1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. ekinoks / Habil Sağlam
ekinoks / Habil Sağlam

ekinoks / Habil Sağlam

.

06 Aralık 2008 Cumartesi 00:46A+A-

omuzlarımızda çocuklar yani umutlar
şafak söküyor
söken şafağın rabbine sığınıyoruz
kurtlardan, yağmurdan ve eşkiyadan sakınıyoruz
savaş alanına bakar gibi bakıyoruz son kez
küller ve közlerle kaplı şehre
birazdan uyanacak insanlar
ve makinalar
birazdan bir barutu andırırcasına
eksoslar salınacak şehre
salınmayacak idam mahkumları

bir depremi öğrenmiş gibiyiz önceden
kolonların altına girmeliyiz
dağlarda yeryüzünün kolonları değil mi
insanlar güvenle bakmazlar mı dağlara
bağırları tünellerle delidi delineli
daha bir cüretkar dağlar

dağ bir erciyes oluyor bizi görünce
tırmanışın cesareti omuzlarda
yani çocuklarda

en keskin ışınlarıyla güneş
geçiyor başlarımıza
aşağıdaki şehre bakınca başımız dönüyor
-selam veriyoruz-
güneş bir baş dönmesidir
-gençlik uykularında-

tepemizde esmer oğlanlar; başlarında şapkalar
şehir ardımızdan bir uğultuyla bizi çağırıyor
amirlerimiz sinirle arıyor evlerimizi ve beklide
sonsuza dek sessize aldığımız ceplerimizi
erimiş karlar, eprimiş kunduralar engel olamıyor bize
güneş
o da engel olamıyor
yalnız koyu bir rüzgar aşağılara doğru
şehrin közlerini parlatıyor
çocukların şapkaları uçuyor, bizim umutlarımız
şehirse hafiften alev alıyor
güneş batınca mahkumlar infaz edilecek
yürekler alev alıyor

gözyaşartıcı spreyler aşağıda kaldı ama
gözyaşları değil
"gülmek elbette bir lisandır" demiş Platon
ya ağlamak?
ağlamak şehre
idam mahkumlarına

biz saatlerimizi ayarlıyoruz
çocuklarsa bir şiirdir tutturdular:
"yakalarsa birini biri çavdarlar arasında"
yanlış söylemelerine aldırmıyoruz
artık aldırmıyoruz eşkiyaya
biz sendika ajandalarına şiir yazarak
eşkiyalığımızı zaten ilan etmişiz

balıklar kavanozlarda can verirken
güneş batıyor
yüreklerimizi bir bir aşağıya atıyoruz
saatler, sigaralar, ajandalar
ve sonunda güneşten iyice yanmış esmer oğlanlar
yuvarlanıyor çavdarlar arasına
ve şehrin dumanları sarıyor dörtbiryanı
çavdarlarda tutuşuyor, makinalarda

güneş idam mahkumlarının üzerinde batıyordu
bir giyotindi güneş
nice dağlar biz tırmanırken tepeye
etlerimizi keserdi
kesik kesik ve acınasıda olsa ellerimiz
tertemiz bir geleceği çekerdi,  çocukları.
çocuklar yani kabuk tutmaz yaralar.

HABERE YORUM KAT