçe bulamaz.
TSK'nın içe karşı koruma ve kollama görevinin kabulü, demokrasiye ve hukuk devletine aykırı olduğu gibi maddenin sözel analizinden de bu netice çıkarılamaz.
Aksi takdirde TSK'ya siyasi görev verilmiş olur ki, Anayasa'dan kaynaklanmayan bir yetki düşünülemez.
Anayasa'nın TSK'ya vermediği bir yetki, kanun ve yönetmelikle de yaratılamaz.
Ayrıca o kanun veya yönetmelik yorumlanırken, Anayasa'ya aykırı bir yorum da yapamazsınız.
Eğer bu maddeler TSK'ya hükümeti devirme yetkisi veriyorsa, Türk Ceza Kanunu'nda en ağır suç olarak tanımlanan darbeye teşebbüs suçu neden var?

Neyi koruma ve kollama?

35. maddede TSK'ya, Anayasa'ya ve temelleri Anayasa'da belirlenmiş bulunan Türkiye Cumhuriyeti'ni koruma ve kollama görevi verilmiştir.
Yani TSK, cumhuriyeti koruyacağım diye Anayasa'da belirtilen "demokratik hukuk devleti" prensibini yerle bir edemez.
Hani büyük çocuğunuzla küçük çocuğunuz arasında kıskançlık duygusu gelişir de, küçüğü büyüğe karşı koruyup kollamanız gerekebilir ya.
Korursunuz ama küçüğe zarar verebilir diye büyük çocuğunuzu öldürmezsiniz değil mi?
Yani cumhuriyeti koruyup kollayacağım derken, anayasal vazgeçilmez ilkeler olan demokrasiyi ve hukuku linç edemezsiniz.
Sonuçta İç Hizmet Kanunu 35. madde ve yönetmeliğin 85. maddesi TSK'nın siyasete müdahalesine asla geçit vermez.
Başka türlü savunma imkânının da olmadığı böyle bir durumda, Çevik Bir, Erol Özkasnak ve diğer subaylar koro halinde dönemin Genelkurmay Başkanı İ. H. Karadayı'yı işaret ettiler.
Hepsi emir komuta silsilesinden bahsetti.
Hatırlarsanız emir komuta silsilesi kelimesi, İnternet Andıcı soruşturmasında tutuklu sanık generaller tarafından da zikredilmişti.
Sonrasında İlker Başbuğ soruşturmaya dâhil edilmiş ve tutuklanmıştı.
Bu sefer Çevik Bir ve Erol Özkasnak tepeyi işaret ettiler.
Bu da normal şartlar altında kısa bir sürede Org. İ. H. Karadayı'nın 28 Şubat şüphelisi olacağına işaret ediyor.
Belki Org. Karadayı'nın söyleyeceği ve 28 Şubat'ın sorumluluğunu paylaşmak için işaret edeceği kişiler de olacaktır.
Askerlerin ağzından 28 Şubat'ta yararlandıkları sivil/siyasi/basın unsurlarının isimleri de çıkarsa hiç şaşırmam.
Zira diğer davalarda olduğu gibi "düşeceksek hep birlikte düşelim" düşüncesi filizlenebilir.

BUGÜN GAZETESİ 

YAZIYA YORUM KAT