1. HABERLER

  2. BASIN AÇIKLAMASI

  3. Muş’ta, Özgür-Der’e Yapılan Saldırı Kınandı
Muş’ta, Özgür-Der’e Yapılan Saldırı Kınandı

Muş’ta, Özgür-Der’e Yapılan Saldırı Kınandı

Muş ilinde faaliyet gösteren HAS-DER genel merkezinde bir basın açıklaması yaparak, Özgür-Der'e yapılan molotoflu ve silahlı saldırıyı kınadı.

A+A-

Muş ilinde faaliyet gösteren HAS-DER (Kültür Eğitim, Sosyal Dayanışma ve İnsan Hakları) genel merkezinde bir basın açıklaması yaparak, Özgür-Der'e yapılan molotoflu ve silahlı saldırıyı kınadı.

Basın açıklamasını HAS-DER yönetim kurulu üyesi Ahmed Dal okudu. Muş’taki sivil toplum kuruluşlarının da destek verdiği açıklamada, "Suriye deki zulme sessiz kalmayıp, ilk günden bu yana halkın yanında duran, ilkeli, onurlu ve mazlumdan yana tavır alan Özgür-Der e yapılan saldırıyı nefret ile kınıyoruz, ÖZGÜR-DER özeline yapılan bu saldırı genelde tüm islami kesime yapılmıştır" denildi. Oynanan oyunlara dikkat çekilmesi gerektiğini vurgulayan Dal;"Bu oyunu bozmak ben müslümanım diyenlerin görevi ve sorumluluğudur " diye konuştu.

Basın Açıklaması Tam Metni:

Zalim Baas diktatörlüğüne karşı Suriye halkının ve direnişin yanında yer alan İslami kuruluşlar aleyhine bazı Kürt Ulusalcıları ve onlarla irtibatlı odaklarca, bu kesime bağlı medya kurumları ve sosyal medya üzerinden yürütülen iftira kampanyası tam bir düşmanlık boyutuna evrilmiş durumda. Anlaşılan o ki, Suriye Kürdistanında yaşanan hadiseler üzerinden Kürt milliyetçi çevrelerinin oluşturmaya çalıştıkları kurgusal ortamın deşifre edilmesi, bu çevrelerin aşırı biçimde asabileşmesine ve saldırganlaşmasına yol açmakta. Bu bağlamda önceki gece Özgür-Der Van Şubesine yönelik gerçekleştirilen molotoflu, silahlı saldırı, düşmanlıkta sınır tanınmadığının açık ve somut bir göstergesi olmuştur.

Bu saldırı sürpriz olmamıştır. Kendiliğinden de gelişmemiştir. İslami yapılar, yardım kuruluşları ve medya organları aleyhine ısrarlı bir tarzda sürdürülen iftira ve dezenformasyon kampanyasının bir neticesidir. Söz konusu kampanyanın tümüyle temelsiz ve yalan olduğunun delilleriyle birlikte ortaya konulması bir takım çevrelerde had safhada bir tahammülsüzlük ve saldırganlık doğurmuştur.

Özgür-Der hedef seçilmiştir çünkü Suriye Kürdistanı’nda güya, İslamcı güçlerin masum Kürt sivilleri öldürdüğüne dair ortaya atılan iddiaların yalan olduğunu tüm çıplaklığıyla ortaya koymuştur. Ve gerek Kürdistan coğrafyasında, gerekse de Ortadoğu’nun bütününde şu veya bu milliyetçiliğin çözüm değil ancak daha fazla kan ve zulüm demek olduğunu ısrarla haykırmıştır.

Özgür-Der’in tutumunu politik hesapları aleyhine bir engel olarak gören aynı kesim günlerdir gerek sahip oldukları basın yayın organları aracılığıyla doğrudan ve gerekse de sosyal medya vasıtasıyla dolaylı biçimde Özgür-Der’i hedef göstermiş, tehditler yağdırmış ve nihayet bu süreç fiili bir saldırganlığa dönüşmüştür.

Ne gariptir ki, bunlar on yıllardır devletin ırkçı, inkarcı, baskıcı tutumundan, halkın özgürlük alanının kısıtlanmasından şikayet etmişlerdir. Her fırsatta düşünce özgürlüğünden dem vurmuş, güya muhalif fikirlerin özgürce dolaşımını savunmuşlardır. Kemalist otoriter anlayışın sivil toplumu kuşatıp, güdükleştirmesinden rahatsızlık duyduklarını ifade etmişlerdir. Ve şimdi aynı çevreler utanmazca ve vahşice bir tutumla Özgür-Der’i molotofla, silahla baskı altına almaya ve susturmaya yeltenmektedirler.

Oysa Özgür-Der sahip bulunduğu İslami kimliğin bir gereği olarak her ne surette olursa olsun hakkı haykırma ve adaleti ayakta tutma çabası içinde olmayı bir zorunluluk olarak görmekte ve bu çabasını ne pahasına olursa olsun sürdürme kararlılığındadır.

Diktatörlere, tiranlara karşı, birçok Ortadoğu ülkesinde, adalet ve özgürlük için ayaklanan halkların yürüttüğü haklı mücadeleyi destekleyen Özgür-Der, aynı şekilde Suriye halkının Esed zalimine başkaldırmasını da desteklemiş, zalime karşı mazlumun yanında olma sorumluluğundan ödün vermemiştir. Suriye’de mücrim Esed ve ordusunun katliamlarına ilk andan itibaren tepki gösteren Özgür-Der, savaşın yol açtığı sosyal tahribata da kayıtsız kalmayarak İslami sorumluluk gereği Suriye halkının ihtiyaç duyduğu temel insani ihtiyaçların giderilmesine katkı sunmak için insani yardım çalışması da başlatmıştır. Yaklaşık iki yıl evvel başlatılan bu yardım çalışması kapsamında başta Suriye Kürdistan’ındaki ihtiyaç sahipleri olmak üzere etnik ve mezhebi ayrım gözetilmeden Esed zulmünden etkilenen Suriye halkına yardımlar ulaştırılmıştır. İki yıldır devam eden yardım faaliyetlerinin, Rojavada’ki çatışmaların hemen ardından yapılmaya başlandığını ve sadece kimi İslami gruplara yardım edildiğini iddia eden Kürt Ulusalcılarının bu iddiaları tam anlamıyla bir iftiradır.

Bu vesileyle kamuoyuna ve tüm halkımıza Van’da gerçekleşen bu saldırıyı lanetlediğimizi duyuruyoruz. Son günlerde sistematik biçimde İslami kuruluşları hedef alan ve en son Van’da görüldüğü üzere Özgür-Der Şubesini yakmaya kalkışan zihniyetin halkımıza verebileceği hiçbir şey bulunmadığının, baskı yoluyla muhaliflerini sindirmeye yeltenenlerin, farklı görüşlere hayat hakkı tanımayanların karşı çıktıklarından da daha kötü bir esaret sisteminin peşinde koşan zavallılar olduğunun altını çiziyoruz.

Ve yine bu vesileyle Özgür-Der’in başta Baas Rejimine karşı savaşan Suriyeli kardeşlerimiz olmak üzere Müslüman Ümmetimizin her bir parçasıyla dayanışma çabasını sürdüreceğini, zulme karşı direnen Müslümanlara atılan iftiralara ve yürütülen karalama kampanyalarına sessiz kalmayacağını ilan ediyor; maruz kaldığımız saldırı karşısında bize destek sunan kuruluşlarımıza ve tüm kardeşlerimize teşekkür ediyor, selamlarımızı iletiyoruz.

DESTEK VEREN KURULUŞLAR: LALE-DER / ANADOLU GENÇLİK DERNEĞİ / MUŞ İHH GÖNÜLLÜLERİ / HİRA-DER

HABERE YORUM KAT

1 Yorum