1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Neo-Naziler Beşşar Esed’i Neden Seviyor?
Neo-Naziler Beşşar Esed’i Neden Seviyor?

Neo-Naziler Beşşar Esed’i Neden Seviyor?

Suriye’de çeşitli katliamlara imza atan Beşşar Esed’e, Amerika’da beyazların üstünlüğünü savunan ırkçılar tarafından duyulan hayranlığı ele aldığı yazısında Meryem Elba, bu hayranlığın nedenlerini sorguluyor.

A+A-

Yazı: Meryem Elba / Orient News
Çeviren: Sinem Acar / Haksöz Haber

Amerika’daki ırkçı beyazlar arasında Beşşar Esed’in idol olarak görülmesi sürpriz değil!

Çok tanınmamış aşırı sağcı bir YouTube kullanıcısı olan Baked Alaska, ırkçı beyazların Virginia eyaletinin Charlottesville kentinde bir müddet önce düzenlediği “Unite the Right” (Sağ’ı Birleştir!) mitinginde “Bashar’s Barrel Delivery Co.” yazılı tişört giyen bir göstericiyle karşılaştığını söylüyor. Bu tişört, Suriye’de muhaliflerin ellerinde tuttukları bölgelere ayrım gözetmeksizin Beşşar Esed güçleri tarafından düzenlenen sistematik ve korkunç varil bombalarını ima etmekte.

Bu tişörtü giyen kişi, “Suriye Arap Ordusunu (Esed’in Ordusu) Destekleyin!” ve “Esed Yanlış Bir Şey Yapmadı!” diye bağırıyormuş. Onlar, Esed’in sadece iki kimyasal bomba ile bütün bir IŞİD problemini çözdüğünü söyleyerek böbürlenmekte de sakınca görmüyorlar.

Aracını ırkçılık karşıtı topluluğun üzerine sürerek Heather Heyer adlı protestocunun ölümüne sebep olduğu iddia edilen ve beyaz ırkın üstünlüğünü savunan 20 yaşındaki James Fields de Facebook’a, üstünde asker kıyafeti ve havacı gözlüğü olan Esed’in bir fotoğrafını, altına “Yenilmez!” yazısını ekleyerek yerleştirmiş.

Amerika’daki aşırı sağın totaliter Arap liderlerine yönelik bu hayranlıklarının nedeninin oldukça basit bir açıklaması var. Suriye’de Esed ailesinin yıllardır süren propaganda kampanyasından çok fazla etkilenmiş haldeler. Çünkü Esed’in otoriter rejimi de aşırı sağın kendi ülkelerinde kurmaya çalıştıkları toplumu vasfeden özellikler taşımakta: Kendi iktidarına tapınan, saf ve monolitik bir toplum oluşturma hayali. Bu yüzden Amerikan Neo-Nazileri Esed’i bir kahraman olarak görüyorlar.

Charlottesville’deki kaosun ortaya çıkardığı sarsıntı dalgalarının yayılmasına benzer şekilde Esed, Şam’da bir grup diplomata Suriye’de devam eden savaş hakkında şunları söylüyordu: “Birçok gencimizi kaybettik ve altyapımız zarara uğradı. Fakat çok daha sağlıklı ve homojen bir toplum oluşturduk.”

Irkçı beyazlar nasıl ırksal saflaştırma yoluyla daha sağlıklı ve homojen bir toplum oluşturmayı hedefliyorlarsa, Esed de her türden muhaliften arındırılmış bir toplum hayal etmekte. Bunun için kontrol ettiği alanın dışında yaşayan her türden politik muhalifini yok etmeye çalışıyor. Onun belirlediği standartlara uymayan bir Suriyeli olmaksa idama mahkum olmak demek.

Portland Devlet Üniversitesi’nde coğrafya bölümünde öğretim üyesi olan Alexander Reid Roos “Against the Fascist Creep” (Faşist Pisliğe Karşı) isimli yeni kitabında Esed’in Avrasyacılık kavramının somutlaştığı bir figür olduğunu söylüyor. Ross şöyle söylüyor: “Avrasyacılık, Rusya’nın dünyanın materyalizmin karanlık çağından çıkışına ve heterojen, manevi bir imparatorluk sistemi altında federal yapıda homojen etnik-devletlerin ulusçuluk temelinde yeniden doğuşuna liderlik edeceğini öngörüyor.”

Bir başka deyişle, Esed hanedanı, Vladimir Putin’in otoriter Rusya’sının yoğun desteğiyle, Orta Doğu’da dinsel, sosyal ve politik anlamda “saf” bir toplum yaratmak konusunda öncü bir rol oynuyor. Sosyal kimlik ve siyasi düşüncedeki çeşitliliği ifade eden kozmopolitlik, onların bu hayali gerçekleştirmelerinin önündeki en büyük engellerden biri.

Esed, ırkçı beyazların dünya görüşünü tasdik eden kilit bir figür. Suriye’ye sahip olmak ailenin, geleneğin ve ırkın bir bütün olduğu “ruhsal saflığın” birlikteliğini hedefleyen çok daha büyük çaplı coğrafi bir misyonun tutunma noktası, bir nevi mihenk taşı.

Ve bu hayranlık tek yönlü de değil. Esed rejimi yıllardır aşırı sağcı beyaz ırkçılarıyla ilişki içinde. Bunlardan birinin de 2010 yılında Şam’da ölen Alois Brunner olduğu iddia ediliyor. Çünkü Brunner’in, Beşşar’ın babası Hafız Esed’e on binlerce Suriyelinin hayatını kaybettiği korkunç gözaltı merkezlerinde işkence teknikleri konusunda danışmanlık yaptığı iddia edilmekte.

HABERE YORUM KAT

3 Yorum