1. YAZARLAR

  2. Mümtazer Türköne

  3. "Numaracı Cumhuriyetçiler"
Mümtazer Türköne

Mümtazer Türköne

Yazarın Tüm Yazıları >

"Numaracı Cumhuriyetçiler"

A+A-

"Numara" çoğumuzun Türkçe zannettiği, gerçekte ise Fransızcadan dilimize geçen kelimelerden (numéro) biri. Sayıları, varlıkları sıralamak veya nitelemek amacıyla kullandığımız zaman "numara" vermiş oluyoruz.

"Numara çevirmek" tabiri de, kelimeyi aldığımız kültür dünyasına ait. Daire şeklindeki eski telefon kadranlarının "çevrilmesi", bugün de tuşlu telefonlar için alışkanlıkla tekrarlanıyor. Asıl yaygın anlamı ise Fransızların kullandığı gibi, sayılar üzerinden oynanan kumar aletlerinin döndürülmesinden hareketle "dalavere", "hile", "aldatmaca" şeklinde kullanılması. 2. Cumhuriyetçileri "Numaracı Cumhuriyetçiler" olarak itham etmek de, "numara" kelimesinin bu çift anlamıyla ilgili.

Hadi Uluengin, Hürriyet'teki dünkü yazısında okuyucuyu aydınlatıyor ve Batı aleminde cumhuriyetin numaralandırılması geleneğini özetliyor. "Statüko Zabtiyeleri" olarak nitelediği, özgürlük karşıtlarını açığa düşürüyor.

"2. Cumhuriyet" tabiri, bugünkü yaygın kullanımını Mehmet Altan'a borçlu. Altan, liberal demokrasinin Türkiye'deki en istikrarlı ve tutarlı temsilcisi. Otokratik ve hiyerarşik toplum projesine karşı bugüne kadar çok etkili eleştiriler getirdi. Yerleşik statükodan, iktidarı bir ucundan yakalayanlara kadar geniş bir iktidar yelpazesi hemen her ülkede var. Ama siyasal ve toplumsal düzeni özgürlükçü eleştirilerle hizaya getiren; bireyi devlet karşısında her hal ve şartta savunan muhalif sesler her zaman çok nadir bulunur. Bu yüzden Mehmet Altan'ın ısrarla takip ettiği "Cumhuriyet'i demokratikleştirme" projesi ileri ve medenî bir topluma ulaşmak için çok önemli ve değerli. Üstelik liberalizm bir ideolojik tercihten ziyade, ideolojik tercihleri bireylere bırakan ve bu tercihlere saygı gösteren bir yaklaşımı temsil ediyor. Demek ki, Türkiye'nin liberal eleştirilere ve doğal olarak Mehmet Altan'a çok ihtiyacı var.

Ancak "2. Cumhuriyet" nitelemesi Mehmet Altan'a ait değil. "2. Cumhuriyetçiler"e yönelik eleştirilerdeki "numara"yı fark etmek için bu tabirin ilk defa nerede ve kim tarafından kullanıldığı önem kazanıyor.

"2. Cumhuriyet" tabiri ilk defa 1960 yılında "Kurucu Meclis"te CHP'liler tarafından kullanılıyor ve savunuluyor. "2. Cumhuriyet"in sahibi olan Kurucu Meclis'in 222 üyesi CHP'lidir. CHP'liler 27 Mayıs darbesi ve darbecilerle kendilerini özdeşleştirmişlerdir. 2. Cumhuriyet'in temel felsefesi de CHP'nin "İlk Hedefler Beyannamesi"nde yer alan, 1924 Anayasası'nın değiştirilmesi programıdır. Bu beyannamedeki ilkeler, olduğu gibi 61 Anayasası'nda yer almıştır.

2. Cumhuriyet tabirinin ilk defa bu dönemde kullanılmasının, anayasa tekniği açısından mantıklı bir tarafı var. Siyasal sistemler birey hak ve özgürlükleri ile devlet iktidarı arasındaki ilişkileri düzenleme biçimine göre birbirinden ayrılır. Bunun için egemenliğin içinde mevcut olan erkler kendi içinde ve diğerleriyle farklı biçimlerde ilişki içine sokulur. Demokratik siyasal sistemler içinde yer alan başkanlık, yarı başkanlık ve parlamenter sistemin yekdiğerinden farkı, (yargı hepsinde bağımsız olduğu için) yürütme ve yasama arasındaki ilişkiyi farklı şekillerde düzenlemesidir. 1924 Anayasası'nın Meclis ve çoğunluk sisteminden, iki meclisli zayıf icra ve yasama organına geçişi temsil eden 61 Anayasası, Fransızların numaralandırma yaklaşımına uygun şekilde "2. Cumhuriyet" tabirini hak edecek köklü bir değişikliği temsil etmiştir. Seçilmişlere güvensizliğe dayanan bu sistem iktidarsız bir iktidar ve yasa çıkartamayan bir yasama organı, dolayısıyla "yönetemeyen bir demokrasi" ortaya çıkartmıştır.

12 Eylül düzeni biraz da 61'in yetersizliklerine tepki olduğu için cumhurbaşkanlığı makamı ile paylaşılan ve MGK ile denetlenen güçlü bir icra ortaya çıkartmıştır. 60 yılındaki Kurucu Meclis'in yaklaşımına sadık kalırsak, 82 Anayasası dönemini 3. Cumhuriyet olarak isimlendirmek doğru olacaktır. Şayet gündemde olan "sivil anayasa" hayat bulur, erkler arasındaki dengeleri değiştiren yeni bir anayasa kabul edilirse bu sefer 4. Cumhuriyet dönemi başlayacaktır.

Kısaca, Cumhuriyet'i numaralandırma geleneğinde bir "numara" varsa, bu "numara" CHP'ye ait.

Zaman gazetesi

YAZIYA YORUM KAT