1. HABERLER

  2. YORUM ANALİZ

  3. Müslüman-Sol Tartışmaları ve Önemli Hatırlatma!
Müslüman-Sol Tartışmaları ve Önemli Hatırlatma!

Müslüman-Sol Tartışmaları ve Önemli Hatırlatma!

“Müslüman-sol” eğilim ve yaklaşımlar üzerine yaptığımız eleştirilere yönelik tepkiler ve yaklaşımlar üzerine bir hatırlatma...

A+A-

Son dönemlerde İslami camia içinde hem akidevi hem de siyasi noktada açık bir sapma unsuruna dönüşen “Müslüman-sol” eğilim ve yaklaşımlar üzerine yaptığımız eleştiriler ve uyarıların, bu sapma eğiliminin savunucusu ve yürütücüsü çevrelerde ölçüsüz ve edepsiz tepkilerle karşılandığını görmekteyiz. Bu konuyla ilgili iler tutar yanı olmayan, doğruluğu kendinden menkul “veriler”, bilgiler ve iddialarla kafalar karıştırılmaya, ortalık bulandırılarak mesnetsiz tezlere yol açmaya çalışılıyor.

Bu konuyla ilgili olarak cevap babından değil, sadece uyarı maksadıyla bazı hususların altını çizme gereği duyuyoruz. Uyarmak istiyoruz çünkü maalesef bazı kardeşler hala meselenin vahametinin tam olarak farkında değil ve konuyu bir fikir tartışması zannedip ısrarla birilerine laf yetiştirmeye çalışıyorlar. Cevap vermeye gerek duymuyoruz çünkü bu sapkın mantık sahipleri her düzeyde kirli ve İslami camianın içinde yeri olmayan unsurlardır, bunlarla aynı düzlemi hiçbir biçimde paylaşmaya niyetimiz yok.

Tanımadığımız bilmediğimiz bir şahıs (!) “Haksöz’e Açık Mektup” adı altında bazı iddialar sıralıyor, yıllar önce bizlerle bir diyalog kurduğundan ve orada bize bazı sorular yönelttiğinden falan söz ediyor. Bu şahsı tanımıyoruz, böyle bir diyalogu da hatırlamıyoruz. Ama bu “diyalog aktarımı” sırasında dahi Vakit eleştirisi üzerinden bize çıkarcı, oportünist bir kimlik tahmil etme çabasını elbette görmezden gelmiyoruz. Sözde biz de Vakit’ten çok rahatsızmışız ama bizim haberlerimize yer verdiğinden dolayı katlanıyormuşuz! Bu edepsizliktir! Vakit/Akit gazetesine yönelik yaklaşımımızı defalarca yazdık, açıkça ortaya koyduk. Bu iddianın doğru olmadığını bu açık beyanlar, yazılar ortaya koymaya yeter, dolayısıyla uzun uzadıya tartışmaya ihtiyaç duymuyoruz. Sadece eleştiri adı altında daha girizgâhta nasıl bir saldırı yöneltildiğine dikkat çekmekle iktifa ediyoruz.

Mezkûr mektupta “solcu İslamcılık” eleştirimiz kınanıp, neden “liberal İslamcılık” eleştirisi yapılmadığı, kapitalizme neden tavır alınmadığı falan soruluyor. Öncelikle bu iddia düpedüz bir iftiradır! Haksöz başından bu yana liberalizme de kapitalizme de ve elbette İslam dışı her türlü ideolojiye de, akidevi kimliğinden ötürü tavır almış bir yayın organı ve çevredir. Ama siz konuyu “ya solculuk, ya sağcılık” , “ya sosyalizmden yanasınız, ya liberal-kapitalizmden” ikilemine sıkıştıran bir kafa yapısına sahipseniz, bunu elbette anlayamazsınız.  

Zaten sorun da tam burada. Maalesef bazı Müslümanlar nasıl dün sadece Müslüman olmayı beceremeyip, “sağcı Müslüman”, “muhafazakâr Müslüman” olma hastalığına düştüyseler, bugün de başka birileri, biraz da nostaljik ve romantik esintilerle solculuk oynamaya çalışıyorlar. Şunu vurgulayalım: Solculara, sosyalist ideoloji mensuplarına karşı bir konumlanma içinde değiliz, muhalif unsurlarla belli ölçüler içinde ittifaktan da yanayız ama eklektizme, kimlik bulanıklığına kapalıyız. Hele ki, Müslümanım diyen insanların beşeri ideolojik etkilerle Kur’an’ı, Resul’ü, ashabı çarpıtmaya kalkmasına asla izin vermeyiz!  

Sapkın eğilimlerin yuvalandığı sitelerde Haksöz’e saldırılar yöneltenleri muhatap almıyoruz. Kendi zeminimizde sözümüzü söyler, öğüt alma yetisi ve cehdi içinde olanlara fayda vermesini umut eder geçeriz. Ayrıca polemik yürütmek, sözü değersizleştirmek istemiyoruz. Mamafih, tartışma, yorum ve benzeri zeminlerde bu uçuk tiplere laf anlatma kaygısı taşıyan dostlara bazı hatırlatmalarda bulunmanın gerekliliği kendini hissettiriyor.

Öncelikle Haksöz’ün bu anlayışa ve sözcülerine durup dururken saldırdığı iddiası doğru değildir. Bir dizi hastalıklı zihin ürünlerinin etrafa saçılmasına tepkisiz, duyarsız kalmak söz konusu olmazdı. Tam bu noktada şunun üzerinde düşünülmesi gerektiğine dikkat çekelim: Birileri eleştirdiğimiz yaklaşımların kamuoyunda görünür hale gelmesinden ötürü kıskançlıkla ve hazımsızlıkla harekete geçtiğimizi söyleyip duruyor. Peki, sözü geçen “çok orijinal” yaklaşımların bir anda yayılması, birçoğu İslam düşmanlığıyla maruf yayın organlarının bu “aykırılıklara” gönül hoşluğuyla ve büyük bir muhabbetle sayfalarını, ekranlarını açmasında bir gariplik yok mudur?

Kaldı ki, uzun bir süredir sitelerinde, gerek Haksöz hakkında gerekse de bazı İslami şahsiyetler hakkında çirkin yazılar, saldırgan ifadeler kaleme alıp, altlarına da edepsizce yorumlar yayınlayan bu tiplerin şimdi “Haksöz bize saldırıyor!” iddiası demagojidir. Merak eden, isteyen olursa geçmişten bu yana bu tiplerin sitelerinde Müslümanlara nasıl hakaretler edildiğini ortaya koyarız.

Bir kere daha ifade ediyoruz, bu sapkın çevreyi muhatap almıyor sadece samimi kardeşlere, dostlara bir çağrıda bulunuyoruz: Düşüncelerinizi ve sözünüzü ciddiye alın, reyting malzemesi kılınmasına izin vermeyin! Bu sapkın taifeyi kendi ölçüsüzlükleriyle baş başa bırakın! Söyleyecek her sözlerine her iddialarına verilecek cevabımız var. Fakat en temel noktada bu tipleri müstakim, samimi ve de ahlaklı bulmadığımızdan sözü değersizleştirmeye, tüketmeye gerek yok. Hele sitelerinde reyting malzemesine dönüştürme çabalarına ise asla prim vermemeliyiz!  

Dostlar, kardeşler, bu insanların dinin temelleriyle Kur’an ile oynadıklarını kendi beyanlarından yola çıkarak iddia ediyoruz. Ölçüsüz, usulsüz, hevai yorumlarıyla Kur’an’ı bir tür tahrife yöneldiklerini söylüyoruz. Bu sadece düşünce düzleminde kalan bir aykırılık, bir tehlike değildir. Bizzat somut yansımalarının ortaya çıktığı, ete kemiğe dönüştüğü uzun süreler en yakınlarında bulunan kişilerin beyanlarıyla sabittir.

Bunlar tartışılmaksızın ve bunlara cevap verilmeksizin demagojik söylemlerle, iftiralarla gürültü çıkarılıyor. Popülist yaklaşımlarla, hiçbir altyapısı bulunmayan, iç tutarlılıktan uzak, slogandan ibaret tezlerle taraftar toplanmaya çalışılıyor. Aslında amaçları her şeyi tartıştırmak, her konuyu tartışır hale getirmek, bir anlamda post-modernizmin sabitesizlik sapkınlığını Müslümanların zihinlerine ve giderek vahye, vahyi ilkelere teşmil etmek. Sizler bu zeminde bu hastalıklı kafalara laf yetiştirmeye çalıştıkça aslında onların değirmenine su taşıyorsunuz. Doğru ile yanlışın aynı zeminlerde yan yana gelmesi doğruları değersizleştiriyor, anlamsızlaştırıyor.

Bu yüzden bu sapkın eğilimleri bir kenara bırakın, aşikâr yalanlarını, iftiralarını, dahi cevaplamaya çalışmayın diyoruz. Samimi olan, gerçekten Allah’ın dinini ciddiye alan ve söz yarıştırmak değil tebliğ gayretiyle meşgul tüm kardeşleri bir kere daha bu tür kirli zeminlerden uzak durmaya davet ediyoruz.

HAKSÖZ

 

HABERE YORUM KAT

24 Yorum