1. YAZARLAR

  2. Faruk Beşer

  3. Nasrallah Hizbullah mı, Hizbullât mı?
Faruk Beşer

Faruk Beşer

Yazarın Tüm Yazıları >

Nasrallah Hizbullah mı, Hizbullât mı?

A+A-

Önce ölçümüzü koyalım, Allah Rasulü (sa) buyurur ki:

'Kim bizim kıldığımız namazı kılar, kıblemize döner ve kestiğimizi helal sayarsa o Müslümandır, Allah'ın ve Rasulü'nün zimmetindedir. O halde Allah'ın zimmetini bozmayın'. (Buhari).

Bu kural mezhepçiliği kökünden yıkan bir kuraldır. Ölçü budur. Buna uyan herkes bizim kardeşimizdir. İster Sünni, ister Şii, ister Alevi olsun. İslam'ın kuşatıcı çemberi bu ölçüde geniştir.

Ama aynı zamanda bunun anlamı, namazı kabul etmeyen, Kıblemize dönmeyen, kestiğimizi helal saymayan da bizden değildir. Onun üzerinde Allah'ın ve Rasulü'nün zimmeti yoktur. O da ister Sünni, ister Şii, ister Alevi olsun.

Sene 1979. Erzurum'da üniversiteyi bitirmiş mastıra başlamıştım. İran'da ayaklanmalar var. Humeynî Fransa'dan Tahran'a gelecek. Gelebilecek mi gelemeyecek mi belli değil. Türkiye'deki bütün Müslüman gençlik gibi biz de nefesimizi tutmuş bekliyoruz.

Arkadaşları toplayıp evimde bir yemek verdim ve bu gece Humeynî'nin başarısı için salat-ı tefriciye okuyacağız dedim. Okuyup bitirdik. Ardından Humeynî uçakla İran'a geldi. Tahran Meydanı'nda milyonlarca insan toplandı. Ayaklanma, karşı konulmaz bir hal alınca Şah ve maiyeti ülkeyi terk ettiler.

Ertesi yıl, Türkiye'de henüz 12 Eylül olmamış. Çarşamba'da Mahmut Efendi'nin bir sohbetini dinledim. Adet olduğu üzere sohbet sonunda Hoca Efendi'ye sorular soruldu. Sorunun biri şöyleydi: 'Efendim İran'da devrim oldu, herkes farklı şeyler söylüyor, biz bu olaya nasıl bakmalıyız?'. Mahmut Efendi çok veciz bir cevap verdi: 'Biz Humeynî'nin Şiiliğini beğenmiyoruz ama bunun dışında her yaptığını beğeniyoruz' dedi.

İki yıl kadar önce Lübnanlı Şii Lider Hasan Nasrallah'ın bir meydan konuşmasını el-Cezire'den canlı izledim. Hiçbir siyasi lideri o kadar heyecanla izlediğimi hatırlamıyorum. Mehib bir insan, modern tabirle karizmatik bir lider, tam bir rol modeli.

Onu dinlerken Şiiliğini hiç hesaba katmadan sevdim, İslam dünyasının tekrar böyle liderler yetiştirmeye başlamasıyla gurur duydum. İsrail'e karşı dik duruşuyla iftihar ettim.

İki yıl öncesine kadar Mağrib/Rabat'ta veTahran'da Türkiye'yi ve Hanefi mezhebini temsilen Takrîbu'l-mezahib (Mezhepler arası ihtilafları giderme) toplantılarına katıldım, bildiriler sundum. İranlı Âlim Ali et-Teshirî'yle en az üç kez beraber oldum. Tam bir mümin ve Allah dostu olduğunu gördüm.

Bu toplantılarda Lübnanlı Ayetullah Seyyid Ali Fadlallah'la da beraber olduk. Samimi bir âlim olduğu izlenimi edindim. Şimdi o da Nasrallah'ın yanlış yaptığını söylüyor.

Bütün bunları niçin söylüyorum? Ehlisünnet olarak biz din anlayışımızı çatışma üzerine kurmuş değiliz. Takiyye bilmeyiz. Samimi olan her birlikteliği kabul edebiliriz. İslam söz konusu olduğunda mezhebi öne çıkarmayız. Kardeşimiz der sevinciyle sevinç, kederiyle keder duyarız. Fakat bu tek taraflı olduğu zaman saf durumuna da düşürülmüş ve mağdur edilmiş de olabilirsiniz.

Suriye konusunda çok açık biçimde İran da Hizbullah da siyasi ve mezhebi çıkarları insani ve İslami değerlerin önüne geçiriyor. Nasrallah şimdi bütün Bir İslam dünyasının lanetini alıyor.

İki üç gün önce yine el-Cezire'de onunla ilgili bir program izledim, Arap dünyasının her tarafından kendisine lanet yağdığını gördüm. İşin ilginç yanı, onu Lübnanlı Hıristiyan bir yazar savundu. Program esnasında yapılan ankete 750 bin kişi katıldı ve katılanların % 73'ü Nasrallah'ın İslam'a ve Araplara ihanet ettiğini, mezhepçilik yaptığını ve artık Hizbullah değil, Hizbullat olarak bilineceğini söylediler. Üzüldüm.

İsrail'in ve Amerika'nın Ortadoğu'da Şii-Sünni çatışmasını, paradoksal biçimde, onlara karşı savaştıklarını söyleyen Nasrallah, İran ve Suriye eliyle gerçekleştirmekte olduğu, çok acı bir gerçek.

Eğer bu bir tesadüf değilse şeytanca bir plan: Sana karşı savaşanları kendi gayen için kullanmak.

Not: Üçüncü köprünün adı bence de isabetli değil. Bu karardan dönülmesi fazilet olur. Akşemseddin, Mevlana ya da Abdülhamit Köprüsü diyebiliriz.

YENİ ŞAFAK

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum