Nereye Çalıştığını Sen Açıklamazsan Biz Açıklayacağız

27.12.2013 18:21
Nereye Çalıştığını Sen Açıklamazsan Biz Açıklayacağız
Başbakan Erdoğan, "Gizlilik esası olan bütün dosya münderacatını medyada görüyoruz. Sen bu servisi nasıl yaparsın? Sen nereye çalışıyorsun, açıkla. Sen açıklamazsan biz açıklayacağız" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya Kent Meydanı'nda düzenlenen toplu açılış töreninde, Sakarya Milletvekili Ayşenur İslam'ın Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına getirilmesinin herkese hayırlı olmasını diledi. 

Başbakan Erdoğan, Türkiye'de "yolsuzluk kılıfına gizlenmiş son derece çirkin, son derece tehlikeli bir operasyon yürütüldüğünü" bildirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

""Bu operasyon, bir yolsuzluk operasyonu değil, burada farklı maksatlar var. Biliyorsunuz, bizim güzel bir sözümüz var: Minareyi çalan, kılıfını hazırlar. Bunlar minareyi çaldılar, şimdi kılıfı hazırlıyor. Burada çok çirkin, çok tehlikeli, içinde ajanlık olan, casusluk olan, içinde ihanet olan son derece tehlikeli niyetler var. Türkiye üzerine bir tasarım yaptılar, bir tuzak hazırladılar, kirli bir oyun kurdular. Yolsuzluk süsü vererek, milli iradeyi, milleti, büyük Türkiye'yi, yeni Türkiye'yi hedef aldılar. Bunu yaparken, üzülerek ifade ediyorum, benim ülkemin vatandaşlarını, benim ülkemin kurumlarını, ülkemin polisini, hakimini, savcısını, siyasetçisini, medyasını, sermayesini kullandılar. Yolsuzluk manşetleri ile yolsuzluk iddialarıyla iftiralarla kara kampanyalarla asıl niyeti, asıl maksadı gizlemeye çalışıyorlar."

Erdoğan'ın konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle:

"HSYK'ya sesleniyorum, HSYK adli kolluk konusunda Danıştayı baskı altına almak üzere bildiri yayınladın, burada kalkıp adalet sarayının önünde başsavcı yetkisini kullanmak suretiyle attığı bir adım var. Bunun üzerine kalkıp başsavcıya, başsavcı vekiline adeta orada komplo ayarlamak suretiyle medyaya bildiri yayınlayan, dosyasının içindekileri orada açıklayan bir kişi bu ülkede adil bir savcı olabilir mi?

Gazeteleri, medyayı yanına almak suretiyle gizlilik esası olan bütün dosya münderacatını medyada görüyoruz. Sen bu servisi nasıl yaparsın, bu ne demek bu? Sen tertemiz insanları, bununla nasıl lekelersin? Bu insanların bu ülkenin ekonomisinde, bu ülkenin iş hayatında, bilim hayatında, vakıf hayatında farklı yerleri varken bunları senin lekelemeye hakkın var mı? Önce sen nereye çalışıyorsun, bunu açıkla, bunu. Sen açıklamazsan biz açıklayacağız bunları da.

İstiyoruz ki bu ülkenin istikametini sadece ve sadece millet belirlesin. Biz olsak da olmasak da biz kazansak da kazanmasak da istiyoruz ki bu ülkede millet ne diyorsa o olsun.

Devlet içine sızmaya çalışan, devlet içinde devlet oluşturmaya çalışan kirli örgüte CHP yıllarca sövdü, hakaret etti, yıllarca istismarını yaptı. Aynı CHP şu anda bu örgütün adeta bir bastonu, bir dayanışma örgütü gibi."

Müslümanların kendi aralarında birbirlerine karşı rahmet içinde olduğunun altını çizen Erdoğan, "Müslümana beddua edenlerin gerçekte kimin hesabına kimin çalıştığını, inşallah benim imanlı, ihlaslı kardeşlerim tanımışlardır. Ama ben size şunu söyleyeceğim. Biz beddua etmeyeceğiz. Biz dua edeceğiz. Biz bedduanın kendisine tepki vereceğiz. Duaya davet edeceğiz. Onun için 'bedduaya lanet, duaya davet' bunu söylüyorum. Bizler faniyiz. Bizler bu makamlarda da gelip geçiciyiz. Vakti zamanı gelince millet bize 'git' der. Bizler de bir an tereddüt etmeden emaneti sahibine teslim ederiz. Ama biz bir şey istiyoruz. Sadece kendimiz için değil bütün siyasi partiler için, demokrasi için, milli irade için, Türkiye için bir şey istiyoruz. İstiyoruz ki bu ülkede hükümetleri millet getirsin, millet götürsün. İstiyoruz ki bu ülkede iktidarları sandıkta millet belirlesin. İstiyoruz ki gazeteler değil, manşetler değil, devlet içinde devlet olmaya çalışan kirli örgütler değil, yürütme üzerinde baskı kurmaya çalışan kurumlar değil, sermaye değil, bu ülkenin istikametini sadece sadece millet belirlesin. Biz olsak da olmasak da, biz kazansak da kaybetsek de istiyoruz ki, bu ülkede millet ne diyorsa, Sakarya ne diyorsa o olsun" ifadesini kullandı.

Erdoğan, sadece AK Partili'lerden değil diğer partilere oy ve gönül verenlerden de demokrasiye sahip çıkmalarını isteyerek, "Bu akıl Allah'ın bize büyük bir nimetidir. Ne olur, aklımızı kiraya vermeyelim. İrademizi kiraya vermeyelim. Biz kula kulluk yapamayız. Sadece Hakk'a kulluk yaparız. Bakın burada özellikle CHP'ye, MHP'ye gönül vermiş kardeşlerimize sesleniyorum. Sizin oy verdiğiniz, gönül verdiğiniz partiler maalesef şu anda bu kirli oyunun içinde maşa olarak kullanılıyor. Türkiye üzerinde oynanan uluslararası oyunda CHP ve MHP maalesef bir taşeron olarak kullanılıyor" değerlendirmesini yaptı. 

"CHP atama ile işbaşına gelir"

Bakanlar Kurulu'nda önceki gün değişiklik yaptıklarını ve uzun yıllar birlikte çalıştığı Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala'yı dışarıdan kabineye İçişleri Bakanı olarak aldıklarını anımsatan Erdoğan, şunları söyledi:

"CHP genel müdürü çıkmış 'Meclis içinde kimseyi bulamadınız mı' diye soruyor. Şimdi ben CHP'nin genel müdürüne soruyorum. İstanbul'a yolsuzluk nedeniyle kurultayınızda ihraç ettiğiniz, yolsuzluk dosyası önünde fotoğraf çektirdiğin o kişiden başka aday bulamadın mı? Yolsuzluk nedeniyle partinizden ihraç ettiniz ve onun yolsuzluk klasörü önünde pozlar veriyordun. Peki şimdi adam mı bulamadın da onu getirdin, İstanbul'a belediye başkan adayı yapıyorsun? Dün hakaret ettikleri savcılara, hakimlere bugün maşallah kol kanat geriyorlar. Dün hakaret ettikleri, sövdükleri, taş attıkları polisi bugün güya savunuyorlar. Nerede demokrasi karşıtı, milli irade karşıtı bir oluşum varsa CHP orada. Kuyruğa kaynak yapan beleşçi gibi boy gösteriyor. Dikkat edin, CHP'nin hiçbir zaman siyaset ürettiğini göremezsiniz. Hiçbir zaman seçimle çok partili dönemde iş başına geldiğini göremezsiniz. Darbe olur, CHP atama ile iş başına gelebilir. Kaos olur, CHP atama ile iş başına gelir. Sokak eylemi olur, anarşi olur, CHP orada payanda olur. Devlet içine sızmaya çalışan, devlet içinde devlet oluşturmaya çalışan kirli örgüte CHP yıllarca sövdü, hakaret etti, yıllarca istismarını yaptı. Aynı CHP şu anda bu örgütün adeta bir bastonu, bir dayanışma örgütü gibi. Ben şuna yürekten inanıyorum: AK Parti'li kadar CHP'li, MHP'li diğer partili kardeşlerim de bu kirli tezgahı bozacaktır. Türkiye'ye suikast düzenleyen, uluslararası çeteler de onların içerideki uzantıları da inşallah hevesleri kursaklarında kalarak tasfiye olup gidecektir."

"Bizim iman dolu göğsümüz gibi serhaddimiz var"

Erdoğan, Sakaryalılara asla ümitsiz olmamaları ve morallerini bozmamaları tavsiyesinde bulunarak, "Sakarya'da şu meydanda siz ne hissediyorsanız, diğer 80 vilayetimiz onu hissediyor. Dünyadaki tüm kardeşlerimiz onu hissediyor. Biz Allah'ın izni ile çok güçlüyüz. ülkemize saldıran bu alçaklara karşı unutmayın, bizim iman dolu göğsümüz gibi serhaddimiz var. Unutmayın kardeşlerim, unutma Sakarya, siz var oldukça, sizin dudaklarınızda dua var oldukça hiçbir komplo bu ülkeye darbe vuramaz. Siz oylarınızla bu oyunu bozacaksınız. Türkiye üzerine oynanan bu büyük oyun, ancak senin oyunla bozulur. AK Parti üzerine oynanan bu alçak oyun, ancak senin oyunla bozulur. İstiklalimiz üzerine oynanan bu kirli oyun, ancak senin oyunla bozulur" dedi.

Tören alanında bulunanlara "Bu oyunu bozmaya var mısın? Sakarya, yeni Türkiye'yi kurmaya var mısın? Sakarya yeni Türkiye'nin İstiklal Savaşı'na hazır mısın? Milli iradeye sahip çıkıyor musun Sakarya? Demokrasiye sahip çıkıyor musun Sakarya" diye soran Erdoğan, Necip Fazıl Kısakürek'in 'Sakarya Türküsü'nden 'Sakarya saf çocuğu masum Anadolu'nun/ Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun' dizelerini okudu.

Erdoğan, tüm teşkilattan 30 Mart'ta kadar yoğun çalışmalarını isteyerek, "Biz beddualarla dolaşmayacağız, dualarla dolaşacağız.  Yumuşak dil ile kavli leyin ile dolaşacağız. Sabredeceğiz. Sabırlı olacağız. Kavgaların içine girmeyeceğiz. İstedikleri kadar iftira atsınlar. Biz bu iftiralara karşı sabredeceğiz. Çünkü, biz şuna inanıyoruz: Armutu yenen ağaç taşlanır. 

Biliyorsunuz, ne diyor üstat: 'Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz/ Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz/Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya/ Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk Sakarya!' Ben bugün Sakarya'yı işte ayağa kalkmış olarak görüyorum. Sizi öyle görüyorum. Kardeşlerim. Buraya gelmeden önce Sakarya Üniversitemizde Hukuk Fakültesi, Tekno Kent kompleksi,  Fen Edebiyat Fakültesi yeni bloğu, Ortadoğu Araştırma Enstitüsü binasından oluşan 4 kalem ayrı tesisin açılışını gerçekleştirdik."

Erdoğan, bir günde Sakarya'ya yaklaşık 550 trilyon liralık yatırımı kazandırdıklarına dikkati çekti. Sakarya'ya yakışır bir eğitim ve araştırma hastanesinin inşa edildiğini dile getiren Erdoğan, hizmet vermeye başlayan hastanenin açılışının bugün yapılacağını belirtti. 

Erdoğan, "Şunu herkesin bilmesi lazım. Bu ülkede egemenlik yargının değildir. Bu ülkede egemenlik yürütmenin değildir. Bu ülkede egemenlik milletindir, milletin" ifadelerini kullandı.

"Kimse bu egemenlik yetkisini almaya kalkmasın" diyen Erdoğan, herkesin anayasadaki yerini, konumunu iyi bilmesi gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Anayasa'nın 138. maddesinin, sadece siyasetçiler ve yürütme için çalışmadığını vurgulayarak, "Aynı şey, yargı için de çalışıyor. Kimse kalkıp da yargılama sürecini baskı altına alamaz. Eğer bunu yapan herhangi bir kurum olduğu zaman onlar da bu işin bedelini ödemek durumunda. Nerede? Millet onlara bunun hesabını sorar. Nasıl sorar? Onun soruşturma, sorgu şekli farklı" şeklinde konuştu. 

"Onlar güdülen, sömürülen bir Türkiye istiyorlar"

Son 11 gündür devam eden saldırının, sadece hükümete ve sadece AK Parti'ye yönelik olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Bu saldırının hedefi nedir biliyor musunuz? Milli irade. Bu saldırının hedefi, millettir. Bu saldırının hedefi, ekonomisi büyüyen, çözüm süreci başarıyla yürüyen, dünyada ağırlığı artan Türkiye'dir. Çünkü bunun arkasında uluslararası güçler de var. Büyüyen Türkiye'yi, yeni Türkiye'yi hazmedemiyorlar. Onlar güdülen, sömürülen bir Türkiye istiyorlar" dedi.

"Faiz lobisi kuduruyor, kuduruyor"

Başbakan Erdoğan, 11 yıl önce iktidara geldiklerinde 230 milyar dolar olan milli geliri 800 milyar dolara ulaştırdıklarına dikkati çekti.

"Bunu hazmedebilirler mi" diye soran Erdoğan, şöyle konuştu:

"Göreve geldiğimizde ihracatımız 36 milyar dolardı. Ama şimdi 152 milyar dolara ulaştı. Bunu hazmedebilirler mi? Göreve geldiğimiz zaman Türkiye'ye gelen turist sayısı 13 milyondu. Ama şimdi 36 milyon turist geliyor. Bunu hazmedebilirler mi? Göreve geldiğimizde Türkiye'de devletin borçlanma faizi yüzde 63'tü. Bunu biz indirdik. Nereye indirdik. Şimdi borçlanma faizi 6-7, buralarda. Bunu hazmedemiyorlar. Çünkü faiz lobisi kuduruyor, kuduruyor. Bakınız bizim faiz borcu yüzde 45'ti geldiğimizde. Şimdi yüzde 13. Bu ne demek biliyor musunuz? 642 milyar biz bu işi indirdik. 642 milyar yani eski rakamla 642 katrilyon. Ne yaptık? İşte bunlarla bu yollar yapılıyor. Bunlarla okullar yapılıyor, bunlarla hastaneler yapılıyor, bunlarla TOKİ konutları yapılıyor, yüksek hızlı tren bunlarla yapılıyor. İşte şuracıkta yanı başınızda yapılan bu yüksek hızlı trene bunlar tahammül edemiyor. Hala ne diyorlar biliyor musunuz? Kara trenle gideceğiz. Yok ya, geç artık. Onlar tarih oldu. O, eski Türkiye'de vardı. Türkiye'de AK Parti iktidarında bunlar olmayacak. Bunları rahatsız eden bu."

"Sen açıklamazsan biz açıklayacağız bunları da"

 "IMF'ye borç vardı. Kim yaptı bu borcu? MHP, DSP, ANAP. 23,5 milyar dolar borç. Kim ödedi? Biz ödedik" ifadelerini kullanan Erdoğan, IMF'ye olan borcu 14 Mayıs'ta bitirdiklerini ve şu anda onlara borç verir duruma geldiklerini anlattı.

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Yeni Türkiye bu. Merkez Bankas'nın kasasında 27,5 milyar dolar vardı. Hani milliyetçiydiniz siz? MHP senin neren milliyetçi? Kasa tam takır. Şimdi o kasada ne var biliyor musun? 135 milyar doların üzerinde rekor kırdık, 136 milyar dolar" şeklinde konuşan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Yolsuzlukların olduğu bir iktidar, buralara gelebilir mi? İhale yolsuzlukları yapan bir iktidar buralara gelebilir mi? İnsaf et, insaf. Kalkıyorsun iftirayı atıyorsun, tutmasa da iz bırakır. Tezgah hazır. Medyaya servis yapmak suretiyle adil yargılama olabilir mi? Sonra sen savcı mısın bildiri dağıtan birisi misin? Çıkıyorsun adalet sarayının önüne orada bildiri dağıtıyorsun. Bu ne biçim iştir? Yargının tarihinde böyle bir şey var mı? Böyle bir şey hiç duydunuz mu, gördünüz mü? Bu ne menem iştir?

Şimdi HSYK'ya sesleniyorum, HSYK adli kolluk konusunda Danıştayı baskı altına almak üzere bildiri yayınladın. İki, burada kalkıp adalet sarayının önünde başsavcı yetkisini kullanmak suretiyle attığı bir adım var. Bunun üzerine kalkıp başsavcıya, başsavcı vekiline adeta orada komplo ayarlamak suretiyle medyaya bildiri yayınlayan, dosyasının içindekileri orada açıklayan bir kişi bu ülkede adil bir savcı olabilir mi? Gazeteleri, medyayı yanına almak suretiyle gizlilik esası olan bütün dosya münderecatını medyada görüyoruz. Sen bu servisi nasıl yaparsın? Nasıl yaparsın? Bu ne demek bu? Sen tertemiz insanları bununla nasıl lekelersin? Bu insanların, bu ülkenin ekonomisinde, bu ülkenin iş hayatında, bilim hayatında, vakıf hayatında, farklı yerleri varken bunları senin lekelemeye hakkın var mı? Önce sen nereye çalışıyorsun bunu açıkla, bunu. Sen açıklamazsan biz açıklayacağız bunları da. Çünkü bu yolda bizim yürüyüşümüz farklıdır."

"Türkiye'nin ayağa kalkmasına dayanamayanlar, şu anda zil takıp oynuyorlar"

Bunların iyi bilinmesi gerektiğine dikkati çeken Erdoğan, çözüm süreci ve kardeşliğin pekişmesinin birilerini rahatsız ettiğini belirtti.

Erdoğan, Türkiye'nin dev yatırımlarının ve küresel ölçekteki bütün yatırımlarının birilerini rahatsız ettiğini dile getirerek, "Bu kadar güzel giderken Gezi olaylarında bir komplo düzenlediler. Başarılı olamadılar. Şimdi de bunu yaptılar. Bunda da başarılı olamayacaklar. Ama bakın faiz ne oldu? Yükseldi. Döviz kuru maalesef. Orada da sıkıntı var. Öbür tarafta borsa, orada düşüş var. Bunlara sebep olan kimler. İşte bunlar. Şimdi Türkiye'nin ayağa kalkmasına dayanamayanlar şu anda zil takıp oynuyorlar. İçeride ve dışarda. Bunların içeride de maalesef taşeronları var, dışarıda da beraberler. Faizleri düşürdüğümüz için rahatsızlar. Terörü durduğumuz için rahatsızlar. Çünkü 'şehitler gelsin ki bundan beslenelim' diyorlar. Sakarya'ya bir yıldır şehit geliyor mu? İşte bundan rahatsızlar. Hakkı savunduğumuz için rahatsızlar. 'Filistin' dedik rahatsız oldular. 'Gazze' dedik rahatsız oldular. Mavi Marmara'dan rahatsız oldular. 'Mısır'da demokrasi', 'Suriye'de hak ve adalet' dediğimiz için rahatsız oldular" diye konuştu.

"İçeride bunların işbirlikçileri var"

"Kendi kararlarımızı kendimiz verdiğimiz için, kendi istikametimizi kendimiz çizdiğimiz için rahatsız oldular" diyen Erdoğan, Türkiye'nin 11 yıl önce savunma ihtiyaçlarının yüzde 80'ini yurt dışından karşıladığını, bu oranın şimdi yüzde 50'ye düştüğünü bildirdi.

Erdoğan, tank, milli savaş gemisi, helikopter, insansız hava araçları, uydular, piyade tüfeklerinin Türkiye'de üretilmesinden rahatsızlık duyanlar olduğuna işaret ederek, "Türkiye kendi savaş gemisini üreten dünyadaki ilk 10 ülkeden bir tanesi. Bundan rahatsızlar. İçeride bunların işbirlikçileri var. Bundan rahatsızlar. Benim alnı secdeye değen, ülkesini, vatanını seven kardeşim, başka çevrelere ajanlık yapan, Türkiye düşmanlarına maşalık yapan, bu devlet içinde çöreklenmiş örgütün, çetenin yaptıkları ile kimin ekmeğine yağ sürdüğünü inşallah gördü ve görüyor" diye konuştu.

Erdoğan, aralarında toplu konut, lise, kavşak ve kamu binalarının bulunduğu yatırımlar ile yatırım tutarlarını aktardı. 

Yapılan tüm yatırımların Sakarya'ya ve Türkiye'ye hayırlı olmasını dileyen Başbakan Erdoğan, "Geçtiğimiz 11 yılda ulaştırmada Sakarya'ya yaklaşık 3 katrilyonluk yatırım yaptık. Tarımda 600 trilyon liralık, eğitimde 500 trilyon liralık, sosyal yardımlarda 391 trilyon liralık, sağlıkta 302 trilyon liralık, gençlik ve sporda 300 trilyon liralık yatırım yaptık vesaire. Toplamda 8,2 katrilyon liralık yatırım yaptık Sakarya'ya" dedi.

Okullarda kitap dağıtılmasının kendilerinin döneminde başladığını, öğrencilerin okullara başladıkları ilk gün sıralarında ders kitaplarını bulduğunu hatırlattı. 

Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Sıralarımızın üzerinde kitaplarımızı buluyor muyuz? Daha önce böyle bir şey var mıydı? Derslikler, 2 bin 500'e yakın derslik yaptık Sakarya'da. Üniversite öğrencilerimiz biz geldiğimizde 45 lira burs alıyordu. Şimdi Kredi Yurtlar Kurumunun beslenme yardımı ile beraber 480 lira, yıl başından sonra 500 liranın üzerinde burs alacaklar. Bunlarla kalmadık, sağlıkta, hastanelerimizin halini biliyorsunuz, neydi ne oldu. İlaçlarımızı alabiliyor muyduk? Şimdi istediğimiz hastaneye gidebiliyor muyuz? İstediğimiz eczaneden ilacımızı alabiliyor muyuz?

Bu CHP'nin genel müdürü varya, bu SGK'nın genel müdürü iken ilaç bulamıyorduk, ilaç. SGK genel müdürlüğünü yapamayan adam, sen Türkiye'de ne yapacaksın? Asıl yolsuzluklara sen bulaştın sen, Rahşan Affı ile işi yırttın. Rahşan Affı çıkmasaydı yanmıştın. Öyle bir de 'genel müdür oldum, genel başkan oldum' gibi havalara da girme. Birileri bir kaset çıkardı ortaya, işte bugünlerde olduğu gibi sende böyle bir kasetle genel başkanını saf dışı bıraktın ve CHP'nin başına geçtin. Senin bir defa lekeli bir geçmişin var. Benim CHP'ye gönül veren kardeşlerimin bunu görmesi lazım. Bunların yolsuzluk, molsuzluk lafları bu işte. Yolsuzluk klasörünün önünde poz verir, yolsuzluk sebebi ile atılan kişiyi alır getirir, aday yapar. Bunlar bu."

"Yolsuzlukların olduğu bir Türkiye'de bunlar olabilir mi?"

Ulaşımda gerçekleştirdikleri hizmetlere de değinen Erdoğan, 11 yılda 17 bin kilometre bölünmüş yol yaptıklarını söyledi. 

Göreve geldiklerinde 26 havalimanı olduğunu şimdi bu sayının 52'ye ulaştığını belirten Başbakan Erdoğan, "Türkiye'nin her yerine git. Bunlar durup dururken olmadı. Yolsuzlukların olduğu bir Türkiye'de bunlar olabilir mi?" diye konuştu. 

Gıda ve tarımda her türlü desteği verdiklerini ve vermeye devam edeceklerini bildiren Erdoğan, barajlar ve göletlerin cumhuriyet tarihinde görülmemiş şekilde yaygınlaştığını anlattı. 

Göreve geldiklerinde 9 vilayette doğalgaz olduğunu şimdi bu sayının 72 vilayete çıktığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Ben burdan Ayşe, Fatma, Hatice bacıma soruyorum, ömrünüz annelerinizin, sizlerin hep evin bodrumundan kömür taşımakla geçti. Öyle mi? Kömür atıklarını o külleri o kokuyu hep teneffüs etmekle geçti. Bu yakışır mıydı bu millete. Medeni olmak bu muydu? Bizi susuzluğa, çöplere, hava kirliliğine mahkum ettiler. Bu zihniyet CHP zihniyettir. CHP iktidarlarında bunu gördük. Ama şimdi bunların hepsi ortadan kalktı. Hamdolsun tertemiz, pırıl pırıl bir Sakarya var. Havasıyla tertemiz, çöpüyle falan tertemiz bir Sakarya var. Bugün açılışını yaptığımız içme suyu arıtma tesisiyle suyu tertemiz bir Sakarya var" ifadesini kullandı. 

Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

"İnşallah şimdi bir adım daha atıyoruz, Ankara-İstanbul YHT'de Sakarya'ya inşallah şurada bir kaç ay içinde 'merhaba' diyor. Benim milletime layık olan bu. Sakaryama layık olan bu. Daha iyileri olacak, daha güzelleri olacak, Cengiz Topel'e geliyoruz uçakla, oradan Sakarya'dayız. Niye bunlar yapamadı, bunların böyle bir sevdası aşkı yok. Biz size sevdalıyız, sevdalı. Bizim bu millete aşkımız var. Bunu kıskanıyorlar, dert burada. Ama evelallah bunları da aşacağız. Şurada 90 gün var, 90 gün geceli gündüzlü çalışmaya var mıyız? Evelallah." 

Erdoğan, konuşmasının ardından alanda bulunanlara, "birileri duysun, duymaları lazım" diyerek, "Beraber yürüdük biz bu yollarda" şarkısının sözlerini tekrarlattırdı.

Erdoğan daha Sakarya Büyükşehir Belediyesi'nin dünya ve Avrupa şampiyonu olan iki sporcusuna Büyükşehir Belediyesince hediye edilen, anahtar ve tapularını teslim etti.

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim