Nusret Cephesi Niçin Terör Listesine Alındı?

13.12.2012 23:31

Osman Akyıldız

Suriye direnişi ilerledikçe ve mevzi kazandıkça Amerika ve Batılı güçlerin korkuları artıyor, direnişi bölme niyetleri açığa çıkıyor. Fransa Akdeniz’e askeri gemi gönderirken, Amerika Suriye’de savaşın başından beri Esed güçlerine büyük kayıplar verdirmiş olan Nusret Cephesi ve yetkililerini terör listesine aldı.

Amerikan yönetimi savaşın başından beri direnişi kontrolü altında tutmaya çalıştı. Bir takım direniş güçlerini yalnızlaştırarak direnişi birbirine düşürmek, “ılımlı, demokratik” bir devrimi gerçekleştirmek, daha doğrusu bir tane bile Amerikan askerinin burnu kanamadan Suriye’deki direnişin meyvelerini kendi lehine devşirmek istedi. Ama görünen o ki, Amerika daha çok bekleyecek.

Amerika yaptığı açıklamada yönetimlerinin, demokratik Suriye devrimini desteklediklerini ve Suriye muhalefetine 50 milyon dolar verdiklerini, insani yardım programlarına ise toplam 200 milyon dolar harcadıklarını belirtti. Nusret Cephesi’nin Suriye halkının masum, liberal ve demokratik devrim hayallerini kendi ideolojik çıkarlarına alet ettiği belirtilen açıklamada Amerika, Suriye'de devrimin çabuk sonuçlanmasının bölge ülkelerinin de çıkarına olduğunu belirtti. Açıklamada Nusret Cephesi liderlerinden Fatih el Cevlani, Ebu Dua, Enes el Hattab ve Abdullah el Cuburi de terörist listesine alındı.

Nusret Cephesi’ni el-Kaide ile ilişkilendiren Amerika, sayısı 10 bini aştığı ifade edilen Nusret Cephesi’nin tecrübeli savaşçılarının bölgedeki Amerikan çıkarlarının en büyük tehdidi olacağının farkında. Nusret Cephesi ise şimdiye kadar bildirilerinde ve görüntülü yayınlarında ne el-Kaide liderlerine yer verdi, ne de el-Kaide’ye bağlı olduğuna dair herhangi bir açıklamada bulundu. Tıpkı Mali’deki Ensar ed-Din Hareketi’nin ısrarla “el-Kaide ile örgütsel bir birlikteliğimiz yok” demesine rağmen el-Kaideci ilan edilmesi gibi. El-Kaide açısından ise savaşanların adının el-Kaide olmasının bir önemi yok, önemli olan küresel işgale karşı Müslümanları müdafaa etmek ve Batılı değerlerin değil, İslami değerlerin ışığında devletleşmeyi hedeflemek.

Suriye halkı ve direnişçi gruplar Amerika’nın Nusret Cephesi’ni terör listesine almasına son derece tepkili. Önümüzdeki Cuma namazı sonrasında cepheyi desteklemek için mitingler yapılması planlanıyor. Direniş güçleri ve halkın Nusret Cephesi’ni sahiplenmesi Batı’da ve Amerika’da büyük bir sessizlikle karşılandı. Dünyaya yeni dünya düzeni getirmekle kendi kendini görevlendiren Amerika, Suriye direnişinin İslami renginden son derece rahatsız. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da görüştüğümüz Ebû Basîr et-Tartûsi, “Suriye’de hiç kimsenin laiklik veya kavmiyetçilik uğruna savaşmadığını, Allah’ın dinini ikame etmek ve İslami devlet kurmak için savaşıldığını” söylemişti. Gerçekten de Suriye’de Ahraru’ş Şam, Livau’t Tevhid, Livau’l Ümmet ve benzeri gruplar Nusret Cephesi’ni destekleyen açıklamalarıyla veya cepheyle Esed askerlerine yönelik ortak operasyonlar yapmalarıyla Amerika’nın canını fena halde sıktılar.

Suriye halkı açısından rahat yaşamlarını terk ederek zalim Beşşar yönetimine karşı çarpışmaya gelen muhacir direnişçilerin saygınlığı çok yüksek. Suriye’de savaşın direniş lehine ilerlemesinde muhacirlerin çok büyük rolü olduğu gün gibi ortada. Bu arada Suriye’de bazı tekfirci küçük grupların fitne çıkarmaya müsait eylemleri de genelde Nusret Cephesi’nin üzerine yıkılmaya çalışılıyor. Oysaki Nusret Cephesi bir tarafta Esed güçlerine felç edici darbeler vururken, diğer taraftan halka elinden gelen her türlü desteği de sunuyor.

Cephenin terör listesine alınması Türkiye’de Beşşar’ı destekleyen ulusalcı ve solcu basını sessizliğe büründürdü. Şimdiye kadar Suriye direnişinin bir NATO mamülü olduğunu iddia eden söz konusu basın, bizzat Amerika tarafından terör listesine alınan direnişçilerden sonra iddialarının geçersizliğini görmüş oldular.

Türkiye’nin Suriye’ye olası bir Amerikan müdahalesine karşı stratejik olarak mücadele etmesi gerekiyor. Eğer Türkiye ve bölgedeki ülkeler Amerikan müdahalesine herhangi bir şekilde destek verirlerse o zaman yeni Suriye’ler kapıda demektir.

MİLAT

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim