1. HABERLER

  2. HABER

  3. "O Bankadaki Kredi Kartı Borçlarını Silin"
"O Bankadaki Kredi Kartı Borçlarını Silin"

"O Bankadaki Kredi Kartı Borçlarını Silin"

24 TV'de konuşan Dr. Resul Kurt, Kılıçdaroğlu'nun 'kredi kartı borçlarının yüzde 80'ini silme' vaadine karşılık 'önce ortağı olduğunuz bankadaki kredi kartı borçlarını silin, buyurun görelim' dedi.

A+A-

AK Parti Milletvekili Adayı Sosyal Güvenlik Uzmanı ve Star Gazetesi yazarı Dr. Resul Kurt, 24 TV'de Ersoy Dede'ye konuk oldu.

Kılıçdaroğlu'nun alay konusu olan seçim vaatlerini değerlendiren Resul Kurt, CHP liderine çok konuşulacak bir çağrıda bulundu. Kurt, "CHP'nin ortağı olduğu bankadaki kredi kartı borçlarının yüzde 80'ini silin önce bakalım" dedi.

Resul Kurt'un açıklamalarından ilgili bölüm:

Türkiye, özel sektörün rekabet ettiği, 50'ye yakın bankamızın olduğu ve birkaçı hariç, çoğunun büyük bir ağırlığının özel sektörde olduğu bir Türkiye'de yaşıyoruz. Siz komünist bir ülkede mi yaşıyorsunuz ki bir kararla bankaların alacaklarından vazgeçmelerini isteyeceksiniz.

"CHP ORTAĞI OLDUĞU BANKADA KREDİ KARTI BORÇLARINI SİLSİN"

Ayrıca bunun için hükümet olmaya gerek yok. Ana muhalefetin ortağı olduğu bir bankamız var. Bu bankada bir yönetim kurulu kararı alır der ki "biz bu borçların yüzde 80'ini silelim". Hadi bakalım buyurun. Öyle kolay mı? Buyurun hükümet olmaya gerek yok, yapın. Kendi bankanızda bunu yapın görelim.

"1 MİLYAR DOLAR İÇİN IMF'NİN KAPILARINDA SABAHLARDIK"

Elinizi vicdanınıza koyun. Türkiye nereden nereye geldi. Türkiye'de biz 200 yılında Kemal Derviş'i niye ekonomiden sorumlu başbakan yardımcısı yaptık. 500 milyon dolar kredi istedik. Dedik ki "biz işçinin maaşını ödeyemiyoruz, memurun maaşını ödeyemiyoruz, Türkiye battı, bize 500 milyon dolar, 1 milyar dolar kredi verin" dedik. Bakın istediğimiz para bu. Bir bina parası.

Türkiye 1 milyar kredi almak için IMF'nin kapılarında sabahlarken bize dediler ki "kusura bakmayın, siz bu parayı yönetemiyorsunuz, 3 parti birleştiniz yönetemiyorsunuz. Size bir hükümet komiseri gönderelim. Buyurun, sizin paranızı Kemal Derviş yönetsin" dediler.

Kemal Derviş'in pijamasıyla nerelerde koşu yaptığını konuşurduk. IMF Türkiye masası şefinin nerede ne kebap yediği haberleri birinci haber olarak sunulurdu. Türkiye nereden nereye geldi.

720 liranın altında geliri olanlara zaten devletimiz el açmış durumda. Devletimiz bu insanların her türlü ihtiyacını, kira yardımına kadar karşılıyor. Engellisine evde bakana 900 lira maaş veriliyor. Bunlardan haberleri yok.

"MAKARNACILAR DİYE HAKARET EDİYORDUNUZ"

Bakın dün bu insanlara hakaret ediyorlardı. "Siz makarnacısınız, bir torba makarna, bir torba kömür için oyunuzu sattınız" diyorlardı değil mi? Şimdi aynı şeyin yüz katını kendileri vaadediyor. Allah aşkına bu iki yüzlülük, yalancılık değil de nedir?

Diyor ki, "işsizliğin düşürülmesi için ulusal istihdam stratejisi hazırlayacağız" diyor. Zaten çıkmış bu. 6 Mayıs'ta kabul edilmiş, 30 Mayıs'ta Resmi Gazete'de yayımlanmış. Bu yapılmış zaten.

Tutarsız olduğu, bir altyapısının olmadığı, kulaktan dolma şekilde hazırlandığı, "şunu da yazalım, bunu da yazalım" dendiği belli. Yama yani.

"KENDİ ŞİRKETİNDEKİ ÇALIŞANLARA 5 BİN LİRA ASGARİ ÜCRET VER BAKALIM"

Birisi de diyor ki "asgari ücreti 5 bin lira yapacağım". Bakıyorsunuz, kendi çalışanlarına 800 lira maaşı veremiyor. Buyursun bunu açıklasın. Hodri meydan. Şirketinde çalışan insanlara kaç para maaş veriyorsun? Vaatte bulunmak, boş vaatte bulunmak çok kolay. Her şeyi yaparsınız.

Bakın bunu 1992'de Süleyman Demirel yaptı. Dedi ki, "biz herkesi emekli edeceğiz." O zaman SSK Genel Müdürü Kılıçdaroğlu. Projenin fiili yürütücüsü. 1992'den 2015'e 23 sene geçmiş. 23 senedir belimizi doğrultamadık bu erken emeklilik yüzünden.

Kendi bankanızda, kendi şirketlerinizde, kendi belediyelerinizde açıklayın, deyin ki "biz 2 bin lira ödeyeceğiz, 3 bin lira ödeyeceğiz" deyin. Sizi engelleyen kimse yok. Şartnamenize koyun. CHP'li bir sürü belediye var. Hangi hükümet belediyelerin üzerinden bu yetkiyi almış.

Belediyelerinize deyin ki "biz taşeronluğu kaldırıyoruz, herkesi kadroya alıyoruz, asgari ücret değil, bunun şu kadar katını uyguluyoruz..." Buyurun, yapın. Yönetiminde olduğunuz bankalarda, kurumlarda deyin bunu, yapın. 

Resul Kurt'un açıklamalarının tamamını aşağıdan izleyebilirsiniz:

HABERE YORUM KAT

1 Yorum