
Firari generalin sicili karanlık
Ergenekon operasyonu kapsamında aranan Emekli Tuğgenerel Ersöz’ün adı kayıp iki HADEP’linin soruşturmasında geçiyor. Söz konusu dava nedeniyle Türkiye, AİHM tarafından etkili soruşturma yapılmadığı için 170 bin avro tazminata mahkum edildi.
Ergenekon soruşturması kapsamında aranan ve Rusya'da olduğu belirtilen emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün adı, 7 yıl önce Şırnak'ın Silopi İlçesi'nde jandarma binasına gittikten sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan 2 HADEP'li ile ilgili yürütülen soruşturmada da geçiyor. AİHM'in 3 kişilik hakimler heyetinden oluşan bulgu saptama duruşmasında ifade vermesi istenen Levent Ersöz, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla mahkemeye çağrılmış, ancak kendisini duruşmaya katılmayacağı yönünde mahkemeye 1.5 sayfalık kendi el yazısıyla mektup göndermişti. Ergenekon soruşturmasıyla ilgili emekli orgeneraller Hurşit Tolon ile Şener Eruygur'un ardından polis tarafından aranan emekli Tuğgeneral Levent Ersöz'ün Rusya'da olduğu belirlendi.
Olay nasıl olmuştu?
25 Ocak 2001 günü Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı binasına gittikten sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan kapatılan HADEP'in Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ile İlçe Sekreteri Ebubekir Deniz ile ilgili yürütülen soruşturmada, kayıp HADEP'lilerin avukatı Tahir Elçi, Levent Ersöz hakkında Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunmuştu. Şikayet dilekçesinde, 2 HADEP'linin ortadan kaybolduğu tarihte Levent Ersöz'ün Şırnak İl Jandarma Alay Komutanı olduğu, Tanış ve Deniz'in Ersöz'ün talimatıyla Silopi İlçe Jandarma Komutanı S.C ile komutanlıkta görevli askerler T.A, S.G, V.A tarafından kaybedildiği iddia ediliyor.
AİHM tarafından etkili soruşturma yapılmadığı için Türkiye'nin 170 bin Euro tazminata mahkum edildiği dava ile ilgili Silopi Başsavcılığı'na yapılan suç duyurusunda, Levent Ersöz ile ilgili şu iddialar yer alıyor:
Hakkındaki suç duyurusu
"Serdar Tanış, bir grup sivil tarafından sivil plakalı araç ile kaçırılmaya çalışılmış, araca binmeyi reddeden Tanış, ancak resmi kuruma davet edilmesi halinde gidebileceğini ifade etmiştir. Kısa süre sonra Jandarmadan aradığını belirten görevlinin daveti üzerine Ebubekir Deniz ile birlikte gitmiş ve kendilerinden bir daha haber alınamamıştır. Serdar Tanış ile babası, siyasi faaliyetlerine son verip anılan partinin ilçede açılmaması için dönemin Şırnak Alay Komutanı Levent Ersöz ve ilçe jandarma komutanı S.C. tarafından tehdit edilmiştir.
Ailenin başvurusuyla AİHM konuyu incelemeye başlamış ve 2004 yılında Ankara'da bulgu saptama duruşması düzenlemiştir. Aralarında jandarma, polis ve savcıların da bulunduğu onlarca tanık dinlenmiştir. Türkiye, olayın sorumlularını açığa çıkarmadığı için AİHM nihai kararını açıklamış, Dışişleri Bakanlığı'nın bu karara karşı yaptığı itiraz ise reddedilmiştir. AİHM, güvence altına alınan yaşam hakkının iki kez ihlali, etkin soruşturma yürütülmemesi, Levent Ersöz'ün tüm çağrılara rağmen duruşmalarda hazır edilmemesi, Serdar Tanış'ı telefonla arayıp jandarmaya davet eden istihbaratçının kimliğinin mahkemeye bildirilmemesinden dolayı Tanış ve Deniz'in resmi makamlarca hukuka aykırı alıkonulduklarına hükmetmiştir. Serdar Tanış'ı telefonla çağıran kişi, savcılığın araştırması sonucu Şırnak Alay Komutanlığı İstihbarat ve Sorgu Birimi'nde görevli T.A. olarak belirlenmiştir.
Olayda sorumluluğu bulunanların kimlikleri ve deliller büyük ölçüde toplanmıştır. Bu olay Levent Ersöz'ün talimatıyla T.A., S.C., V.A. ve S.G.'nin yardımıyla gerçekleşmiştir. Yeni deliller karşısında soruşturma her zaman genişletilebilmektedir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 46'ıncı maddesi, AİHM kararlarının bağlayıcı ve yerine getirilmesinin zorunlu olduğunu düzenliyor. Bu nedenle AİHM 4'üncü Dairesi'nin kararı uyarınca sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılması gerekmektedir."
Dışişleri Bakanlığı Ankara'ya çağırmıştı
AİHM'in kararıyla Ankara'da 3 kişilik hakimler heyetinden oluşan bulgu saptama duruşmasında olayla ilgili dolaylı ve doğrudan bilgisi olan aralarında savcı, rütbeli asker, polis ve polis amirleri konuyla ilgili ifade vermişti. Dışişleri Bakanlığı, AİHM'in talebi üzerine Tuğgeneral Levent Ersöz'e de yazılı tebligat gönderip iki HADEP'li ile ilgili ifade vermesi gerektiğini iletmiş, ancak Ersöz duruşmaya katılmamıştı. İkinci kez duruşmaya davet edilen Ersöz bu kez mahkemeye 1.5 sayfalık kendi el yazısından oluşan bir mektup göndermiş ve bu konuyla ilgili Türkiye'deki yargı organlarına ifade verdiğini, dolayısıyla konu hakkında bilgi sahibi olmadığını ve duruşmaya ise katılmayacağını ifade etmişti.
İki HADEP'linin kaybolmasıyla ilgili soruşturma halen Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı'nda yürütülüyor. (Radikal)
