1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Neden Paris Bu Kadar Yakınken, Rakka O Kadar Uzak?
Neden Paris Bu Kadar Yakınken, Rakka O Kadar Uzak?

Neden Paris Bu Kadar Yakınken, Rakka O Kadar Uzak?

"Bu itibarla hangi sebeple, mazeretle gerekçelendirilmeye çalışılırsa çalışılsın Paris’te gerçekleştirilen ve benzeri türden saldırılar İslam’a aykırıdır."

A+A-

Paris’te yaşanan saldırı Kur’ani ilkelere göre İslam’a aykırı mı değil mi? Fransa’nın ya da diğer Batılı ülkelerin geçmişte ve bugün İslam coğrafyasında işledikleri cürüm ve vahşetler bu tarz saldırıları meşrulaştırır mı? Sonuçları itibariyle bu tür eylemler Müslümanların maslahatı açısından kazanç mı yoksa kayıp hanesine mi yazılır? Öte yandan küresel haramilerin saldırganlıklarını görmezden gelerek yapılan analizlerin hakkaniyetle bağdaşan bir tarafı olabilir mi?

Rıdvan Kaya, Paris’te yaşanan saldırıları bu sorular üzerinden değerlendirdi:

***

Neden Paris Bu Kadar Yakınken, Rakka O Kadar Uzak?

Rıdvan Kaya / Haksöz-Haber

Üzerinde herkesin kesin bir tarzda ittifak ettiği bir tanımı bulunmamakla birlikte, ‘terör’ kavramının ‘siyasal amaçlarla savunmasız sivilleri hedef alan şiddet eylemleri’ şeklinde tanımlanmasının objektif kriterlerle uyumlu olduğu söylenebilir. Bu manada dün gece Paris’te yaşananların tipik bir terör eylemi olarak tanımlanması yanlış olmaz.

IŞİD tarafından üstlenildiği açıklanan bu saldırılarda sadece Fransa vatandaşı oldukları, hatta sadece Fransa’da yaşadıkları için yüzlerce insanın hedef alınmış olması şüphesiz hiçbir gerekçeyle savunulabilecek, haklı ve meşru görülebilecek bir eylem değildir. Bu bağlamda Fransa’nın ve diğer Batılı güçlerin dünden bugüne emperyal çıkarları için İslam dünyasında işledikleri ve hala da işlemekte oldukları suçların alt alta sıralanarak Paris saldırılarına açık ya da örtük bir meşruiyet arayışına girişmenin veya dolaylı biçimde de olsa mazur gösterme çabasına yönelmenin yanlışlığı açıktır.

Şöyle ki, bu saldırılarda Fransa devleti, Fransız emperyalizmi, işgali ya da işgal unsurları değil, doğrudan savunmasız siviller hedef alınmıştır. Oysa Kur’an-ı Kerim kimsenin bir başkasının suçundan ötürü cezalandırılamayacağını sarih biçimde bildirmiştir. Savaşın doğrudan tarafı olmayan unsurları ve bilhassa da savunmasız sivilleri hedef alan eylemleri bir savaş suçu kabul eden evrensel hukuk ilkeleri, bu konuda İslam fıkhının netlikle belirlediği bu kuralla uyum içindedir. Bu itibarla hangi sebeple, mazeretle gerekçelendirilmeye çalışılırsa çalışılsın Paris’te gerçekleştirilen ve benzeri türden saldırılar İslam’a aykırıdır; İslam’ın yeryüzünde tesis etmeye çalıştığı adalet ve merhamet ikliminin tahribi ve Kur’an’ın emirlerinin çiğnenmesi anlamına gelmektedir.

İslam Adına İşlenen Bu Zulümler İslam’ı ve Müslümanları Yaralıyor!

Kur’an’ın emirlerine aykırı olduğu açık olan bu ve benzeri eylemlerin yeryüzü genelinde İslam’ın adının kirletilmesi ve dünya halkları nezdinde Müslümanların ‘tehlikeli’, ‘güvenilmez’ yaratıklar şeklinde algılanması türünden sonuçlara yol açtığı görülmektedir. Ayrıca da bu türden eylemlerin ‘teröre karşı savaş’ adı altında kapsamlı bir tarzda Müslüman halkları tahakküm altına alma ve sindirme operasyonları yürütmekte olan emperyalistlerin ve işbirlikçileri despotik iktidarlara zulümlerini boyutlandırmak için muazzam fırsatlar sağlamaktan başka bir işe de yaramadığı bilinmektedir. (...)

YAZININ DEVAMI >>>