Ne zaman vazgeçecekler?

20.11.2009 13:29

Adem Yavuz Arslan

Ergenekon Soruşturması'nın bu ülkeye en büyük katkısının şeffaflaşma, demokratikleşme olacağını sanıyorduk.

Diyorduk ki; "Bütün illegal yapılanmalar bir bir deşifre oluyor. Bu saatten sonra kimse andıçlar, komplolar, suikastlarla amacına ulaşamaz. Her kurum kendi işini yapar. Kimse durumdan vazife çıkartıp 'toplum mühendisliğine' soyunmaz."

Fakat fena halde yanılmışız. Toplum mühendisliğine soyunmak birilerinin genlerine işlemiş ve uslanmıyorlar. Ne kadar suçüstü yakalanırlarsa yakalansınlar 'hepsi yalandır' deyip yollarına devam ediyorlar. Biz haber yapmaktan yorulduk onlar darbe planlamaktan yorulmadı.

Dün Taraf'ın manşetinde 'Kod adı Kafes' başlıklı bir haber vardı. Ayışığı'nı, Sarıkız'ı, Yakamoz'u planlayan lahikaları yazan ekip son olarak da Kafes adı altında azınlıklara yönelik bir plan yapmış. Adam kaçırma, bombalama, öldürme ve kara propagandanın her türlüsü hedeflenmiş. Bütün suçun da 'şeriatçı AKP'ye bırakılmasına' karar verilmiş.

Islak imzalı belgelerin "Rahip Santaro, Malatya Zirve ve Hrant Dink operasyonları" diye başlayan bölümünde ise eylem planlarının detayları var. Dikkat buyurun: Her üç olay da bu cunta oluşumunun operasyonuymuş.

Şu cümlelerin altını çizerek defalarca okumak şart; "Özel Operasyon Gücü Komutanlığı tarafından Ergenekon Davası'nda tutuklu bulunanlara destek vermek, AKP ve yandaşlarının karşı psikolojik harp faaliyetlerini etkisiz kılmak, gündemi değiştirerek hedef saptırmak, teşkilatın moralini yükseltmek ve kamuoyunun desteğini kazanmak maksadıyla, gayrimüslimler üzerinde korkutucu propaganda icra edilecek ve söz konusu faaliyetlerin kaynağı kara propaganda ile AKP ve AKP'ye destek veren şer odaklarınca icra edilmiş gösterilecektir."

Her şeyiyle skandal bir plan. İktidar ve iktidara destek veren - bu ülkede her iki seçmenden birisi bu hükümete oy verdi- milyonlarca vatandaş 'şer odağı' olarak kabul ediliyor. Ergenekon sanıklarına sahip çıkılıyor. Ordunun moralini yüksek tutmak için azınlıklara yönelik bombalama yapılması isteniyor.

Eylem planında başka skandallar da var. Kamuoyunun gözüne baka baka yanlış bilgi verildiği de bu belgeyle ortaya çıktı. İhbarcı subayın gönderdiği mektuptan sonra 'o kara propaganda siteleri bizim' diyen Genelkurmay 2007 itibarıyla bu tip siteler yapmadıklarını söylemişti. O açıklama her şeyiyle skandaldı. Çünkü ortada bir emir yoktu. Üstelik bu siteler üzerinden hükümete, sivil toplum önderlerine akla hayale gelmeyecek hakaretler ediliyordu. Ve dahası Başsavcı Abdurrahman Yalçınkaya bu siteler üzerinden delil toplayıp AK Parti Hükümeti'ne kapatma davası bile açmıştı.

Mart 2009 tarihli bu eylem planında kara propaganda için yeni siteler yapılma talimatı verilmiş. Yani kamuoyuna yine yanlış bilgi verilmiş. Eylem planı sadece bununla kalsa iyi. Gayrimüslimlerin oturdukları yerlerde bombalar patlatılacak, önde gelen liderler kaçırılacak, ev ve iş yerleri kundaklanacak. Sonra da bütün bu eylemler irticai örgütler adına üstlenilecek. 'İslamcı iktidar gayrimüslimleri boğuyor' havası oluşturulacak.

Eylem planları var. Bombalar var. Lojistik personel var. Hedefler var. Her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Eğer emekli Binbaşı Levent Göktaş, Ergenekon soruşturması sırasında tutuklanmamış olsaydı belki de senaryoda olan her şey birebir yaşanacaktı. Yeni bir 6-7 Eylül olayları gerçekleşecek ve Türkiye köşeye sıkışacaktı.

Ne söylenirse söylensin darbe yapmak için plan yapmaktan, toplum mühendisliğine soyunmaktan vazgeçmeyen bir cunta yapılanması ile karşı karşıyayız. "Devletin ve Ordu'nun suç işleme özgürlüğü yoktur" dense de ülkenin tek sahibi görüp herkesi ve her şeyi yönetmeye çalışan bir zihniyet var. Dün '6-7 Eylül olayları muhteşem bir operasyondu' diyen generallerimiz vardı bugün yine aynı planları yapan cuntalar var. Aradan geçen yarım yüzyılda dünya değişti ama bizim cuntacı geleneğimiz değişmiyor. Acaba 'asli işlerinin askerlik' olduğunu öğrenmeleri için daha kaç nesil geçecek?

BUGÜN

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim