Müslümanların İhtiyacını Karşılamak, Dertleriyle Dertlenmek

04.01.2016 03:10
Müslümanların İhtiyacını Karşılamak, Dertleriyle Dertlenmek
Batman’da ‘’Müslümanların İhtiyaçlarını Karşılamak, Dertleriyle Dertlenmek’’ Konulu Seminer Yapıldı.

Özgür-Der Batman şubesinin bu haftaki alternatif eğitim seminerinde ‘’Müslümanların İhtiyaçlarını Karşılamak, Dertleriyle Dertlenmek’’ konulu seminer, İsmail Demir’in sunumu ile gerçekleşti.

İsmail Demir sunumuna; Dert (üzüntü, hastalık, ağrı bela ve sıkıntı gibi şeyler) ve İhtiyaç (Gereksinme, Güçlü istek, Yoksulluk, Yokluk duyulan şey) kavramlarını açıklayarak başladı. İhtiyaç ve Dert terimlerinin girift bir yapı oluşturduğunu; ihtiyacın maddi -manevi boyutlarının olduğu, Dert ise genelde manevi kısma tekabül ettiğini belirtti. Ayrıca konunun günümüz yansımalarına geçmeden önce Peygamberimiz ve ona iman eden ashabın hayatından bazı örneklerle beraber İslam’ın üstümüze bu konuda yüklediği sorumluluklardan, Kur’an’dan okuduğu ayetlerle örnekler verdi.

İnsana verilen maddi-manevi bütün nimetlerin şükür istediğini, şükrün ise bir şekilde eldeki nimetlerin etraftakilerle paylaşmak olduğunu, Müslümanın cimri olmaması gerektiğini, iman ile cimriliğin birbirinden zıt kavramlar olduğunu belirten Demir; Müslümanların mümkün olduğunca birbirinin ihtiyaçlarını karşılaması ve dünyevi hesapların cazibesiyle değil ahiret hesabını ön planda tutması gerektiğini belirtti.

Rabbimizin Hucurat suresi 10. ayette belirttiği gibi; müminlerin ancak kardeş olduğunu, birbirlerinin dertleriyle dertlenmeleri gerektiği noktasında bizleri uyardığını belirten İsmail Demir, ayrıca Peygamberimizin; müminlerin birbirinin dertleriyle dertlene bilmesinin ancak birbirlerini sevmeleri ile gerçekleşeceği ile ilgili ‘’Allaha yemin olsun ki siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz ve birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız’’ hadisini örnek gösterdi.  

Müslümanın derdiyle dertlenmek ‘’Müslüman kardeşinin uğradığı zulmü televizyon da ekrana gelen otuz saniyelik bir akşam haberlerinin verdiği hüznünün, neden olduğu bir dakikalık burukluktan sonra kendi normal yaşantımıza dönmek değil ‘’ diyen Demir; Müslümanın derdiyle dertlenmek; ‘’onların hakkını her yerde ve her platformda savunmak, Müslümanları gerçek manada kardeş kabul etmek, aile fertlerimizin herhangi birinin başına bir musibet geldiğin de üzüldüğümüz gibi onlar için de aynı şekilde üzülmektir’’ dedi.

Bu konunun günümüze yansımalarına da değinen konuşmacı;

Allah’ın biz Müslümanlara; dünyanın ve dünyadakilerin bekçisi, koruyucusu ve imar edicisi görevini verdiğini, bu bağlamda dünyanın çeşitli yerlerinde zulüm görüp ülkelerini terk eden muhacir kardeşlerimizin yaşadıkları kötü hayat şatlarından bahsetti. Özellikle katılımcılarında üzerinde hassasiyetle durduğu Suriye Müslümanlarının ülkemiz de yaşadıkları problemlerden bahsedildi.  Muhacir kardeşlerimizin yaşadıkları mevcut sıkıntıların sadece onların imtihanı olmadığı bizim de kritik bir imtihan sürecinden geçtiğimiz belirtildi. Bu nokta herkesin gücünün yettiği nispette elini taşın altına koyması sorumluluk alması gerektiğine vurgu yapıldı.

İsmail Demir; Müslümanların ihtiyaçlarını karşılamamızı, dertleriyle dertlenmemizi engelleyen etkenlere de değindi. Bunlar;

1-Gereken düzeyde sorumluluğumuzu yerine getirmiyoruz.

2-Ertelemeci-Ötelemeci anlayışlara yenik düşüyoruz.

3-Birilerinin yaptıklarını küçük görme eğilimi.

4-Nasıl olsa başkası yapar düşüncesiyle bizim yapmamız gerekenleri ihmal ediyoruz.

5-Yaptıklarımızın karşılığını hemen bekliyoruz.

6-İhtiyaçlarımızı ve hırslarımızı birbirine karıştırıyoruz.

7-Dünyevileşmenin üstümüzde yaptığı tahribat bir birimizden kaçmamıza ‘’ acaba benden bir şey ister mi’’ telaşına neden oluyor.

8-mevcut durumu kabul edip teslim bayrağını açıyoruz.

9-Korkularımız. Şeklinde sıraladı.

Bu konuda bizi motive eden unsurlara da değinen Demir. Bunları;

1-En iyi karşılığı Allah’ın vereceğine inanmalıyız.

2-Görev bilincine tam bir iman ile sarılmalıyız.

3-Aşk derecesinde göreve bağlanmalıyız.

4-Korkularımızı yenmeliyiz.

5-Bencilliğimizi aşmalıyız. Şeklinde maddeler halinde sıraladı.

Son olarak sadakaların gizli verilmesinin daha faziletli olduğunu ve bununla ilgili Osmanlı dönemindeki sadaka taşlarının örneğini vererek sunumunu tamamladı.

Seminer konukların katkılarının ardından sona erdi.

batman-20160103-02.jpg

batman-20160103-01.jpg

batman-20160103-03.jpg

  • Yorumlar 0
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
PANO
KARİKATÜR
Tüm Hakları Saklıdır © 2001 Haksöz Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 635 43 75 | Faks : 0 212 631 55 27 | Haber Yazılımı: CM Bilişim