“Namazı öğren ama kılma!”

27.11.2012 00:02

Abdullah Yıldız

Namaz Gönüllüleri Platformu olarak, “2012 Gençlik ve Namaz Yılı” çerçevesinde, bir yandan “Haydi Çocuklar Camiye” kampanyalarının yaygınlaşmasını teşvik ederken, diğer taraftan da okullarımızda “seçmeli ders” kapsamında okutulması kararlaştırılan Kur’ân-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler derslerinin, daha çok sayıda çocuğumuz tarafından tercih edilmesini sağlamak amacıyla, konuya duyarlı sivil kuruluşlarımızla ortak çalışmalar yapmıştık. Bu derslerin yaklaşık 1 milyon öğrencimiz tarafından tercih edilip okunuyor olması elbette sevindirici bir gelişme. Ancak, bu dersleri veren öğretmen ve imam kardeşlerimizle Platform adına yaptığımız görüşmelerde, acilen çözülmesi gereken bazı sorunların var olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.

Öncelikle, Kur’ân, Siyer ve Dini Bilgiler derslerini seçen öğrencilerin çok daha fazla sayıda olduğu, ancak bazı okul yönetimlerinin, öğretmen ve sınıf yokluğunu ileri sürerek bu derslerin okutulmasını engelledikleri söyleniyor ki, Milli Eğitim kurumunda bu tür çelişkilerin yaşandığını düşünmek bile istemiyoruz. Ancak, bu dersleri verebilecek evsaftaki İlahiyat Fakültesi lisans ve ön lisans mezunları, Milli Eğitim’e müracaat edip de görev istememişlerse, bu boşluğun vebalinin bir kısmı da onların üzerinde olmaz mı? Keza, bazı okullarda Siyer ve Din derslerine Tarih vb. farklı branş öğretmenlerinin girdiğine dair bilgiler alıyoruz ki, bu da olur şey değildir ve sorumluluk hepimizin üzerindedir.

Diğer taraftan, Kur’ân-ı Kerim, Hz. Muhammed’in Hayatı ve Temel Dini Bilgiler seçmeli dersleri ile Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi zorunlu derslerinde İslâm’ın ibadet esaslarını öğrenen ve bu ibadetleri yapmakla yükümlü olduğu yaşa gelen çocuklarımızın, ibadetlerini özgürce yerine getirememeleri ise, bu ülkenin en yaman çelişkisi olarak varlığını sürdürmektedir. Ortaöğretim kurumlarında okuyan çocuklarımız, bir Müslümanın imandan sonra ilk yerine getirmesi gereken farz ibadet olan namazı, özellikle de cuma, öğle ve ikindi namazlarını, hem mescidleri olmadığı için ve hem de ders saatleri, en temel hak olan ibadet ihtiyacı dikkate alınmadan düzenlendiği için, kılamamaktadırlar. Bu ise resmen, ‘namaz kılmayı öğren ama namaz kılmana ve camiye gitmene izin vermeyiz’ demektir.

İmdi, bu yaman çelişkinin can yakıcı biçimde sürmesine daha fazla müsaade edilemez. Bizzat öğrencilerimiz ve öğrenci velilerimiz başta olmak üzere, sivil kuruluşlarımız ve duyarlı medyamız, bu konuyu gündeme taşımalı ve çocuklarımızın en doğal hakları olan ibadet özgürlükleri acilen güvence altına alınmalı, bu amaçla gerekli düzenlemeler hiç vakit kaybetmeden yapılmalı, her okulun yeterli ve nezih mescidlere kavuşması için okul müdürlüklerine ve Milli Eğitim müdürlüklerine başvurulmalıdır.

***

Bunlara paralel olarak da, gerek İmam-Hatip okulları ve Kur’ân kurslarında ve gerekse Ortaöğretim kurumlarında Kur’ân, Siyer ve Din derslerinin kalite kazanması için ciddi çalışmalar yapılmalıdır.

İstanbul-Sarıgazi’deki Yunus Emre Camii Külliyesi Eğitim ve Kültür Derneği’nin (YECDER), 27 Nisan 2013’te gerçekleştirmeyi plânladığı “Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur’an Kursları” konulu IV. Ulusal Din Görevlileri Sempozyumu, bu çerçevede anlamlı bir çalışma olarak örnek gösterilebilir.

YECDER, “Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur’an Kursları” konulu sempozyuma, ilgililerin, örnek çalışmalarını ve önerilerini içeren tebliğleri ile “Bildiri Özet Başvurusu”nda bulunmalarını hatırlatıyor.

Tebliğ konularının örnek temaları ise: “Ülkemizde Kur’an Öğretimindeki Sorunlar ve Çözüm Yolları”, “Kur’an Kurslarında Din Eğitimi ve Rehberlik Hizmetleri”, “Kur’an Kursları Örnek Müfredat ve Ders Materyalleri”, “Kur’an Kursları, Ortaokul, İHL ve Diğer Liseler ile İlahiyat Fakültelerinin ve Kur’an Öğretimi Yapılan Diğer Kurumların Camilerle Entegrasyonu ve Kaliteli Din Görevlileri ve Gönüllülerinin Yetiştirilmesi Konusunda Örnek Çalışmalar”, “Türkiye’de Kur’an Öğretiminin ve Öğreticilerinin Sorunları ve Çözüm Önerileri”, “Yaz Kur’an Kurslarındaki Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, “Etkili Cami Görevlileri ve Kur’an Öğretimi Konusunda Örnek Uygulamaları”, “Camilerde Kaliteli ve Sürekli Kur’an ve Din Eğitimi ve Öğretimi Konusunda DİB, MEB, STK’lar vb. Kurumlarla Ortak Proje Önerileri”, “Başarılı Din Eğitimi Konusunda Müftü, Müdür ve İdarecilerin Rolü”, “Çeşitli Uygulamalar, Projeler Gerçekleştiren Kur’an Kursları ve Öğreticilerinden İyi Örnekler” olarak sıralanıyor.

Tebliğ Önerisi Özet Teslimi: 18 Ocak 2012, Kabul Edilen Tebliğlerin İlanı: 01 Şubat 2013, Tam Tebliğ Metinlerinin Teslimi: 05 Nisan 2013, IV. Ulusal Sempozyum Tarihi: 27 Nisan 2013 Cumartesi şeklinde açıklanan sempozyum hakkında geniş bilgi için tlf: 0216 6211757 ve 0536 2472633 (Mehmet Keskin); e-mail: dinegitimcileriplatformu@gmail.com; web: www.yecder.org

YENİ AKİT 

  • Yorumlar 1
    Yazarın Diğer Yazıları
    PANO
    KARİKATÜR
    Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim