NATO, Rusya, AKKA, Gürcistan ve Moldova...

15.04.2008 06:14

Fikret Ertan

Dört yıl kadar öncesine kadar Rusya'nın Gürcistan'da 4 ana askerî üssü vardı: Vaziani, Ahılkelek, Batum ve Gudauta üsleriydi bunlar.

Vaziani 4 yıl önce, Ahılkelek ve Batum geçen yıl kapatılırlarken Gudauta üssü ise hâlâ faal. Bu üs Gürcistan'dan kopan ve tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden Abhazya'da bulunuyor ve bu konuda ne Gürcistan'ın ne de başkalarının sözü geçiyor.

Moskova kaynaklı bilgilere göre, bugün Gudauta üssünde 400 kadar Rus askerî personeli bulunuyor. Üste hem saldırı ve hem de nakliye helikopterlerinin yanı sıra başka askerî araçlar, yakıt depoları ve başka askerî amaçlı teçhizat var. Ne Rusya ne de Abhazya'nın bağımsız yetkililer tarafından denetlenmesine izin verdikleri Gudauta üssü Amerika, AB, AGİT ve özellikle Avrupa Konvansiyonel Kuvvetler Anlaşması (AKKA) çerçevesinde ihtilaflı bir konu. İhtilaf da en başta Rusya'nın 1999 İstanbul AGİT Zirvesi'nde Gürcistan'daki bütün üslerini tasfiye etmeyi taahhüt etmesinden; ama aradan geçen 9 yıla rağmen Gudauta'yı hâlâ faal tutmasından, taahhütlerini yerine getirmemesinden kaynaklanıyor.

Rusya'nın tasfiye etmeyi taahhüt ettiği ama aynen Gudauta örneğindeki gibi taahhüdünü bugüne kadar yerine getirmediği bir başka üs ve askerî tesisler ise Moldova'dan ayrılıp bağımsızlığını ilan eden Transdinyester denen bölgede bulunuyor.

Buradaki Rus üssünde 1.500 kadar Rus askeri görev yapıyor. Tabii bu sayıya Transdinyester güvenlik güçleri bünyesinde görev yapan ve sayıları bilinmeyen askerî personel dahil değil. Osmanlı'nın Kuzeybatı Avrupa'daki ilerlemesinin son noktası olan Transdinyester ayrıca tarihî bakımdan da bizim için önemli bir bölge. Türkülere konu olan ünlü Bender Kalesi bu bölgede bulunuyor. Üstelik bu kale Rusya'nın Avrupa'daki en büyük cephaneliğine ev sahipliği yapıyor.

Gürcistan'daki Gudauta ve Transdinyester'deki Rus üsleri, NATO ve AKKA çerçevesinde bugün hâlâ önemini koruyan ve tartışma konusu olan iki konu. NATO'nun 2004 İstanbul ve 2006 Riga zirvelerinde bu üslere güçlü atıflar yapılmış, Rusya'dan AKKA antlaşması çerçevesinde bu üsleri tasfiye etmesi talep edilmişti.

Her iki zirvedeki bu tavra rağmen son Bükreş Zirvesi'nde durum oldukça değişmiş görünüyor; zira NATO'nun nihai bildirisinde bu defa Rusya'dan bu üsleri mutlaka tasfiye etmesi şeklinde net bir ifadeye yer verilmezken, bunun yerine oldukça muğlak ifadeyle NATO'nun paralel eylemleri karşılığında Rusya'ya Gürcistan ve Moldova konusundaki taahhütlerini yerine getirmesi yönünde ılımlı bir çağrıda bulunuluyor.

Bildirinin 47. paragrafındaki bu çağrıda şöyle deniliyor: '...NATO'nun AKKA müttefikleri AKKA antlaşmasını yerine getirirlerken Rusya'nın yerine getirmemesi şeklindeki bugünkü durum sonsuza kadar devam edemez. Güncelleştirilmiş AKKA antlaşması ve Rusya Federasyonu'nun Gürcistan ve Moldova Cumhuriyeti konusundaki taahhütleri de dahil atılacak adımlar konusunda kilit konulardaki paralel eylemler için birtakım yapıcı ve ileriye dönük teklifler sunmuş bulunuyoruz. NATO olarak biz bu tekliflerin Rusya'nın açıkladığı bütün endişelerini karşıladığına inanıyoruz. Rus makamlarının bizimle ve diğer ilgili AKKA ülkeleriyle paralel eylem paketini esas alarak işbirliği içinde anlaşmaya varmamızı ve böylece bu önemli antlaşmayı muhafaza etmeyi teşvik ediyoruz.'

Bildirideki ifadeler böyle. Bunlardan ve diğer haber ve gelişmelerden NATO'nun Rusya ile AKKA konusunda varılacak bir anlaşma karşılığında Gürcistan ve Moldova'daki Rus üslerini artık daha fazla sorun yapmamayı kararlaştırdığını, bu Rus üsleriyle AKKA arasında yıllardır var olan bağlantıdan vazgeçmekte olduğunu anlıyoruz. Bu da şüphesiz Rusya bakımından önemli bir kazanç anlamına geliyor.

Bükreş Zirvesi'nin öne çıkmayan, görülmeyen önemli sonuçlarından birisi de işte buydu...

Zaman gazetesi

  • Yorumlar 0
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim